KADİR GECESİ
إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ وَمَا أَدْرَاكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِ لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِّنْ أَلْفِ شَهْرٍ
تَنَزَّلُ الْمَلَائِكَةُ وَالرُّوحُ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِم مِّن كُلِّ أَمْرٍ سَلَامٌ هِيَ حَتَّى مَطْلَعِ الْفَجْرِ
Muhterem Cemaat-i Müslimin!.. Peygamber Efendimiz Kadir Gecesini Ramazan ayı içerisinde… Özellikle de Ramazan ayının son on gününde aramamızı tavsiye ediyor… Bir takım hikmetlere binaen Kadir Gecesinin ne zaman olduğu kesin olarak açıklanmamış Bizim atasözü olarak kültürümüze geçen her geceyi kadir, her geleni hızır bilmek… Yani insanlar sadece bir geceyi ihya etmek… Sadece bir gecede ibadet etmek suretiyle… Belki bir gevşeme, belki bir yavaşlama göstermesinler diye… Ramazan ayının içerisinde gizli bırakılmış…
Cenab-ı Allah o geceyi bin aydan, yaklaşık 83 yıllık bir zaman diliminden hayırlı kılmak suretiyle; Müslümanların önüne lütuflarla, ikramlarla, ihsanlarla dolu bir fırsatı koymuş…
Kadir Gecesini bin aydan hayırlı hale getiren hadise Kur’an’ın o gece inmiş olmasıdır… Ramazan ayını on bir ayın sultanı yapan hadise Kur’an’ın bu ayda inmiş olmasıdır… Hz.Muhammed Mustafa(SAV)’i alemlere rahmet yapan, kainatın ve beşeriyetin en hayırlısı haline getiren hadise de Kur’an’dır… Mekke’yi şehirleri anası haline getiren hadise Kur’an’ın Mekke’de inmiş olmasıdır…
Dolayısıyla Değerli Mü’minler!.. Kadir Gecesi’nin kıymetini bilmek demek, Kur’an’ı anlamak demektir… Kur’an’ın kıymetini bilmek demektir… Kadir Gecesini ihya etmek demek, Kur’an’la olan münasebetlerimizi ihya etmek demektir… Kadir Gecesinin mana ve ehemmiyetini anlamak demek, Kur’an’ı okumak, anlamak ve Kur’an’ın emir ve yasaklarına göre, ondaki ilahi mesajlara göre hayatımızı tanzim etmek demektir…
Dolayısıyla Kadir Gecesini ihya etmek, ondaki feyiz ve bereketten istifade etmek isteyen; gönlünü ve gözünü Kur’an’a açmalıdır… Hepimiz gönlümüzü ve gözümüzü Kur’an-ı Kerim’e açmalıyız Değerli Kardeşlerim!..
Mübarek gün ve geceler Cenab-ı Hakk’la olan münasebetimizi, Cenab-ı Hakk’a karşı görevimizi kontrol etme… Yani Mevla ile olan iletişimimizi gözden geçirme, kendimizi bir kontrol etme zamanıdır… Tabiri caizse adeta kalbimizi şöyle avucumuzun içine alıp da; temiz bir kalp sahibi olup-olmadığımızı kontrol etme zamanıdır… İlahi emirler noktasında kendimizin nerde durduğunu kontrol etme vaktidir… Menevi anlamda; gözümüz kirlenmiş mi, kulağımız kirlenmiş mi, elimiz kirlenmiş mi, ayağımız kirlenmiş mi… Dilimiz yalanla, gıybetle kirlenmiş mi… Midemiz haram lokmayla kirlenmiş mi diye… Elimiz-ayağımız mademki yarın Allah’ın huzurunda şahitlik edecek, acaba benim hakkımda güzel bir şahitlik edecek hayatı yaşamış mıyım diye kendimizi kontrol etmemiz, muhasebe yapmamız gereken günlerdir…
Onun için; bu akşam hep beraber; Kadir Gecesi münasebetiyle bir muhasebe yapmaya gayret edelim… Kendimizi kontrol etmeye gayret edelim… Bizim için takdir edilen süre sona erdiği zaman, Cenab-ı Mevla bizi huzuruna aldığı zaman; hangi hazırlıkla, hangi birikimle, hangi ağırlıklarla Cenab-ı Hakk’ın huzuruna çıkma durumunda kalacağız diye düşünme zamanı…
Acaba hesap ortaya döküldüğü zaman… Acaba amel defterimiz ortaya açıldığı zaman… İnsanın amel defteri ortaya koyulup, o kitapta yazılı olanları görünce; korkup titremeye başladığı zaman, kendi kendisine aman Ya Rabbi bu nasıl kitap, büyük-küçük hiçbir şeyi bırakmamış, hepsini sayıp dökmüş diye endişe duyacağı bir ağılıkla mı gidiyor Cenab-ı Mevla’nın huzuruna acaba diye…
Yoksa kitabı sağından verilip, kitabını eline alıp bakın, okuyun kitabımı… Ben bu hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum sevincini ve neşesini mi yaşayacaksın acaba… Bu muhasebeleri yapma günleri ve geceleridir bunlar Değerli Kardeşlerim!..
