KURBAN BAYRAMI
Aziz müminler asil müslümanlar; Bizi yer yüzünde varlıklar arasında İnsan olarak yaratan, insanların arasında bizleri Mü’min ve Müslüman olarak halku icat eden,müslümanlar arasında da en çok sevdiği ve en son gönderdiği Hz Muhammed (sav)efendimize bizi ümmet yapan ve Kurban bayram sabahı şu mukaddes camide
bizleri bir araya getirip ,rahmet ve bereket dolu bugünlere bizleri kavuşturan Cenab-ı Hakk’a hamd-ü senalar olsun…
Cenab-ı Hakk’ın dost edindiği İbrahim Peygambere, Allah için kurban olmaya razı olan İsmail Peygambere ve her iki peygamberin sadakat ve teslimiyetini evrensel bir bayrama dönüştüren Hz.Muhammed Mustafa (SAV) Efendimize sonsuz salât-ü selâm olsun…
Kardeşlerim bilindiği gibi Kurban bayramı ismini Kurbandan alıyor.
KURBAN NEDİR?
ْ
Kurban kelime anlamı YAKLAŞMAK demektir.Terim olarak: Allah rızasını kazanmak için ibadet niyetiyle, belirli insanların(yani müslümanların)belirli vakitte(kurban bayramı günlerinde),belirli nitelikleri taşıyan hayvanların(Koyun,Keçi,Sığır Manda deve)gibi hayvanları usulunce kesmeğe kurban demektir.
Kurban İbadeti Hz. Ademle başlayan ve kıyamete kadar sürecek olan ibadetlerdendir. Kurban ilk olarak Hz.Adem’in oğulları Habil ile Kabilin Allah’ın kendilerinden Kurban sunmalarını istediği kıssasında geçer.
Hz. Adem’in çocuklarından Hâbil çobanlık yapıyordu. Sürüsünün en güzel, en semiz koçunu seçti. Çünkü Allah için verilen şeyin en güzel olması gerektiğini biliyordu.
Kâbil ise ziraat ürünlerinin en kötülerinden, cılız bir buğday demeti sunmuştu. Nihayetinde “birisinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti.” (Hasan Basri Çantay, Kuran-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm, I, 162
Kur’anı Kerim şöyle anlatır: Maide 27-31
وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَيْ اٰدَمَ بِالْحَقِّۢ اِذْ قَرَّبَا قُرْبَاناً فَتُقُبِّلَ مِنْ اَحَدِهِمَا
وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الْاٰخَرِۜ قَالَ لَاَقْتُلَنَّكَۜ قَالَ اِنَّمَا يَتَقَبَّلُ اللّٰهُ مِنَ الْمُتَّق۪ينَ
“Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah, ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kabul eder” demişti. Maide 27
لَئِنْ بَسَطْتَ اِلَيَّ يَدَكَ لِتَقْتُلَن۪ي مَٓا اَنَا۬ بِبَاسِطٍ يَدِيَ اِلَيْكَ لِاَقْتُلَكَۚ
اِنّ۪ٓي اَخَافُ اللّٰهَ رَبَّ الْعَالَم۪ينَ٢٨
“Andolsun! Sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için sana elimi uzatacak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.” Maide 28
اِنّ۪ٓي اُر۪يدُ اَنْ تَبُٓوأَ بِاِثْم۪ي وَاِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ اَصْحَابِ النَّارِۚ وَذٰلِكَ جَزٰٓؤُا الظَّالِم۪ينَۚ
“Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır.” Maide 29
فَطَوَّعَتْ لَهُ نَفْسُهُ قَتْلَ اَخ۪يهِ فَقَتَلَهُ فَاَصْبَحَ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ
“Derken nefsi onu kardeşini öldürmeye itti de (nefsine uyarak) onu öldürdü ve böylece ziyan edenlerden oldu. Maide 30
فَبَعَثَ اللّٰهُ غُرَاباً يَبْحَثُ فِي الْاَرْضِ لِيُرِيَهُ كَيْفَ يُوَار۪ي سَوْاَةَ اَخ۪يهِۜ قَالَ يَا وَيْلَتٰٓى اَعَجَزْتُ اَنْ اَكُونَ مِثْلَ هٰذَا الْغُرَابِ فَاُوَارِيَ سَوْاَةَ اَخ۪يۚ فَاَصْبَحَ مِنَ النَّادِم۪ينَۚۛ
“Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtmekten âciz miyim ben?” dedi. Artık pişmanlık duyanlardan olmuştu.” Maide 31-
İbrahim (A.S)’In Oğlu İsmail (A.S)’In Kurban Etme Hikayesi
Hz. İbrahim (as)'in, yıllar geçmesine rağmen bir evladı olmamıştı. O ellerini kaldırarak Rabbine şöyle dua ediyordu: "
رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنَ الصَّالِح۪ينَ
Ya Rabbi! Bana salihlerden olacak bir evlat ver!" (Sâffât 37/100)
Hz İbrahim (AS), Allah’a manen yaklaşmak amacıyla 1000 tane koç, 300 sığır, 100 deve kurban kesmişti.Bunun üzerine melekler hayret etmişlerdi.
