KOMŞU VE KOMŞULUK HAKLARI
MAHŞERDE YAKANA YAPIŞACAK İLK EL EN YAKIN KOMŞUNDUR!
KOMŞU MAHREMİYETİNİ ÇİĞNEYEN İFFET YOKSUNLARI! YERİNİZ ATEŞİN DİBİDİR!
YA KOMŞUNUN RIZASIYLA CENNET KAPISI, YA ONUN AHIYLA CEHENNEM ÇUKURU!
KÖTÜ KOMŞUNUN ŞERRİ DÜNYANI ZİNDAN, AHİRETİNİ HÜSRAN EDER!
KOMŞUSUNA DİLİYLE EZİYET EDEN ABİD! NAMAZIN SENİ ATEŞTEN KURTARAMAZ!
KOMŞU İLE HELALLEŞMEDEN MUSALLAYA GELME: SON DURAK CEHENNEM OLABİLİR.
اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِه۪ وَصَحْبِه۪ اَجْمَع۪ينَ
ALEMLERİN RABBİ zerre kadar hakkı zayi etmeyen ve hesabı en çabuk gören Allah Teâlâ’ya sonsuz hamd; emanete hıyaneti münafıklık alameti sayan, komşusu açken tok yatmayı reddeden, kâinatın efendisi Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa S.a.v. (sallallahu aleyhi ve sellem) efendimize, o’nun mübarek âline ve komşu hakkını canı pahasına koruyan sahabe-i kiram hazretlerine salat ve selam olsun.
AZİZ MÜSLÜMANLAR DEĞERLİ MÜMİNLER
Bugün sizlere; duvarların ardındaki mahremiyeti çiğneyenlerin, en yakınındakine eziyet ederek kendi cehennem çukurunu kazanların ve mahşerde yakamıza yapışacak ilk el olan komşu hakkının dehşetini anlatıyoruz. ya komşunun rızasıyla cennetin kokusunu alacak ya da onun ahıyla dünyayı zindan, ahireti hüsran eyleyeceğiz. mizan kurulmadan evvel, musallaya gelmeden, komşuluk hukukunun o sarsıcı hükümlerini Kur’an ve sünnetin ışığında bir bir ortaya koyuyoruz.
1. BÖLÜM: YA CENNET KAPISI YA CEHENNEM ÇUKURU!
1. Ayet
وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ
“"Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya ve uzak komşuya iyilik edin!" (Nisâ, 36)”
1. Hadis
مَا زَالَ جِبْر۪يلُ يُوص۪ين۪ي بِالْجَارِ حَتّٰى ظَنَنْتُ اَنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ
“"Cebrail (Hz.) bana komşu hakkını o kadar çok tavsiye etti ki, neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım!" (Buhârî, Edeb, 28)”
Nüzul Sebebi: Toplumun temel taşı olan aileden sonra, sosyal huzurun anahtarı olan komşuluk hukukunun, Allah’a ibadet ve ana-babaya iyilikle aynı ayette zikredilerek önemini bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Komşu hakkı sadece bir ahlak kuralı değil, imanın bir parçasıdır. Cebrail Hz.’nin ısrarlı tavsiyesi, bu hakkın ne kadar ağır olduğunu gösterir. Mirasçı kılınacak kadar yakın sayılması, komşunun senin malında, namusunda ve huzurunda doğrudan hakkı olduğu anlamına gelir. Bu hakkı zayi eden, şeriati zayi etmiş sayılır.
Sahabe Kıssası: Abdullah b. Ömer (Hz.), evinde bir koyun kesildiğinde; "Yahudi komşumuza verdiniz mi? Yahudi komşumuza gönderdiniz mi?" diye defalarca sormuş ve bu hadisi hatırlatmıştır.
Kıssadan Hisse: Komşun senden emin değilse, imanın tehlikededir!
2. Ayet
وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ بِغَيْرِ مَا اكْتَسَبُوا فَقَدِ احْتَمَلُوا بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا
“"Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, işlemedikleri bir suçtan dolayı eziyet edenler, şüphesiz apaçık bir iftira ve ağır bir günah yüklenmişlerdir!" (Ahzâb, 58)”
2. Hadis
وَاللّٰهِ لَا يُؤْمِنُ، وَاللّٰهِ لَا يُؤْمِنُ، وَاللّٰهِ لَا يُؤْمِنُ ق۪يلَ مَنْ يَا رَسُولَ اللّٰهِ؟ قَالَ اَلَّذ۪ي لَا يَأْمَنُ جَارُهُ بَوَائِقَهُ
“"Vallahi iman etmiş olmaz, vallahi iman etmiş olmaz, vallahi iman etmiş olmaz! Denildi ki: 'Kim ey Allah'ın Resulü?' Buyurdu ki: 'Kötülüğünden komşusu emin olmayan kimse!'" (Buhârî, Edeb, 29)”
Nüzul Sebebi: Müslümanların can ve mal güvenliğinin yanı sıra, gıybet, suizan ve eziyetle birbirlerinin huzurunu bozmalarını yasaklamak için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Efendimiz S.a.v.'in üç kez yemin ederek "iman etmiş sayılmaz" buyurması, meselenin vahametini gösterir. "Bevaık" kelimesi; her türlü bela, haksızlık ve kötülüğü kapsar. Komşusuna gürültüyle, çöpüyle veya diliyle eziyet eden kişi, zahiren namaz kılsa da imanın hakikatinden mahrumdur.
Sahabe Kıssası: Bir adam Peygamber Efendimiz S.a.v.'e gelip komşusundan şikayet etti. Efendimiz ona eşyasını yola çıkarmasını söyledi. Yoldan geçenler adama nedenini sorup komşusuna lanet edince, o kötü komşu rüsva olup gelip özür dilemiştir.
Kıssadan Hisse: Komşuna verdiğin her rahatsızlık, ahiretteki rüsvaylığındır!
3. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَاْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَاۜ
“"Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, sahipleriyle alışkanlık peyda etmeden (izin almadan) ve selam vermeden girmeyin!" (Nûr, 27)”
3. Hadis
مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَلَا يُؤْذِ جَارَهُ
“"Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, komşusuna eziyet etmesin!" (Buhârî, Nikâh, 80)”
Nüzul Sebebi: Evlerin mahremiyetini korumak, komşular arası güveni tesis etmek ve izinsiz girişlerin yol açacağı fitneleri önlemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Komşu mahremiyetini çiğnemek, sadece kapıdan girmek değildir. Pencereden bakmak, sesini dinlemek veya özel hallerini araştırmak da ateşe davetiye çıkarmaktır. Ahiret gününe iman, komşunun sınırlarına saygı duymayı gerektirir. Sınırı çiğneyen, Allah'ın hududunu çiğnemiştir.
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.), bir eve izinsiz girdiğinde içerdekiler ona; "Ey müminlerin emiri, biz bir günah işledik ama sen üç (mahremiyeti çiğnemek, tecessüs etmek, kapıdan girmemek) günah işledin" deyince, Hz. Ömer ağlayarak tövbe etmiştir.
Kıssadan Hisse: Komşunun mahremiyeti, senin imtihanındır; oraya giren cehenneme girer!
4. Ayet
وَلَا تَلْمِزُوٓا اَنْفُسَكُمْ وَلَا تَنَابَزُوا بِالْاَلْقَابِۜ بِئْسَ الِاسْمُ الْفُسُوقُ بَعْدَ الْا۪يمَانِۚ
“"Birbirinizi karalamayın (ayıplamayın) ve birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir!" (Hucurât, 11)”
4. Hadis
لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنْ لَا يَأْمَنُ جَارُهُ بَوَائِقَهُ
“"Komşusunun kendisinden bir kötülük gelmeyeceğinden emin olmadığı kimse cennete giremez!" (Müslim, Îmân, 73)”
Nüzul Sebebi: Müminlerin birbirlerinin kusurlarını araştırmalarını, birbirlerini küçümsemelerini ve komşuluk bağlarını koparan alaycı tavırları yasaklamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Komşunun ayıbını araştırmak ve onu lakaplarla, dedikodularla aşağılamak, cennet kapısını kendi elleriyle kilitlemektir. Cennete giriş şartı, komşunun senden "selamette" olmasıdır. Eğer komşun senin dilinden korkuyorsa, yerin ateştir.
Sahabe Kıssası: Hz. Aişe (Hz.) validemiz, bir kadın hakkında kısa boylu olduğuna işaret edince, Efendimiz S.a.v.; "Öyle bir söz söyledin ki, denize karışsa onu bulandırırdı!" buyurarak komşu gıybetinin dehşetini bildirmiştir.
Kıssadan Hisse: Komşunun gıybetini yapan, mahşerde onun günahını sırtında taşır!
5. Ayet
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ
“"O müminler ki, emanetlerine ve ahitlerine (verdikleri sözlere) riayet ederler." (Mü'minûn, 8)”
5. Hadis
اِذَا سَرَقَ الرَّجُلُ مِنْ عَشَرَةِ اَبْيَاتٍ اَيْسَرُ عَلَيْهِ مِنْ اَنْ يَسْرِقَ مِنْ جَارِهِ
“"Bir adamın on evden hırsızlık yapması, komşusunun evinden hırsızlık yapmasından daha hafiftir (günahı daha azdır)!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned)”
Nüzul Sebebi: Emanet bilincinin sadece malda değil, komşuluk ilişkilerindeki güven ortamında da korunması gerektiğini bildirmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Komşu evi, emanetin en büyüğüdür. Oradan çalınan bir iğne veya oraya yapılan bir ihanet, yabancı on eve bedeldir. Çünkü komşu, kapısını sana güvenle açan kişidir. Bu güvene ihanet etmek, Allah’ın gazabını doğrudan üzerine çekmektir.
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.), komşusunun emanetine o kadar dikkat ederdi ki, komşusunun sağmal hayvanının sütünü sağıp çocuklarına teslim eder, bir damlasına bile tenezzül etmezdi.
Kıssadan Hisse: Komşunun malı ve namusu, sana Allah'ın emanetidir; ihanetin bedeli ateştir!
6. Ayet
وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًاۜ اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ اَخ۪يهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُۜ
“"Birbirinizin gıybetini yapmayın! Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz!" (Hucurât, 12)”
6. Hadis
اِنَّ اَوَّلَ خَصْمَيْنِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ جَارَانِ
“"Kıyamet gününde (hak konusunda) muhakeme edilecek ilk iki hasım, iki komşudur!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned)”
Nüzul Sebebi: İnsanların birbirleri hakkındaki gizli halleri araştırmalarını (tecessüsü) ve arkadan konuşmalarını kesin bir dille yasaklamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Mahşer meydanında hesaplaşma en yakından başlar. Kan davasından bile önce komşu davası görülür. Yanındaki komşunun hakkını ödemeden, mizanı geçmek mümkün değildir. Komşusuna diliyle eziyet edip ölü eti yiyenlerin davası, o dehşetli meydanın açılış davasıdır.
Sahabe Kıssası: Sahabeden biri ölmek üzereyken "kelime-i şehadet" getiremedi. Efendimiz S.a.v. sebebini araştırdığında, annesinin (en yakın komşu ve hak sahibi) ona kırgın olduğunu öğrendi. Anne helal edince dil çözüldü.
Kıssadan Hisse: Komşunla helalleşmeden, cennet hayali kurma
2. BÖLÜM: MAHŞERDE YAKANA YAPIŞACAK İLK EL EN YAKIN KOMŞU!
7. Ayet
يَعْلَمُ خَٓائِنَةَ الْاَعْيُنِ وَمَا تُخْفِي الصُّدُورُ
“"Allah, gözlerin hain bakışını (komşu mahremiyetine süzülen gizli bakışları) ve kalplerin gizlediği her şeyi bilir!" (Mü'min, 19)”
7. Hadis
لَاَنْ يَزْنِيَ الرَّجُلُ بِعَشْرِ نِسْوَةٍ اَيْسَرُ عَلَيْهِ مِنْ اَنْ يَزْنِيَ بِامْرَاَةِ جَارِهِ
“"Bir adamın on kadınla zina etmesi, komşusunun hanımıyla zina etmesinden (Allah katında günah bakımından) daha hafiftir!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned)”
Nüzul Sebebi: İnsanların gizlice harama bakmalarını ve başkalarının mahremiyetine sinsi bir şekilde göz dikmelerini yasaklamak için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Komşu namusu, Allah katında dokunulmazlık zırhıyla korunmuştur. "On kadına bedel" olan bu günah, emanete hıyanetin zirvesidir. Komşun sana güvendiği için kapısını açık bırakırken, senin o kapıdan içeri haince bakman, imanın kökünü kurutan bir ateştir. Gözlerin hainliği, mahşerde bizzat o gözlerin aleyhine şahitlik etmesiyle sonuçlanacaktır.
