Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Kötü Arkadaşın Zararları: Ayet ve Hadislerle Doğru Arkadaş Seçimi

MEHMET ERÇELİK

KÖTÜ ARKADAŞ: CEHENNEM YOLUNDA ARKADAŞLIK YOKTUR


SENİ HELAKE SÜRÜKLEYEN GÖLGE: KİMİNLE YÜRÜYORSUN?

EY GAFİL! AKLINI KULLANMAYACAK MISIN? SENİ SECCADEDEN KOPARAN DOST DEĞİL, İNSAN KILIĞINDAKİ ŞEYTANDIR! İDRAK ET! KABİRDE O "KANKAN" SENİN YERİNE CEVAP VERMEYECEK! ÖLECEKSİN!

GÜNAHINA ORTAK ARIYORSAN CELLADINI BULDUN DEMEKTİR! DÜNYADA "CAN DOSTUM" DEDİĞİN FASIK, MAŞERDE YAKANA YAPIŞIP "BENİ BU SAPTIRDI" DİYE LANET OKUYACAKTIR! KİMİNLE YÜRÜYORSUN?

NAMAZINI ÇALAN, AHLAKINI KEMİREN SESSİZ KATİLDEN KAÇ! SALİHLERİN PEŞİNDEN GİDEN KÖPEK BİLE KURTULDU DA; FASIKLARIN PEŞİNDEN GİDEN İNSAN HELAK OLDU! İDRAK ETMEZ MİSİN?

MAHŞERDE PARMAKLARINI PİŞMANLIKTAN ISIRMADAN ÖNCE UYAN! "KEŞKE FALANI DOST EDİNMESEYDİM" FERYADI YÜKSELMEDEN, SENİ ATEŞE İTEN O ELİ BUGÜNDEN BIRAK! YA CENNETE KÖPRÜ YA CEHENNEME ODUN!

HAYÂSI OLMAYANIN DOSTLUĞU EBEDİ RÜSVAYLIKTIR! EVİNİ VE AİLENİ KÖTÜ ARKADAŞIN ZEHİRLİ NEFESİNDEN KORUMAYAN REİS, MAHŞERDE ALLAH’IN "SETTÂR" İSMİNE SIĞINAMAZ! HESAP ÇETİNDİR!

اعوذ بالله من الشيطان الرجيم

بسم الله الرحمن الرحيم

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي قَالَ: "اَلْاَخِلَّآءُ يَوْمَئِذٍ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ اِلَّا الْمُتَّق۪ينَۜ" وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ الَّذ۪ي قَالَ: "اَلْمَرْءُ عَلٰى د۪ينِ خَل۪يلِه۪."

“Hamd, şöyle buyuran Allah’a mahsustur:

‘O gün (kıyamet günü) dostlar birbirine düşman olacaktır; ancak takvâ sahipleri müstesnadır.’

Salât ve selâm, şöyle buyuran Peygamberimiz Muhammed’in üzerine olsun:

‘Kişi, dostunun dini üzeredir.’”

DEĞERLİ MÜMİNLER, AZİZ CEMAAT!

Bugün, ruhunuzu teslim ettiğiniz, sırrınızı açtığınız, vaktinizi paylaştığınız o "yanınızdaki" kişiden, yani ARKADAŞLIKTAN bahsedeceğiz. Ama bu sefer dostluğun pembe tablolarından değil; sizi adım adım uçuruma sürükleyen, namazınızı çalan, ahlakınızı kemiren o "SESSİZ KATİLLERDEN" bahsedeceğiz!

"EY GAFİL! AKLINI KULLANMAYACAK MISIN? CEHENNEM YOLUNDA ARKADAŞLIK YOKTUR; ORADA SADECE BİRBİRİNE LANET EDEN BEDBAHTLAR VARDIR!" Bir insan düşünün ki; dünyada "dostum" diyerek elini tuttuğu kişi, ahirette yakasına yapışıp "Ya Rabbi, beni bu saptırdı, buna iki kat azap ver!" diye feryat edecek. Allah katında bir kul için en büyük hüsran, mahşer meydanında parmaklarını pişmanlıkla ısırmalar içinde: "KEŞKE FALANCAYI DOST EDİNMESEYDİM!" diye feryat etmesidir.

SORUYORUM SİZE: Başkasının gönlü kırılmasın diye Allah’ın rızasını kaybetmeye değer mi? "Arkadaşım darılmasın" diye namazı kazaya bırakan, "ayıp olmasın" diye gıybete ortak olan gafil! "İDRAK ETMEZ MİSİN? YARIN O ARKADAŞIN ATEŞE SÜRÜKLENİRKEN ONUNLA BERABER YANMAYA RAZI MISIN?" Bugün "kanka" dediklerin, yarın mizan başında senin en büyük düşmanın olacak! Şimdi gelin; dinimizi zedeleyen, bizi Rabbimizden uzaklaştıran o helak edici arkadaşlıklar üzerine; kalplerimizi titretecek o sarsıcı hakikatlere kulak verelim

1. ANA BÖLÜM: PİŞMANLIĞIN FAYDA VERMEDİĞİ O GÜN: "KEŞKE!" FERYADI

1. Ayet

وَيَوْمَ يَعَضُّ الظَّالِمُ عَلٰى يَدَيْهِ يَقُولُ يَا لَيْتَنِي اتَّخَذْتُ مَعَ الرَّسُولِ سَب۪يلًا

"O gün (pişmanlıktan) ellerini ısıran zalim şöyle der: 'Keşke Peygamberle beraber bir yol tutsaydım!'" (Furkân, 27)

1. Hadis

اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ اَحَبَّ

"Kişi (dünyada ve ahirette) sevdiğiyle beraberdir!" (Buhârî, Edeb, 96)

Nüzul Sebebi: Müşriklerden Ukbe b. Ebî Muayt’ın, dostu Übey b. Halef’in hatırı için Peygamber Efendimiz’e (S.a.v.) hakaret etmesi ve imandan dönmesi üzerine, bu dostluğun sonunun "ellerini ısırmak" olacağını bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dostunun günahı senin helakindir!" Kiminle yürüdüğüne bak! Eğer arkadaşın seni Allah'tan uzaklaştırıyorsa, o senin dostun değil, cennetini çalan hırsızındır. "İdraat etmez misin?" Mahşerde ellerini kanayana kadar ısıracaksın ama o "kankan" seni kurtaramayacak!

Sahabe Kıssası: Ukbe b. Ebî Muayt, Peygamberimiz'in (S.a.v.) davetine icabet edecekken dostu Übey geldi ve "Ona hakaret etmedikçe seninle konuşmam" dedi. Ukbe dostunu seçti ve Bedir'de kâfir olarak öldü.

Kıssadan Hisse: Dostunun hatırı için Allah'a sırt dönen, Bedir'in leşi gibi mahşerde rezil olur!

2. Ayet

يَا وَيْلَتٰى لَيْتَن۪ي لَمْ اَتَّخِذْ فُلَانًا خَل۪يلًا

"Yazıklar olsun bana! Keşke falanı dost edinmeseydim!" (Furkân, 28)

2. Hadis

اَلْمَرْءُ عَلٰى د۪ينِ خَل۪يلِه۪، فَلْيَنْظُرْ اَحَدُكُمْ مَنْ يُخَالِلُ

"Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz kiminle dostluk kuracağına iyi baksın!" (Ebû Dâvûd, Edeb, 16)

Nüzul Sebebi: Kişinin çevresindeki insanların zamanla onun inancını ve ahlakını şekillendireceğini, yanlış seçimin ebedi bir "eyvah" getireceğini ihtar için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Fasık arkadaş; namazını çalan sessiz katildir!" Senin ahlakın arkadaşının ahlakına süzülür. "Arkadaşını seç, geleceğini (cennetini) seç!"

Sahabe Kıssası: Ebû Talib vefat ederken Efendimiz (S.a.v.) ona "Kelime-i Tevhid" söyletmek istedi. Yanındaki kötü arkadaşları Ebû Cehil ve Abdullah b. Ebî Ümeyye "Atalarının dininden mi döneceksin?" diyerek onu engellediler.

Kıssadan Hisse: Son nefeste bile seni imandan eden, "dost" kılıklı şeytandır!