Hz İbrahim (AS) ise:“Hayret edilecek bir şey yok.Biz Allah’a malımızı feda ettiğimiz gibi canımızı da feda ederiz., Can, maldan daha kıymetlidir. Elbette malın ve mülkün yegâne sahibi Allah’tır.
Değil mal, Allah bana bir evlat verse, onu dahi Rabbimin yoluna feda ederim, kurban keserim.” buyurdu Bir süre sonra Yüce Allah onlara bir çocuk nasip etti.
فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَل۪يمٍ١
“Biz de ona uysal bir oğul müjdeledik.(101 SAFFAT)”
İsmail dünyaya gelince, babası İbrahim aleyhisselâm çok sevindi. Çünkü yıllarca Rabbine evlat vermesi için dua etmişti. Çocuğun adını “Allah işitir” anlamına gelen İsmail koydular.
Fakat bir müddet sonra, Hz. İbrahim’in hanımı olan Sare validemiz, Hz. Hacer ile küçük İsmail’in başka bir yere götürülmesini istedi. Bunun üzerine Allah Teâlâ’nın emriyle Hz. İbrahim, hanımı Hacer ile henüz süt emen oğlu Hz. İsmail’i alıp bugünkü Mekke’nin bulunduğu yere götürdü. Orası ne suyun bulunduğu, ne insanların yaşadığı, kupkuru ve ıssız bir vadiydi.
Hz. İbrahim yanlarında az miktarda su ve hurma bıraktı. Sonra geri dönmeye başladı. Bunun üzerine Hz. Hacer arkasından seslendi: “Ey İbrahim! Bizi bu ıssız yerde bırakıp nereye gidiyorsun?”
Hz. İbrahim cevap vermedi. Çünkü bu ayrılık ona çok ağır geliyordu.
Hz. Hacer tekrar sordu: “Bunu sana Allah mı emretti?” Hz. İbrahim: “Evet.” deyince, Hz. Hacer büyük bir teslimiyet göstererek şöyle dedi:“O halde Allah bizi zayi etmez.” Bu söz, tevekkülün en güzel örneklerinden biri oldu.
Hz İbrahim şöyle dua etti
رَبَّـنَٓا اِنّ۪ٓي اَسْكَنْتُ مِنْ ذُرِّيَّت۪ي بِوَادٍ غَيْرِ ذ۪ي زَرْعٍ عِنْدَ بَيْتِكَ الْمُحَرَّمِۙ رَبَّـنَا لِيُق۪يمُوا الصَّلٰوةَ فَاجْعَلْ اَفْـِٔدَةً مِنَ النَّاسِ تَهْو۪ٓي اِلَيْهِمْ وَارْزُقْهُمْ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ
"Ey Rabbimiz! Ailemden bir kısmını, senin hürmetli evinin yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Namazlarını beytinin huzurunda dosdoğru kılsınlar diye. Ey Rabbimiz! Sen de insanlardan mümin olanların gönüllerini onlara meylettir. Onları meyvelerle rızıklandır ki, onlar da nimetlerinin kadrini bilip şükretsinler. (İBRAHİM 38)
Yıllar sonra İbrahim aleyhisselâm tekrar Mekke’ye döndü. Oğlu İsmail artık büyümüş, babasıyla birlikte yürüyüp koşacak, yaşa gelmişti. Hz İbrahim (AS) oğlu olursa onu allah için kurban edeceğini vaat etmiş ama aradan bir hayli zaman geçince bunu unutmuştu.
