RAMAZAN GİDİYOR, SEN HÂLÂ GÜNAHTASIN!
MÜBAREK BİR ÖMRÜ ZAYİ EDENLERİN MAHŞERDEKİ PİŞMANLIĞI: KADİR GECESİ VE ZAYİ OLAN ÖMÜRLER.
KADİR GECESİ: BİR ÖMRE BEDEL KURTULUŞ FIRSATI
اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلٰوةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ
AZİZ MÜSLÜMANLAR!
Zaman su gibi akıp gidiyor; ömür yapraklarımız birer birer dökülüyor ve her birimiz ebedi bir alemin, dönüşü olmayan o büyük hesabın eşiğine doğru sürükleniyoruz!
Dinle ey gaflete düşen kul! Dün çocuk idin, bugün yaşlısın. Dün sağlıklıydın, bugün hastasın. Dün dünyalar senindi, bugün bir kabir seni bekliyor!
İşte böylesi bir ömür sermayesinin sonuna yaklaşırken, Rabbimiz bizlere rahmet kapılarını sonuna kadar açtığı, bir ömre bedel tecelli gecesini ihsan ediyor:
KADİR GECESİ!
Ey cemaat! Bu gece sıradan bir gece değil, bir ömre bedel bir kader gecesidir! 80 küsur yıllık ibadeti bir gecede kazanma fırsatı verilmişken, bu geceyi kahvehanelerde, ekran karşısında, günah meclisinde ya da gafilce yatakta uyuyarak geçiren bedbahtın hüsranını hangi kelime anlatabilir?
Söyle bana ey mümin! Bir gecede bir ömür kazanma fırsatı elindeyken, sen hangi dünya için bu fırsatı tepiyorsun? Yarın pişmanlık ateşinde yanarken, bu geceki gafletini hatırlayıp "Keşke!" diyeceğin an, iş işten geçmiş olacak!
Allah'ın rahmet denizinin coştuğu bu saatlerde kuru kalan bir kalp, cehennem ateşinin yakıtı olmaya aday demektir!
MELEKLER SENİ GÖRÜYOR!
Düşünün ki bu gece melekler ve Ruh (Cebrail) yeryüzüne iniyor. Saf saf, grup grup aramızda geziyorlar. Her bir müminin yanından geçiyorlar.
Acaba melekler senin yanından geçerken seni tövbe ederken mi buluyorlar, yoksa günah işlerken mi?
Seni seccade başında mı buluyorlar, yoksa haram ekranının karşısında mı?
Seni Kur'an okurken mi buluyorlar, yoksa gıybet ederken mi?
Seni namazda mı buluyorlar, yoksa namazı terk etmiş yatarken mi?
Meleklerin senden iğrenerek uzaklaştığı bir Kadir Gecesi'nin sabahında, senin için hangi berat, hangi kurtuluş olabilir?
Uyanın! Ölüm perdesi kalkmadan önce bu gece uyanın!
Uyanın! Kabir kapısı açılmadan önce bu gece uyanın!
Uyanın! Mahşer yerine sürüklenmeden önce bu gece uyanın!
AYET
اِنَّٓا اَنْزَلْنَاهُ ف۪ي لَيْلَةِ الْقَدْرِۚ
"Şüphesiz, biz onu Kadir gecesinde indirdik."
(Kadr Suresi, 97/1)
وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا لَيْلَةُ الْقَدْرِۜ
"Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin!"
(Kadr Suresi, 97/2)
لَيْلَةُ الْقَدْرِ خَيْرٌ مِنْ اَلْفِ شَهْرٍۜ
"Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır."
(Kadr Suresi, 97/3)
HADİS
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «مَنْ قَامَ لَيْلَةَ الْقَدْرِ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ»
Hazreti Ebu Hüreyre'den nakledildiğine göre Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Kim ki imanla ve sevabını yalnızca Allah'tan umarak Kadir Gecesi'ni ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır."
(Buhari, İman, 27)
Rabbimiz bu geceyi saklamış, bin aydan, yani 83 yıllık bir ömürden daha hayırlı kılmıştır. Bir gecede bir ömrün lekesini temizlemek imkanı var iken; seccadesinden uzak kalan, kalbini dünyalık heveslerle dolduran insanoğlu ne büyük bir ziyandadır!
Gözlerinin önündeki bu ilahi sofrayı elinin tersiyle itenler, yarın huzur-ı ilahide hangi yüzle duracaklardır?
Ey namazı terk eden! Kadir Gecesi'nde namazsız nasıl rahmet umuyorsun?
Ey haram yiyen! Helal lokma yemeden nasıl bağışlanma bekliyorsun?