3. Ayet

لَقَدْ اَضَلَّن۪ي عَنِ الذِّكْرِ بَعْدَ اِذْ جَآءَن۪يۜ وَكَانَ الشَّيْطَانُ لِلْاِنْسَانِ خَذُولًا

"Andolsun ki Kur’an bana geldikten sonra, beni ondan o (kötü arkadaş) saptırdı. Zaten şeytan insanı (böylece) yapayalnız ve yardımsız bırakır." (Furkân, 29)

3. Hadis

مَثَلُ الْجَل۪يسِ الصَّالِحِ وَالْجَل۪يسِ السَّوْءِ كَمَثَلِ صَاحِبِ الْمِسْكِ وَك۪يرِ الْحَدَّادِ

"İyi arkadaşla kötü arkadaşın misali, misk taşıyanla körük üfleyen gibidir. Misk taşıyandan güzel koku alırsın, körükçünün yanında ise ya elbisen yanar ya da pis koku üzerine siner!" (Buhârî, Zebâih, 31)

Nüzul Sebebi: İnsanların hakikatle arasına giren en büyük engelin "mahalle baskısı" ve "kötü çevre" olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Seni helake sürükleyen gölge!" Kötü arkadaşın yanında kalırsan, günah kokusu üzerine siner. "Dostunun günahı senin helakindir." Fark etmeden onun gibi düşünmeye, onun gibi harama bakmaya başlarsın.

Sahabe Kıssası: Mus'ab b. Umeyr (Hz.) eski lüks ve günahkar arkadaşlarını terk edip İslam'ı seçince, eski dostları onu hapsetmiş ve aç bırakmıştır. O ise cennet kokusunu seçmiştir.

Kıssadan Hisse: Ya misk kokarsın ya da körük isiyle mahşerde yanarsın!

4. Ayet

اَلْاَخِلَّآءُ يَوْمَئِذٍ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ اِلَّا الْمُتَّق۪ينَۜ

"O gün (mahşerde), takva sahipleri hariç, bütün dostlar birbirine düşman kesilirler!" (Zuhruf, 67)

4. Hadis

لَا تُصَاحِبْ اِلَّا مُؤْمِنًا، وَلَا يَأْكُلْ طَعَامَكَ اِلَّا تَقِيٌّ

"Sadece müminle arkadaş ol ve yemeğini sadece takva sahibi olanlar yesin!" (Ebû Dâvûd, Edeb, 16)

Nüzul Sebebi: Dünyada Allah için kurulmayan tüm bağların mahşerde nefrete ve lanete dönüşeceğini bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Cehennem yolunda arkadaşlık yoktur!" Bugün birbirine "canım" diyen fasıklar, yarın ateşte birbirini suçlayacaklar. "İdraat etmez misin?" Sadece Allah için sevenlerin dostluğu baki kalacaktır.

Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer (Hazreti) birbirlerini o kadar çok Allah için severlerdi ki, biri hata yaptığında diğeri ağlayarak onu uyarır, ahiretini kurtarırdı.

Kıssadan Hisse: Seni Allah'a yaklaştırmayan dost, mahşerdeki baş düşmanındır!

5. Ayet

وَاِذَا رَاَيْتَ الَّذ۪ينَ يَخُوضُونَ ف۪يٓ اٰيَاتِنَا فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ۜ

"Ayetlerimiz hakkında ileri geri konuşanları (onlarla dalga geçenleri, fasıkları) gördüğün zaman, başka bir söze geçinceye kadar onlardan yüz çevir (meclislerini terk et)!" (En'âm, 68)

5. Hadis

مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ فَلَا يَقْعُدَنَّ عَلٰى مَائِدَةٍ يُدَارُ عَلَيْهَا الْخَمْرُ

"Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse, içki içilen (haram işlenen) bir sofraya oturmasın!" (Tirmizî, Edeb, 43)

Nüzul Sebebi: Müslümanın sadece kendisinin haram işlememesinin yetmediğini, haram işlenen ve dinle dalga geçilen ortamlarda bulunmasının da o günaha ortaklık olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Arkadaşım kırılmasın diye Allah'ı kırma!" Masada gıybet varsa kalkacaksın! İçki varsa kaçacaksın! "Namazını çalan sessiz katil!" Sessiz kalarak o günaha imza atıyorsun.

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) bir topluluğun içki içtiğini duyunca baskın yapmış, içlerinde oruçlu birinin olduğunu görünce "Onu da dövün, çünkü o haram işlenen mecliste oturarak o günaha ortak olmuştur" demiştir.

Kıssadan Hisse: Haramın işlendiği yerde oturanın, imanı buharlaşır!

6. Ayet

فَلَا تَقْعُدُوا مَعَهُمْ حَتّٰى يَخُوضُوا ف۪ي حَد۪يثٍ غَيْرِه۪ٓ اِنَّكُمْ اِذًا مِثْلُهُمْۜ

" Onlarla (fasıklarla) beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz!" (Nisâ, 140)

6. Hadis

مَنْ جَالَسَ لِيُكْثِرَ سَوَادَ الْقَوْمِ بُعِثَ مَعَهُمْ

"Kim bir topluluğun kalabalığını artırmak için onlarla oturursa, onlarla beraber haşrolunur." (Kenzü’l-Ummal)Sahih

Nüzul Sebebi: Münafıkların ve fasıkların meclisinde oturanların, zamanla kalplerinin onlara benzeyeceğini ve aynı azaba müstahak olacaklarını ihtar için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dostunun günahı senin helakindir!" Eğer onların haramına engel olmuyorsan, Allah katında sen de "onlar gibisin!" "İdraat etmez misin?" Ateş onları yakarken seni de yakacak!

Sahabe Kıssası: Abdullah b. Mes'ud (Hz.) kötü arkadaşlardan kaçmak için dağlara çekilmeyi bile göze almış, "Zamanın en büyük fitnesi kötü arkadaştır" buyurmuştur.

Kıssadan Hisse: Kiminle oturduğun, kiminle yanacağının işaretidir!

7. Ayet

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَكُونُوا مَعَ الصَّادِق۪ينَ

"Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun!" (Tevbe, 119)

7. Hadis

لَا تُصَاحِبْ اِلَّا مُؤْمِنًا

"Müminden başkasını dost edinme!" (Tirmizî, Zühd, 45)

Nüzul Sebebi: İmanın muhafazası için sadece bireysel çabanın yetmediğini, mutlaka salih ve sadık bir çevreye (arkadaş grubuna) ihtiyaç duyulduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Ya cennete köprü ya cehenneme odun: Arkadaşını seç!" Sadık arkadaş seni teheccüde kaldırır, fasık arkadaş seni harama daldırır. "İdraat etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Kehf suresindeki "Köpek" bile salihlerin peşinden gittiği için Kur'an'a girmiş ve cennetlik olmuştur. Bir hayvan bile doğru arkadaşla kurtulurken, sen yanlış arkadaşla nasıl yanarsın?

Kıssadan Hisse: Salihlerin peşinden giden köpek kurtuldu, kâfirlerin peşinden giden insan helak oldu!

2. ANA BÖLÜM: NAMAZI VE AHLAKI ÇALAN SİNSİ HIRSIZLAR: FASIK DOST!

8. Ayet

وَلَا تُطِعْ مَنْ اَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَنْ ذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَوٰيهُ وَكَانَ اَمْرُهُ فُرُطًا

"Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin arzusuna uymuş ve işi gücü aşırılık olan kimseye boyun eğme (onunla yürüme)!" (Kehf, 28)

8. Hadis

إِيَّاكُمْ وَقَرِينَ السَّوْءِ فَإِنَّكَ بِهِ تُعْرَفُ

"Kötü arkadaştan sakının! Çünkü sen onunla tanınır ve onunla tartılırsın!" (Câmiu’s-Sağîr, 1/147)

Nüzul Sebebi: Müşriklerin ileri gelenlerinin, "Yanındaki fakir ve zayıf müminleri kov, bizimle otur" teklifi üzerine; Allah’ın zikrinden gafil olan kibirli zenginlerle dostluk kurulmamasını ihtar için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir:"Seni helake sürükleyen gölge!" Arkadaşın ezan okunduğunda "biraz daha oturalım" diyorsa, o senin secdeni çalan hırsızdır. "Namazını çalan sessiz katil!" Kalbi mühürlü olanla gezenin kalbi kararır. "İdraat etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) bir günahkarla samimiyetini artıran birini gördüğünde; "Ateşten kaçar gibi ondan kaç, yoksa onun isinden sana da bulaşır!" buyurmuştur.

Kıssadan Hisse: Gafille gezen, gaflete gömülür!

