Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

İslam'da Riya ve Riyakârlık

İsmail Sezkin

İSLAM'DA RİYA VE RİYAKARLIK


Riya; İbâdetlerde ve diğer amellerde samimiyetten uzaklığı ve ihlassızlığı ifade eder. Bir başka ifade ile; bir Müslüman ibâdetlerini Allah rızası için yapmakla mükelleftir Sadaka, zekat, yardım, güler yüz, tatlı söz gibi… Her çeşit hayırlı amelleri… Bir Müslümanın sadece Allah rızası için yapması gerekir.

Her çeşit ibâdet ve dînin teşvîk ettiği diğer hayırlı amellerde sadece Allah rızasını değil de… Her hangi bir dünyevî maksadı gütmek, insanların rızasını aramak, insanları memnun etmek için yapmak riyadır

İmam-ı Gazâlî şöyle târif ediyor riyayı… "İyi görünerek insanların kalbinde yer almak istemektir" diyor…

İmam-ı Gazâlî bir başka tarifinde ise, riyâ'yı sadece ibâdetlerdeki gösterişe tahsis ediyor… "Allah'a yaptığı ibâdet ile kulları kastetmektir" diye tarif ediyor. Peygamberimizin hadis-i şeriflerinde ise; her çeşit ameldeki ihlâssızlık, riya ile ifade ediliyor.

Ayrıca İmam-ı Gazâlî; riyanın beş şeyle yapıldığını belirtiyor… Ve bu beş şeyi teker teker açıklıyor İmam-ı Gazali’ye göre bu beş şey şunlar: 1-Beden, 2-elbise, 3-söz, 4-amel, 5-arkadaş (çevre genişliği) çokluğudur.

Dolayısıyla; işinde, sözünde ve davranışlarında gösterişe yer vermek… Bir iyiliği veya salih bir ameli Cenab-ı Allah’ın rızasını kazanmak için değil de… İnsanlar beni beğensin diye yapmak riyadır Bunu yapan kimseye riyakâr denir veya mürâi denir… Bu davranışın adına da riyakârlık denir.

Riya, ya insanlar kendisin beğensinler diye yapılır… Ya şan-şöhret kazanmak için yapılır… Ya da her hangi bir maddî çıkar sağlamak için yapılır Her hangi bir maddi veya manevi bir çıkar elde etmek için… Dinin alet edilmesi ise, riyanın en kötü şeklidir Riyakârlık yapan kişinin söz ve davranışlarındaki samimiyetsizlikleri, diğer insanlar tarafından kısa zamanda anlaşılır

Yani bir müddet birilerini belki kandırabilir ama… Erinde gecinde bu foyası yani riyakârlığı mutlaka ortaya çıkar… Ondan sonra da artık bunu yapana kimse güvenmez

Riyanın her çeşidi bir tür ahlaksızlıktır Fakat ibadetlerde riyakâr olmak, çok daha büyük bir ahlaksızlıktır Peygamber Efendimiz;

“Muhakkak ki, sizin için en çok korktuğum şey, küçük şirk, yani riyadır,”(Tirmizi, Hudut, 24) diye buyurmuştur.

Hangisi olursa olsun, hiç farketmez… İbadet, sadece Allah için yapılır Allah rızasını kazanmak için… Cenab-ı Mevla’ya kulluk etmek için yapılır…

Fakat amacı Allah rızası dışında ne olursa olsun, hiç fark etmez… Gösteriş olarak ibadet yapmak, Allah rızasını ortadan kaldırır

Kur’ân okumak… Namaz kılmak… Oruç tutmak… Zekât vermek… Hacca gitmek… Sadaka vermek… Kurban kesmek… Bunların hepsi birer ibadettir… Ama bunları gösteriş için ve her hangi bir çıkar düşüncesiyle yapmak… Bu ibadetleri boşa çıkarır… Allah Teâlâ;

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ

““Ey iman edenler!”

