KENDİMİZİ RAMAZAN-I ŞERİFE HAZIRLAYALIM; TEVBE EDELİM
Değerli Mü’minler!.. Mübarek günlerdeyiz… Recep ayı bitti, Şaban ayındayız… “Recep Allah’ın ayı… Şaban benim ayım… Ramazan da ümmetimin ayı” diyor Peygamberimiz…
Bu aylarda Cenab-ı Hakk kullarına daha çok merhamet ediyor ve daha çok günahları affediyor… Bize düşen; bu günleri değerlendirmek, daha çok ibadete yönelmek…
Değerli Kardeşlerim!.. Rahmet ve merhamet aylarındayız… Kendimizi affettirebilmek için çalışalım… Tövbe mevsimindeyiz… Peygamberimiz “Cenab-ı Hakk rahmet ve merhamet elini değişik vesilelerle kullarına açar… Bütün rahmet kapılarını, bütün merhamet kapılarını açar” diyor… “Geceleyin açar; gündüz günah işleyen kullarım tövbe-istiğfar etsinler diye… Gündüz de rahmet elini kullarının üzerine açar; geceleyin günah işleyenler günahlarına tövbe etsinler de, affedilsinler diye” diyor…
Yani Cenab-ı Mevla’nın rahmet kapısı hep açık… Yeter ki kul tövbe etsin diye… Kulun Allah-u Teâlâ’yı hatırlayıp da Mevlasına dönmesi o kadar değerli, o kadar kıymetli ki, Allah o kulundan razı oluyor…
وَالَّذٖينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ
““Herhangi bir günah işlerlerse, herhangi bir dalgınlıkta bulunurlarsa Allah'ı hatırlarlar… Rabbime karşı ayıp ettim… Ben bir kuldum böyle yapmamam lazımdı… Bu günaha tekrar niye girdim diye pişman olurlar… Nedamet ederler, utanırlar… Allah da onları affeder, bağışlar”(ALİ İMRAN;135) diyor Cenab-ı Allah… Hatta bu durumun Güneş batıdan doğuncaya kadar devam edeceğini söylüyor Peygamberimiz…”
Değerli Mü’minler!.. Ölümün ne zaman geleceği belli değil… Onun için Peygamberimiz “Tövbesini, ibadetini, Allah'a kulluğunu yarına bırakanlar helak oldular” buyuruyor…
İşte bu günleri ve geceleri fırsat bilerek değerlendirmeliyiz… Kur'an-ı Kerim, Cenab-ı Hakk’ın tövbeleri kabul ettiğini müjdeliyor bize… Kul günah işlediği zaman samimiyetle tövbe ederse Cenab-ı Hakk kabul eder… Hiç şüpheniz olmasın…
وَمَنْ يَعْمَلْ سُوءًا
““Her kim çirkin bir davranışta bulunurarak bir kötülük yapar, bir günah işlerse…”
اَوْ يَظْلِمْ نَفْسَهُ
“Günahlara girerek kendine zulmedecek olursa”
ثُمَّ يَسْتَغْفِرِ اللّٰهَ
“Sonra Allah'a tövbe ederse… Ya Rabbi!.. Beni affet derse…”
يَجِدِ اللّٰهَ غَفُورًا رَحٖيمًا
“Allah-u Teala’yı günahları affeden bir Mevla olarak bulur…”(NİSA;110)”
Onun için, Rabbimizin rahmetinden ümidimizi kesmeyeceğiz… Günahımız ne kadar büyük ve çok olursa olsun, Rabbim beni affetmez demeyeceğiz… Yeter ki o günahı bırakalım, Cenab-ı Mevla’ya dönüp tövbe etmesini bilelim… Sadece günahı terk etmek, bırakmak yetiyor…
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا تُوبُوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًا
““Ey iman edenler!.. Nasuh tövbe ile yani içtenlikle Allah’a tövbe edin” diyor Cenab-ı Allah… Bu ayet nazil olunca; sahabe “Nasuh tövbe nasıl olacak?” diye soruyor Peygamberimize… Peygamberimiz herkesin anlayabileceği çok güzel bir cevap veriyor… “Nasıl süt memeden çıkınca, geri döndürmek mümkün değilse… Sütün geri dönmediği gibi; o günaha bir daha dönmemek nasuh tövbedir” diyor… Eğer samimi bir tövbe ile Allah'a tövbe edersek,”
عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُكَفِّرَ عَنْكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ
“ünah ne kadar büyük olursa olsun, kul Allah'a yöneldiği zaman, Mevla’nın eşiğine getirip yükünü yıktığı zaman Cenab-ı Hakk affeder…(TAHRİM;8)”
Amr İbn As ile Halid bin Velid Müslüman olmak için Mekke’den Medine’ye geliyorlar… Amr bin As Peygamberin ellerinden tutuyor ve “Ya Resulallah!.. Benimle antlaşma yapar mısınız?.. Sizinle ahitleşmeye geldim” diyor… “Biz cahiliye döneminde çok günahlar işledik… Allah bizi affeder mi?” diyor… Peygamberimiz “Ey Amr!.. Allah kendisine dönen kullarının bütün günahlarını affeder” buyuruyor…
Değerli Kardeşlerim!.. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin… Tövbenin tam zamanı… Allah’a yönelmek, niyetlerimizi düzeltmek için, kalbimizi temizlemek için, işlediğimiz günahları bir kenara bırakıp Rabbimize yönelmek için, bu günler ve geceler işte tam bunun zamanı…
Peygamberimiz “Kullardan biri bir günah işledikten sonra, ‘Ya Rabbi!.. Ben bir günah işledim… Ne olur beni affet’ diye Allah’a dönerse… Cenab-ı Hakk ‘Kulum affeden bir Mevlası olduğunu bildi ve tövbe etti… Ben de onu affettim’ buyurur” diyor… Cenab-ı Hak da “İzzet ve celalime yemin olsun ki; onlar istiğfar ettiği müddetçe onları affedeceğim” diyor…
Değerli Mü’minler!.. Hepimiz insanız… Hatalarımız, kusurlarımız olabilir… Onun için yatsı namazlarından sonra okuduğumuz
اٰمَنَ الرَّسُولُ
“‘nün ikinci ayetinde;”
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا اِنْ نَسٖينَا اَوْ اَخْطَاْنَا
diye okuyarak “Ya Rabbi!.. Unuttuğumuz zaman ve ya hata ettiğimiz zaman, işlediğimiz günahlarımızdan dolayı bizi hesaba çekme” diye dua ediyoruz her akşam…
Değerli Kardeşlerim!.. Mübarek günlerdeyiz… Zamanın kıymetinin bilinmesi, değerlendirilmesi gereken günlerdeyiz… Recep ayını bitirdik, Şaban ayındayız… Kendimizi temizleyelim, Ramazan ayına öyle girelim… Bu günler tövbe zamanı… Allah-u Teâlâ’nın kullarını bağışladığı, onlara rahmet ve merhametiyle tecelli ettiği aylar… İstifade edelim inşallah…
Mahşer gününde Cenab-ı Allah’a vereceğimiz hesap için ve ebedi kalacağımız bir âlem için hazırlık yapıyoruz… Şu fani dünya gibi değil, orası sonsuza kadar ebedi…
خَالِدٖينَ فٖيهَا اَبَدًا
Cehennemlikler de, cennetlikler de sonsuza kadar kalacak orada… Ona göre azık lazım… Ona göre hazırlık lazım… Ona göre ihtiyaçlarımızı temin etmemiz lazım… İşte Peygamberimiz de; “O ebedi yolculuk için azığınızı tam alın, ibadet ve taate devam edin” diyor…
Ölüm, kabir, mahşer günü, hesap, mizan, sırat köprüsü… Bunların her biri çok zor olacak… Onun için “Yükünü de hafif tut” diyor Peygamberimiz… Taşıyabileceğin kadar yani… Dünyalık her şey birer yüktür… Öyleyse dünyalığı becerebildiğimiz kadar hafif tutalım…
Dünyada istifade ettiğimiz her nimet, cennetteki nimetimizden noksanlaştırır… Peygamberimiz hep; “Ya Rabbi!.. Az verip aratma, çok verip mahrum etme” diye dua edermiş… Onun için biz de isterken, şükrünü eda edebileceğimiz kadar isteyelim… Hayırlısını isteyelim…
ثُمَّ لَتُسْئَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّعٖيمِ
““Sonra bütün nimetlerden hesaba çekileceksiniz”(TEKASÜR;8) buyuruyor ayet-i kerime… Eğer çok olursa, hesabı çok olur… Eğer haram olursa, işte o zaman azabı da çetin ve korkunç olur…”
Onun için; her şeyi samimiyetle yapacaksın… Allah için yapacaksın… Zira Allah-u Teala’nın hesabı çok çetin olacak Değerli Kardeşlerim!..
