Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Kur’an ve Müslüman: Elest Bezminden Bugüne

İsmail Sezkin

KUR’AN VE MÜSLÜMAN


İnsanoğlunun yaratılış hikâyesi ilahî bir soruyla başlar… Cenab-ı Hakk’ın; “

اَلَسْتُ بِرَبِّكُمْ

-Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” sualine, “

بَلٰى

-Evet şahit olduk ki Rabbimizsin”(A’RAF;172) cevabını vermişti ruhlar… İşte burada başlamıştı insanoğlunun yaratılış hikâyesi… Cenab-ı Allah

وَالتّٖينِ وَالزَّيْتُونِ وَطُورِ سٖينٖينَ وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَمٖينِ لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ فٖى اَحْسَنِ تَقْوٖيمٍ

(Tîn 1-4) diye yemin ediyor Kur’an’da Cenab-ı Hakk bu ayetlerde bizim en güzel şekilde yaratılmış olduğumuzu bütün kâinata ilan ediyor…

Cenab-ı Hak bütün kâinatı bizim için yaratmış… Yarattığı her şeyi bizim hizmetimize vermiş… Bu da yetmemiş; bizim için peygamberler göndermiş Ama maalesef bizler beşer olduğumuz için… Bazen Mevlâmız’dan uzak düştük… Şu geçici dünyaya aldandık Yaratılış ve kulluk amacından, samimi inançtan, ahlâkî değerlerden uzaklaşır olduk bazen Günübirlik telaşlar içerisinde bencillik ediyoruz… Bazen hırslarımıza yeniliyoruz… Sanki bütün kâinat bize amade yaratılmamış gibi… Bazen açgözlülük ettiğimiz zamanlar oluyor… Bazen değerlerimizi kaybediyoruz… Sonra da bu kaybettiklerimizi tekrar bulamaz oluyoruz…

Hani Nasreddin hoca yüzüğünü samanlıkta kaybetmiş… Ama bahçede aramaya başlamış Nasreddin hocanın bir şey aradığını gören komşusu…

-Hayırdır hocam… Bir şey mi kaybettin… Saatlerdir ne arıyorsun?.. diye sormuş hocaya… Hoca;

- Evet… Yüzüğümü kaybettim deyince… Komşusu da başlamış aramaya… Bulamayınca komşusu tekrar sormuş hocaya:

-Hocam yüzüğünü burada mı kaybettin? diye… Hoca;

-Hayır yüzüğü samanlıkta kaybettim? demiş.. Bunun üzerine şaşıran komşusu;

-Hocam o zaman yüzüğü niye samanlıkta değil de, bahçede arıyorsun? deyince…

-“Samanlık karanlık olduğu için bahçede ışıkta arıyorum” demiş

İşte İslam âlemi de bu gün aynı Nasreddin Hoca gibi, kaybettiği değeri yerinde değil de, başka yerlerde arıyor sanki…

Bu gün bütün insanlığın arayıp da bulamadığı, o kaybettiğimiz değer; Kur’an-ı Kerim… Kur’ân-ı Kerim, Müslümanlar için hidâyet ve mutluluk rehberidir… Kur’an’a sımsıkı sarılmak demek, Kur’an’a göre bir hayat yaşamak demek; sapıtmamak demektir Yani İslâm ve Müslüman kimliğini kaybetmemek demektir… Allah-u Teâlâ

وَاتَّبِعُوا اَحْسَنَ مَا اُنْزِلَ اِلَيْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ

Rabbinizden size indirilenin en güzeli olan Kur’ân’a uyun!”(Zümer 55) buyuruyor… Yaşadığımız şu çağda insanlık maalesef Kur’an-ı Kerim’in değerlerini kaybetmiş durumda Oysa

اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَهْدٖى لِلَّتٖى هِىَ اَقْوَمُ

Şüphesiz ki bu Kur'an bizi en doğru yola ulaştırır ” ( İsra 9 )