Mü’min hayatının tümünü Allah için yaşamaya çalışmalı… Benim namazım ve bütün ibadetlerim… Benim hayatım ve ölümüm Alemlerin Rabbi Allah için deyin diyor ayet-i kerime… Kur’an-ı Kerim bize böyle yaşamamızı öğretiyor… Onun için her şey Allah için olacak… İnsan hayatında sahte Rablere yer vermeyecek… Parayı ilahlaştırmayacak… Makamı-mevkiyi ilahlaştırmayacak… Başka sevgileri Allah’ın sevgisinin yerine koymayacak… Çünkü Müslümanın en fazla sevgisi Allah’a olacak…
Müslüman şu üç haslete sahip olmayınca imanının kemale ermeyeceğini haber veriyor Peygamberimiz… Bu üç hasleti taşırsa Müslüman imanın tadını alır buyuruyor 1- Allah ve Rasülü’nü her şeyden daha fazla sevmesi… 2- Kişinin sevdiğini Allah için sevmesi… 3- İman ettikten sonra küfre düşmeyi ateşe düşmek gibi görmesi…
Dolayısıyla insan hak dinin Allah’ın dini olduğunu… Hak ölçünün Allah’ın ölçüsü olduğunu aklından çıkarmamalı Her zaman Allah’ın razı olacağı amelleri yapmaya gayret etmeli…
Bazen bu bir fakirin elinden tutmak olabilir… Bazen bir yetimin başını okşamak olabilir… Bazen iki küskünü, dargını barıştırmak olabilir… Bazen bir komşunun, bir hastanın ziyaretine gitmek olabilir… Bazen Rabbi için alnını secdeye koymak olabilir… Bazen ellerini kaldırıp karınca-kararınca yapmış olduğu dua olabilir…
Her halükarda Rabbini razı edecek amellerle… Gününü-gecesini geçirmeye çalışarak… Her davranışımız için Allah’ın huzurunda, ahirette kendimizi savunabileceğimiz bir gerekçe olmalı Değerli Kardeşlerim!..
Bu gerekçeye gönülden inanmalıyız… Acaba kendimi kandırıyor muyum… Hakikaten bu yaptığım iş doğru mu… Bu yaptığım işin hesabını Allah’a verebilir miyim… İnsan işte bunların muhasebesini en iyi kendi vicdanında yapabilir…
Ben konuştuğum lafların hesabını Allah’ın huzurunda verebilir miyim acaba… Yiyip-içtiklerimin hesabını Allah’ın huzurunda verebilir miyim acaba diye bu muhasebeyi her zaman yapmalı Müslüman… Ve hesabını verebileceği laflarla, işlerle Rabbinin huzuruna gitmeye çalışmalı…
Allah-u Teâlâ’nın kalplerimize aşina olduğunu aklımızdan hiç çıkarmamalıyız… Kalbimizi Allah’ın nazarlarına hazır hale getirmeliyiz… Kalbimiz kinden arınmalı… Kalbimiz nefretten arınmalı… Kadir Geceleri gelip geçiyor… Bayramlar gelip geçiyor… Ramazanlar gelip geçiyor… Ama hala kalbimizde ona-buna kırgınlık, kin ve nefret varsa… Kadir Gecelerinden, Bayramlardan, Ramazanlardan çok az istifade etmiş oluruz… Amellerimiz her Pazartesi ve Cuma günleri Allah’a arz olunuyor… Ama eğer kalbimizde bunlar varsa, amellerimizi kabul etmeyeceğini haber veriyor Allah…
İnsan hayatını Allah’ı görüyormuş gibi yaşamalı… Sen onu görmüyorsan da Allah seni görüyor diyor Peygamberimiz… Bunu aklında çıkarmamalı Müslüman… Cebrail (AS) bir gün Peygamberimize insan şeklinde geliyor… İmanı soruyor… İslam’ı soruyor… Daha sonra ihsanı soruyor… Peygamberimiz ihsanı şöyle tarif ediyor orada… “İhsan demek… Senin Allah’ı görüyormuşsun gibi Ona ibadet etmendir” buyuruyor… Hayatımızın her alanına yansımalı bu… Tarlada çalışırken… Yolda yürürken… Memursak görevimizi ifa ederken… Ticaret yapıyorsak, alış-veriş ederken… Her neyse… Allah beni görüyor… Allah benim ne yaptığımı biliyor… Allah beni duyuyor… Nerede olursam olayım Allah benimle beraberdir… Benim sağımda ve solumda Kiramen Katibin melekleri var… Ne yaparsam yazıyorlar, kaydediyorlar… Yarın mahşer meydanında getirilecek yazdıkları… Açılacak önümüze… İşte oku kitabını denilecek… Orada eyvah dememek için, keşke dememek için insan kendini her zaman muhasebe etmeli Değerli Mü’minler!..