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.), komşusunun evine pencereden bakan birini gördüğünde onu öyle bir azarlamıştır ki; "Eğer gözünü çıkarsaydım sana kısas bile gerekmezdi, çünkü sen mahremiyeti deldin!" buyurmuştur.
Kıssadan Hisse: Komşusunun iffetine göz diken, kendi cehennemine odun taşımıştır!
8. Ayet
وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ رَسُولَ اللّٰهِ لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ
“"Allah'ın Resulü'nü incitenlere (onun getirdiği komşu hukukunu çiğneyenlere) elem verici bir azap vardır!" (Tevbe, 61)”
8. Hadis
ق۪يلَ لِرَسُولِ اللّٰهِ اِنَّ فُلَانَةَ تَقُومُ اللَّيْلَ وَتَصُومُ النَّهَارَ وَتُؤْذ۪ي ج۪يرَانَهَا بِـلِسَانِهَا؟ قَالَ لَا خَيْرَ ف۪يهَا هِيَ ف۪ي النَّارِ
“"Resulullah’a (S.a.v.): 'Falan kadın gece namaz kılar, gündüz oruç tutar ama diliyle komşularına eziyet eder' denildi. Buyurdu ki: 'Onda hayır yoktur, o ateştedir!'" (Ahmed b. Hanbel, Müsned)”
Nüzul Sebebi: Münafıkların ve kötü huylu kimselerin, dilleriyle müminleri ve komşularını inciterek huzursuzluk çıkarmaları üzerine inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Orucun ve namazın çokluğu, komşu hakkını ödemeye yetmez. Komşusuna diliyle, dedikodusuyla, gürültüsüyle hayatı zindan eden bir "abid" (ibadet eden kişi) bile olsa, Allah Resulü S.a.v. onun için "ateştedir" hükmünü vermiştir. Komşu hakkı, ibadetlerin sevabını yiyip bitiren bir canavardır.
Sahabe Kıssası: Sahabe-i kiramdan biri, komşusunun ağaç dalının kendi bahçesine sarkmasından ve çocuklarının o daldan meyve yemesinden rahatsız olup dalı kesince; Efendimiz S.a.v. ona cennetten bir ağaç vaad etmiş, o ise komşuluk hukukunu hiçe sayıp reddetmiştir. Sonuç hüsran olmuştur.
Kıssadan Hisse: Diliyle komşusunu yakanı, ateş diliyle yakacaktır!
9. Ayet
وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلُّ ا۬ولٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُولًا
“"Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme (komşunun gizli hallerini araştırma)! Çünkü kulak, göz ve gönül; bunların hepsi ondan sorumludur!" (İsrâ, 36)”
9. Hadis
مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَلْيُكْرِمْ جَارَهُ
“"Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, komşusuna ikram etsin (iyi davransın)!" (Müslim, Îmân, 74)”
Nüzul Sebebi: Tecessüsü (başkalarının gizli hallerini ve ayıplarını araştırmayı) kesin olarak yasaklamak için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Komşu duvarının arkasını dinleyen kulak, komşu penceresinden süzülen göz ve komşu hakkında kötü zan besleyen kalp; mahşer meydanında sanık sandalyesine oturacaktır. İman, komşuya eziyet etmek değil, ona ikramda bulunmayı gerektirir. İkram etmeyen, en azından eziyetten el çekmelidir.
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.), ağzına taş koyar ve; "Beni tehlikeli yollara bu dilim soktu, komşularımın hukukuna girmekten korkarım" diyerek ağlardı.
Kıssadan Hisse: Komşusunun ayıbını örtenin, Allah da mahşerde ayıbını örter!
10. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ يُحِبُّونَ اَنْ تَش۪يعَ الْفَاحِشَةُ فِي الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌ فِي الدُّنْيَا وَالْاٰخِرَةِۜ
“"Müminler arasında hayâsızlığın (ve ayıpların) yayılmasını arzu edenler (komşusunun hatasını yayanlar) için dünyada da ahirette de elem verici bir azap vardır!" (Nûr, 19)”
10. Hadis
اَلْجِيرَانُ ثَلَاثَةٌ وَجَارٌ لَهُ حَقٌّ وَاحِدٌ وَهُوَ اَدْنَى الْجِيرَانِ حَقًّا اَلْجَارُ الْمُشْرِكُ
“"Komşular üç sınıftır Sadece bir hakkı olan komşu vardır ki o hakkı en az olanıdır; o da müşrik (gayrimüslim) komşudur!" (Ebû Nuaym, Hilye)”
Nüzul Sebebi: İftira hadisesi (İfk) üzerine, müminlerin birbirlerinin açıklarını aramamasını ve namusları hakkında konuşmamasını ihtar etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Komşun kafir bile olsa, onun senin üzerinde "komşuluk hakkı" vardır. Müslüman komşunun ise hem İslam hem komşuluk hakkı vardır. Akraba ise üç hakkı vardır. Komşusunun açığını yakalayıp yayan, Allah'ın "Settar" ismine savaş açmış sayılır. Bu kişinin cezası dünyada rezillik, ahirette ateştir.
Sahabe Kıssası: Hz. Hasan (Hz.), bir komşusunun duvarından sızan lağım suyunun kendi evine akmasına yıllarca sabretmiş, komşusu bunu fark edip özür dileyince; "Seni mahcup etmemek için söylemedim" diyerek komşu hakkının zirvesini göstermiştir.
Kıssadan Hisse: Komşusuna sabredemeyen, cehennemin yüküne sabretmek zorunda kalır!
11. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَث۪يرًا مِنَ الظَّنِّي اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا
“"Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın (tecessüs etmeyin)!" (Hucurât, 12)”
11. Hadis
اَلْجَارُ قَبْلَ الدَّارِ
“"Ev almadan önce komşu (araştırın)!" (Taberânî, el-Mu'cemü'l-Kebîr)”
Nüzul Sebebi: Toplumsal huzuru bozan suizan ve tecessüs illetini kökten kazımak için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Kötü komşu, dünyada cehennem azabının bir numunesidir. Evin saray olsa da komşun akrep gibi sokuyorsa orası sana zindandır. Tecessüs etmek, komşunun mahremiyet duvarına delik açmaktır. O delikten bakan, cehennem çukuruna düşer.
