Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam'da Düğün ve Evliliğin Önemi

İbrahim Bölükbaşı

İSLAM'DA DÜĞÜN VE EVLİLİĞİN ÖNEMİ


Hz. Adem’den beri devam eden ve cennette de devam edecek olan iki ibadetten biri iman, diğeri de nikahtır.Ebu Hanife olmak üzere bir çok alim evliliği ibadetin bizzat kendisi saymışlardır.

EVLİLİK ALLAH IN EMRİDİR

وَاَنْكِحُوا الْاَيَامٰى مِنْكُمْ وَالصَّالِح۪ينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَاِمَٓائِكُمْۜ اِنْ يَكُونُوا فُقَـرَٓاءَ يُغْنِهِمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَل۪يمٌ٣٢

Sizden bekâr olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.

EVLİLİK PEYGAMBERİMİZİN SÜNNETİDİR

Hz. Aişe’nin naklettiği bir hadiste şöyle buyurulmuştur:

" النِّكَاحُ مِنْ سُنَّتِي فَمَنْ لَمْ يَعْمَلْ بِسُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي وَتَزَوَّجُوا فَإِنِّي مُكَاثِرٌ بِكُمُ الأُمَمَ

“Nikah benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir. Evleniniz. Çünkü ben kıyamet gününde diğer ümmetlere karşı sizin çoğunluğunuzla övüneceğim. K (İbn Mace, Nikah, 1/1919

Peygamberler Evlenerek Topluma Örnek Olmuşlardır

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلاً مِّن قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ أَزْوَاجًا وَذُرِّيَّةً

“Andolsun senden önce de peygamberler gönderdik ve onlara da eşler ve çocuklar verdik.” (Rad, 13/38)

Evlilik yapma sebebi öncelikle mutlu olmak içindir:

وَمِنْ ايَاتِه اَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا اِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً اِنَّ فى ذلِكَ لايَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

“İçinizden kendileri ile huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda sevgi ve rahmet var etmesi, O'nun varlığının delillerindendir. Bunda düşünen akıllı toplumlar için dersler vardır.

(Rum, 30/21)

Ailenin en temel iki üyesi kadın ve erkektir.

Evlilik Toplumları oluşturan en önemli yapıtaşı ailedir. İslâm dininde aile meşru bir evlilikle inşa edilir. Evlilik; bir erkek ve bir kadının Allah Teâlâ’nın emrine, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnetine uyarak meşru bir nikâhla hayatlarını birleştirmesidir.

Meşrû olmayan sebeplerle bir araya gelen insanların oluşturduğu topluluklar aile sayılmaz.

İnsanı hayvandan ayıran edeptir.

İslam dini,iffetsizlik,namussuzluk sayılan zina, fuhuş ve her türlü gayri meşru ilişkiyi haram saymış ve şiddetle yasaklamıştır.

وَلاَ تَقْرَبُواْ الزِّنَى إِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةً وَسَاء سَبِيلاً

(“Zina’ya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur. İsra, 17/32

Bu birlikteliklerden doğan çocuklar da gerek toplumlar ve gerekse devletler için sorun .teşkil etmektedir.

EVLENMEYE ARACI OLMAK:

Rasulullah buyurdu ki:

مِنْ أَفْضَلِ الشَّفَاعَةِ أَنْ يُشَفَّعَ بَيْنَ الْاِثْنَيْنِ فِي النِّكَاحِ

En hayırlı şefaatlerden birisi de, evlenecek iki kişiye aracılık yapmaktır.”İbn Mace.

EVLİLİĞİ ZORLAŞTIRAN VEYA İMKANSIZ HALE GETİREN BAZI SEBEBLER

Başlık parası, Bir ev dolusu gerekli gereksiz eşya veya çeyiz isteme,

Milyarlarla ifade edilen düğün ve eğlence masrafları vb.. İslâm'ın reddettiği israf ve lüzumsuz harcamalar

evliliğe ve gençlerin yuva kurmasına engel oluyor.

Dinimiz, bu türlü davranışları kınamaktadır. Evliliği bunlar imkansız hale getirdiğinden dolayı insanları zinaya Sevk etmektedir. bu davranış haramdır.

Kızım, ben senin mutluluğunu isterim”, “Ben çektim sen çekme”, “Şimdiden ne aldırırsan kârdır” ve bir sürü yanlış davranış ve yanlış düşünceler.

Değerli Müminler! Unutmayalımki; .**evlilikler sadelikten uzaklaşıp,gösterişe dönüştükçe ağır bir yük haline gelmektedir. Bu durum da gençlerimizi evlilikten soğutmakta ya da onların hiç evlenmemelerine sebep olmaktadır.

**Düğünlerde, “Allah rızası” yerine “Elâlem ne der!” anlayışı hâkim olduğunda; rahmetin yerini zahmet, muhabbetin yerini nefret, bereketin yerini borç almaktadır.

Halbuki Rabbimiz müminlerin:

وَلَايَخَافُونَ لَوْمَةَ لَٓائِمٍۜ

“hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar.”