Ama bizler bu yolu Cenab-ı Allah’ın bize gönderdiği Kur’an’da aramıyoruz, başka yerlerde arıyoruz… Ama bu aradığımızı başka adreslerde aramaya devam ettiğimiz sürece, Nasreddin Hoca gibi bulamayız… Zaten bulamıyoruz

İşte bütün İslam âleminin çırpınışı bu yüzden İşte bütün İslam âleminin zulme uğraması bu yüzden Bugün Cenab-ı Allah’ın kitabı Kur’an; inanın, İslam âleminden intikam alıyor Kur’an’a yüz mü çevirdiniz, Kur’an’a sırtınızı mı döndünüz; o zaman durum budur, buyurun yaşayın diyor…

Peygamberimiz “Eğer Kur’an’dan bir şey yoksa, kalbiniz harap olmuş bir ev gibidir” diyor… Kur’an-ı Kerim Peygamberimizin bize en büyük emanetidir… Peygamberimiz veda haccında; “Size iki emanet bırakıyorum… Onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız O emanetler; Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim ve benim sünnetimdir” diyordu

Peygamberimiz bir gün ashabıyla otururken arkadaşlarına:

“-Sizden sonra bir takım bozulmalar, fitneler, yozlaşmalar, kaoslar, kavgalar, gürültüler meydana gelecek dünyada” diyor… Ashab-ı Kiram:

“-Ya Resulüllah; o kavgalardan, kaoslardan, fitnelerden nasıl kurtulacağız?” diye soruyorlar… Peygamberimiz; - Sizi kurtaracak olan Kur’andır Çünkü o kitapta sizden öncekilerin haberi vardır Ad kavmi, Lut kavmi, Semud kavmi gibi çeşitli milletlerin, peygamberlerin haberi vardır… Yine sizden sonrakilerin de haberi olduğu gibi… Sizinle ilgili hükümler vardır onun içerisinde” diyor… Sonra şu ayetleri okuyor Kur’an’dan…

اِنَّهُ لَقَوْلٌ فَصْلٌ

O Hakkı batıldan iyiyi kötüden ayırt eden bir kitaptır…

وَمَا هُوَ بِالْهَزْلِ

O asla bir şaka eğlence değildir… (Tarık 13-14)

Her ne olursa olsun, Kur’ân’a tabi olması gereken birçok Müslümanın; bu gün maalesef kendi kafasına göre bir din anlayışı uydurup, buna tâbi olduklarını görüyoruz Kur’ân’ın, hakkında açık hüküm verdiği birçok konuyu ‘bana göre’ veya ‘bize göre’ diyerek yorumlamaya başlıyor insanlar… İslâm’a göre Müslüman olmaları gerektiğinin hiç farkına varmadan… Kendi heva ve heveslerini din zannediyor bunlar

“Namaz kılmıyorum ama kalbim çok temiz, Kur’ân okumayı bilmiyorum ama her Ramazan’da hatim okutuyorum” gibi anlayışlar almış başını gidiyor… Bütün bunların sebebi; bir; cehâlet, iki; nefse ve şeytana esir olmaktır…

Bu yanlış anlayışlardan kurtulmanın yolu ise… Bir; Kur’ân’ı öğrenmek… İki; Kur’ân’ı anlamak ve hayata tatbik etmek Yani Kur’an’a uygun bir hayat yaşamak Çünkü din, bize yaşamamız için gönderildi Yaşamadığınız bir dini koruyamazsınız İslâmî kimliğe ve kişiliğe sahip bir hayatı yaşayabilmemiz için, mutlaka Kur’ân temeline bağlı kalmamız gerekiyor…

Ancak, bunu yaparken biz İslâm’ı kendimize uydurmaya çalışmayacağız… Biz kendimiz İslâm’a uyarak yaşayacağız… “Cenab-ı Allah Kur’an-ı terk edenin belini kırar” buyuruyor Peygamberimiz Şuan görüyorsunuz; İslam âleminin hâli belli… Kur’an’da başka bir yerde huzur arayan huzur bulamaz… Çünkü Cenab-ı Allah onu şaşkınlığa sokar