Sahabe Kıssası: Abdullah b. Mübarek (Hz.), bir komşusunun evini satacağını duyduğunda, komşusu "Evim 2 bin dinar ama yanındaki Abdullah b. Mübarek'e komşu olmanın bedeli 2 bin dinar, toplam 4 bin" deyince; Abdullah (Hz.) ona parayı verip "Evini satma, biz sana bedava komşuluk yaparız" demiştir.
Kıssadan Hisse: İyi komşu cennetten bir köşe, kötü komşu cehennemden bir ateştir!
12. Ayet
وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ
“"Haddi aşmayın (komşunuzun sınırına tecavüz etmeyin)! Çünkü Allah haddi aşanları sevmez!" (Bakara, 190)”
12. Hadis
لَا يَمْنَعَنَّ جَارٌ جَارَهُ اَنْ يَغْرِزَ خَشَبَهُ ف۪ي جِدَارِهِ
“"Hiçbir komşu, (ihtiyaç duyduğunda) kendi ağacını veya tahtasını komşusunun duvarına dayamasına engel olmasın!" (Buhârî, Mezâlim, 20)”
Nüzul Sebebi: İnsanların bencilce davranarak en yakınındakine yardımı esirgemelerini ve mülkiyet konusunda katı bir tutumla zulmetmelerini önlemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Komşuluk hukuku, fedakarlık üzerine kuruludur. "Duvar benim, mal benim" diyerek komşusunun zaruri ihtiyacını görmezden gelen, Allah'ın sevgisinden mahrum kalır. Haddi aşmak, sadece savaşta değil, komşunun güneşini kesmekte, yolunu daraltmakta ve huzurunu kaçırmakta da geçerlidir.
Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.), bir gayrimüslim komşusunun ağır yükünü görünce yardım etmiş; "Dinimiz bize komşuya omuz vermeyi emreder" diyerek İslam’ın adaletini komşulukla anlatmıştır.
Kıssadan Hisse: Komşusuna duvar olanın, önüne Sırat'ta aşılmaz duvarlar dikilir!
3. BÖLÜM: EMANETE İHANET! KOMŞU MAHREMİYETİNİ ÇİĞNEYENLERİN YERİ ATEŞTİR!
13. Ayet
وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۚ اِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْاَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولًا
“"Yeryüzünde kibirle yürüme (komşuna karşı böbürlenme)! Çünkü sen ne yeri yarabilirsin, ne de boyca dağlara erişebilirsin!" (İsrâ, 37)”
13. Hadis
اَلْجَارُ اَحَقُّ بِسَقَبِهِ
“"Komşu, (bitişik mülk ve öncelik hakkı konusunda) daha hak sahibidir!" (Buhârî, Şüf'a, 1)”
Nüzul Sebebi: İnsanların ellerindeki mal ve mülk ile şımararak komşularını hor görmelerini, onların ihtiyaçlarını ve öncelik haklarını (şüf'a) hiçe saymalarını yasaklamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Komşulukta kibir, imanı bitiren bir zehirdir. "Ev benim, bahçe benim" diyerek komşusunun rızasını almadan yapılan her tasarruf, haddi aşmaktır. Komşusuna karşı üstünlük taslayan, aslında Allah’ın mülkünde hırsızlık yapmaktadır. Mülk sahibi Allah’tır; komşu ise o mülkteki en aziz emanettir.
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.), komşusunun bahçesine sarkan bir dal için bile izin ister, "haram lokma boğazımızdan geçmesin, komşu hakkı boynumuza dolanmasın" diye titrerdi.
Kıssadan Hisse: Komşusuna tepeden bakan, mahşerde ayaklar altında kalır!
14. Ayet
فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَآؤُنَۙ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ
“"Vay o namaz kılanların haline ki; onlar namazlarından gafildirler, gösteriş yaparlar ve en ufak bir yardımı (zımnen komşu ihtiyacını) bile esirgerler!" (Mâûn, 4-7)”
14. Hadis
لَا يَشْبَعُ الْمُؤْمِنُ دُونَ جَارِهِ
“"Komşusu (açken) ondan ayrı olarak tek başına doyan kimse (kamil manada) mümin değildir!" (Hâkim, Müstedrek, 4/183)”
Nüzul Sebebi: Dini yalanlayanların ve yetimi itip kakanların vasıfları sayılırken; namaz kıldığı halde komşusundan bir tuzluğu, bir kap kacağı (mâûn) esirgeyenlerin riyakarlığını deşifre etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Namaz sadece rüku ve secde değildir; namaz, komşunun tenceresindeki kaynamayan aştan sorumlu olmaktır. Komşusu feryat ederken, evinde ziyafet çekenin namazı yüzüne çarpılır. "Mâûn", en basit komşuluk yardımıdır. Bunu esirgeyen, cennetin kokusunu esirgemiştir.
Sahabe Kıssası: Bir sahabeye hediye olarak bir koyun başı geldi. O, "komşum benden daha muhtaçtır" diyerek ona gönderdi. O da diğerine Koyun başı yedi kapı gezdikten sonra tekrar ilk sahabeye döndü.
Kıssadan Hisse: Komşusu açken tok yatanın yastığı cehennem ateşidir!
15. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتَ النَّبِيِّ اِلَّآ اَنْ يُؤْذَنَ لَكُمْ
“"Ey iman edenler! Müsaade edilmedikçe (Peygamber'in ve dolayısıyla müminlerin) evlerine girmeyin!" (Ahzâb, 53)”
15. Hadis
اَلْجَارُ الثَّالِثُ جَارٌ لَهُ ثَلَاثَةُ حُقُوقٍ حَقُّ الْجِوَارِ، وَحَقُّ الْإِسْلَامِ، وَحَقُّ الْقَرَابَةِ
“"Üç hakkı olan komşu vardır: Komşuluk hakkı, İslam hakkı ve akrabalık hakkı!" (Ebû Nuaym, Hilye)”
Nüzul Sebebi: Müslümanların nezaket kurallarına uymadan evlere girmelerini ve hane halkını huzursuz etmelerini engellemek, mahremiyet sınırlarını çizmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Komşu duvarı, şeriatın koruması altındaki bir kaledir. İzin almadan içeri bakmak, kapı dinlemek veya destursuz girmek o kaleyi yıkmaktır. Akraba olan komşunun hakkı üç kat daha ağırdır. Bu hakları çiğneyen, Allah'ın çizdiği hududu (sınırı) ihlal etmiş bir savaşçıdır.