9. Ayet

اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ

"Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir (birbirlerinin dostudurlar). Kötülüğü emreder, iyilikten alıkoyarlar!" (Tevbe, 67)

9. Hadis

مَنْ خَالَطَ الْمُشْرِكَ وَسَكَنَ مَعَهُ فَإِنَّهُ مِثْلُهُ

"Kim bir müşrikle (veya fasıkla) haşır neşir olur ve onunla beraber yaşarsa (onun hayat tarzını benimserse), o da onun gibidir!" (Ebû Dâvûd, Cihad, 170)

Nüzul Sebebi: Münafıkların kendi aralarındaki yardımlaşmanın temelinin "günah ve isyan" olduğunu, müminin ise bu sinsi dayanışmadan uzak durması gerektiğini bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dostunun günahı senin helakidir!" Seni harama teşvik eden, "boşver bir kereden bir şey olmaz" diyen her el, seni cehenneme iten eldir. "Kiminle yürüdüğüne bak!"

Sahabe Kıssası: Abdullah b. Revâha (Hz.) bir arkadaşını günah işlerken gördüğünde elini bırakmış ve; "Sen Allah'a isyan ederken ben seninle yol yürüyemem!" diyerek dostluğunu bitirmiştir.

Kıssadan Hisse: Günahına ortak arayan, dost değil cellattır!

10. AYET

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا بِطَانَةً مِنْ دُونِكُمْ لَا يَأْلُونَكُمْ خَبَالًاۜ

Ey iman edenler! Sizden olmayanları (münafıkları, fasıkları) sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri durmazlar! (Âl-i İmrân, 118)

10. HADİS

لَا تُصَاحِبْ اِلَّا مُؤْمِنًا، وَلَا يَأْكُلْ طَعَامَكَ اِلَّا تَقِيٌّ

Müminden başkasını dost edinme; yemeğini de ancak takva sahibi olanlar yesin! (Tirmizî, Zühd, 45 - Sahih)

Nüzul Sebebi: Bazı Müslümanların eski dostluk bağlarına aldanarak, içindeki nifakı gizleyen kimselere stratejik sırları ve gönül kapılarını açmaları üzerine, bu durumun imanın özüne zarar vereceğini bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Sırrını açtığın kişi, ahiretini karartmasın!" Sırdaş (bitâne), insanın iç gömleği gibidir, tene en yakın olandır. Eğer o sırdaş fasıksa, senin zayıf damarını öğrenir ve seni oradan vurup harama sürükler. "Sessiz katil: Fasık arkadaş!" Yemeğini takva sahibiyle paylaş ki, o lokmanın bereketiyle aranızda hayır köprüleri kurulsun. "İdrak etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.), bir gün gayrimüslim bir katibi işe almak isteyen valisine şu cevabı yazmıştır: "Allah onları uzaklaştırmışken siz onları yaklaştırmayın! Allah onları zelil kılmışken siz onları aziz kılmayın! Onları sırdaş edinmeyin!"

Kıssadan Hisse: Dinine ve iffetine sahip çıkmayan bir dostu sırdaş edinen, kendi kalesini içeriden yıktırır

11. Ayet

الَّذ۪ينَ يَتَّخِذُونَ الْكَافِر۪ينَ اَوْلِيَآءَ مِنْ دُونِ الْمُؤْمِن۪ينَۜ اَيَبْتَغُونَ عِنْدَهُمُ الْعِزَّةَ فَاِنَّ الْعِزَّةَ لِلّٰهِ جَم۪يعًاۜ

"Müminleri bırakıp da kâfirleri (ve fasıkları) dost edinenler, onların yanında izzet (şeref) mi arıyorlar? Oysa izzet bütünüyle Allah’ındır!" (Nisâ, 139)

11. Hadis

لَا تُجَالِسُوا الْمَوْتٰى... قَالُوا: وَمَنِ الْمَوْتٰى؟ قَالَ: اَلْاَغْنِيَاءُ الْمُتْرَفُونَ

"Ölülerle oturmayın! Dediler ki: 'Ölüler kimlerdir?' Buyurdu ki: 'Dünya zevkine dalmış, Rabbini unutmuş zenginler ve gafillerdir!'" (Hilyetü’l-Evliyâ, 2/115)

Nüzul Sebebi: Bazı kimselerin güç ve makam sahibi olan fasıklara yaranmak için onlarla dostluk kurmalarının, imandan gelen şerefi ayaklar altına almak olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Arkadaşını seç, şerefini koruyasın!" Allah’ın düşmanıyla dost olan, Allah’ın dostluğunu kaybeder. "Ya cennete köprü ya cehenneme odun!" Senin 'havalı' dediğin o çevre, mahşerde seni ateşin içine çekecek.

Sahabe Kıssası: Bilal-i Habeşi (Hz.) eski efendisi Ümeyye b. Halef ile Bedir'de karşılaştığında, hiçbir dostluk ve geçmiş bağı gözetmeksizin onunla hesaplaşmıştır.

Kıssadan Hisse: Allah için terk edilmeyen dostluk, kula pranga olur!

12. Ayet

وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوٰىۖ وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْاِثْمِ وَالْعُدْوَانِۖ

"İyilik ve takva üzerine yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın!" (Mâide, 2)

12. Hadis

إِنَّمَا يَأْكُلُ الذِّئْبُ مِنَ الْغَنَمِ الْقَاصِيَةَ

"Kurt, ancak sürüden ayrılan (yalnız kalan veya yanlış yere sapan) koyunu yer!" (Ebû Dâvûd, Salât, 46)

Nüzul Sebebi: Arkadaşlığın ve cemiyet olmanın temel amacının Allah rızası olduğunu, günah işlemek için çeteleşenlerin ve birbirini teşvik edenlerin helak olacağını bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Kiminle yürüdüğüne bak!" Eğer arkadaşınla sadece haram planları yapıyor, "akşam nereye gitsek, kimi dolandırsak, hangi kıza baksak" diyorsan; siz bir arkadaş grubu değil, cehennem yolcusu bir takımsınız! "İdraat etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Medine'de Ensar ve Muhacir (Hazreti) öyle bir kardeşlik kurdular ki, gece birinin seccadesi boş kalsa diğeri onu uyandırırdı.

Kıssadan Hisse: Seni namaza uyandırmayan, seni ateşten uyandırmaz!

13. Ayet

وَلَا تَرْكَنُوٓا اِلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ

"Zulmedenlere (fasıklara, Allah'ın sınırlarını çiğneyenlere) sakın meyletmeyin; sonra size ateş dokunur!" (Hûd, 113)

13. Hadis

اَلْجَل۪يسُ السَّوْءِ شَرٌّ مِنَ النَّارِ

"Kötü arkadaş ateşten daha şerlidir! (Çünkü ateş bedenini, kötü arkadaş ise dinini yakar!)" (İhyâu Ulûmiddîn, 2/175)

Nüzul Sebebi: Günahkarlara sadece sevgi duymanın ve onlara imrenmenin bile insanı ateşe sürükleyecek bir "meyil" olduğunu ihtar için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Seni helake sürükleyen gölge!" Ateş sadece dokunur ama kötü arkadaş kalbini öldürür. "Ahlakını kemiren sessiz katil!" Yarın mahşerde "arkadaşım yaptı, ben sadece yanındaydım" diyemeyeceksin. "İdraat etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) bir adamın "Ya Rabbi beni azınlıktan eyle" dediğini duydu. Sordu: "Bu nedir?" Adam dedi ki: "Salihler azdır, ben onlarla olmak istiyorum." Ömer (Hz.) ağladı.

Kıssadan Hisse: Az da olsa salihlerle ol, çok da olsa fasıklardan kaç!

14. Ayet

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا الْيَهُودَ وَالنَّصَارٰىٓ اَوْلِيَآءَۢ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَآءُ بَعْضٍۜ

"Ey iman edenler! Yahudi ve Hristiyanları (onların batıl yollarını benimseyerek) dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudur!" (Mâide, 51)

14. Hadis

مَنْ كَثَّرَ سَوَادَ قَوْمٍ فَهُوَ مِنْهُمْ

"Kim bir topluluğun kalabalığını artırırsa (onların arasında bulunur, onlara destek verirse), o da onlardandır!" (Keşfü’l-Hafâ, 2/282)

Nüzul Sebebi: Müslümanın kimlik ve şahsiyetini korumasının, ancak kendi inancına sahip insanlarla sıkı bağlar kurmasıyla mümkün olacağını bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Kimle haşrolmak istiyorsan, onunla otur!" Kâfirin modasına, fasığın eğlencesine meze olan; onların safında sayılır. "Dostunun günahı senin helakindir!" Mahşerde "benim kalbim temizdi" masalı sökmez.