لاَ تُبْطِلُواْ صَدَقَاتِكُم بِالْمَنِّ وَالأذَى

“Sadakalarınızı, başa kakarak ve gönül kırarak boşa çıkarmayın…”

كَالَّذِي يُنفِقُ مَالَهُ رِئَاء النَّاسِ

“nsanlara gösteriş için malını harcayan kimseler gibi olmayın… Ve ya;”

وَلاَ يُؤْمِنُ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ

“Allah’a ve âhiret gününe inanmayan kimse gibi olmayın…”

Yani gösteriş için ibadet eden birinin ve ya Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyen bir insanın… Ne kadar ibadet ederse etsin… Şu dünyada ne yaparsa yapsın… Yapmış olduğu her şeyin hiçbir değeri ve kıymeti yoktur Allah’ın katında… Yaptığı her şey boşa gider… Sadece bu dünyada kalır… O yaptıklarından ahirete hiçbir şey götüremez demektir bu…

فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ

“Bakınız bu mesele o kadar önemli ki Değerli Kardeşlerim!.. Cenab-ı Allah ayetin devamında bunu bizim daha iyi anlamamız için örnek veriyor… Bize açıklama yapıyor…”

فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ

“Böyle kimsenin misali şuna benzer diyor…”

صَفْوَانٍ عَلَيْهِ تُرَابٌ

“nun bu gösterişinin hali, üzerinde az bir toprak bulunan bir kaya parçasının haline benzer…”

فَأَصَابَهُ وَابِلٌ فَتَرَكَهُ صَلْدًا

“üzerinde az bir toprak bulunan bir kaya parçasına… Şiddetli bir yağmur yağdığı zaman… O yağan yağmur kayanın üzerindeki toprağı alır götürür… Orayı katı bir taş halinde bırakır…” (el-Bakara, 2/264) buyuruyor”

İşte bu ayet-i kerimenin beyanına göre… Riyanın en kötüsü, Allah’ın emrini ve rızasını düşünerek değil de… Dindar görünmek için ibadet etmektir Evet, biraz önce de dediğim gibi… Riyakârlık çok iğrenç bir şeydir… Riyakârlığın en iğrenç şekli de işte budur İbadetlerde riyakar olmaktır…

Yani ibadetlerini dindar görünmek için… Yani kendisine dindar adam desinler diye yapmaktır İbadet, sadece Allah için yapılır Allah'ın rızası dışında bir amaçla… Gösteriş olarak ibadet yapmak, Allah rızasını ortadan kaldırır Kur'ân okumak… Namaz kılmak… Oruç tutmak… Zekât vermek… Hacca gitmek… Sadaka vermek… Kurban kesmek… Bunların hepsi birer ibadettir… İbadetleri ise Allah rızası için yapmak gerekir… Yok, bunlar gösteriş için ve ya her hangi bir çıkar düşüncesiyle yapılırsa eğer… O zaman bu; ibadetleri boşa çıkarır Bu konuda Cenab-ı Hak, hepimizin ezbere bildiği. namazlarda okuduğumuz Maun Suresi’nde de uyarıyor bizi…

فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ

“4- Vay o namaz kılanların haline… Hangi namaz kılanlar… Ve ya nasıl namaz kılanlar…”

الَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ

“Onlar kıldıkları namazın değerine aldırış etmezler”

الَّذِينَ هُمْ يُرَاؤُونَ

“Onlar gösteriş yaparlar… (Maun, 4-5-6)”

Peygamber Efendimiz ise bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor:

“Her kim duyulsun diye bir iş işlerse, (onun bu yaptığının hiçbir kıymeti, değeri yoktur)… Allah onun kıymetsizliğini, hiçbir değerinin olmadığını duyurur Her kim gösteriş olsun diye bir iş yaparsa, Allah da onun gösteriş yapmasını ve değersizliğini ortaya çıkarır…” (Müslim, Zühd, 38);

إِنَّ يَسِيرَ الرِّيَاءِ شِرْكٌ

(İbn Mace, Fiten, 16). “Şüphesiz riya şirktir”

Siz her ne yaparsanız yapın… İsterseniz dünyayı kurtarın… Yaptığınız işte, dünyevî bir menfaat söz konusu olduğu zaman… Yapılan amellerin hepsi boşa çıkar

“Gösteriş için oruç tutan… Gösteriş için namaz kılan… Gösteriş için sadaka veren kimse… Allah’a şirk koşmuştur…” (et-Tergib ve’r-Terhib, I, 32). diyor Peygamberimiz… Bir Hadis-i Kudsî’de de Cenab-ı Allah şöyle buyuruyor:

قَالَ اللَّهُ تَبَارَكَ وَتَعَالَى أَنَا أَغْنَى الشُّرَكَاءِ عَنِ الشِّرْكِ مَنْ عَمِلَ عَمَلاً أَشْرَكَ فِيهِ مَعِي غَيْرِي تَرَكْتُهُ وَشِرْكَهُ

““Ben ortakların ortaklığından en müstağnî olanıyım Her kim bir iş yapar da… O yaptığı işte, benden başkasını ortak kılarsa… Onu da, o ortaklığını da terk ederim” (Müslim, Zühd, 46).”