Sahabe Kıssası: Sahabeden bir zat, Efendimiz S.a.v.'in (Sallallahu aleyhi ve sellem) kapısını çalarken parmak uçlarıyla vururdu; komşusunu ve Resulullah'ı (S.a.v.) ürkütmemek için bu derece nezaket gösterirdi.
Kıssadan Hisse: Komşu kapısını edeple çalmayanın, mahşerde kapısı yüzüne kapanır!
16. Ayet
وَلَا تَجْعَلُوا اللّٰهَ عُرْضَةً لِاَيْمَانِكُمْ اَنْ تَبَرُّوا وَتَتَّقُوا وَتُصْلِحُوا بَيْنَ النَّاسِۜ
“"İyilik etmemek, takvaya sarılmamak ve insanların (komşuların) arasını düzeltmemek için Allah'ı yeminlerinize hedef yapmayın!" (Bakara, 224)”
16. Hadis
خَيْرُ الْاَصْحَابِ عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرُهُمْ لِصَاحِبِهِ، وَخَيْرُ الْج۪يرَانِ عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرُهُمْ لِجَارِهِ
“"Allah katında arkadaşların en hayırlısı arkadaşına, komşuların en hayırlısı ise komşusuna en iyi davranandır!" (Tirmizî, Birr, 28)”
Nüzul Sebebi: Komşusuyla veya yakınıyla kavga edip "Vallahi ona iyilik yapmayacağım" diye yemin ederek hayırdan kaçanları uyarmak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Allah katındaki rütbeniz, yan dairenizdeki veya yan bahçenizdeki insanın hakkını ne kadar gözettiğinizle ölçülür. Komşusuyla küs duran, onunla arasını düzeltmek için adım atmayan kişi "hayırlı" sıfatını kaybeder. Komşuya yapılan iyilik, doğrudan Allah'a sunulan bir kulluk arzıdır.
Sahabe Kıssası: Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (Hz.) hastalandığında, Hz. Ali (Hz.) ve Hz. Fatıma (Hz.) iftarlıklarını kapıya gelen muhtaç komşularına verip günlerce aç kalmışlardır.
Kıssadan Hisse: Komşusuna hayrı dokunmayanın, Allah katında hükmü yoktur!
17. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْرًا مِنْهُمْ
“"Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla (komşu komşuyla) alay etmesin! Belki onlar kendilerinden daha iyidirler!" (Hucurât, 11)”
17. Hadis
اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنْ جَارِ السُّوءِ ف۪ي دَارِ الْمُقَامِ
“"Ebedi ikametgah olan dünyada (ve kabirde) kötü komşudan Allah'a sığınırım!" (Nesâî, İstiâze, 45)”
Nüzul Sebebi: Müminlerin birbirlerini fakirlik, fiziki kusur veya nesep sebebiyle aşağılamalarını ve bu yolla toplumsal huzuru ve komşuluk bağlarını zedelemelerini önlemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Kötü komşu, insanın dünyadaki cehennemidir. Komşusunu hor gören, onunla alay eden, kendini ondan üstün sayan kişi; aslında kendi kalbindeki kibri beslemektedir. Efendimiz S.a.v. bile kötü komşudan Allah'a sığınmıştır. Bu, meselenin ne kadar korkutucu olduğunu anlamaya yeter.
Sahabe Kıssası: Bir gün Peygamber Efendimiz S.a.v. (Sallallahu aleyhi ve sellem) yoldan geçen bir cenaze için ayağa kalktı. "O bir Yahudi cenazesidir" dediklerinde; "O da bir insan (ve bir komşu) değil mi?" buyurarak ders vermiştir.
Kıssadan Hisse: Komşusunu küçümseyen, mahşerde en küçük hesaba takılır!
18. Ayet
وَاَوْفُوا بِالْعَهْدِۚ اِنَّ الْعَهْدَ كَانَ مَسْؤُولًا
“"Verdiğiniz sözü (komşuluk ahdini) yerine getirin. Çünkü verilen sözden (ve her haktan) sorumluluk vardır!" (İsrâ, 34)”
18. Hadis
اِنَّ الْقَبْرَ يُنَاد۪ي كُلَّ يَوْمٍ اَنَا بَيْتُ الْغُرْبَةِ اَنَا بَيْتُ الدُّودِ
“"Kabir her gün nida eder: Ben gariplik eviyim Ben kurtçuklar eviyim! (Kötü komşuluk edenlerin kabri daralır!)" (Tirmizî, Kıyâme, 26)”
Nüzul Sebebi: İster sözlü ister zımni olsun, insanlar arasındaki tüm hak ve hukuk bağlarının birer "ahid" olduğunu ve bunların hesabının sorulacağını bildirmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Komşuluk, sessiz bir sözleşmedir; "Ben senden eminim, sen de benden emin ol" demektir. Bu ahdi bozanın kabri, o kurtçukların ve karanlığın en dehşetli haliyle dolar. Mahşer meydanında ilk hesap komşuyla görülecek, mizan kurulmadan önce komşunun "hakkımı helal etmiyorum" çığlığı arşı titretecektir.
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.) vefat ederken; "Üzerimde bir dirhem komşu hakkı kalmasından korkarım, her şeyimi taksim edin" diyerek vasiyet etmiştir.
Kıssadan Hisse: Komşunla helalleşmeden musallaya gelenin, kabri zindan olur!