Sahabe Kıssası: Huzeyfe b. Yeman (Hz.) münafıkların isimlerini bildiği için onlarla asla bir araya gelmez, onların meclisinden ateşten kaçar gibi kaçardı.

Kıssadan Hisse: Kimin meclisini süslüyorsan, onun ordusuna yazılırsın!

15. Ayet

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُوٓا اٰبَآءَكُمْ وَاِخْوَانَكُمْ اَوْلِيَآءَ اِنِ اسْتَحَبُّوا الْكُفْرَ عَلَى الْا۪يمَانِۜ

"Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost (sırdaş/yol arkadaşı) edinmeyin!" (Tevbe, 23)

15. Hadis

لَا طَاعَةَ لِمَخْلُوقٍ ف۪ي مَعْصِيَةِ الْخَالِقِ

"Halkın hatırı için Hakk’a isyan edilmez! Yaratana isyan olan yerde, yaratılana itaat (dostluk) yoktur!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/94)

Nüzul Sebebi: İmanın her türlü bağdan (kan bağı, dost bağı, çıkar bağı) üstün olduğunu, Allah'a isyan noktasında en yakının bile terk edilmesi gerektiğini bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Başkasının gönlü için Allah'ın rızasını kaybetmeye değer mi?" "Kankam darılır" diyerek harama giren, kankasıyla beraber yanmaya hazırlansın! "İdraat etmez misin?" Arkadaşın için dinden taviz verilmez!

Sahabe Kıssası: Mus'ab b. Umeyr (Hz.) Bedir'de esir düşen öz kardeşini gördüğünde; "Onu sıkı bağlayın, onun annesi zengindir fidye verir" demiş, kardeşliği kanda değil imanda aramıştır.

Kıssadan Hisse: İman bağı yoksa, kan bağı ve dost bağı bir hiçtir!

3. ANA BÖLÜM: MAHŞERDEKİ BÜYÜK HESAPLAŞMA VE LANETLEŞME!

16. Ayet

كُلَّمَا دَخَلَتْ اُمَّةٌ لَعَنَتْ اُخْتَهَاۜ

"Hangi topluluk (cehenneme) girse, kendi yoldaşına (arkadaşına) lanet eder!" (A'râf, 38)

16. Hadis:

لَعَنَ اللّٰهُ مَنْ آوَى مُحْدِثًا

(Allah, dinde bid'at çıkaranı/günah işleyeni barındıran ve ona arka çıkan arkadaşa lanet etsin!) (Müslim, Edâhî, 45)

Nüzul Sebebi: Dünyada günah ve küfür üzerine kurulan dostlukların, ahirette nasıl büyük bir nefret ve düşmanlığa dönüşeceğini bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Cehennem yolunda arkadaşlık yoktur!" Bugün beraber gıybete daldığın, beraber namazı terk ettiğin o arkadaşın; yarın cehennem çukuruna düşerken sana dua etmeyecek, "Ya Rabbi beni bu saptırdı, buna iki kat azap ver!" diye bağıracak! "İdraat etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) bir arkadaş grubunun içki içtiğini duyduğunda; "Onların hepsi birbirinin şahididir, yarın hepsi birbirinin celladı olacak!" buyurmuştur.

Kıssadan Hisse: Dünyada "can ciğer" olan fasıklar, ahirette "kanlı bıçaklı" düşman olurlar!

17. Ayet

حَتّٰىٓ اِذَا ادَّارَكُوا ف۪يهَا جَم۪يعًاۙ قَالَتْ اُخْرٰيهُمْ لِاُولٰيهُمْ رَبَّنَا هٰٓؤُلَآءِ اَضَلُّونَا فَاٰتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِنَ النَّارِۗ

"Nihayet hepsi orada (cehennemde) toplandığında, sonrakiler öncekiler (kendilerini saptıran dostları) için şöyle derler: 'Rabbimiz! İşte bunlar bizi saptırdılar, onlara ateşten kat kat azap ver!'" (A'râf, 38)

17. Hadis

اِيَّاكُمْ وَقَر۪ينَ السَّوْءِ فَاِنَّهُ يُؤْد۪ي اِلَى النَّارِ

"Kötü arkadaştan sakının! Çünkü o, sahibini ateşe sürükler!" (Camiu’s-Sağir, 1/147)

Nüzul Sebebi: İnsanların günah işlerken birbirini "cesaretlendirdiğini" ama azabı gördüklerinde suçu birbirine atacaklarını tescil için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dostunun günahı senin helakindir!" Arkadaşın "boşver, bir kereden bir şey olmaz" dediğinde aslında seni ateşe itiyordu. "Namazını çalan sessiz katil!" O gün geldiğinde "Beni o kandırdı" demen seni kurtarmayacak!

Sahabe Kıssası: Ukbe b. Ebî Muayt ve Übey b. Halef (iki azılı kâfir dost), mahşerde birbirlerine en ağır bedduaları edeceklerdir.

Kıssadan Hisse: Ateşe beraber gidenler, suçu birbirine atarak yanarlar!

18. Ayet

اِذْ تَبَرَّاَ الَّذ۪ينَ اتُّبِعُوا مِنَ الَّذ۪ينَ اتَّبَعُوا وَرَاَوُا الْعَذَابَ وَتَقَطَّعَتْ بِهِمُ الْاَسْبَابُ

"O gün, peşinden gidilenler (arkadaşlar, liderler), peşlerinden gidenlerden uzaklaşırlar. Azabı görmüşlerdir ve aralarındaki tüm bağlar kopmuştur!" (Bakara, 166)

18. Hadis

اَلْمَرْءُ عَلٰى د۪ينِ خَل۪يلِه۪

"Kişi dostunun dini üzeredir!" (Ebû Dâvûd, Edeb, 16)

Nüzul Sebebi: Dünyada birbirine sarsılmaz bağlarla bağlı olduğunu sanan fasıkların, azabı gördükleri an birbirini tanımayacaklarını ihtar için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Kiminle yürüdüğüne bak!" Bugün "ayrılmaz ikiliyiz" dediğin o fasık, yarın seni tanımayacak bile! "Seni helake sürükleyen gölge!" Allah için olmayan tüm sevgiler o gün koca bir nefret olacak. "İdraat etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir (Hz.) müslüman olduktan sonra eski müşrik dostlarını tamamen terk etmiş; "Allah için olmayan bağ, bağ değil prangadır" buyurmuştur.

Kıssadan Hisse: Allah için kurulmayan bağ, ateşle koparılır!

19. Ayet

لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَادُّونَ مَنْ حَادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ

"Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir toplumun; Allah ve Resulü’ne karşı çıkanlarla (fasıklarla) dostluk ettiğini göremezsin!" (Mücadele, 22)

19. Hadis

مَنْ اَحَبَّ لِلّٰهِ وَاَبْغَضَ لِلّٰهِ... فَقَدِ اسْتَكْمَلَ الْا۪يمَانَ

"Kim Allah için sever ve Allah için nefret ederse (dostunu ona göre seçerse), imanı kemale ermiştir!" (Ebû Dâvûd, Sünnet, 15)

Nüzul Sebebi: İmanın bir bedeli olduğunu; Allah'ın düşmanlarını ve emirlerini çiğneyenleri "dost" edinmenin imanı zedeleyeceğini bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dostunun günahı senin helakindir!" Namaz kılmayan, içki içen, gıybet edenle "can ciğer" olanın imanı sakattır! "Ya cennete köprü ya cehenneme odun!" Senin kankan Allah'a isyan ediyorsa, sen nasıl ona "dostum" dersin?

Sahabe Kıssası: Mus'ab b. Umeyr (Hz.) öz annesi İslam'a düşmanlık edince ona bile eyvallah etmemiş; "Benim annem değil, Allah'ın düşmanıdır" demiştir.

Kıssadan Hisse: Allah'ı razı etmeyen dost, seni razı edemez!

