İSLÂM'DA AİLE MÜESSESESİNİN KURULMASI: SÖZ, NİŞAN, NİKÂH VE DÜĞÜNÜN MANEVÎ SORUMLULUĞU
NİKÂH BİR İMZA DEĞİL, ALLAH'A VERİLEN AĞIR BİR SÖZDÜR
اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
الحمد لله رب العالمين والصلاه والسلام على رسولنا محمد وعلى اله وصحبه اجمعين
AZİZ MÜSLÜMANLAR!
Bugün insanlar düğünlerini aylarca konuşuyor; fakat o düğünün Allah'ın razı olduğu bir nikâhla mı yoksa israf, faiz, haram ve gösterişle mi yapıldığını konuşmuyor. Oysa meleklerin yazdığı, insanların alkışı değil; Allah'ın rızasıdır.
Şunu unutmayın! Düğün gecesi çalınan her haram, işlenen her günah ve yapılan her israf biter; fakat hesabı bitmez. O salonlar kapanır, ışıklar söner, misafirler dağılır; fakat amel defteri kapanmaz. Nice yuvalar ilk gününde Allah'ın gazabını çekecek davranışlarla başlamış, sonra da huzur yüzü görememiştir.
Kendinize şu soruyu sorun: Kurduğumuz bu yuva bizi cennete mi götürecek, yoksa mahşer günü pişmanlıkla "Keşke düğünümüzde Rabbimize isyan etmeseydik." dedirtecek bir başlangıç mı olacak? Çünkü nikâh sadece iki insanın değil, iki kulun Allah'a verdiği sözdür. O sözü bozan, aslında Rabbine verdiği emaneti de zedelemiş olur.
1. AYET
وَمِنْ آيَاتِهِ أَنْ خَلَقَ لَكُمْ مِنْ أَنْفُسِكُمْ أَزْوَاجًا لِتَسْكُنُوا إِلَيْهَا وَجَعَلَ بَيْنَكُمْ مَوَدَّةً وَرَحْمَةً ۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
"Kendileriyle huzur bulasınız diye size kendi cinsinizden eşler yaratması ve aranıza sevgi ve merhamet koyması O'nun ayetlerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır." (Rûm, 30/21)
1. HADİS
«إِذَا تَزَوَّجَ الْعَبْدُ فَقَدِ اسْتَكْمَلَ نِصْفَ الدِّينِ، فَلْيَتَّقِ اللَّهَ فِي النِّصْفِ الْبَاقِي»
"Kul evlendiği vakit dininin yarısını tamamlamış olur. Artık kalan yarısı için de Allah'a karşı gelmekten sakınsın." (Taberânî, el-Mu'cemü'l-Evsat)
AZİZ MÜMİNLER!
Allah Teâlâ evliliği bir eğlence olarak değil, bir sekînet, bir huzur yuvası olarak yaratmıştır. Nikâh masasına oturan iki genç sadece birbirine değil, Allah'a da söz vermektedir. O hâlde soralım kendimize: Kuracağımız yuva Allah'ın rahmetiyle mi başlayacak, yoksa nefsin arzuları ve insanların gösterişiyle mi?
Bugün nice düğünler alkışlarla başlıyor; fakat kısa bir zaman sonra gözyaşlarıyla bitiyor. Çünkü temelinde takva olmayan binanın ayakta kalması mümkün değildir. Allah'ın adıyla kurulması gereken yuvalar, haram müziklerle, israf sofralarıyla, faiz borçlarıyla ve gösteriş yarışlarıyla başlatılıyor. Sonra da insanlar, "Bu yuvada neden huzur kalmadı?" diye hayret ediyor.
Ey gençler! Evliliği sadece dünya saadeti sanmayın. Asıl düğün, cennette devam edecek bir yolculuğun ilk adımıdır. Eğer ilk adımı Allah'ın razı olmadığı bir şekilde atarsanız, bunun hesabını düğün salonunda değil, mahşer meydanında vereceksiniz. Çünkü o gün ne alkışlayan dostlarınız ne de sizi öven insanlar yanınızda olacaktır. Sadece yaptıklarınız ve yapmadıklarınız konuşacaktır.
2. AYET
رَبَّنَا هَبْ لَنَا مِنْ أَزْوَاجِنَا وَذُرِّيَّاتِنَا قُرَّةَ أَعْيُنٍ وَاجْعَلْنَا لِلْمُتَّقِينَ إِمَامًا
"Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve nesillerimizden göz aydınlığı bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl." (Furkân, 25/74)
2. HADİS
«تُنْكَحُ الْمَرْأَةُ لِأَرْبَعٍ: لِمَالِهَا، وَلِحَسَبِهَا، وَلِجَمَالِهَا، وَلِدِينِهَا، فَاظْفَرْ بِذَاتِ الدِّينِ تَرِبَتْ يَدَاكَ»
"Kadın; malı, soyu, güzelliği ve dini için nikâhlanır. Sen dindar olanını tercih et ki bereket bulasın." (Buhârî, Nikâh, 15)
KARDEŞLERİM!