Ey gıybet eden! Dilini tutamayan, nasıl cennet umuyor?
Ey faizci! Faiz yiyen elin, nasıl rahmet kapısını çalacak?
Ey zina eden! Haram yatakta yatan, nasıl cennet yatağı umuyor?
Ey anne! Çocuğuna bu geceyi öğretmiyor, televizyon izletiyorsun! Yarın çocuğun cehenneme giderse, hesabını kim verecek?
Ey baba! Ailenin reisisin! Ailen Kadir Gecesi'nde ne yapıyor? Onlara Allah'ı mı, dünyayı mı öğretiyorsun?
AYET
أَنْ تَقُولَ نَفْسٌ يَا حَسْرَتَا عَلٰى مَا فَرَّطْتُ فِي جَنْبِ اللّٰهِ وَإِنْ كُنْتُ لَمِنَ السَّاخِرِينَ
"Kişinin, 'Allah'a karşı aşırı gitmemden dolayı bana yazıklar olsun! Gerçekten ben alay edenlerdendim' diyeceği günden sakının!"
(Zümer Suresi, 39/56)
HADİS
عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ: دَخَلَ رَمَضَانُ فَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «إِنَّ هَذَا الشَّهْرَ قَدْ حَضَرَكُمْ وَفِيهِ لَيْلَةٌ خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ شَهْرٍ مَنْ حُرِمَهَا فَقَدْ حُرِمَ الْخَيْرَ كُلَّهُ وَلاَ يُحْرَمُ خَيْرَهَا إِلاَّ مَحْرُومٌ»
Hazreti Enes bin Malik'ten nakledildiğine göre Ramazan ayı girdiğinde Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Bu ay size geldi. Onda bin aydan daha hayırlı bir gece vardır. Kim onun hayrından mahrum kalırsa, bütün hayırlardan mahrum kalmış olur. Onun hayrından ancak tamamen mahrum (şaki) kimseler mahrum kalır."
(İbn Mâce, Sıyâm, 2)
O gün geldiğinde "Bana yazıklar olsun, Rabbimin emirlerini hafife aldım!" diye çığlık atmak kimseye fayda vermeyecektir.
Rahmet dalgaları dünyayı kuşatmışken, bu lütuftan mahrum kalan bir ruh, kendi eliyle kendi felaketini hazırlamıştır!
Kadir Gecesi'nin hayrından mahrum kalan kimse, ahiretin bütün saadetinden soyutlanmış demektir!
Ey genç! Kadir Gecesi'ni uykuda geçiren, yarın mahşerde nasıl uyanacak?
Ey yaşlı! Ömrünün sonbaharındasın! Kadir Gecesi son fırsatın olabilir!
Ey zengin! Malın seni kurtaramaz! Kadir Gecesi'nde malın değil, amelın seni kurtarır!
Ey fakir! Üzülme! Kadir Gecesi'nde fakirlik seni Allah'a yaklaştırır!
AYET
لَقَدْ كُنْتَ ف۪ي غَفْلَةٍ مِنْ هٰذَا فَكَشَفْنَا عَنْكَ غِطَٓاءَكَ فَبَصَرُكَ الْيَوْمَ حَد۪يدٌ
"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; derhal biz senin perdeni kaldırdık. Bugün artık gözün pek keskindir!"
(Kâf Suresi, 50/22)
HADİS
عَنْ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «احْضُرُوا الْمِنْبَرَ» فَحَضَرْنَا، فَلَمَّا ارْتَقَى دَرَجَةً قَالَ: «آمينَ»، ثُمَّ ارْتَقَى الدَّرَجَةَ الثَّانِيَةَ فَقَالَ: «آمينَ»، ثُمَّ ارْتَقَى الدَّرَجَةَ الثَّالِثَةَ فَقَالَ: «آمينَ
»... fَ
قَالَ: «إِنَّ جِبْرِيلَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ عَرَضَ لِي فَقَالَ: بَعُدَ مَنْ أَدْرَكَ رَمَضَانَ فَلَمْ يُغْفَرْ لَهُ، قُلْتُ: آمِينَ»
Hazreti Ka'b bin Ucre'den nakledildiğine göre Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem bir gün "Minbere yaklaşın" buyurdu, biz de yaklaştık. Minberin ilk basamağına çıktığında "Âmin" dedi. İkinci basamağa çıktığında "Âmin" dedi. Üçüncü basamağa çıktığında yine "Âmin" dedi... Sonra şöyle buyurdu:
"Cebrail aleyhisselam bana göründü ve 'Ramazan ayına girdiği hâlde günahlarını affettiremeden ölen ve cehenneme giren kulun burnu yerde sürtsün, Allah onu rahmetinden uzaklaştırsın' dedi, ben de âmin dedim."