20. Ayet

وَقَالَ الشَّيْطَانُ لَمَّا قُضِيَ الْاَمْرُ اِنَّ اللّٰهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ الْحَقِّ وَوَعَدْتُكُمْ فَاَخْلَفْتُكُمْۜ

"İş bitince (ateşe girince) şeytan der ki: 'Allah size gerçek olanı vaat etti, ben de vaat ettim ama sizi aldattım!'" (İbrâhim, 22)

20. Hadis

اَلْجَل۪يسُ السَّوْءِ شَرٌّ مِنَ النَّارِ

"Kötü arkadaş ateşten daha şerlidir!" (İhya, 2/175)

Nüzul Sebebi: Kötü arkadaşın aslında bir "insan kılıklı şeytan" olduğunu ve sonunun "aldatıldım" feryadı olacağını bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Seni helake sürükleyen gölge!" Kötü arkadaş seni harama çağırırken "keyif alacağız" der, ama cehenneme girdiğinde "kendi düşen ağlamaz" der! "İdraat etmez misin?" Şeytanın insan şubesinden kaçın!

Sahabe Kıssası: Abdullah b. Ömer (Hz.) bir günahkarla oturan birini gördüğünde; "Şeytanla beraber oturuyorsun, farkında mısın?" diyerek uyarmıştır.

Kıssadan Hisse: Arkadaşın seni günaha çağırıyorsa, bilesin ki o şeytanın sözcüsüdür!

21. Ayet

وَلَوْ تَرٰىٓ اِذِ الظَّالِمُونَ مَوْقُوفُونَ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ يَرْجِعُ بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضِۨ الْقَوْلَۚ

"O zalimleri Rabb'lerinin huzurunda durdurulmuş, suçu birbirlerine atarken bir görsen!" (Sebe, 31)

21. Hadis

ثَلَاثَةٌ لَا يُكَلِّمُهُمُ اللّٰهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ...

"Üç kişi vardır ki Allah mahşerde onların yüzüne bakmaz, onları temize çıkarmaz!" (İçlerinde kötü yola sapan dostlar da vardır!) (Müslim, İman, 171)

Nüzul Sebebi: Dünyada şer ortaklığı yapanların, mahşerde Allah'ın huzurunda birbirlerini nasıl rezil edeceklerini haber vermek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dostunun günahı senin helakindir!" O gün geldiğinde arkadaşın "Beni bu saptırdı" diye parmağıyla seni gösterecek! "Pişmanlığın fayda vermediği o gün!" Göz göre göre ateşe gidenlerin rezilliği!

Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.) şöyle derdi: "Kötü arkadaşla gezenin şerefi lekelenir, ahireti kararır."

Kıssadan Hisse: Mahşerde parmakla gösterilip suçlanmak istemiyorsan, bugün fasığı terk et!

22.PİŞMANLIĞIN VE EBEDİ HÜSRANIN ZİRVESİ!

22. Ayet

يَوْمَ تُقَلَّبُ وُجُوهُهُمْ فِي النَّارِ يَقُولُونَ يَا لَيْتَنَآ اَطَعْنَا اللّٰهَ وَاَطَعْنَا الرَّسُولَا

"O gün yüzleri ateşte evrilip çevrilirken: 'Eyvah bize! Keşke Allah’a itaat etseydik, Peygamber’e itaat etseydik!' derler." (Ahzâb, 66)

22. Hadis

إِنَّ اللّٰهَ طَيِّبٌ يُحِبُّ الطَّيِّبَ

"Allah tayyiptir (temizdir), sadece temiz olanı (ve temiz dostlukları) sever!" (Müslim, Zekât, 65) Sahih

Nüzul Sebebi: Dünyada Peygamber Efendimiz’in (S.a.v.) ve salihlerin yolunu terk edip; fasık liderlerin, şerli kankaların ve günahkâr çevrelerin peşine takılarak ahiretini yakanların mahşerdeki o büyük çaresizliğini haber vermek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Pişmanlığın fayda vermediği o gün!" Yüzlerin ateşte çevrilmesi, dünyada harama dönen ve günaha gülen çehrelerin acı sonudur. "Namazını çalan sessiz katil!" Arkadaşın seni Allah'a değil de isyana, modaya veya gıybete götürüyorsa; o dostluk senin cennetini çürüten bir zehirdir. Allah sadece "temiz" olanı kabul eder; arkadaşın temiz değilse senin amelin de lekelenir. "İdrak etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Ukbe b. Ebî Muayt, Peygamberimiz (S.a.v.) ile otururken eski bir dostu gelip onu uyardı. Ukbe, sırf o dostunun hatırı için Efendimiz’den yüz çevirdi. Bedir'de kâfir olarak öldüğünde, bu ayetin haber verdiği o büyük "eyvah"ın içine düştü.

Kıssadan Hisse: Dostunun hatırı için Allah’tan yüz çevirenin, mahşerde yüzü kalmaz!

23. Ayet

هٰذَا فَوْجٌ مُقْتَحِمٌ مَعَكُمْۚ لَا مَرْحَبًا بِهِمْۜ اِنَّهُمْ صَالُوا النَّارِ

"(Onlara denilir ki:) 'İşte şunlar da sizinle beraber (ateşe) giren gruptur.' (Ötekiler der ki:) 'Onlara merhaba olmasın (rahat yüzü görmesinler), onlar da ateşe gireceklerdir!'" (Sâd, 59)

23. Hadis

لَا تَمُوتُ نَفْسٌ حَتّٰى تَرٰى مَقْعَدَهَا مِنَ الْجَنَّةِ اَوْ مِنَ النَّارِ

"Hiçbir can; cennetteki veya cehennemdeki (ve yanındaki arkadaşlarını) yerini görmeden ölmez!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/120)

Nüzul Sebebi: Cehennemin kapısında dostların birbirine "Hoş gelmediniz, rahat yüzü görmeyin!" diyerek karşılayacağını bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Cehennem yolunda arkadaşlık yoktur!" Ateşin kapısında kimse kimseye "kanka" demez, herkes "lanet olsun sana" der. "İdraat etmez misin?" Seninle günah işleyen, seninle yanacak ama sana düşman kalarak!

Sahabe Kıssası: Hz. Hasan (Hz.) bir cenaze gördüğünde; "Bu adam şimdi tek başına hesaba çekiliyor, dünyadaki 'arkadaşları' nerede?" diyerek bizleri düşünmeye sevk ederdi.

Kıssadan Hisse: Cehennem kapısında "Merhaba" değil, "Lanet" vardır!

4. ANA BÖLÜM: SALİH ARKADAŞIN ŞEFAATİ VE KURTULUŞ!

24. Ayet

فَمَا لَنَا مِنْ شَافِع۪ينَۙ وَلَا صَد۪يقٍ حَم۪يمٍ

"(Cehennemlikler derler ki:) 'Şimdi bizim ne bir şefaatçimiz var, ne de (bizi bu ateşten kurtaracak) sıcak bir dostumuz!'" (Şuarâ, 100-101)

24. Hadis

اِسْتَكْثِرُوا مِنَ الْاِخْوَانِ الصَّالِح۪ينَ فَاِنَّ لِكُلِّ مُؤْمِنٍ شَفَاعَةً

"Salih arkadaşlarınızı çoğaltın! Çünkü kıyamet günü her müminin (Allah'ın izniyle) bir şefaat hakkı vardır!" (Hilyetü’l-Evliyâ, 2/165)

Nüzul Sebebi: Cehenneme düşenlerin, dünyadaki fasık arkadaşlarının kendilerini terk ettiğini gördüklerinde, salih bir dosta sahip olmamanın derin hasretini çekeceklerini bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir:"Ya cennete köprü ya cehenneme odun: Arkadaşını seç!" O gün "kanka" dediklerin kaçacak, ama salih dostun "Ya Rabbi! O benimle beraber camiye gelirdi, onu ateşte bırakma!" diyecek. "İdraat etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.) şöyle derdi: "Dünyada öyle dostlar edinin ki, ölürseniz size ağlasınlar, yaşarsanız sizi hayra çağırsınlar."

Kıssadan Hisse: Arkadaşın seni teheccüde kaldırmıyorsa, mahşerde ateşten de kaldıramaz!