Bize bu nimetleri verip de, bizi bunlarla imtihan eden Cenab-ı Allah; bizi hep kontrol ediyor… Enes İbn-i Malik “Peygamberimiz sabah namazından evvel teheccüde kalktığı zaman en az 70 defa istiğfar okuyordu” diyor… Nitekim kendisi de bir hadis-i şeriflerinde “Ben günde 70, bazı rivayetlerde 100 defa mutlaka istiğfar ederim” buyuruyor…
Eğer bugüne kadar bizim böyle bir alışkanlığımız yoksa, şu mübarek gün ve geceler vesile olsun, bundan sonra böyle bir alışkanlık edinelim kendimize… Bakın günler çabuk geçiyor… Recep ayı gelip geçti… Çok yaklaştı Ramazan ayı…
Peygamberimiz “Nerede olursan ol, Allah'tan kork” diyor… Müminin hayat prensibi bu olacak… “Nerede olursan ol Allah'tan kork…”
Camide olduğun gibi, iş yerinde de huzurda olacaksın… Evinde dikkatli olduğun gibi, sokakta da kendine dikkat edeceksin… Başkalarıyla beraber olduğun zaman gibi, yalnız kaldığında da; eline, diline, beline, gözüne, kulağına sahip olacak Müslüman…
Değerli Mü’minler!..
وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُ
ayet-i kerimesinin tefsirlerinde, herhangi bir günaha girme ihtimali olduğu zaman Allah-u Teala’yı ve onun hesabını hatırlamak daha güzeldir, daha büyüktür deniyor…
وَالَّذٖينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْ
“Bir günah işledikleri zaman, herhangi bir dalgınlıkta bulundukları zaman, çirkin bir amel işledikleri zaman
ذَكَرُوا اللّٰهَ
Allah'ı hatırlarlar… Sonra da
فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْ
günahlarına istiğfar ederler”(ALİ İMRAN;135) buyuruyor Cenab-ı Allah… Peygamberimiz işte onun için “Nerede olursan ol, Allah'tan kork” diyor…
“Her şeyi ve herkesi kontrol eden, takip eden, her şeyi bilen ve gören bir Mevla’dır Allah” diyor Peygamberimiz… İşte bu şuurla yaşayacağız hayatımızı… “Bir günah işlediğin zaman, hemen bir iyilik yap” diyor Peygamberimiz…
Değerli Kardeşlerim!.. Tövbe namazı diye bir namaz var… İnsanız, beşeriz… Hata yapabiliriz, yanlışa düşebiliriz… Eğer bir hata edip günaha girdiyse ve bundan pişman olduysa Müslüman… Önce abdestini alıp güzelce temizlenecek… Sonra Allah rızası için, iki rekât bir namaz kılacağız… İşte bu namaz tövbe namazı oluyor… Arkasından da dua edeceğiz… “Ben hata ettim, günaha girdim… Senden özür diliyorum, beni affet Ya Rabbi” diye dua edeceğiz… Bu kadar… Bunun için, hiç kimseye ihtiyacınız yok… Bu Allah’la senin aranda… Tövbe niyetine namaz kılıyorsun ve namaz kılarken kul ile Allah arasında perde kalkar…
Günah işleyen ama her defasında ihlasla ve samimiyetle istiğfar eden kulunu, her defasında affediyor Cenab-ı Hakk… Kulum sen aynı günahı daha dün işlemiştin demiyor… Allah-u Teâlâ tekrar tekrar affediyor… Sen yeter ki tövbe et…