(Hâkim, el-Müstedrek, 4/170)
DÜNYADA GÖZLERİNE GAFLET PERDESİ ÇEKENLER, ÖLÜM ANI GELİP ÇATTIĞINDA GERÇEKLE YÜZLEŞECEKLERDİR!
Fakat o günkü uyanış bir kurtuluş değil, ebedi bir azabın başlangıcı olacaktır!
Cebrail aleyhisselam'ın bedduasına, Fahr-i Âlem Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem'in "Âmin" dediği bir hüsrandan kim kaçıp kurtulabilir?
Ramazan gelmiş, Kadir Gecesi tecelli etmiş ama kul tövbe etmemişse, o kul için cehennem ateşinden başka bir sığınak kalmamıştır!
Ey bu sözü dinleyen! Cebrail'in bedduasına, Peygamber'in "Âmin"ine maruz kalma! Bu gece tövbe et, yoksa yarın çok geç olur!
Düşün! Ramazan gidiyor, sen hâlâ günah dasın! Kadir Gecesi geçiyor, sen hâlâ uykudasın! Ölüm geliyor, sen hâlâ gaflettesin!
AYET
اقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ ف۪ي غَفْلَةٍ مُعْرِضُونَۚ
"İnsanların hesap verme vakti yaklaştı; fakat onlar hâlâ gaflet içinde yüz çevirmektedirler."
(Enbiyâ Suresi, 21/1)
HADİS
عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُ عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «رَغِمَ أَنْفُ رَجُلٍ ذُكِرْتُ عِنْدَهُ فَلَمْ يُصَلِّ عَلَيَّ، وَرَغِمَ أَنْفُ رَجُلٍ دَخَلَ عَلَيْهِ رَمَضَانُ ثُمَّ انْصَلَخَ قَبْلَ أَنْ يُغْفَرَ لَهُ»
Hazreti Ebu Hüreyre'den nakledildiğine göre Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Yanında adım anıldığı halde bana salavat getirmeyen kimsenin burnu yerde sürünsün! Ramazan ayına girip de bağışlanmadan bu ayı tamamlayan kimsenin de burnu yerde sürünsün!"
(Tirmizi, Daavât, 100)
HESAP VAKTİ SÜRATLE YAKLAŞIRKEN, insanoğlunun hâlâ eğlenceyle, günahla ve fani dünyalıklarla vakit öldürmesi ne korkunç bir cehalettir!
Ramazan gibi bir rahmet iklimi gelip geçerken, af kapıları ardına kadar açılmışken bağışlanamayan bir insan, kendi helakini kendi elleriyle hazırlamıştır.
Bu uyarılar kalbinizi titretmiyorsa, kalbiniz kararmış demektir!
Bu sözler seni ağlatmıyorsa, gözyaşın donmuş demektir!
Bu nasihatler seni uyandırmıyorsa, ruhun ölmüş demektir!
Ey mümin! Kendini yokla! Kalbin ne diyor? Ruhun ne diyor? Vicdanın ne diyor?
AYET
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا تُوبُٓوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًاۜ
"Ey iman edenler! Allah'a samimi (nasuh) bir tövbe ile tövbe edin."
(Tahrîm Suresi, 66/8)
HADİS
عَنْ عَبْدِ اللّٰهِ بْنِ عُمَرَ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمَا عَنِ النَّبِيِّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «إِنَّ اللّٰهَ يَقْبَلُ تَوْبَةَ الْعَبْدِ مَا لَمْ يُغَرْغِرْ»
Hazreti Abdullah bin Ömer'den nakledildiğine göre Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Allah Teâlâ, kulun canı boğazına gelip hırıldamadıkça tövbesini kabul eder."
(Tirmizi, Daavât, 98)
FIRSAT HÂLEN ELDEYKEN, can boğaza dayanmadan, ölüm meleği başucumuza dikilmeden önce derhal samimi bir tövbeyle Rabbimize yönelmeliyiz!
"Yarın tövbe ederim" diyenler, bugün toprağın altındadır!
Dün "yarın" diyenler öldü. Bugün "yarın" diyenler de yarın ölecek!
Tövbeyi ertelemek, şeytanın müminlere kurduğu en büyük tuzaktır!
Bu mübarek gecede seccadesine sarılmayan, gözyaşı dökmeyen bir insan, ne zaman uyanacaktır?
Ey gaflet uykusundaki! Ölüm gelince uyanırsın, ama iş işten geçmiş olur!