Bugün evliliklerde en çok sorulan soru şudur: "Evi var mı? Arabası var mı? Maaşı ne kadar?" Hâlbuki müminin ilk sorusu şu olmalıdır: "Namazı var mı? Ahlâkı var mı? Allah korkusu var mı?"
Çünkü servet, ölüm kapıya geldiğinde sahibini kurtaramaz. Güzellik, yıllar geçince solar. Gençlik tükenir, makam el değiştirir. Fakat takva ile yoğrulmuş bir kalp, hem dünyada huzurun hem de ahirette kurtuluşun vesilesidir.
Ey anne ve babalar! Evladınızı zengin bir eve değil, salih bir yuvaya emanet edin. Allah korkusu olmayan bir damat veya gelin, bugün tebessüm etse bile yarın kalpleri kırabilir. Fakat takva sahibi bir mümin, sevmediğinde bile zulmetmez; öfkelendiğinde bile haddi aşmaz. Çünkü onun üzerinde insanların değil, Allah'ın gözü olduğunu bilir.
Mahşer günü kızınıza kaç bilezik taktığınız sorulmayacak; onu kiminle ve hangi niyetle evlendirdiğiniz sorulacaktır. O gün pişman olmadan önce bugün Allah'ın rızasını tercih edin.
3. AYET
هُنَّ لِبَاسٌ لَكُمْ وَأَنْتُمْ لِبَاسٌ لَهُنَّ
"Onlar sizin için birer elbisedir; siz de onlar için birer elbisesiniz." (Bakara Sûresi, 2/187)
3. HADİS
«خَيْرُ النِّكَاحِ أَيْسَرُهُ مَؤُونَةً»
"Nikâhın en hayırlısı, külfeti ve masrafı en az olanıdır." (Ebû Dâvûd, Nikâh, 31)
AZİZ MÜMİNLER!
Allah Teâlâ eşleri birbirine "elbise" olarak tarif ediyor. Elbise insanın ayıbını örter, onu korur ve ona değer katar. Öyleyse mümin bir eş, diğer eşin kusurlarını ortaya döken değil; örten, tamir eden ve dua eden kimsedir.
Ne acıdır ki bugün bazı yuvalar daha kurulmadan borç yükü altında eziliyor. Bir gecelik gösteriş uğruna yıllarca ödenecek krediler çekiliyor, faiz yüküne giriliyor, sırf insanlar "Ne muhteşem düğündü!" desin diye Allah'ın razı olmadığı harcamalar yapılıyor.
Ey Müslümanlar!
İnsanların birkaç saatlik alkışı mı değerlidir, yoksa Allah'ın ömür boyu sürecek bereketi mi?
Unutmayın! Bereket, çok harcamakta değil; Allah'ın razı olduğu şekilde yaşamaktadır. Nice sade nikâhlar vardır ki melekler dua eder; nice gösterişli düğünler vardır ki ilk gecesinde bereketini kaybeder.
Eşinizin kusurunu insanlara anlatmayın. Çünkü bugün onun ayıbını açan, yarın Allah'ın kendi ayıplarını açığa çıkarmasından korkmalıdır. Merhametin olmadığı evde huzur olmaz; affın olmadığı evde sevgi yaşayamaz.
4. AYET
وَآتِ ذَا الْقُرْبَىٰ حَقَّهُ وَالْمِسْكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذِيرًا إِنَّ الْمُبَذِّرِينَ كَانُوا إِخْوَانَ الشَّيَاطِينِ
"Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp savurma. Çünkü savurganlar şeytanların kardeşleridir." (İsrâ Sûresi, 17/26-27)
4. HADİS
«النِّكَاحُ مِنْ سُنَّتِي، فَمَنْ لَمْ يَعْمَلْ بِسُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي...»
"Nikâh benim sünnetimdir. Kim benim sünnetimle amel etmezse benden değildir. Evleniniz. Çünkü ben kıyamet günü ümmetimin çokluğuyla iftihar edeceğim." (İbn Mâce, Nikâh, 1)
Değerli Müslümanlar
Düğün yapmak sünnettir; fakat düğünü günah meclisine çevirmek sünnet değildir. Sevinmek helâldir; fakat Allah'a isyan ederek sevinmek helâl değildir.
Rabbimiz israf edenleri "şeytanların kardeşleri" diye uyarıyor. Düşünün! Bir düğünde çöpe atılan nimetlerle kaç fakirin sofrası kurulurdu? Bir gecelik gösteriş için harcanan servetle kaç yetimin yüzü güldürülebilirdi?
Şunu unutmayın:
Düğünün büyüklüğü salonun büyüklüğüyle değil, Allah'ın rahmetinin büyüklüğüyle ölçülür.
Nikâhta okunan Kur'an, edilen dua, verilen sadaka ve gözetilen kul hakkı; en pahalı süslerden daha değerlidir.
Mahşer günü size şu sorulmayacaktır: "Kaç kişilik düğün yaptın?" Size şu sorulacaktır: "Kurduğun yuvayı Benim rızam üzerine mi kurdun?"