“Kur’an-ı Kerim’in ilmini bilen hep ileri gider Kur’an-ı Kerim’le amel eden sevap kazanır Kur’an-ı Kerim’le hükmeden adil olur… Kur’an-ı Kerim’e sımsıkı sarılan doğru yolu bulur” diyor Peygamberimiz…

Bu hadis-i şeriflerin ne dediğini çok iyi anlayan İngilizlerin sömürgeler bakanı Gıladisyon Kur’an-ı Kerim’i eline alarak şöyle bir konuşma yapıyor İngiltere parlamentosunda: “Bu Kur’an Müslümanların elinde bulunduğu sürece biz onlara egemen olamayız Ya Kur’an’ı tamamen yasaklayacağız… Ama bu mümkün değil… Mutlaka bulurlar ve okurlar… Kur’an’ı ezberleyen hafızları var çünkü” diyor “Öyleyse Müslümanları Kur’an’dan soğutmalıyız… Müslüman ile Kur’an arasına mesafe koymalıyız… Allah’ın gönderdiği o gayenin dışında hep okusunlar… Ama içindekileri hiç bilmesinler… Tutmasınlar” diyor…

Gerçekten de bizler farkına varmadan nasıl da değiştik Maalesef haramzedelik her tarafa yayılmış vaziyette… Bizi biz yapan değerlerden öyle uzaklaştık ki, bırakın Müslümanlığı; insanlığımız tartışılır hale geldi…

Günümüzde maalesef İslam başka yerde, toplum başka yerde… Öyleyse bizim yaşadığımız dindarlık mı, değil mi?.. Kur’an-ı Kerim’deki değerler, ölçüler neler?.. Bu soruların cevabını bulmak için önce dini bilmemiz gerekiyor Şu yaşadığımız zamanda bir indirilmiş din var, o baki zaten… Bir de uydurulmuş bir din var… İndirilmiş dinde ben Müslümanım deyip de haram yiyen, hak-hukuk tanımayan… Namaz kılıp da aldatan… Hacca gidip de kul hakkı yiyen… Komşusuna zulmeden olamaz…

Ama uydurulmuş dinde şu tip insanları görürsünüz Ben Müslümanım der Müslümana yakışmayan her işi yapar… Beş vakit namaz kılar, camiden çıkar çıkmaz dedikoduya, gıybete başlar… Seccadeden kalkar kalkmaz harama dalar… Ümmet-i Muhammed maalesef bu hale geldi

Yapacağımız tek şey düştüğümüz yerden kalkmak Ne demişti İngiliz bakan: ‘bu Kur’an Müslümanların elinde bulunduğu sürece biz onlara egemen olamayız…’ İşte düştüğümüz yer orası Buradan ayağa kalkacağız Önce kendimizi bir sorgulamamız gerekiyor?.. Acaba bizlerin Kur’an’a karşı durumumuz, tutumumuz, davranışlarımız, duruşumuz nasıl?.. Kur’an’la çıkış kapısına varmak için, Kur’an’la olan münasebetimizi gözden geçirmemiz gerekiyor…

Kur’an-ı Kerim bizler okuyalım-anlayalım, ibret alalım da; hem bu dünyada, hem de ahrette mutlu olalım, huzurlu olalım diye gönderilmiş… Cennet ehli bir toplum oluşturalım diye gönderilmiş Kur’an-ı Kerim bize benim üzerimde düşünün, tefekkür edin… Gönlünüze, kalbinize yerleştirerek hayatınıza aktarın diyor… Kur’an hayat kitabıdır Siz Kur’an’a hayatınızı açarsanız, Kur’an’da size insanlığın hayatını açar

Siz Kur’an’ı basitleştirirseniz, Cenab-ı Allah da sizi şu dünyanın toplumları içerisinde basitleştirir… Çer çöp haline getirir… Siz hayatınızı Kur’an’a göre yaşarsanız, Cenab-ı Allah da bütün dünyayı size göre yaşatır