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ
,Hz İsmail (AS) koşacak çağa gelince rüyasında kendisine:
أَوْفِ بِنَذْرِكَ “
“Nezrini(adağını) yerine getir”
اِذْبَحْ إِسْمَاعِيلَ
(yani oğlun İsmaili kurban et )dendi.
Bu rüyayı arife gününden bir gün önce yani Terviye günü görmüştü.Terviye gecesi, gördüğü rüyanın Allah tarafından mı şeytan tarafından mı olduğunu tefekkür etti. Düşüncelere daldı:Bunun için o güne TERVİYE GÜNÜ denir.
İkinci gece aynı rüyayı yine gördü. Bu sefer rüyanın Allah tarafından olduğunu anladı. Bu bakımdan o güne de ARİFE GÜNÜ,(bildi anladı)anlamına geldi rüyayı gördüğü yere de ARAFAT denir. ..
Üçüncü gece yine aynı rüyayı görür, rüyasında: “Nezrini yerine getir.” emrini alır. Artık oğlu İsmail’i KESME kararını alır. Bunun için de bu güne NAHR (KURBAN KESME) GÜNÜ denir.
. Yüce Allah Hz. İbrahim'i çok ağır bir sınava çekiyordu. Oğluyla babayı imtihan etmek kolay bir imtihan değildi. Hz İbrahim Kurban bayramının birinci günü Oğluna ip ve bıçak almasını, birlikte dağa çıkıp odun getireceklerini söyledi. Zaten baba oğul sık sık yakınlardaki dağlara gider, oradan odun getirirlerdi.
Anne Hacer oğlunun kurban edilmek üzere kocası tarafından götürüldüğünü şeytandan öğrenir. Taberî-Tarih c.1,s.141, Bir baba oğlunu keser mi hiç diye, önce aklını kullanarak şeytanın vesvesesini savuşturur. Şeytan onu ikna için der ki;“Peki, ya Allah emretmişse?”Tıpkı kocası ve oğlu gibi Hz. Hacer de aşkını ve imanını kullanarak: “Allah emretmişse bana ne oluyor?” der ve şeytani vesveseyi aklında ve gönlünde taşa tutar .Minaya yani hacıların kurban kesme yerine baba oğul geldiklerinde Hz.İbrahim oğluna rüyasını anlatır der ki!
قَالَ يَا بُنَيَّ اِنّ۪ٓي اَرٰى فِي الْمَنَامِ اَنّ۪ٓي اَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰىۜ
قَالَ يَٓا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُۘ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِر۪ين
İbrahim ona, “Yavrucuğum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.(saffat 102)
فَلَمَّٓا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَب۪ينِۚ
Nihayet her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) yüz üstü yere yatırınca”(103
وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَٓا اِبْرٰه۪يمُۙ١٠٤
“ona, şöyle seslendik: “Ey İbrahim!””
قَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَاۚ اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ
“Gördüğün rüyanın hükmünü yerine getirdin. Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.”(103 - 104.
اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْبَلٰٓؤُا الْمُب۪ينُ “
“Şüphesiz bu apaçık bir imtihandır.””
وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظ۪يمٍ
“Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık”
Koçu getiren Cebrail (AS): “Allahü ekber, allahü ekber.” derken, Hz İbrahim (AS): “La ilahe ilallahü vallahü ekber.” derken, Hz İsmail (AS) da: “Allahü ekber ve lillahil hamd.” diyordu. Bugün bizler de Kurban keserken onlara uyarak aynı tekbiri getiriyoruz
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِر۪ينَ١٠٨
“Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.”
سَلَامٌ عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَ١٠٩ İ
“brahim’e selâm olsun. Evet, bu hadiseyle Allah, peygamberi”
Hz. İbrahim'i çok çetin bir imtihandan geçirir. İmtihanı kazanan Hz. İbrahim, "Halilullah - Allah'ın dostu" ünvanını alır.Evet,“Selam olsun İbrahim’e” çünkü
إِذْ جَاءَ رَبَّهُ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ
“Rabbine selim bir kalp ile gelmişti”. (Saffat:84) Allah’ı bu büyük imtihanla sevgisini kazanan İbrahim’in hatırasını Allah yüceltti, aradan 4.000 yıl geçmesine rağmen O’nu dünyada unutulmamakla ödüllendirdi. Günde 5 vakit namazlarımızın tahiyyatında okuduğumuz salevatta bizzat ismini söyleyerek Hz. İbrahim'e selam gönderiyor, onun kutlu iman dolu ailesine dua ediyoruz.”