Onun için her akşam günlük muhasebe yapmak için beş-on dakika ayırmak lazım… Üzerimde komşumun hakkı var mı acaba… Akrabalık hakkı var mı acaba… Darılttığım, kırdığım kalp var mı acaba… Annem-babam benden memnun mu acaba… Evlatlarımı güzel terbiye ettim mi acaba… Bu muhasebeyi her zaman mutlaka yapmalı insan Değerli Kardeşlerim!..
Rabbime karşı imanımda kusurum var mı acaba… Namazımda-niyazımda eksiğim var mı acaba… Doğru sözlü olamadım mı acaba… Fakirin-fukaranın, garibin-gurabanın, yetimin elinden tutamadım mı acaba diye muhasebe yapmalı insan… İnsan her gün daha iyiye, daha güzele ulaşmak için bir gayret içinde olmalı her zaman…
Ölümü aklımızdan çıkarmamız lazım… Ölümü hiç unutmadan yaşamamız lazım hayatımızı… Peygamberimiz “Günde yirmi defa ölümü hatırlamayanın imanı kemale ermez” buyuruyor… Siz ölümü unutarak yaşasanız da, onun size gelişini değiştiremezsiniz… Ecelinizin vaktini değiştiremezsiniz… O zaman yapacağımız şey unutmamak ölümü… Çünkü eğer unutmazsak ölümü, hazırlıklı oluruz ölmeye…
Hepimiz mutlaka bir gün gireceğiz o karanlık kabire… Buradaki malımız-mülkümüz, boyumuz-posumuz, arabamız-evimiz-barkımız aydınlatmayacak orayı… İmanımız ve amellerimiz aydınlatacak mezarlarımızı… Onun için herkes imanını yoklayacak… Amelini yoklayacak… Amellerinde riya mı var, yoksa Allah rızası mı var diye yoklayacak… Kısaca kendini yoklayacak… Yok başka çaremiz… Yarın huzuruna çıktığımızda… Sadece senin için yaptım Ya Rabbi diyebileceğimiz imanımız ve amellerimiz olsun elimizde… Mahşer meydanında Peygamberimizle karşılaştığımız zaman… Ben de senin ümmetindenim Ya Resulallah diyebileceğimiz yüzümüz olsun orada… Şefaatine ben de talibim Ya Rasulellah diyebilecek sözümüz olsun orada…
Boğazından geçen lokmanın helal olmasına dikkat etmeli Mü’min… Kazancına dikkat etmeli Mü’min… Şüpheli şeylerden kaçınmaya dikkat etmeli Mü’min… Haksız kazançtan uzak durmalı Mü’min… Hakkı olmayan kazançtan uzak durmalı Mü’min… “Yetimin malını yiyen karınlarına ateş dolduruyor” diyor Allah… Devlet malı yetim malıdır… Kamu malı yetim malıdır… Bunları dikkat etmeli Mü’min… Haram yemektense, ateş yerim daha iyi diyebilmeli Müslüman… Kul hakkı yemekten bu şekilde kaçınmalı Müslüman…
Dolayısıyla Değerli Kardeşlerim!.. İşte bu muhasebeleri yapma imkanı sunuyor bize Kadir Gecesi… Başta arz ettiğim sözlerimle toparlayayım… Kadir Gecesini bin aydan daha hayırlı hale getiren sebep… Ramazan ayını on bir ayın sultanı haline getiren sebep… Hz.Muhammed Mustafa (SAV) kainatın efendisi haline getiren sebep… Mekke’yi şehirlerin anası haline getiren sebep… Kur’an’ın Mekke’de… Kur’an’ın Hira’da… Kur’an’ın Peygamberimize… Kur’an’ın Ramazanda… Ve Kadir Gecesinde inmiş olmasıdır…
Dolayısıyla Kur’an’a muhatap olanın kıymeti artıyor… Kur’an’a muhatap olanın şerefi artıyor… Biz de bu gecenin kıymetini anlamak istiyorsak, Kur’an’a muhatap olduğumuzu unutmadan yaşamanın ve Kur’an’la olan bağımızı kontrol etme gayretinin içinde olalım bu gece… Ne kadar okuyorum… Ne kadar anlıyorum… Kur’an’ı ne kadar hayatıma yansıtıyorum… Bu soruları soralım bu gece kendimize… Bu sorularla hesaba çekelim bu gece kendimizi…
Cenab-ı Hakk Kur’anî bir hayat yaşayabilmeyi nasip eylesin hepimize…