Ey günah batağındaki! Çamurdan çıkmazsan, boğulursun!
Ey dünya aşığı! Dünya seni aldatıyor, ahireti unutma!
Ey ahireti unutan! Ahiret ebedi, dünya fani! Hangisini seçiyorsun?
AYET
يَوْمَ تَجِدُ كُلُّ نَفْسٍ مَا عَمِلَتْ مِنْ خَيْرٍ مُحْضَرًا وَمَا عَمِلَتْ مِنْ سُٓوءٍۚ تَوَدُّ لَوْ أَنَّ بَيْنَهَا وَبَيْنَهُ أَمَدًا بَعِيدًا
"O gün her insan, yaptığı her hayrı ve yaptığı her kötülüğü önünde hazır bulur; kötülükleriyle kendi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister."
(Âl-i İmrân Suresi, 3/30)
HADİS
عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «نِعْمَتَانِ مَغْبُونٌ فِيهِمَا كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ: الصِّحَّةُ وَالْفَرَاغُ»
Hazreti Abdullah bin Abbas'tan nakledildiğine göre Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "İki nimet vardır ki insanların çoğu bunlar hususunda aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit."
(Buhari, Rikâk, 1)
MAHŞERDE PİŞMANLIK!
Amel defterlerimiz önüne serildiğinde, işlediğin her bir günah gün yüzüne çıktığında pişmanlıkla yüzünü kapatmak istemiyorsan, sana verilen sağlık ve vakit nimetini Allah yolunda harcamak zorundasın!
Kadir Gecesi gibi paha biçilmez zamanları boş işlerle, malayaniyle, günahla geçirenler, mahşer gününün o korkunç sıcaklığında kendi gözyaşlarında boğulacaklardır!
Düşün o günü! Güneş başında bir milimetre, ter dizlerine kadar, günahlar boynunda, amel defteri elinde, melekler etrafında, cehennem önünde...
O gün hangi yüzle Allah'a bakacaksın?
O gün hangi amelini göstereceksin?
O gün "Keşke!" diyeceğin an, keşkeler işe yaramaz!
Ey mümin! Bugün "Keşke!" deme, bugün tövbe et!
Ey genç! Gençlik geçici, ölüm kalıcı!
Ey yaşlı! Ömür bitti, hasat zamanı!
Ey zengin! Malın seni kurtaramaz!
Ey fakir! Fakirlik seni Allah'a yaklaştırır!
Ey anne! Çocuğuna Allah'ı öğret!
Ey baba! Aileni cehennemden kurtar!
Ey öğretmen! Öğrencine ahireti öğret!
Ey imam! Cemaati uyar, gaflete düşme!
DUÂ
الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلٰوةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ
Ey göklerin ve yerin yegâne sahibi, kalpleri evirip çeviren Yüce Rabbimiz!
Bizleri Kadir Gecesi'nin azametini kavrayan, bu mübarek gecenin feyzinden ve affından tam manasıyla nasibini alan kullarından eyle!
BİZLERİ KADİR GECESİ'NDE UYANANLARDAN EYLE!
BİZLERİ KADİR GECESİ'NDE AĞLAYANLARDAN EYLE!
BİZLERİ KADİR GECESİ'NDE TÖVBE EDENLERDEN EYLE!
BİZLERİ KADİR GECESİ'NDE NAMAZ KILANLARDAN EYLE!
BİZLERİ KADİR GECESİ'NDE KUR'AN OKUYANLARDAN EYLE!
BİZLERİ KADİR GECESİ'NDE SECCADEDE BULANLARDAN EYLE!
Bizleri gaflet uykusundan uyandır; kalplerimizdeki kararmaları ve günah lekelerini seccadede dökeceğimiz samimi gözyaşlarıyla arındır!
Cebrail aleyhisselam'ın ve Sevgili Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve sellem'in ikaz ettiği o dehşetli mahrumiyetten ve cehennem azabından sana sığınırız!
BİZLERİ KADİR GECESİ'NİN HAYRINDAN MAHRUM EYLEME!
BİZLERİ "BURNU YERDE SÜRÜNSÜN" DEDİĞİN KULLARINDAN EYLEME!
BİZLERİ CEHENNEMİLİKLERDEN EYLEME!
BİZLERİ CENNETLİK KULLARINDAN EYLE!
Bizleri Ramazan-ı Şerif'ten bağışlanmış, beratını almış, rızana ermiş kulların olarak çıkarmayı nasip eyle!
Âmîn, yâ Muîn... Ve'l-hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn.
Hazırlayan: MEHMET ERÇELİK