Riya çok değişik şekillerde yapılabilir Riyakârlık ne şekilde olursa olsun… Hepsinin ortak bir özelliği vardır… O da dindarlık veya dürüstlük görüntüsü altında… İnsanlar arasında çıkar sağlamaktır… Şan ve şöhrete ulaşmak arzusu ve isteğidir.

Yani adam dindar ve dürüst görünerek ya bir çıkar sağlama peşindedir… Ya da nam peşindedir Sevmedikleri kişileri seviyormuş gibi görünen… Onlara yağ çeken, öven… Böylece menfaat sağlamaya çalışan riyakârlara da çok rastlanır toplumda Yani sevmediğin birini seviyormuş gibi davranmak da bir çeşit riyakârlıktır

Değerli Mü’minler!.. Cenab-ı Allah’a ve insanlara karşı samimi davranarak riyadan uzak durmak gerekir…

Mümkün olduğu kadar ibadetleri gizli yapmak daha doğrudur… Allah rızasını kazanabilmek için… İnsanların kendisini övsün diye değil… İnsanlar böyle yapmamı istiyor diye değil… insanlar beni ayıplamasınlar diye değil… Ve ya her hangi bir çıkar sağlamak için değil de… Sadece Allah rızasını kazanmak için ibadet etmek müslümanın prensibi olmalı her zaman

Riya; gösteriş, dışa karşı sevimli görünme arzusu, karşısındaki kişi ve ya kişilere kendinde olmayan maharetleri varmış gibi göstermek anlamına gelir dedik Kısaca samimiyetsizliğin, ikiyüzlülüğün, kişiliksizliğin en açık bir örneğidir riya

Riyakâr insanlar, ya bir dünyalık elde etmek için veya bir makama çıkmak, ya da şöhrete ulaşmak için başkalarına ve özellikle amacına ulaşmasıyla alakalı olan kimselere şirin görünmeye çalışır Onların hoşuna gidecek davranışlarda bulunur Oldukları gibi değil… Yaranmaya çalıştıkları kişiler nasıl istiyorsa, öyle görünürler… Bulundukları ortama göre hareket ederler

Riyakâr insan, Allah rızası için yapması gereken bir ibadeti, kulları görsün diye yaptığı için; bu davranışında iki çeşit yalan ve yanlış vardır:

1 – Allah için yapması gereken davranışı kullar için yapması…

2 – Allah’ın vermesini beklediği bir karşılığı kullardan beklemesi…

Malumunuz; insanlar inanç bakımından üçe ayrılır… Mü’min… Münafık… Kafir… Mü’min; Allah’a, Peygambere ve Allah’ın ve Peygamberin emir ve yasaklarına iman eden kimsedir… Kafir; bunların hiç birine inanıp iman etmeyen ve bunu açıkça beyan eden kimsedir… Münafık ise; aslında inanmadığı halde inanıyormuş gibi görünen kimsedir… Yani yalancı ve ikiyüzlü kimsedir… Kur’an-ı Kerim, riyayı münafıkların önemli bir özelliği olarak sayar:

إِنَّ الْمُنَافِقِينَ يُخَادِعُونَ اللّهَ

“Münafıklar, Allah’ı aldatmaya çalışırlar…”

وَهُوَ خَادِعُهُمْ

“Hâlbuki Allah, o münafıkların oyunlarını başlarına geçirecektir…”

وَإِذَا قَامُواْ إِلَى الصَّلاَةِ قَامُواْ كُسَالَى

“Münafıklar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar… Namaza üşene üşene kalkarlar…”

يُرَآؤُونَ النَّاسَ

“Münafıklar insanlara gösteriş yaparlar…”

وَلاَ يَذْكُرُونَ اللّهَ إِلاَّ قَلِيلاً

“Münafıklar bir de, Allah’ı pek az anarlar… Allah’ı çok az zikrederler ” (Nisa: 142)”

Kehf Suresinin 110’uncu ayetinde ise…

فَمَن كَانَ يَرْجُو لِقَاء رَبِّهِ

““…Kim Rabbi’ne kavuşmayı arzu ediyorsa…”

فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا

“yi amel yapsın yani Salih amelde bulunsun diyor Allah-u Teala… Ayetin sonunda ise;”

وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَدًا

“Rabbine kavuşmak isteyen kimse… Bir de yaptığı ibadette Rabbi’ne hiç kimseyi ortak etmesin…” buyruluyor.”