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍكَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمإِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
“Allah'ım! Muhammed'e ve Muhammed'in ümmetine rahmet eyle; şerefini yücelt.”
Tıpkı İbrahim'e ve İbrahim'in ümmetine rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz övülmeye layık yalnız sensin, şan ve şeref sahibi de sensin.
كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ
“İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız 131 saffat”
اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِن۪ينَ
“Çünkü o mü’min kullarımızdandı.132 saffat”
İşte biz bugün kurban keserek İbrahimî bir sünneti yerine getiriyoruz.
İBADETLER BİLİNÇ VE ŞUUR İSTER
“Kurban, et ve kan değildir. Kurban; kulun Allah’a olan teslimiyetidir, takvâsıdır, sorumluluk bilincidir. Asıl kurban, kalpteki ihlâs ve niyettir.”
لَنْ يَنَالَ اللّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوى مِنْكُمْ كَذلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللّهَ عَلى مَا هَديكُمْ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنينَ
Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat 0na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele! Hac, 37
İmkanlar Ölçüsünde Kurbanı Kesilirken Yanıda Olmak Gerekir
Rasulullah buyurdu ki:
يَا فَاطِمَةُ قَوْمِي إِلَى أُضْحِيَّتِكَ فَاشْهَدِيهَا فَإِنَّهُ يُغْفَرُ لَكِ عِنْدَ أَوَّلِ قَطْرَةٍ تَقْطُرُ مِنْ دَمِهَا كُلُّ ذَنْبٍ عَمِلْتِيهِ
“Kızım Fatıma ! Kurbanın kesilirken orada bulun. Zira işlemiş olduğun her günah, kurban kanının ilk damlası yere düştüğünde, bağışlanır. “ dedi…””Hakim, Mustedrek)”
Kurban Kesmenin Fazileti
Zeyd b. Erkam (ra) anlatıyor:"Resulullah’ın ashabı:
قَالُوا : يَا رَسُولَ اللَّهِ ، مَا هَذِهِ الأَضَاحِيُّ ؟
"Ey Allah'ın Resulü, bayram günü kesilen şu kurban nedir?" diye sordular.
Hz. Peygamber:
قَالَ : سُنَّةُ أَبِيكُمْ إِبْرَاهِيمَ ، "
“Bu babanız İbrahim’in sünnetidir" buyurdu.”
قَالُوا : فَمَا لَنَا فِيهَا مِنَ الأَجْرِ ؟.
“Ashab Pekiyi, kurban kesmede bize ne gibi sevap var ey Allahın Resulu ":Kurbanın her bir kılı için bir sevap" buyurdular:”
قَالَ : بِكُلِّ شَعْرَةٍ حَسَنَةٌ
قَالُوا يَا رَسُولَ اللهِ فَالصُّوفُ؟.
“Ashab tekrar (Kesilen kurban) yünlü ise ey Allah'ın Resûlü (sevap nasıl olacak diye sordu”
قَالَ بِكُلِّ شَعْرَةٍ مِنَ الصُّوفِ حَسَنَةٌ "
“Aleyhissalâtu vesselam Yünün her bir kılı için de bir sevap var! buyurdular.«İbn Mace”
DEĞERLİ KARDEŞLERİM KURBANIN İBADET OLUŞU ŞU AYETLERE VE HADİSLERE DAYANIR.
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْ
“Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes. Kevser(2)”
:PEYGAMBER EFENDİMİZ KURBAN KESMEYEN KİMSELERE DERKİ
مَنْ وَجَد سَعَةً فلم يُضَحِّ فلا يَقْرَبَنَّ مُصَلاَّنا
“ Kim gücü olduğu halde kurban kesmezse bizim namazgahımıza yaklaşmasın. (Önce kurbanını kessin.)”( Mace, Edahi,
KURBAN VAKTİNDE KESİLİR
مَنْ ﮐﺎﻥ ذَبَحَ مِنْكُمْ قَبْلَ الصلاةِ، فَلْيُعِدْ أُضْحِيَّتَهُ. وَمَنْ لاَ، فَلْيَذْبَحْ عَلَى اسْمِ الله.