Örf, adet ve gelenekler bahane edilerek “ Eksik bir şey kalmasın!”düşüncesiyle yapılan harcamalar, kredi ve faiz yüküyle hem aileleri hem de gençleri telafisi güç sıkıntılara sürüklemektedir.

Düğün

Efendimiz de (sav) evliliklerin bir şenlik havasında, sevinç içinde yapılmasını istemiş, insanların def çalıp şarkı söylemelerine, ziyafet vermelerine, şeker, hurma ve meyve gibi şeylerin damat ve gelinin üzerine serpilmesi şeklindeki eğlence şekillerine müsamaha göstermiştir .

Hatta bu konularda ihmalkâr davrananları uyararak düğünün gereğinin yapılmasını teşvik etmiştir.

Rasulullah buyurduki:

أَعْلِنُوا هَذَا النِّكَاحَ وَاجْعَلُوهُ فِي الْمَسَاجِدِ وَاضْرِبُوا عَلَيْهِ بِالدُّفُوفِ

Nikahı(düğünü) ilan edin, törenini mescidlerde yapın ve defler çalın.Tirmizi,Nikah

فَصْلُ مَا بَيْنَ الْحَرَامِ وَالْحَلاَلِ الدُّفُّ وَالصَّوْتُ

“Haram olan (ilişki) ile helâl olan (nikâh) arasındaki ayırıcı özellik, def çalmak ve şarkı söylemek (suretiyle duyurmaktır).”.”

Bu ifadelerden, düğünlerin topluma açık mekanlarda yapılması istenmiş bu ifadeleriyle düğünde helâl daireyi aşmayacak şekilde eğlenmeye de peygamber efendimiz teşvik etmişlerdir.

Düğünlerde göze çarpan dinimizce haram olan adetler:

a) Kadın-erkek karışık horon, halay, dans vb. eğlencelerin tertip edilmesi… Kadınların erkekler arasında bu eğlenceyi sergilemesi İslâmî bir adet değildir. Kadınların yabancı erkeklerle, erkeklerin de yabancı kadınlarla karışık oynandığı oyunlara çekilen halaya edilen dansa katılmak günahdır Zira RABBİMİZ BUYURUR Kİ:

قُلْ لِلْمُؤْمِن۪ينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْۜ ذٰلِكَ اَزْكٰى لَهُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا يَصْنَعُونَ٠

Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Bu davranış onlar için daha nezihtir. Şüphe yok ki, Allah onların yaptıklarından hakkıyla haberdardır.

b) Düğün bahanesiyle kadınların çıplak denilebilecek kıyafetlerle toplum önüne çıkmaları

وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ وَلَا يُبْد۪ينَ ز۪ينَتَهُنَّ اِلَّا مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلٰى جُيُوبِهِنَّۖ

Mü’min kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet (yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadar salsınlar.

Mahrem olmayan kadın ve erkeğin el ele tutuşup oynaması helal değildir

c) Gelin-damadın dansözler eşliğine salona getirilip dans yapmaları

d) İçkili kutlamalar…kuranı kerimde şiddetle yasaklanmış huzursuzluğun kaynağının içki olduğunu ifade etmiştir. Yüce rabbimiz şöyle buyurur:

اِنَّمَا يُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَعَنِ الصَّلٰوةِۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُنْتَهُونَ

Şeytan, içki ve kumarla, ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyor musunuz?

İçki içilen düğüne gidip onların sofralarına oturmak haramdır.

مَن كانَ يُؤمِنُ باللهِ واليَومِ الآخِرِ فلا يَقعُدَنَّ على مائِدةٍ يُدارُ عليها الخَمرُ،

“Allah’a ve ahiret gününe iman eden asla içki içilen bir sofra ya oturmasın!”nebevi uyarısı gereğince bütün kötülüklerin anası olan alkolün hiçbir çeşidine düğünlerimizde yer vermemektir. Alkollü davetlere asla katılmamaktır.

Çünkü içklili Düğün sırasında alınan alkol sebebiyle düğün sahipleri veya davetliler arasında sürekli kavgalar yapılmakta, bazen kan akıtılmakta, zaman zaman da tartışmalar cinayetle sonuçlanmaktadır.

Maalesef En mutlu gün zehir edilmektedir.

“Bugün içmeyeceğiz de ne zaman içeceğiz” benzeri sözler ve düşünceler cahillerin dahi kullanmaması gereken sözlerdir.

Düğün mutlaka Eğlenceli olmalıdır:

Rasûlüllah (s.a.s) şöyle buyurdu:

فَصْلُ مَا بَيْنَ الْحَرَامِ وَالْحَلاَلِ الدُّفُّ وَالصَّوْتُ

“Haram olan (evlilikle ) ile helâl olan (evlilik) arasındaki ayırıcı özellik, def çalmak ve şarkı söylemek (suretiyle duyurmaktır).”.” (Tirmizî, Nikâh,

islami Düğünlerimiz Nasıl Yapılmalıdır?

a) Dinimizin emrettiği üzere Allah ve Rasûlü’nün çizdiği çizgide yapılmalı… yani yabancı kadınların ve yabancı erkeklerin bir birlerini göremeyeceği ,birbirlerinin eğlenirken seslerini duyamayacağı bir ortamda ve düğünde giyebileceği uygun düğün kıyafetleriyle meşru bir ölçüde eğlenmelidir.

b)Düğünlerde kadın-erkek mahremiyetine özen gösterilmeli,özelikle Enişteydi Baldızdı Kuzendi kankiydi arkadaşdı gibi akrabaların veya doslarının yanında daha dikkatli olmalıdır.