4. BÖLÜM: KÖTÜ KOMŞUNUN ŞERRİ DÜNYANI ZİNDAN AHİRETİNİ HÜSRAN EDER!
19. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتّٰى تَسْتَاْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلٰٓى اَهْلِهَاۜ
“"Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, sahipleriyle alışkanlık peyda etmeden (izin almadan) ve selam vermeden girmeyin!" (Nûr, 27)”
19. Hadis
لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ مَنْ لَا يَأْمَنُ جَارُهُ بَوَائِقَهُ
“"Kötülüğünden (ezalarından, sinsi planlarından) komşusu emin olmayan kimse cennete giremez!" (Müslim, Îmân, 73)”
Nüzul Sebebi: Evlerin mahremiyetini korumak, insanların huzur ve güven içinde yaşamasını sağlamak ve izinsiz girişlerin yol açacağı fitneleri önlemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Komşu mahremiyeti, şeriatın koruması altındaki bir kaledir. İzin almadan içeri bakmak, kapı dinlemek veya destursuz girmek o kaleyi yıkmaktır. "Bevaık" kelimesi; her türlü belayı ve sinsi kötülüğü kapsar. Komşusuna diliyle veya gözüyle eziyet eden kişi, cennetin kokusundan mahrumdur.
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.), bir eve pencereden girdiğinde içeridekiler ona; "Sen mahremiyeti deldin, tecessüs ettin ve kapıdan girmedin" deyince, Hz. Ömer ağlayarak tövbe etmiştir.
Kıssadan Hisse: Komşunun kapısını edeple çalmayanın, mahşerde kapısı yüzüne kapanır!
20. Ayet
وَالَّذ۪ينَ يُؤْذُونَ الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ بِغَيْرِ مَا اكْتَسَبُوا فَقَدِ احْتَمَلُوا بُهْتَانًا وَاِثْمًا مُب۪ينًا
“"Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, işlemedikleri bir suçtan dolayı eziyet edenler (onları komşulukta huzursuz edenler), şüphesiz apaçık bir iftira ve ağır bir günah yüklenmişlerdir!" (Ahzâb, 58)”
20. Hadis
اَللّٰهُمَّ اِنّ۪ي اَعُوذُ بِكَ مِنْ جَارِ السُّوءِ ف۪ي دَارِ الْمُقَامِ
“"Allah'ım! Ebedi ikametgahım olan dünyada (ve kabirde) kötü komşudan sana sığınırım!" (Nesâî, İstiâze, 45)”
Nüzul Sebebi: Müslümanların can, mal ve namus güvenliğinin yanı sıra, gıybet ve eziyetle birbirlerinin huzurunu bozmalarını yasaklamak için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Kötü komşu, insanın dünyadaki cehennemidir. Efendimiz S.a.v.'in (Sallallahu aleyhi ve sellem) bu duasından anlaşılıyor ki; kötü komşu sadece dünyayı değil, kabir hayatını da zindan eder. Komşusuna sebepsiz eziyet eden, Allah'ın gazabını bizzat üzerine davet etmiş demektir.
Sahabe Kıssası: Bir adam komşusundan şikayet edince Efendimiz S.a.v. ona eşyasını sokağa dökmesini söyledi. İnsanlar kötü komşuya lanet edince, adam rüsva olup tövbe etmiştir.
Kıssadan Hisse: Komşusuna dünyayı dar edene, Allah kabrini dar eder!
21. Ayet
وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِل ٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤَادَ كُلُّ ا۬ولٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُولًا
“"Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme (komşu mahremiyetini araştırma)! Çünkü kulak, göz ve gönül; bunların hepsi ondan sorumludur!" (İsrâ, 36)”
21. Hadis
اِنَّ اَوَّلَ خَصْمَيْنِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ جَارَانِ
“"Kıyamet gününde (hak konusunda) muhakeme edilecek ilk iki hasım, iki komşudur!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned)”
Nüzul Sebebi: Tecessüsü, yani insanların gizli hallerini ve ayıplarını araştırmayı kesin bir dille yasaklamak için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Mahşer meydanında büyük hesaplaşma en yakından başlar. Kan davasından bile önce komşu davası görülür. Yanındaki komşunun hakkını ödemeden mizanı geçmek mümkün değildir. Komşusunun açığını araştıran kulak ve göz, mahşerde o kişinin aleyhine şahitlik edecektir.
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.), komşusunun emanetine o kadar dikkat ederdi ki, bir damla sütün bile hakkını gözetmek için gece gündüz titrerdi.
Kıssadan Hisse: Komşunla helalleşmeden, cennet hayali kurma!
22. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَث۪يرًا مِنَ الظَّنِّي اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا
“"Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın (tecessüs etmeyin)!" (Hucurât, 12)”
22. Hadis
مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْ ِ الْاٰخِرِ فَلَا يُؤْذِ جَارَهُ
“"Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, komşusuna eziyet etmesin!" (Buhârî, Edeb, 31)”
Nüzul Sebebi: Toplumsal huzuru bozan suizan ve tecessüs illetini kökten kazımak, müminler arası güveni tesis etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Komşu duvarının arkasını dinlemek veya pencereden süzülmek, cehennem çukuruna düşmektir. Ahiret gününe iman eden kişi, komşusunun selametini kendi selameti bilir. Komşusuna güven vermeyen, Allah'ın emanetine hıyanet etmiş sayılır.
Sahabe Kıssası: Hz. Hasan (Hz.), komşusunun kanalizasyon sızıntısına yıllarca sabretmiş, öleceği zaman komşusu mahcup olmasın diye bunu gizlemiştir.
Kıssadan Hisse: Komşusunun ayıbını örtenin, Allah da mahşerde ayıbını örter!
23. Ayet
وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـًٔا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ
“"Allah’a ibadet edin Yakın komşuya ve uzak komşuya iyilik edin!" (Nisâ, 36)”
23. Hadis
اِذَا اَرَدْتَ اَنْ تَعْلَمَ اَخَيْرٌ اَنْتَ اَمْ شَرٌّ؟ فَاسْاَلْ ج۪يرَانَكَ
“"İyi mi yoksa kötü mü olduğunu anlamak istersen, komşularına sor (onların şahitliği esastır)!" (İbn Mâce, Zühd, 25)”
Nüzul Sebebi: Komşuluk hukukunun, Allah’a kulluk ve ana-babaya iyilikle aynı ayette zikredilerek imanın bir şartı olduğunu bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Komşuların senin hakkındaki şahitliği, cennet veya cehennem beratındır. Eğer komşuların senden "el-eman" diyorsa, kıldığın namaz seni kurtaramayabilir. Şeriat, komşuyu komşunun mizanı kılmıştır.