25. Ayet

اَلَّذ۪ينَ يَحْمِلُونَ الْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِه۪ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُواۚ

"Arş'ı taşıyanlar ve onun çevresinde bulunanlar (melekler) iman edenler için şöyle bağışlanma dilerler: 'Rabbimiz! Senin rahmetin ve ilmin her şeyi kuşatmıştır, tövbe edip Senin yoluna uyanları bağışla!'" (Mü’min, 7)

25. Hadis

إِنَّ اللّٰهَ يَقُولُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ: أَيْنَ الْمُتَحَابُّونَ بِجَلَالِي؟ الْيَوْمَ أُظِلُّهُمْ فِي ظِلِّي

"Allah mahşer günü şöyle buyurur: 'Benim celalim için birbirini sevenler nerede? Hiçbir gölgenin olmadığı bugün, onları Arş'ımın gölgesinde gölgelendireceğim!'" (Müslim, Birr, 37)

Nüzul Sebebi: Allah için birbirini sevenlerin sadece insanlar arasında değil, melekler katında da itibar gördüğünü ve ilahi koruma altına alınacağını müjdelemek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Seni helake sürükleyen gölge değil, Arş'ın gölgesine taşıyan dost!" Arkadaşın seni harama değil, seccadeye çağırıyorsa; o senin için bir melek gibidir. "İdraat etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer (Hazreti) arasındaki o muazzam sevgi, Arş'ın gölgesine davetiye çıkaran bir "Allah için sevme" destanıdır.

Kıssadan Hisse: Menfaat için seven dünyada kalır, Allah için seven Arş'a çıkar!

26. Ayet

وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاُو۬لٰٓئِكَ مَعَ الَّذ۪ينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّ۪نَ وَالصِّدّ۪يقِينَ وَالشُّهَدَآءِ وَالصَّالِح۪ينَۚ وَحَسُنَ اُو۬لٰٓئِكَ رَف۪يقًاۜ

"Kim Allah’a ve Resulü’ne itaat ederse, işte onlar peygamberler, sıddıklar, şehidler ve salihlerle beraberdirler. Bunlar ne güzel arkadaştır!" (Nisâ, 69)

26. Hadis

اَلْمَرْءُ مَعَ مَنْ اَحَبَّ

"Kişi (mahşerde) sevdiğiyle beraberdir!" (Buhârî, Edeb, 96)

Nüzul Sebebi: Bir sahabenin Peygamber Efendimiz'e (S.a.v.) gelerek; "Seni dünyada görüyoruz ama cennette makamın çok yüksek olacak, seni görememekten korkuyorum" demesi üzerine, sevginin mesafeleri yok edeceğini müjdelemek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dostunun ahlakı senin cennetindir!" Eğer arkadaşın Kur'an ehliyse, sen de Kur'an ehliyle haşrolursun. "Kiminle yürüdüğüne bak!" Fasıkla gezen ateşle, salihle gezen nurla haşrolur.

Sahabe Kıssası: Sevban (Hz.) Efendimiz'in (S.a.v.) ayrılığına dayanamaz, sararıp soldurdu. Bu ayet inince dünyalar onun oldu.

Kıssadan Hisse: Peygamberi seven O'nunla, artistleri/topçuları/fasıkları seven onlarla haşrolur!

27. Ayet

اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا فَاُو۬لٰٓئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّـَٔاتِهِمْ حَسَنَاتٍۜ

"Ancak tövbe eden, iman eden ve salih amel işleyenler (salihlerle yol yürüyenler) müstesna; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir!" (Furkân, 70)

27. Hadis

هُمُ الْقَوْمُ لَا يَشْقٰى بِهِمْ جَل۪يسُهُمْ

"Onlar (zâkirler, salihler) öyle bir topluluktur ki, onların arasında oturan bedbaht (kötü) olmaz!" (Buhârî, Daavât, 66)

Nüzul Sebebi: Kötü arkadaştan kurtulup salihlerin meclisine sığınanların, geçmişteki günahlarının bile bir rahmet tecellisiyle sevaba dönüşebileceğini bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Seni helake sürükleyen gölgeden kaç, nura koş!" Salihlerin arasına girersen, onların bereketi seni de yakar (temizler). "İdraat etmez misin?" Tövbe edip arkadaşını değiştiren, kaderini değiştirir!

Sahabe Kıssası: 99 kişiyi öldüren adam, salihlerin bulunduğu bir köye gitmek için yola çıkınca; sadece o "salih çevre" niyeti yüzünden affedildi.

Kıssadan Hisse: Köyünü (arkadaşını) değiştirenin, günahı sevaba döner!

28. Ayet

وَاصْبِرْ نَفْسَكَ مَعَ الَّذ۪ينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدٰوةِ وَالْعَشِيِّ يُر۪يدُونَ وَجْهَهُ

"Sabah akşam Rablerine dua ederek O'nun rızasını dileyenlerle (salihlerle) beraber olmaya candan sabret!" (Kehf, 28)

28. Hadis

لَا تُصَاحِبْ اِلَّا مُؤْمِنًا

"Müminden başkasını (sırdaş ve yakın) dost edinme!" (Tirmizî, Zühd, 45)

Nüzul Sebebi: Dünyanın süsü olan gafil ve zengin dostlar yerine, fakir de olsalar Allah dostlarıyla beraber olmanın zorluğuna ama ebedi kazancına işaret için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Namazını çalan sessiz katilden kaç, namazı hatırlatan dosta yapış!" Salihle beraber olmak nefse ağır gelir, çünkü o seni hesaba çeker. Ama o "ağırlık" seni cennete taşır!

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) her gün bir sahabeyi durdurur; "Gel biraz imanımızı tazeleyelim (Allah'ı analım)" der, arkadaşlığını zikirle perçinlerdi.

Kıssadan Hisse: Arkadaşınla dünyayı değil, ahireti konuşabiliyorsan; o gerçek dosttur!

29. Ayet

وَاِذَا سَمِعُوا اللَّغْوَ اَعْرَضُوا عَنْهُ وَقَالُوا لَنَآ اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْۖ

"(O salih müminler) Boş ve lüzumsuz bir söz (gıybet, haram konuşma) duyduklarında ondan yüz çevirirler ve 'Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size' derler!" (Kasas, 55)

29. Hadis

خَيْرُ الْاَصْحَابِ عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرُهُمْ لِصَاحِبِه۪

"Allah katında arkadaşların en hayırlısı, arkadaşına karşı hayırlı (onu hayra teşvik eden) olandır!" (Tirmizî, Birr, 28)

Nüzul Sebebi: Hakiki dostluğun ölçüsünün "günaha ortak olmak" değil, "günahtan uzaklaştırmak" olduğunu tescil için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Arkadaşım kırılmasın diye Allah'ı kırma!" Eğer arkadaşın gıybet ediyorsa onu susturman, senin ona olan en büyük hayrındır. "İdraat etmez misin?" Gerçek dost, seni ateşe sokan değil, ateşten çekendir!

Sahabe Kıssası: Hz. Ebû Zer (Hz.) arkadaşını bir hata yaparken gördüğünde onu hemen uyarır; "Ben senin ahiretinden mesulüm, sus ve tövbe et!" derdi.

Kıssadan Hisse: Seni gıybetten korumayan dost, seni ateşten de koruyamaz!

30. Ayet:

وَيَوْمَ يُحْشَرُ اَعْدَآءُ اللّٰهِ اِلَى النَّارِ فَهُمْ يُوزَعُونَ

(O gün Allah’ın düşmanları, bir araya getirilip ateşe sürülürler!) (Fussilet, 19)

30. Hadis

إِنَّ مِنَ النَّاسِ مَفَات۪يحَ لِلْخَيْرِ مَغَال۪يقَ لِلشَّرِّ

"İnsanlardan öyleleri vardır ki, hayrın anahtarı, şerrin de kilididirler!" (İbn Mâce, Mukaddime, 19)

Nüzul Sebebi: Sadıklarla (sözü özü bir olanlarla) beraber olmanın, kişinin takvasını diri tutacak en büyük güç olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dostunun günahı senin helakindir, dostunun zikri senin kurtuluşundur!" Hayra anahtar olan arkadaşı buldun mu bırakma! O senin cennet anahtarındır. "İdraat etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Hz. Mus’ab b. Umeyr (Hz.) Medine'de öyle bir arkadaştı ki, dokunduğu her kalp hayra açıldı, şerre kilitlendi.

Kıssadan Hisse: Yanına girdiğinde Allah'ı hatırladığın dost, sana Allah'ın bir hediyesidir!