Kim (bayram) namazını kılmadan önce kurbanını kesmişse, yerine bir diğerini kessin. Kurbanını henüz kesmemiş olan da Bismillah diyerek kessin”şeklindeki sözüdür (Buhari, Iydeyn, 23. II,11)
KURBAN BAYRAMI EN SEVİMLİ İBADET
: "Rasulullah (a.s) buyurdular ki:
مَا عَمِلَ آدَمِيٌّ مِنْ عَمَلٍ يَوْمَ النَّحْرِ أَحَبَّ إِلَى اللَّهِ مِنْ إِهْرَاقِ الدَّمِ
"Hiç bir kul, kurban günü, Allah indinde kan akıtmaktan daha sevimli bir iş yapamaz. ." [Tirmizî, Edâhî 1, (1493);
Kurban Keserken dikkat edilmesi gerekenler
Hayvan kesim yerine incitilmeden götürülür, kesilecek zaman da kıbleye karşı ve sol tarafı üzerine yatırılır. Hayvan yere yatırılınca şu ayetleri okur:
إِنِّي وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ حَنِيفًا وَمَا أَنَاْ مِنَ الْمُشْرِكِينَ
"Doğrusu ben yüzümü, gökleri ve yeri yaratana, doğruya yönelerek cevirdim, ben puta tapanlardan değilim." (Enam, 6/79)
قُلْ إِنَّ صَلاَتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَاْ أَوَّلُ الْمُسْلِمِينَ
"De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir. O'nun hiçbir ortağı yoktur; böyle emrolundum ve ben müslümanların ilkiyim." (Enam, 6/162-163)
Daha sonra, tekbir ve tahlil getirir:
"الله اكبر الله اكبر لااله الاالله و الله اكبرالله اكبر ولله الحمد بسم الله الله اكبر"
Bu ayet-i kerime ile duayı okumadan sadece, "Bismillahi Allahü Ekber," yahut "Bismillah" deyip keserse yine caiz olur.Usulüne göre bir kesim yapmış olmak için, hayvanın yemek ve nefes borularıyla iki şah damarının kesilmesi gerekir. Besmele kasden terk edilirse kurban olmaz.Eti yenmez.
.*İslamın Kurbanını eleştiren gericilik olarak nitelendiren kurbanı sözde aydın ,sözde çağdaş olanlar dünyada bazı toplumların hayvan katliamlarını görmez onları medeniyet olarak nitelendiriyor.&&&
İspanyollar boğayı mızrak darbeleriyle kanlar içinde bırakınca adı "Spor" oluyor!.
Çinliler her yıl 600 bin köpeği öldürüp yedikleri zaman adı "Festival" oluyor!.
ABD ve Kanada her yıl binlerce Fok’u derisi için, Danimarkalı yüzbinlerce balinayı kalplerini deşerek katledince "Serbest Ticaret" oluyor!.
Yahudi günahını tavuğa yükleyip, duvara vura vura öldürünce " gelenek" oluyor!.
Müslüman Allah için Kurban kesip fâkire fukaraya dağıtınca "Cinayet" diyorlar…
BAYRAM GÜNÜ MÜSLÜMAN KÜS OLMAZ
MÜMİNLER KARDEŞTİRLER BÖYLE MUBAREK GÜNLERDE HELE HELE HİÇ KÜS OLAMAZLAR
إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا اللهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah'tan korkun ki, size rahmet edilsin.
"وَأَطِيعُوا اللهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَاصْبِرُوا إِنَّ اللهَ مَعَ الصَّابِرِينَ
“Allah’a ve peygamberine itaat edin; çekişmeyin, yoksa korkuya kapılır başarısızlığa düşersiniz ve gücünüz gider…” Allah’a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin.(Enfâl, 8/1)
UHBE BİN AMR (RA) ANLATIYOR Bir gün Resulullah ile beraberdim diyor ondan erken davrandım ve elini tuttum dedim ki ona ey Allah’ın Resulu bana davranışların amellerin en güzelini anlat ki ben onu yapayım Resulullah (sav) onun elini sıkı sıkı tutku ve dedi ki ya amir öyleyse sana 3 şey öğreteceğim
صِلْ مَن قَطَعَك، وأَعْطِ مَن حَرَمَك، وأَعرِضْ عمَّن ظَلَمَك
“Ya amir sana gelmeyene sen git sana vermeyene sen ver sana zulmedeni sen bağışla (yani sana haksızlık edeni sen affet .”