Ancak Babasının Annesinin Kardeşinin Dayısının Amcasının Halasının, kayın babasının kaynanasının yanlarında eğlenmelerinde bir mahsuru yoktur zira onların yanında oyun halay gibi oynamalar veya kıyafet yönünden yasaklamalar dinimizce haram değildir.

c) Alkol vb. haramlar düğünlerde asla yer bulmamalıdır,

b) Düğünlerde zengin-fakir ayrımı yapılmadan geniş çevre davet edilmeli,

BU DAVET ZENGİN FAKİR AYIRIMI YAPILMAMIŞ DAVET OLMALIDIR.

Peygamber efendimiz buyurur ki:

بِئْسَ الطَّعَامُ طَعَامُ الْوَلِيمَةِ يُدْعَى إِلَيْهَا الأَغْنِيَاءُ وَيُتْرَكُ الفُقَرَاءُ

“Zenginlerin dâvet edilip fakirlerin çağırılmadığı düğün yemeği ne fena bir yemektir.” Buhârî, Nikâh, 7

ومن تَرك الدعوة فقد عصى الله ورسوله صلى الله عليه وسلم »

Davete katılmayan kimse Allah'a ve Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e isyan etmiş olur.

c) Özentiye kapılıp körü körüne masraf yapılmamalı,

وَالَّذِينَ إِذَا أَنفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذَلِكَ قَوَاماً

“Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.”(Furkan, 25/67)

Herkes böyle yapıyor diyerek düğünlerde sınırsız içki içilmesi, kadın erkek karışık oyun oynaması halay çekilmesi hele hele evde bile giyemeyeceği kadar açık elbisesini düğünde yabancı insanların karşısında giymesi haramdır.

Yüce rabbimiz şöyle buyurur:

وَاِنْ تُطِـعْ اَكْثَرَ مَنْ فِي الْاَرْضِ يُضِلُّوكَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ اِنْ يَتَّبِعُونَ اِلَّا الظَّنَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ

Eğer yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni Allah yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece yalan uyduruyorlar.(Enam 116)

Düğünde saçıp savurmak şeytanın kardeşi olmak demektir:

اِنَّ الْمُبَذِّر۪ينَ كَانُٓوا اِخْوَانَ الشَّيَاط۪ينِۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِرَبِّه۪ كَفُور

Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir

“İnsanlar bizi kınar”, “düğünümüze katılanlar bizi fakir görür”, “herkes böyle yaptı biz yapmazsak ayıp olur”, “insanın hayatında bir kere oluyor” ve daha nice mazeretler /bahaneler ortaya atılarak israfa gidilmektedir. Halbuki rabbimiz müminlerin:

وَلَايَخَافُونَ لَوْمَةَ لَٓائِمٍۜ

“hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar.”

d) Gerek erkek tarafı, gerek kız tarafı olsun zorlaştırıcı olmamalı, karşı tarafın ekonomik durumu göz önünde bulundurulup talepler ona göre yapılmalıdır.

إِنَّ أَعْظَمَ النِّكَاحِ بَرَكَةً أَيْسَرُهُ مُؤْنَةً

“Bereket bakımından düğünün en güzeli, masraf olarak da en kolay olanıdır.

Düğün Tebriği:

Peygamber Efendimiz böyle maddî dilekler yerine, eşler arasında geçim ve bereket için dualar edilmesini,

بَارَكَ اللَّهُ لَهَا فِيكَ وَبَارَكَ لَكَ فِيهَا

“Allah ona seni, sana da onu mübarek eylesin!”denmesini istemiştir.

Kendileri de Abdurrahman b. Avf'ın (ra) evlendiğini öğrenince ona,

فَبَارَكَ اللَّهُ لَكَ“

“Öyleyse, Allah senin için (bu düğünü) mübarek etsin!” buyurmuşlardır.”

Günümüzde yeni evlenen çiftlere söylenen, “Allah mübarek etsin!”, “Hayırlı olsun!”, “Allah bir yastıkta kocatsın!” cümleleri, sünnetin kültürümüzdeki yansımaları olarak aynı mânâyı içermektedir

Yüce Rabbim hep mutluluklar içerisinde bir araya gelmeyi, Bekar olanlarımıza hayırlı evlilikler, evlenme aşamasında olanlara hayırlı düğünler, evlenmiş olanlara ise hayırlı ve mutlu bir hayat rabbimiz nasip etsin

. Yüce Rabbim birbirini seven, birbirine anlayışla yaklaşan aile hayatı kurmayı hepimize nasip etsin.

Rabbimiz aile hayatı kurmuş olanlara da ayrılık göstermesin.

Hayırlı, toplumumuza devletimize faydalı evlatlar yetiştirmeyi bizlere nasip etsin.