Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Kibir Nedir? Kur'an Ayetleri ve Hadislerle Kibrin Zararları ve Tevazunun Fazileti

MEHMET ERÇELİK

KİBİR: ŞEYTANI LANETE GÖTÜREN, İNSANI HELAKE SÜRÜKLEYEN GİZLİ ATEŞ


"KİBİRLENME! ŞEYTAN DA SENİN GİBİ DÜŞÜNMÜŞTÜ”

أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ

الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ

AZİZ MÜSLÜMANLAR!

Kibir; nice amelleri yiyip bitiren, nice ibadetleri değersizleştiren, kalbi karartan, insanı hakikatten uzaklaştıran korkunç bir hastalıktır. Bu hastalık bazen makamda, bazen ilimde, bazen ibadette, bazen de “ben daha doğruyum, ben daha üstünüm” düşüncesinde ortaya çıkar. Bu hutbemizde Kur’ân ve Sünnet ışığında kibir illetini tanıyacak, nefsimizi hesaba çekecek ve tevazunun kurtuluş yolu olduğunu hatırlayacağız.

1. AYET

وَلَا تُصَعِّرْ خَدَّكَ لِلنَّاسِ وَلَا تَمْشِ فِي الْأَرْضِ مَرَحًا إِنَّ اللَّهَ لَا يُحِبُّ كُلَّ مُخْتَالٍ فَخُورٍ

“İnsanları küçümseyip yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Şüphesiz Allah, büyüklük taslayan ve kendini beğenen hiç kimseyi sevmez.”

(Lokmân, 31/18)

1. HADİS

لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنْ كَانَ فِي قَلْبِهِ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ مِنْ كِبْرٍ

“Kalbinde zerre miktarı kibir bulunan kimse cennete giremez.”

(Müslim, Îmân, 147)

Ey Allah’ın kulu!

Şeytanı secdeden alıkoyan şey neydi?

İblis yıllarca ibadet etmişti. Fakat bir anlık kibir bütün amellerini yaktı.

“Ben ondan üstünüm!” dedi ve Allah’ın huzurundan kovuldu.

Dikkat et!

Şeytanı cehenneme götüren yol kibirle başladı.

Sen de insanlara tepeden bakıyor, kendini daha üstün görüyor, makamınla, ilminle, soyunla, cemaatinle veya ibadetinle övünüyorsan; şeytanın yürüdüğü tehlikeli yolda yürüdüğünü unutma.

Seni yaratan Allah’tır.

Seni yaşatan Allah’tır.

Seni öldürecek olan da Allah’tır.

Başlangıcın bir damla su, sonun bir avuç toprak iken neyin büyüklüğünü yapıyorsun?

Bugün insanları küçümseyen gözler, yarın mahşerde korkudan yere eğilecektir.

Bugün burnu havada gezenler, yarın Allah’ın huzurunda hesap vermek için diz çökecektir.

Allah’ın sevmediği bir sıfatı taşıyarak Allah’ın sevgisini kazanamazsın.

2. AYET

فَلَا تُزَكُّوا أَنْفُسَكُمْ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقَى

“Kendinizi temize çıkarmayın! Kimin takva sahibi olduğunu en iyi Allah bilir.”

(Necm, 53/32)

2. HADİS

بِحَسْبِ امْرِئٍ مِنَ الشَّرِّ أَنْ يَحْقِرَ أَخَاهُ الْمُسْلِمَ

“Müslüman kardeşini küçük görmesi kişiye şer olarak yeter.”

(Müslim, Birr, 32)

Ey nefsine güvenen insan!

Belki de en büyük günahın, günahlarını görememendir.

Kendi kusurlarını unutup başkalarının kusurlarını sayanlar, kibir bataklığına saplanmış kimselerdir.

Kimin cennetlik, kimin cehennemlik olduğuna karar vermek sana mı kaldı?

Sen kalpleri mi biliyorsun?

Sen insanların son nefesini mi gördün?

Belki senin hor gördüğün bir mümin, geceleri Allah korkusundan gözyaşı döküyor.

Belki senin küçümsediğin bir fakir, Allah katında senden daha değerlidir.

Belki senin beğenmediğin bir kul, kıyamet günü senden önce cennete girecektir.

Ey nefis!

Başkalarının ayıplarını araştırmayı bırak.

Kendi kabrini düşün.

Kendi hesabını düşün.

Kendi amel defterini düşün.

Çünkü kıyamet günü herkes kendi derdine düşecektir.

O gün ne grup kurtaracak, ne makam kurtaracak, ne alkışlayanlar kurtaracaktır.

Sadece samimi iman ve salih amel kurtaracaktır.

3. AYET

وَعِبَادُ الرَّحْمَٰنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا

“Rahmân’ın kulları yeryüzünde tevazu ile yürürler. Cahiller kendilerine laf attığında ‘Selam’ der geçerler.”

(Furkân, 25/63)

3. HADİS

وَمَا تَوَاضَعَ أَحَدٌ لِلَّهِ إِلَّا رَفَعَهُ اللَّهُ

“Kim Allah için tevazu gösterirse Allah onu mutlaka yükseltir.”

(Müslim, Birr, 69)

Muhterem Müslümanlar!

Allah’ın yükselttikleri, kendilerini büyük görenler değil; Allah için eğilenlerdir.

Toprak alçak olduğu için üzerinde hayat yeşerir.

Meyve veren ağaçlar yük taşıdığı için dallarını aşağı salar.

Mümin de tevazu sahibi oldukça Allah katında değer kazanır.

Düşün!

Belki bu duyduğun son hutbedir.

Belki bu son cumanındır.

Belki birkaç gün sonra insanlar senin cenaze namazını kılacaktır.

Belki çok yakında seni omuzlarında kabre taşıyacaklardır.

O gün servetin gelmeyecek.

Makamın gelmeyecek.

Şöhretin gelmeyecek.

Seninle birlikte sadece amelin gelecek.

Kabirde kibirin değil, secden fayda verecek.

Mahşerde gururun değil, ihlasın fayda verecek.

Sıratta kendini büyük görmen değil, Allah’a teslimiyetin fayda verecek.

Öyleyse henüz vakit varken kalbini kibirden temizle.

Çünkü şeytanı cehenneme götüren kibir, insanı da helake sürükler.

Tevazu ise Allah’ın rahmetine ulaştırır.

ALLAH’IM!

Kalplerimizi kibirden, gururdan, ucubdan ve kendini beğenmişlikten temizle.

Bizleri insanları hor görenlerden değil, müminleri sevenlerden eyle.

Bizleri şeytanın ahlakından uzaklaştır, Peygamberlerin tevazusuyla ahlaklandır.

ÂMÎN.


MEHMET ERÇELİK