Allah İçin Birbirini Sevmek iman geregidir
لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا، وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا،
أَوَلاَ أَدُلُّكُمْ عَلَى شَيْءٍ إِذَا فَعَلْتُمُوهُ تَحَابَبْتُمْ؟ أَفْشُوا السَّلاَمَ بَيْنَكُمْ.”
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:“İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir iş göstereyim mi? Aranızda selâmı yayın”(Müslim,Îmân, 93)
Peygamberimiz Efendimiz şöyle buyuruyor:
المسلمُ أَخــو المسلم لا يَظلِمُه ولا يُسْلِمُهُ .
ومَنْ كَانَ فِي حاجةِ أَخِيهِ كانَ اللَّهُ فِي حاجتِهِ،
ومنْ فَرَّجَ عنْ مُسلمٍ كُرْبةً فَرَّجَ اللَّهُ عنه بها كُرْبةً من كُرَبِ يومَ القيامةِ ،
ومن سَتَرَ مُسْلماً سَتَرَهُ اللَّهُ يَومَ الْقِيامَةِ“
“Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez. Din kardeşinin ihtiyacını karşılayanın, Allah da ihtiyacını karşılar. Müslüman’dan bir sıkıntıyı giderenin Allah da kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Bir Müslüman’ın ayıbını örtenin, Allah da kıyamet gününde ayıplarını örter.” (Buhari, Mezalim Rasulullah buyurdular ki:”
«لاَ تَبَاغَضُوا، وَلاَ تَحَاسَدُوا، وَلاَ تَدَابَرُوا، وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا،
لا يحلُّ لمسلمٍ أن يَهجرَ أخاهُ فوقَ ثلاثٍ فمن هجرَ فوقَ ثلاثٍ فماتَ دخلَ النَّارَ
“Birbirinizle ilginizi kesmeyiniz, sırt dönmeyiniz, kin tutmayınız ve haset etmeyiniz. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olunuz. Bir Müslümanın, din kardeşini üç günden fazla terk edip küs durması helal değildir. Kim 3 günden fazla küser ve küs olarak ölürse cehenneme girer.“Sahih-i Buhari, Edeb 57
لَا يَدْخُلُ الْجَنَّةَ قَاطِعُ رَحِمٍ”“
“Akrabalık bağlarını koparan kimse cennete giremez.” (Buhârî, Edeb, 11)”
فَهَلْ عَسَيْتُمْ إِنْ تَوَلَّيْتُمْ أَنْ تُفْسِدُوا فِي الْأَرْضِ وَتُقَطِّعُوا أَرْحَامَكُمْ أُولَٰئِكَ الَّذِينَ لَعَنَهُمُ اللَّهُ فَأَصَمَّهُمْ وَأَعْمَىٰ أَبْصَارَهُمْ
“Demek iş başına gelecek olursanız yeryüzünde bozgunculuk yapacak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız öyle mi? İşte onlar, Allah’ın lanetlediği, sağır kıldığı ve gözlerini kör ettiği kimselerdir. MUHAMMED 22-23
Sonuç olarak değerli kardeşlerim: Yüce Rabbimiz bizleri Kurban Bayramı’nın rahmet, bereket ve mağfiret ikliminden en güzel şekilde istifade eden kullarından eylesin. Kalplerimizi iman, muhabbet ve kardeşlik ile birleştirsin;
aramızdaki kin, nefret ve dargınlıkları ortadan kaldırsın.
Keseceğimiz kurbanları ve yapmış olduğumuz ibadetleri dergâh-ı izzetinde kabul buyursun.
Rabbimiz; ülkemize, milletimize ve tüm İslam âlemine huzur, birlik ve selamet ihsan eylesin. Mazlumlara yardım, muhtaçlara merhamet, hastalara şifa nasip eylesin. Bizleri dünya ve ahirette rızasına uygun yaşayan kullarından eylesin.Âmin.İBRAHİM BÖLÜKBAŞI DİN HİZMETLERİ UZMANI