Peygamber Efendimiz de:

“Allah buyurur ki; diyor… Kim benim için yaptığı bir işe benden başkasını ortak ederse onu şirkiyle baş başa bırakırım Ben ortalıktan uzağım Zenginler zenginiyim…” buyuruyor. (Müslim, İbn-i Mace, Müsned)

Yarın huzur-u mahşerde… O dehşetli hesap gününde… Herkesin kendi derdine düştüğü ve güneşin başımızın üzerine bir karış kalıncaya kadar yaklaştığı zaman… Peygamber Efendimiz (SAV) arşın gölgesinde bulunacak yedi kişiyi haber veriyor bize ve şöyle diyor…

“Allah’ın gölgesinden başka bir gölgenin olmadığı Kıyâmet gününde, Allah’ın arşının gölgesinde bulunacak olan yedi kişiden biri de sağ eliyle verdiği sadakayı sol elinden gizleyen (Şiddetle riyadan kaçıp ihlâsla hareket eden) insandır ” (Buhari, Müslim)

Hz. Ali de; Riyakâr kişinin üç özelliği vardır diyor… 1-Riyakar insan; yalnız kaldığı zaman tembelleşir 2-Yalnızken tembel olan, biraz önce okuduğum ayette de haber verildiği gibi namaz kılmak için erinen, üşenen o kişinin yaptığı ibadeti, hayır hasenatı falan birileri gördüğü zaman, bir de bakarsın, o tembelliğinden hiçbir eser kalmaz, birden dinçleşir diyor 3-Eğer birileri tarafından övülür, methedilirse amelini artırır… Yok eğer onu öven, metheden birisi olmazsa bu sefer amellerini azaltır diyor Hz.Ali

Cenab-ı Allah cümlemizi riyakârlıktan korusun, ihlâsa muvaffak eylesin inşallah!..

Riya; gösteriş yapmaktır dedik Ve bu gösteriş duruma göre, niyet ve istemede şirke girer ve büyük şirk olur… Duruma göre de küçük şirk olarak kalır Bu sebeple riya genel olarak iki türlü olur…

Birincisi; İnsanların rızası için… Başkalarını memnun etmek için… Ve ya birilerinin gözüne girmek için… İbadet etmek ya da bir amel yapmak ve ya bir haramı terk etmek Bu tür riyada, aslolan insanların rızasını kazanmak olup Allah rızası kesinlikle söz konusu değildir

Ve bu durumda olan riyakar kişi, aslında rızasını kazanmak istediği kimseye gösteriş yaparak, o kimseden dünyalık bir şeyler beklemektedir Bu, her hangi bir makam olabilir… Ve ya herhangi bir dünyalık başka bir değer olabilir İşte bu, büyük şirk olan riyadır Ve riyanın çokluğu olarak da isimlendirilir

İkincisi; Bir ibadeti ya da ameli aslında Allah rızası için yapıyor… Ve ya her hangi bir haramı Allah rızası için terk ediyor… Ama insanlar tarafından övülmeyi de seviyor Böyle şeyleri yaptığı zaman methedilmek hoşuna gidiyor… İşte bu, bir kimsenin Allah rızası için yaptığı bir ameli veya ibadeti insanların da sevmesini isteyen kimsedir… Dolayısıyla bu şekilde yaparak insanlara gösteriş yapmış olur Bu tür riya ise üç şekilde gerçekleşir…

Birincisi; bir ameli işlemekle olur: Mesela; Allah’ın farz kıldığı namazı Allah için kılan bir kimse, şayet insanlar kendisine güzel namaz kılıyor desinler diye rükunlarını uzatıp güzel güzel kıraatlerde bulunacak olursa, kıldığı namaz geçerlidir, fakat insanların rızasını kazanmak kastı ile o şekilde namaz kıldığı için riya yapmıştır…

İkincisi; yapması gereken bir ameli terk etmekle olur: Mesela; bir haramı işlediği bilinen bir kimse, sonradan Allah için bu haramını terk eder, fakat bu şekilde haram amelini terk etmesinden insanların kendisini övmelerini isterse ya da böyle bir beklentisi olursa böyle yapmakla riya yapmış olur.