Ne mutlu düğününü ibadet bilene... Ne mutlu nikâhını sünnet üzere kıyana... Ve ne mutlu evini Allah'ın zikriyle doldurana…
5. AYET
وَأَنْكِحُوا الْأَيَامَىٰ مِنْكُمْ وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكُمْ وَإِمَائِكُمْ ۚ إِنْ يَكُونُوا فُقَرَاءَ يُغْنِهِمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ ۗ وَاللَّهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ
"İçinizden bekâr olanları, köle ve cariyelerinizden salih olanları evlendirin. Eğer fakir iseler Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah'ın lütfu geniştir, O her şeyi hakkıyla bilendir." (Nûr Sûresi, 24/32)
5. HADİS
«إِذَا أَتَاكُمْ مَنْ تَرْضَوْنَ دِينَهُ وَخُلُقَهُ فَزَوِّجُوهُ، إِلَّا تَفْعَلُوا تَكُنْ فِتْنَةٌ فِي الْأَرْضِ وَفَسَادٌ عَرِيضٌ»
"Size dini ve ahlâkı hoşunuza giden bir kimse talip olursa onu evlendirin. Bunu yapmazsanız yeryüzünde fitne ve büyük bir bozulma meydana gelir." (Tirmizî, Nikâh, 3)
AZİZ MÜMİNLER!
Bugün nice genç, evlenmek istediği hâlde ağır istekler, bitmek bilmeyen masraflar ve gösteriş yarışı yüzünden yıllarca beklemek zorunda kalıyor. Kolaylaştırılması gereken nikâh zorlaştırılıyor; zorlaştırılan her helâlin ardından ise şeytan haram kapılarını sonuna kadar açıyor.
Ey anne ve babalar!
Evlatlarınız için istediğiniz şey; zenginlikten önce iman, makamdan önce ahlâk, servetten önce takva olsun. Çünkü Allah'ın bereket verdiği bir lokma, haramla büyüyen servetten daha hayırlıdır.
Unutmayın! Bir baba kızına altın dolu sandık bırakabilir; fakat Allah korkusu olmayan bir eş seçerse onu mutsuzluğa teslim etmiş olur. Bir anne oğluna en pahalı düğünü yapabilir; fakat gelinini Allah için seçmezse o evin huzurunu satın alamaz.
Evliliğin temeli altın değil, takvadır. Temeli takva olan yuvayı fırtınalar yıkamaz. Temeli nefis olan yuvayı ise en küçük imtihan sarsar.
6. AYET
وَمِنْ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْنَا زَوْجَيْنِ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
"Her şeyi çift çift yarattık ki düşünüp ibret alasınız." (Zâriyât Sûresi, 51/49)
6. HADİS
Hz. Ali (r.a.) şöyle öğüt verir:
"Eşine dünyalık lütuflarla değil, güzel ahlâkınla kalbini fethederek refik ol."
KIYMETLİ KARDEŞLERİM!
Söz kesmek; iki ailenin tanışmasıdır.
Nişan; evliliğe hazırlanma dönemidir.
Nikâh ise Allah'ın adıyla başlayan bir ahittir.
Düğün ise bu ahdin ilanıdır.
Bunların hiçbiri gösteriş, israf, kibir ve günah için değildir.
Bugün birçok insan düğünün nasıl göründüğüne önem veriyor; Allah'ın o düğüne nasıl baktığını ise unutuyor. Oysa insanlar birkaç saat konuşur, sonra unutur. Fakat melekler yapılan her hayrı da her günahı da yazar. Mahşer günü düğün kameraları değil, amel defterleri açılacaktır.
Ey gençler!
Eşinizi kırmayın. Çünkü kırılan her gönül, Arş'a yükselen bir feryattır.
Ey hanımlar!
Eşinizi küçük düşürmeyin. Saygının kaybolduğu yerde sevgi uzun süre yaşayamaz.
Ey beyler!
Ailenize sertlik değil, merhametle yaklaşın. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) ailesine karşı insanların en merhametlisi idi.
Ey anne ve babalar!
Evlatlarınızı Allah'ın razı olduğu yuvalara hazırlayın. Onları israfa, gösterişe ve insanların ne diyeceği endişesine değil; takvaya, iffete ve güzel ahlâka yönlendirin.
Unutmayalım ki düğün bir gecedir; fakat kurulan yuva ya dünyada huzurun ya da ömür boyu pişmanlığın başlangıcı olabilir. Asıl hedefimiz, alkışlarla başlayan bir düğün değil; Allah'ın rızasıyla başlayıp cennette devam edecek bir aile hayatı kurmaktır.
RABBİMİZ bizlere; sevgi ve merhamet üzerine kurulan, haramdan uzak, helâlin bereketiyle yaşayan, salih evlatlar yetiştiren, dünya ve ahirette yüz akı olacak yuvalar nasip eylesin. Âmin.
HAZIRLAYAN MEHMET ERÇELİK