Sonra imkânın varsa sadaka ver… Cömertlik elde olandandır demişler… Biz de vermeye çalışalım… Büyüklerimiz, her hayırda bir tuzunuz olsun derdi… Kur’an-ı Kerim’i aç oku… Özellikle de mealini, tefsirini oku… Kur’an-ı Kerim’in yüzüne bakmak bile sevap… Ama sen bakmakla yetinme… Şimdi her imkân var hamdolsun… İndir telefonuna bir Kur’an programı… Müsait olduğun her yerde oku… Özellikle de mealini, tefsirini oku… Eğer şu zamanda, hayatımızda en az bir defa, Kur’an’ı hatmetmeden, mealini okumadan, tefsirini anlamadan ölüp gidersek bu dünyadan, çok ayıp olur Rabbimize karşı… Yarın mahşer gününde utanırız, mahcup oluruz… Veremeyiz hesabını…
Evet, “Herhangi bir dalgınlık ettin ve günah işlediğin zaman bir iyilik yap” hadis-i şerifinde ki “iyilik yap” demek budur işte… Namaz kıl… Camiye cemaate git… Sadaka ver… Oruç tut ki; o günahı temizlesin, amel defterin pırıl pırıl olsun diyor yani
Ve devamında da “İnsanlara da güzel davran” diyor Peygamberimiz… Kalp kırma, incitme insanları… Herkesin hukukuna riayet et… Kimseye sıkıntı çıkarma demektir bu “İnsanlara güzel davran” hadisi…
Yoksa mahşere kalır işimiz… Allah muhafaza, iflas ederiz orada… “Boynuzsuz koyun bile, boynuzlu koyundan hakkını alacak” diyor Peygamberimiz…
Değerli Kardeşlerim!.. Müslümanca yaşamak, ip gibi ince bir hayat çizgisinde cambazlık yapmaya benzer… Eğer gaflet edersek, düşeriz… Onun için, şunu hiç unutmayın… Hesap var… Mizan var… Mahşer var…
Dikkat edelim kendimize… Dikkat edelim hal ve hareketlerimize… Dikkat edelim konuştuklarımıza… Onun için “İnsanlara da güzel ahlakla davran” diyor Peygamberimiz… Yarın bunların hepsinin hesabı var diyor…
Değerli Kardeşlerim!.. İşte bu güzel ve bereketli günlerde, kendimizi affettirmeye gayret edelim…
وَابْتَغُوا اِلَيْهِ الْوَسٖيلَةَ
Canab-ı Allah’a yaklaşmaya vesileler arayalım… (MAİDE;35)
Nafile namazlarımızı çoğaltalım… İstiğfarımızı çoğaltalım… Sadakamızı çoğaltalım… Mealiyle, tefsiriyle Kur'an okumaya gayret edelim…
Bugünlerde, kulluk adına yeni salih amellerimiz olsun… Rabbimizin huzuruna çıktığımızda; Rabbimizin cemalini göstereceği o gün, elimizde Rabbimize sunulmuş güzel amellerimiz olsun…
Güzel günlerdeyiz… Bu günlerde bunları vesile edinelim… Neredeyse yarısı geçti, Berat gecesine doğru gidiyoruz… O günlere doğru güzelliklerle, bereketlerle gidelim… Peygamberimizin çoğalttığı gibi, biz de bu günlerde güzel amellerimizi çoğaltalım…
Rabbimiz cümlemize rahmet ve merhametiyle muamele eylesin…
Affettiği bahtiyar kullar zümresine bizleri de ilhak buyursun…
İbadat-ü taatlerimizi ahsen-i kabul ile makbul eylesin…
Dualarımızı müstecap kılsın…
Bizi sevdiği ve seçtiği kullar zümresine ilhak eylesin…