Sahabe Kıssası: Abdullah b. Ömer (Hz.), evinde yemek piştiğinde "Yahudi komşumuza verdiniz mi?" diye defalarca sorarak nebevi terbiyeyi göstermiştir.
Kıssadan Hisse: Komşusu razı olmayanın, Allah da razı olmaz!
24. Ayet
وَالَّذ۪ينَ هُمْ لِاَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَۙ
“"O müminler ki, emanetlerine ve ahitlerine (komşuluk hukukuna) riayet ederler." (Mü'minûn, 8)”
24. Hadis
مَنْ خَانَ جَارَهُ فَلَيْسَ مِنَّا
“"Komşusuna (namusunda, malında, sırrında) hıyanet eden bizden değildir!" (Taberânî)”
Nüzul Sebebi: Emanet bilincinin sadece maddi mallarda değil, komşuluk ilişkilerindeki gizli ve manevi haklarda da korunması gerektiğini bildirmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Komşu namusu, Allah katında en ağır emanettir. Komşunun gıyabında onun hukukunu korumayan, "bizden değildir" mührüyle İslam dairesinden uzaklaştırılır. Komşuluk bir ahittir; bu ahdi bozan, Sırat'ta ayağı kayanlardan olur.
Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.), bir gayrimüslim komşusu ölünce onun çocuklarını gözetmiş, "onlar bize Allah'ın emanetidir" diyerek sahip çıkmıştır.
Kıssadan Hisse: Komşu mahremiyetini çiğneyen, kendi mahşerini ateşe vermiştir!
5. BÖLÜM: KOMŞUNLA HELALLEŞMEDEN MUSALLAYA GELME!
25. Ayet
وَلَا تَمْشِ فِي الْاَرْضِ مَرَحًاۚ اِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْاَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولًا
“"Yeryüzünde kibirle yürüme (komşuna karşı böbürlenme)! Çünkü sen ne yeri yarabilirsin, ne de boyca dağlara erişebilirsin!" (İsrâ, 37)”
25. Hadis
اَلْجَارُ اَحَقُّ بِسَقَبِهِ
“"Komşu, (yanı başındaki mülk ve öncelik hakkı konusunda) daha hak sahibidir!" (Buhârî, Şüf'a, 1)”
Nüzul Sebebi: İnsanların ellerindeki mal ve imkanlarla şımararak komşularını hor görmelerini ve onların öncelik haklarını (şüf'a) hiçe saymalarını yasaklamak için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Komşulukta kibir, imanı bitiren bir zehirdir. "Ev benim, bahçe benim" diyerek komşusunun rızasını almadan yapılan her tasarruf, haddi aşmaktır. Komşusuna karşı üstünlük taslayan, aslında Allah’ın mülkünde hırsızlık yapmaktadır. Mülk sahibi Allah’tır; komşu ise o mülkteki en aziz emanettir.
Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.), komşusunun bahçesine sarkan bir dal için bile izin ister, "haram lokma boğazımızdan geçmesin, komşu hakkı boynumuza dolanmasın" diye titrerdi.
Kıssadan Hisse: Komşusuna tepeden bakan, mahşerde ayaklar altında kalır!
26. Ayet
فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّ۪ينَۙ اَلَّذ۪ينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَۙ اَلَّذ۪ينَ هُمْ يُرَآؤُنَۙ وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ
“"Vay o namaz kılanların haline ki; onlar namazlarından gafildirler, gösteriş yaparlar ve en ufak bir yardımı (komşu ihtiyacını) bile esirgerler!" (Mâûn, 4-7)”
26. Hadis
لَا يَشْبَعُ الْمُؤْمِنُ دُونَ جَارِهِ
“"Komşusu (açken) ondan ayrı olarak tek başına doyan kimse (kâmil manada) mümin değildir!" (Hâkim, Müstedrek, 4/183)”
Nüzul Sebebi: Dini yalanlayanların ve yetimi itip kakanların vasıfları sayılırken; namaz kıldığı halde komşusundan bir kap kacağı (mâûn) bile esirgeyenlerin riyakarlığını deşifre etmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Namaz sadece rüku ve secde değildir; namaz, komşunun tenceresindeki kaynamayan aştan sorumlu olmaktır. Komşusu feryat ederken, evinde ziyafet çekenin namazı yüzüne çarpılır. "Mâûn", en basit komşuluk yardımıdır; bunu esirgeyen, cennetin kokusunu esirgemiştir.
Sahabe Kıssası: Bir sahabeye hediye olarak bir koyun başı geldi. O, "komşum benden daha muhtaçtır" diyerek ona gönderdi. O da diğerine Koyun başı yedi kapı gezdikten sonra tekrar ilk sahabeye döndü.
Kıssadan Hisse: Komşusu açken tok yatanın yastığı cehennem ateşidir!
27. Ayet
وَاَوْفُوا بِالْعَهْدِۚ اِنَّ الْعَهْدَ كَانَ مَسْؤُولًا
“"Verdiğiniz sözü (komşuluk ahdini) yerine getirin. Çünkü verilen sözden (ve her haktan) sorumluluk vardır!" (İsrâ, 34)”
27. Hadis
اَلْمُفْلِسُ مِنْ اُمَّت۪ي مَنْ يَاْت۪ي يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِصَلَاةٍ وَصِيَامٍ وَقَدْ شَتَمَ هٰذَا وَاَكَلَ مَالَ هٰذَا فَيُعْطٰى هٰذَا مِنْ حَسَنَاتِهِ
“"Ümmetimin müflisi; kıyamet günü namaz ve oruçla gelir ama komşusuna sövmüş, onun malını yemiştir Sevapları onlara dağıtılır ve cehenneme atılır!" (Müslim, Birr, 59)”
Nüzul Sebebi: İnsanlar arasındaki tüm hak ve hukuk bağlarının birer "ahid" olduğunu ve bunların hesabının sorulacağını bildirmek için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Komşuluk, sessiz bir sözleşmedir. Bu sözleşmeyi "söverek, mal mülk davası güderek" bozanın sonu manevi iflastır. Mahşerde namazların komşuna verilirken, sen ellerin boş ateşin ortasında kalırsın. Gerçek müflis, komşusuyla davası olandır.
Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.), "Kimin üzerinde bir hakkım varsa gelip alsın, Allah'ın huzuruna birinin hakkıyla çıkmaktan korkarım" diye halkın içinde feryat ederdi.
Kıssadan Hisse: Komşunun ahını alan, cennetin anahtarını ona teslim etmiştir!
28. Ayet
يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ عَسٰٓى اَنْ يَكُونُوا خَيْرًا مِنْهُمْ
“"Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla (komşu komşuyla) alay etmesin! Belki onlar kendilerinden daha iyidirler!" (Hucurât, 11)”
28. Hadis
خَيْرُ الْج۪يرَانِ عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرُهُمْ لِجَارِهِ
“"Allah katında komşuların en hayırlısı, komşusuna en iyi davranandır!" (Tirmizî, Birr, 28)”
Nüzul Sebebi: Müminlerin birbirlerini fiziki kusur veya fakirlik sebebiyle aşağılamalarını ve bu yolla komşuluk bağlarını zedelemelerini önlemek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Allah katındaki rütbeniz, yan dairenizdeki insanın hakkını ne kadar gözettiğinizle ölçülür. Komşusunu hor gören, onunla alay eden kişi; aslında kendi kalbindeki kibri beslemektedir. Komşuya yapılan iyilik, doğrudan Allah'a sunulan bir kulluk arzıdır.
Sahabe Kıssası: Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (Hz.) hastalandığında, Hz. Ali (Hz.) ve Hz. Fatıma (Hz.) iftarlıklarını kapıya gelen muhtaç komşularına verip günlerce aç kalmışlardır.
Kıssadan Hisse: Komşusuna hayrı dokunmayanın, Allah katında hükmü yoktur!
29. Ayet
وَاَحْسِنُواۚ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِن۪ينَ
“"İyilik edin (komşularınıza ihsanda bulunun)! Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever!" (Bakara, 195)”
29. Hadis
اِذَا طَبَخْتَ مَرَقَةً فَاَكْثِرْ مَاءَهَا وَتَعَاهَدْ ج۪يرَانَكَ
“"Çorba pişirdiğin zaman suyunu çok koy ve komşularını gözet (onlara da ikram et)!" (Müslim, Birr, 142)”
Nüzul Sebebi: Cimriliğin ve bencilliğin toplumu çürütmesini engellemek, ihsan ve paylaşma ahlakını yaygınlaştırmak için nazil olmuştur.
Az ve Öz Tefsir: Komşuluk, bir kâse çorbanın buharında saklıdır. "Suyunu çok koy" emri, imkanın az olsa bile gönlünün zengin olması gerektiğini anlatır. Komşusunun mutfağından habersiz olanın, kendi mutfağında bereket kalmaz. Allah'ın sevgisi, komşunun tabağına konan o ikramdadır.
Sahabe Kıssası: Abdullah b. Mübarek (Hz.), bir Yahudi komşusu evini satacağı zaman; "Abdullah gibi birine komşu olmanın bedeli ağırdır" deyince, komşusuna yardım edip evini sattırmamıştır.
Kıssadan Hisse: Komşusunun tenceresine bakmayanın, kalbi kararır!
30. Ayet
لَا يُحِبُّ اللّٰهُ الْجَهْرَ بِالسُّوءِ مِنَ الْقَوْلِ اِلَّا مَنْ ظُلِمَۜ وَكَانَ اللّٰهُ سَم۪يعًا عَل۪يمًا
“"Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün (komşulukta kırıcı konuşmanın) açıkça söylenmesini sevmez!" (Nisâ, 148)”
30. Hadis
مَنْ كَانَ لَهُ جَارٌ يُؤْذ۪يهِ فَصَبَرَ عَلٰى اَذَاهُ اَوْرَثَهُ اللّٰهُ دَارَهُ
“"Kimin eziyet eden bir komşusu olur da o da buna sabrederse; Allah (ya o komşuyu ıslah eder ya da) sabredeni onun evine mirasçı kılar!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned)”
Nüzul Sebebi: İnsanlar arasındaki husumetlerin kötü sözle alevlenmesini engellemek ve sabrın ilahi mükafatını bildirmek için inmiştir.
Az ve Öz Tefsir: Sabır, komşuluk hukukunun en çetin imtihanıdır. Kötü komşuya karşı dilini tutmak, mahşerde Allah’ın senin lehine konuşmasına vesile olur. Sabreden mümin, sadece dünyada o eve mirasçı olmaz; ahirette de cennet köşklerine mirasçı olur. Kötü sözün bereketi yoktur, sabrın ise sonu selamettir.
Sahabe Kıssası: Hz. Aişe (Hz.) validemiz, bir kadın hakkında kısa boylu olduğuna işaret edince, Efendimiz S.a.v.; "Öyle bir söz söyledin ki, denize karışsa onu bulandırırdı!" buyurarak komşu gıybetinin dehşetini bildirmiştir.
Kıssadan Hisse: Komşusuna sabredemeyen, cehennemin yüküne sabretmek zorunda kalır!
DEĞERLİ MÜMİNLER, AZİZ MÜSLÜMANLAR! Nihayetinde her nefis Allah’a döndürülecek ve her kul dünyada yanı başındakine ne bıraktığının, kapı komşusuna ne yaşattığının hesabını verecektir. komşusunun mahremiyetine göz dikenlerin, duvarların ardındaki sırları deşenlerin ve yan dairesindeki yetimin feryadına kulak tıkayanların mahşerde dillerinin ateşten halkalarla bağlandığı o dehşetli gün gelmeden evvel; safımızı ve ahlakımızı netleştirmek mecburiyetindeyiz. ya komşunun hayır duasıyla cennet bahçelerine yürüyecek ya da onun "hakkımı helal etmiyorum" feryadıyla cehennemin dibine sürükleneceğiz. unutmayın ki; komşusuyla helalleşmeden musallaya gelenin namazı da orucu da onu mahşerdeki o büyük manevi iflastan kurtaramayacaktır. komşuluk Allah’ın bir emanetidir ve bu emanete hıyanet edenlerin varacağı yer hüsrandır. Rabbim bizleri komşu hakkından emin, mahşer meydanında yüzü ak olan, şeriatın izzetiyle yaşayan ve o’nun nuruna hakkıyla şahitlik eden müminlerden eylesin.
MEHMET ERÇELİK