Üçüncüsü; yaptığı bir ameli anlatmakla olur: Mesela; bir kimse tek başına hiç kimsenin bilmediği bir ameli ya da ibadeti yapıp da daha sonra insanlar arasına katıldığında onlara yaptığı ibadeti övüne övüne anlatan kimse de riya yapmış olur.

İşte bu şekilde riya, riyanın azlığıdır. Ve bu tür riya karıştığı amelleri yok eden bir virüs gibidir…

Peygamber Efendimiz (SAV) bir hadisinde mahşer gününde üç kişinin ilâhî huzurda nasıl hesaba çekileceklerini tasvir ederek anlatıyor. Biz de mevzumuzu Peygamberimizin anlattıklarını dinleyerek tamamlayalım.

Mahşer gününde Cenab-ı Hakk’ın huzurunda hesaba çekilenlerden birincisi, Allah yolunda canını verebilecek kadar fedakârlık gösterdiğini düşünen kişidir. Bunu hesap ederek çok büyük mükâfata mazhar olacağını ümit eden bu kişi, nihayet büyük hesap için Allah'ın huzuruna getirilir.

Önce, Cenab-ı Hakk'ın ona bahşettiği nimetler bir bir sayılır. O da, sayılan nimetlere mazhar olduğunu itiraf eder. Ardından, “Peki, sen bu nimetlerin karşılığı olarak neler yaptın?” diye sorulur. Allah yolunda canını bile verdiğini düşünerek, “Senin yolunda çarpıştım. Sonunda şehit edildim.” der. Onun gerçekte ne için savaştığını çok iyi bilen Allah-u Teâlâ asıl niyetini açığa çıkarır: “Yalan söylüyorsun! İnsanlar sana 'cesur' desinler diye savaştın. Zaten bu dileğin de gerçekleşti. İnsanlar, ardından senin ne kadar kahraman biri olduğunu anlatıp durdular.” Cenab-ı Allah, meleklerine emir verir ve şehitlik sevabı bekleyen kişi sürüklenerek cehenneme atılır.

Bu adamlardan ikincisi ise; ilim tahsil eden, bilgisini başkalarıyla paylaşan, aynı zamanda Kur'an'ı güzel okuyan bir ilim adamıdır. Cenab-ı Allah, ona da ikram ettiği nimetleri tek tek sayar. O da bu nimetlerin kendisine ikram edildiğini itiraf eder. Cenab-ı Allah ona da sorar: “Peki, bunca nimetin karşılığı olarak ne yaptın?” Adam, “İlim tahsil ettim, bildiklerimi insanlara öğrettim ve senin rızan için Kur'an okudum.” cevabını verir. Cenab-ı Allah önceki gibi onun da riyakârlığını açığa çıkarır: “Yalan söylüyorsun! İnsanlar sana 'âlim' desin diye bu ilmi tahsil ettin. Güzel bir Kur'an okuyucusu desinler diye okudun ve bunu dediler.” Allah-u Teâlâ emir verir ve melekler bu kişiyi de sürükleyerek cehenneme atarlar.

Bu adamlardan sonuncusu ise, servet sahibi olmuş, dünyalık olarak her istediğini elde etmiş bir zengindir. Cenab-ı Allah, ona da ikram ettiği nimetlerini hatırlatır. O da bu nimetlere mazhar olduğunu itiraf eder. Cenab-ı Allah ona da sorar: “Peki, sen bunca nimetin karşılığı olarak ne yaptın?” Allah yolunda pek çok infakta bulunduğunu hesap eden adam, sevap beklentisi içerisinde, “Malın harcanmasını istediğin tüm yerlere senin rızan için infakta bulundum. Hiçbirini boş geçmedim.” cevabını verir. Onun da ne maksatla infakta bulunduğunu, bu işleri nasıl gösteriş için yaptığını bilen Cenab-ı Allah, adamın gerçek niyetini ve samimiyetsizliğini açığa çıkarır, onu dünyadaki niyetiyle yüzleştirir: “Yalan söylüyorsun! Sen bütün bunları, insanlar senin için 'ne cömert kişi' desinler diye yaptın. Zaten bu isteğin de gerçekleşti. Herkes senin için, 'çok cömert bir insan' dedi” buyurur. Cenab-ı Allah bunun için de meleklere emreder ve adam sürüklenerek cehenneme atılır.1 Bu hadiste sözü edilen kişiler bu amelleri Allah rızası için yaptıklarını ifade etmelerine rağmen karşılığında âhirette umduklarını bulamazlar. Çünkü onların davranışlarına Allah katında amelleri değersiz kılan riya karışmıştır.