31. Ayet.

وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَآءُ بَعْضٍۘ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ

"Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar!" (Tevbe, 71)

31. Hadis:

(اَلْمُهَاجِرُ مَنْ هَجَرَ مَا نَهَى اللّٰهُ عَنْهُ (

“Gerçek muhacir, Allah'ın yasakladığı şeyi [ve o yasağa iten arkadaşı] terk edendir!) (Buhârî, Îmân, 4) Sahih”

Nüzul Sebebi: İslami arkadaşlığın temelinin "birbirinin eksiğini kapatmak" ve "istikamet kazandırmak" olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Kiminle yürüdüğüne bak!" Aynaya baktığında kirini görüyorsan, salih dostun yanında da günahını görüp tövbe etmelisin. "İdraat etmez misin?" Seni pofpoflayan değil, hatanı söyleyen gerçek dosttur.

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) dermiş ki: "Hatalarımı bana hediye eden (söyleyen) arkadaştan Allah razı olsun!"

Kıssadan Hisse: Seni uyarmayan dost, seni sevmiyor demektir!

5. ANA BÖLÜM: MUHTEŞEM VE KORKUTUCU FİNAL MÜHRÜ!

32. Ayet

يَا بَن۪يٓ اٰدَمَ لَا يَفْتِنَنَّكُمُ الشَّيْطَانُ كَمَآ اَخْرَجَ اَبَوَيْكُمْ مِنَ الْجَنَّةِ

"Ey Âdemoğulları! Şeytan, ana babanızı cennetten çıkardığı gibi (kötü arkadaş kılığında) sizi de fitneye düşürmesin!" (A'râf, 27)

32. Hadis

إِنَّمَا بَعَثْتُ لِأُتَمِّمَ مَكَارِمَ الْأَخْلَاقِ

"Ben ancak güzel ahlakı (ve bu ahlakı koruyacak dostlukları) tamamlamak için gönderildim!" (Muvatta, Hüsnü'l-Huluk, 8)

Nüzul Sebebi: Şeytanın insanı tek başına değil, "arkadaş" kılığındaki yardımcılarıyla saptırdığını, ahlak kalesini içerden yıktığını bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir:

Ahlakını kemiren sessiz katil!" Arkadaşın sana günahı süslü gösteriyorsa, o senin yanındaki küçük iblistir. "İdrak etmez misin?" Şeytanın insan şubesinden kaçmayan, cennetten sürülmeye mahkumdur.

Sahabe Kıssası: Hz. Âdem (Hz.) ve Havva, şeytanın "dost" kılıklı yalanına kandılar ve örtülerini kaybettiler. Bugün sen de kötü arkadaşa kanıp hayânı mı kaybedeceksin?

Kıssadan Hisse: Arkadaşın seni soymaya (günaha) çalışıyorsa, o şeytanın elçisidir!

33. Ayet

وَمَنْ اَعْرَضَ عَنْ ذِكْر۪ي فَاِنَّ لَهُ مَع۪يشَةً ضَنْكًا وَنَحْشُرُهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اَعْمٰى

"Kim Benim zikrimden (emrimden/salih dostlarımdan) yüz çevirirse, onun için dar bir geçim vardır ve biz onu kıyamet günü kör olarak haşrederiz!" (Tâhâ, 124)

33. Hadis

اَلْحَيَاءُ وَالْا۪يمَانُ قُرِنَا جَم۪يعًا، فَاِذَا رُفِعَ اَحَدُهُمَا رُفِعَ الْاٰخَرُ

"Hayâ ve iman (ve onları koruyan arkadaş) ayrılmaz bir bütündür; biri giderse diğeri de gider!" (Hâkim, Müstedrek, 1/73)

Nüzul Sebebi: Salihlerin meclisini terk edip fasıkların masasına oturanların, kalplerinin daralacağını ve mahşerde hakikati görmedikleri için kör kalacaklarını bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Hayâ imandandır!" Arkadaşın senin hayânı bozuyorsa imanını da çalıyor demektir. "İdrak etmez misin?" Dünyada harama bakarken kör olan, mahşerde Allah'ı görmekten kör kalır!

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) bir fasıkla oturan birini görünce; "Senin gözün kararmış, kalbin mühürlenmiş; bu körlük seni ateşe götürür!" diye haykırmıştır.

Kıssadan Hisse: Gafille gezenin gözü kör, kalbi taş olur!

34. Ayet

وَلَا تَقْرَبُوا الزِّنٰىٓ اِنَّهُ كَانَ فَاحِشَةًۜ وَسَآءَ سَب۪يلًا

"Zinaya (ve ona götüren kötü arkadaş ortamlarına) yaklaşmayın! Çünkü o, son derece çirkin bir iştir!" (İsrâ, 32)

34. Hadis

اَلْعَيْنَانِ تَزْنِيَانِ وَزِنَاهُمَا النَّظَرُ

"Gözler de zina eder, onların zinası (harama) bakmaktır!" (Buhârî, İsti’zân, 12)

Nüzul Sebebi: Kötü arkadaşın "Bak ne güzel, bir kereden bir şey olmaz" diyerek göz zinasını başlatıp büyük helake sürüklediğini bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Teşhir ve kötü arkadaş zinanın ön sözüdür!" Seni harama teşvik eden el, senin celladındır. "İdrak etmez misin?" "Dostunun günahı senin helakindir."

Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.) bir mecliste haram konuşulunca hemen kalkmış; "Benim gözümün ve kulağımın hesabını kim verecek?" demiştir.

Kıssadan Hisse: Zinaya giden yolun taşlarını, kötü arkadaşlar döşer!

35. Ayet

وَمَنْ يُشَاقِقِ الرَّسُولَ مِنْ بَعْدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ الْهُدٰى وَيَتَّبِعْ غَيْرَ سَب۪يلِ الْمُؤْمِن۪ينَ نُوَلِّه۪ مَا تَوَلّٰى وَنُصْلِه۪ جَهَنَّمَۜ

"Kim müminlerin yolundan (salih arkadaşlıktan) başkasına uyarsa, onu gittiği yolda bırakırız ve cehenneme atarız!" (Nisâ, 115)

35. Hadis

إِنَّ اللّٰهَ طَيِّبٌ يُحِبُّ الطَّيِّبَ

"Allah tayyiptir (temizdir), sadece temiz olanı (temiz dostlukları) sever!" (Müslim, Zekât, 65)

Nüzul Sebebi: Peygamber'in ve ashabının yolunu bırakıp, kâfir ve fasıkların hayat tarzına (arkadaşlığına) özenenlerin sonunun hüsran olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Ya cennete köprü ya cehenneme odun!" Senin kankanın yolu Peygamber yolu değilse, son durağınız cehennemdir. "İdrak etmez misin?" Temiz olmayan arkadaşlık, Allah'ın rahmetinden uzaktır.

Sahabe Kıssası: Ammâr b. Yâsir (Hz.) annesi ve babası şehid edilirken bile kâfirlerin dostluk teklifini elinin tersiyle itmiş, "Benim dostum Allah'tır!" demiştir.

Kıssadan Hisse: Müminlerin yolundan sapan, ateşe kendi koşar!

36. Ayet

وَقَرْنَ ف۪ي بُيُوتِكُنَّ وَلَا تَبَرَّجْنَ تَبَرُّجَ الْجَاهِلِيَّةِ الْاُو۬لٰى

"Evlerinizde vakarla oturun. Eski cahiliye devrindeki (günahkar çevrelerdeki) gibi süslenip açılmayın!" (Ahzâb, 33)

36. Hadis

إِذَا لَمْ تَسْتَحْيِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ

"Hayâ etmiyorsan (ve hayâsız dostlarla berabersen), dilediğini yap!" (Buhârî, Edeb, 78)

Nüzul Sebebi: Kişinin şerefini ve mahremiyetini bozan en büyük etkenin "çevre baskısı" ve "cahiliyye özentisi" dostluklar olduğunu ihtar için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Açılan beden değil, hayâdır!" Seni açılmaya, saçılmaya ve teşhire zorlayan o "kız grubu" senin düşmanındır. "İdrak etmez misin?" Hayâsı gidenin her şeyi mübahtır.

Sahabe Kıssası: Hz. Fatıma (Hz.) bir günahkarın yanına dahi yaklaşmaz; "Onun isinden hayâm kirlenir" buyururdu.

Kıssadan Hisse: Ölüsünün iffetini düşünen Fatıma’dan, dirisini kötü arkadaşa peşkeş çekene!

37. Ayet

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قُوٓ اَنْفُسَكُمْ وَاَهْل۪يكُمْ نَارًا

"Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi (kötü arkadaşların yakacağı) o ateşten koruyun!" (Tahrîm, 6)

37. Hadis

كُلُّكُمْ رَاعٍ وَكُلُّكُمْ مَسْؤُولٌ عَنْ رَعِيَّتِهِ

"Hepiniz çobansınız ve hepiniz (arkadaş çevresinden korumakla yükümlü olduğunuz) tebaanızdan mesulsünüz!" (Buhârî, Cum’a, 11)

Nüzul Sebebi: Babanın, evladının kiminle gezdiğine bakmamasının; onu kendi eliyle ateşe atması olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Erkek Müslüman ailesini fasıktan korur!" Kızın kiminle geziyor? Oğlun kiminle oturuyor? "İdrak etmez misin?" Onların arkadaşı, senin ahiretin ya da felaketindir.

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) oğlunu yanlış bir arkadaşla görünce hemen müdahale etmiş ve; "Onunla gezmeye devam edersen babasız kalırsın!" demiştir.

Kıssadan Hisse: Evindeki arkadaş trafiğini yönetmeyen, cehennem trafiğine hazır olsun!

38. Ayet

وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَم۪يعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذ۪ينَ اَشْرَكُوا مَكَانَكُمْ اَنْتُمْ وَشُرَكَآؤُكُمْۚ

"O gün hepsini toplayacağız. Sonra o ortaklık (arkadaşlık) yapanlara: 'Siz ve ortaklarınız (kankalarınız) yerinizde durun!' diyeceğiz!" (Yûnus, 28)

38. Hadis

لَا يَنْظُرُ اللّٰهُ إِلَى رَجُلٍ لَا يَغَارُ عَلَى أَهْلِهِ

"Allah, ailesini (kötü arkadaştan) kıskanmayan erkeğin yüzüne mahşerde bakmaz!" (İbn Hibbân, 10/307)

Nüzul Sebebi: Dünyada şer üzere kurulan her türlü "ortaklığın" mahşerde ayağa pranga olacağını tescil için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Mahşerin hayâsızlık rüsvaylığı!" O gün "kankalarınla" beraber bekleyeceksin ama birbirine sarılmak için değil, birbirini ateşe itmek için! "İdrak etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Sa'd b. Ubâde (Hz.) "Ben eşimi başka erkekle (kötü arkadaşla) görsem kılıcımla vururum" demiştir. Efendimiz (S.a.v.) onun gayretini övmüştür.

Kıssadan Hisse: Arkadaşı için namusundan ve dininden taviz verenin, mahşerde sahibi yoktur!

39. Ayet

قُلْ لِلْمُؤْمِن۪ينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ

"Mümin erkeklere söyle, (kötü arkadaşların teşvik ettiği) haramlardan gözlerini sakınsınlar!" (Nûr, 30)

39. Hadis

كُلُّ أُمَّتِي مُعَافًى إِلَّا الْمُجَاهِرِينَ

"Günahını (arkadaş ortamında) teşhir ederek açığa vuranlar müstesna, herkes affedilebilir!" (Buhârî, Edeb, 60)

Nüzul Sebebi: Günahın arkadaş ortamında bir "övünç" kaynağı haline getirilmesinin, Allah'ın gazabını en çok çeken eylem olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Namazını çalan sessiz katil!" Arkadaşın sana "Bak şu videoya, bak şu kıza" dediğinde; aslında senin affını engelliyor. "İdrak etmez misin?" Gözünü haramdan sakınmayan, kalbini imandan sakınamaz!

Sahabe Kıssası: İbn Mektum (Hz.) âmâ olduğu halde Efendimiz (S.a.v.) hanımlarına ondan sakınmalarını emretmiş; "Siz de mi körsünüz?" demiştir.

Kıssadan Hisse: Arkadaşının sunduğu harama bakan, kendi nurunu söndürür!

40. Ayet (BÜYÜK FİNAL)

فَاسْتَقِمْ كَمَآ اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْاۜ

"Sen ve seninle beraber tövbe edenler (eski fasık çevresini terk edenler), emrolunduğun gibi dosdoğru olun!" (Hûd, 112)

40. Hadis (BÜYÜK FİNAL)

اَلْحَيَاءُ مِنَ الْا۪يمَانِ وَالْا۪يمَانُ ف۪ي الْجَنَّةِ

"Hayâ imandandır, iman ise cennettedir!" (Tirmizî, Birr, 65)

Nüzul Sebebi: Kurtuluşun ancak ve ancak "fasık arkadaştan hicret edip" Allah'ın emrettiği salihlerle beraber istikamette kalmakla mümkün olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Kiminle yürüdüğüne bak!" Eğer cenneti istiyorsan, arkadaşın cennet yolcusu olsun. "İdrak etmez misin?" Hayâsı olmayan arkadaşın imanını çürütmesine izin verme!

Sahabe Kıssası: Nur suresi indiğinde sahabe hanımları "falan ne der?" demediler, hemen örtündüler. Arkadaşlarını değil, Allah'ı razı ettiler!

Kıssadan Hisse: Allah'ın razı olduğu arkadaşı bulmayan, mahşerin rüsvaylığına mahkumdur!

MAHŞERİN LANETLEŞME MEYDANINA SON UYARI!

DEĞERLİ MÜMİNLER, AZİZ CEMAAT!

Burada söz bitti, şimdi kalbin sızısı başlıyor! 40 ayet ve hadisle; namazını çalan sessiz katilleri, ahlakını kemiren o sinsi gölgeleri ve seni adım adım ateşe iten "kankaları" deşifre ettik! Şimdi soruyorum sana ey nefsim! Soruyorum sana ey "arkadaşım darılmasın, çevrem ne der" diye Allah’ın emrini çiğneyen gafil! "EY GAFİL! AKLINI KULLANMAYACAK MISIN? DÜNYADA ÜÇ BEŞ KİŞİNİN TAKDİRİ İÇİN EBEDİ CENNETİNİ SATAN, YARIN O 'CAN DOSTLARIN' SENİ ATEŞE İTİP KAÇTIĞINDA KİME SIĞINACAKSIN? İDRAK ET! ÖLECEKSİN!"

EY ALLAH’IN EMANETİ OLAN RUHUNU FASIKLARIN SOFRASINA MEZE YAPAN BİÇARE! "Kişi sevdiğiyle beraberdir!" hakikati dururken; nefsini haram meclislerinin prangasına vuranların imanı, uçurum kenarındaki son yaprak gibidir. Allah'ın "Salihlerle ol!" emrini bir kenara itip, fasığın "Açıl, saçıl, eğlen!" emrine itaat eden gafil! "İDRAK ETMEZ MİSİN? BUGÜN SOKAKLARDA VAKİT ÖLDÜRDÜĞÜN O ÇEVREN, YARIN KABİRDE MÜNKER VE NEKİR GELDİĞİNDE SENİN YERİNE CEVAP VERECEK Mİ?" Bugün Kur'an'ı arkasına atıp, günah kervanına katılanlar; yarın mahşer meydanında o dostlarıyla birbirine lanet okurken kimden merhamet bekleyecekler?

EY EVİNDEKİ ARKADAŞ TRAFİĞİNE GÖZ YUMAN, EVLADININ KİMİNLE GEZDİĞİNE BAKMAYAN REİS! "Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun!" emri dururken; evladını kötü arkadaşın, zehirli ekranların kucağına bırakan gafil! "AKLINI KULLAN! YA SÜNNETİN AYDINLIĞINDA SALİH BİR ÇEVREYLE ALLAH’A RAM OLUR KURTULURSUN YA DA EVİNE SOKTUĞUN O FASIK GÖLGELERLE BERABER KENDİ ELİYLE HAZIRLADIĞIN CEHENNEME ODUN TAŞIRSIN!" Unutma; mahşerde sana "Dostlarının makamı neydi?" diye sormayacaklar; "O dostların seni seccadeden uzaklaştırırken sen neredeydin?" diyecekler!

"EY GAFİL! İDRAK ET! ALLAH'IN RIZASI İÇİN FASIKTAN HİCRET ETMEYENİN, MAHŞER MEYDANINDA TÜM PİŞMANLIKLARI AYAKLAR ALTINA ALINACAK VE YARDIMCISI OLMAYACAKTIR!" Eğer bugün kalbindeki o "elalem ne der" putunu "LÂ" (HAYIR!) balyozuyla yıkmazsan, yarın sonsuz bir "KEŞKE!" feryadının pençesinde boğulmaya mahkumsun! "Dostluk sadece dünyada değil, mahşerde şefaatçi olabiliyorsa dostluktur!


" MEHMET ERÇELİK