KURBAN İBADETİ
Değerli Mü’minler!.. Malumunuz bir Kurban Bayramına daha yaklaşıyoruz… Her birimiz bu günlerde kurbanlıklarımızı hazırlama telaşesi içerisindeyiz… Bayrama kadar, bu günle beraber, iki Cuma namazımız var… Bu iki Cuma Kurban ibadetini konuşalım istiyorum… Bu günkü sohbetimizde Kurban’ın zahiri şartlarını konuşalım… Haftaya da inşallah Kurban’ın kalbi cihetini ve derûni hikmetlerini konuşuruz…
Yaklaşmak, Cenab-ı Allah’a yakın olmaya vesile olan şey anlamına gelen "kurban", Allah rızasını kazanmak amacıyla ve ibadet niyetiyle belirli vakitte, belirli nitelikleri taşıyan hayvanı usulünce kesmek demektir… (Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ans. IV,39)
Değerli Kardeşlerim!.. Kurban ibadeti insanlık tarihi kadar eskidir… İnsanlık tarihi boyunca bütün ilahi dinlerde kurban kesmek, insanı Cenab-ı Allah’a manen yaklaştıran bir ibadet sayılır… Kur’ân’ı-Kerim’de Hz. Adem’in iki oğlunun Cenab-ı Allah’a kurban takdim ettiklerinden haber veriliyor mesela Kur’an’da bu hadise şöyle geçiyor:
وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ ابْنَىْ ادَمَ بِالْحَقِّ
““(Ey Muhammed) Onlara Adem’in iki oğlu ile ilgili haberi hakkıyla oku…”
اِذْ قَرَّبَا قُرْبَانًا
“Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı,”
فَتُقُبِّلَ مِنْ اَحَدِهِمَا وَلَمْ يُتَقَبَّلْ مِنَ الْاخَرِ
“Birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti” diyor Cenab-ı Allah… (Maide, 5/27)”
Bunun yanında bir başka ayete baktığımızda da; kurban ibadetinin ilahi dinlerin hepsinde olduğunu öğreniyoruz…
وَلِكُلِّ اُمَّةٍ جَعَلْنَا مَنْسَكًا لِيَذْكُرُوا اسْمَ اللّهِ
عَلى مَا رَزَقَهُمْ مِنْ بَهيمَةِ الْاَنْعَامِ
““Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık…”( Hac, 22/34)”
“Kurbanlık deve ve sığırları da, sizin için Allah’ın dininin nişanelerinden kıldık… Sizin için onlarda hayır vardır” Hac, 22/36 buyurulan
وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُمْ مِنْ شَعَائِرِ اللّهِ لَكُمْ فيهَا خَيْرٌ
Ayet-i kerimesi ise kurban ibadetinin İslam’ın sembollerinden biri olduğunu söylüyor Bu günkü şekliyle dinimizdeki kurban ibadeti ise, Hz. İbrahim Peygamber ile başlar Bu tarihî olay ise yine Kur'ân’ı-Kerim’de şöyle haber veriliyor ve anlatılıyor:
رَبِّ هَبْ لى مِنَ الصَّالِحينَ
““(İbrahim), 'Ey Rabbim! Bana iyilerden bir oğul ihsan et', dedi…”
فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَليمٍ
“Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik…”
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْىَ
“Oğlu yanında koşacak çağa gelince;”
قَالَ يَا بُنَىَّ اِنّى اَرى فِى الْمَنَامِ ْ اَنّى اَذْبَحُكَ فَانْظُر مَاذَا تَرى
“'Ey oğlum!.. Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?' dedi…”
قَالَ يَا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنى اِنْ شَاءَ اللّهُ مِنَ الصَّابِرينَ
(İsmail), 'Babacığım! Sana ne emrolunuyorsa onu yap… İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın' dedi
فَلَمَّا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبينِ
“Nihayet her ikisi de Allah'ın emrine teslim olup, İbrahim de onu yüz üstü yere yatırınca,”
وَنَادَيْنَاهُ
“na şöyle seslendik”
اَنْ يَا اِبْرهيمُ
قَدْ صَدَّقْتَ الرُّءْيَا اِنَّا كَذلِكَ نَجْزِى الْمُحْسِنينَ
““Ey İbrahim, rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız”
اِنَّ هذَا لَهُوَ الْبَلؤُا الْمُبينُ
“Şüphesiz bu apaçık imtihandır.”
وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظيمٍ
“İsmail'e karşılık büyük bir kurbanlık fidye verdik..”
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى الْاخِرينَ
“Kendisinden sonra gelenler arasında ona güzel bir nam bıraktık…”
سَلَامٌ عَلى اِبْرهيم
“Selam olsun İbrahim’e…”
كَذلِكَ نَجْزِى الْمُحْسِنينَ
“İşte biz iyi insanları böyle ödüllendiririz…”
اِنَّهُ مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنينَ
“Çünkü o mümin kullarımızdandır…(SAFFAT;100-111)”
Vel hasıl-ı kelam Değerli Mü’minler!.. Bütün bu ayet-i kerimelerde Kur'an'da kurban kesilmesi emrediliyor…
فَصَلِّ لِرَبِّكَ وَانْحَرْؕ
“Rabbın için namaz kıl, kurban kes” (Kevser, 108/2)”
Hepimizin bildiği bu ayetteki "
وَانْحَرْ
“" emri, "kurban kes" anlamına geliyor Kurban ibadetinin kesin dayanağı ise Peygamber Efendimizin sözleri ve uygulamaları… Kurban ibadeti; hicretin ikinci yılında meşru kılınmıştı… Peygamber Efendimizin birçok hadisinde kurban kesilmesini teşvik ettiğini görüyoruz…”
مَا عَمِلَ آدَميٌّ مِنْ عَمَلٍ يَوْمَ النَّحْرِ أَحَبَّ إِلَى اللَّهِ
““Ademoğlu kurban bayramı günü, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmaz”
مِنْ إِهْرَاقِ الدَّمِ إِنَّه لَيَئْتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِقُرُونِهَا وَأَشْعَارِهَا وَأَظْلاَفِهَا
“Şüphesiz ki, kesilen kurban kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnakları ile gelir”
وَإِنَّ الدَّمَ لَيَقَعُ مِنَ اللَّهِ بِمَكَانٍ قَبْلَ أَنْ يَقَعَ مِنَ الْأَرْضِ
“Hiç şüphe yok ki kesilen kurban, kanı yere akmadan önce Allah katında kabul görür”
نَفْسًا بِهَا فَطِيبُوا
“Öyleyse gönüllerinizi kurban ile hoş ediniz…” Tirmizî, Edâhî 1.IV,83; İbnuMâce, Edâhî 3. II,1045.”
Peygamber Efendimiz Medine'de 10 yıl yaşamış ve her yıl kurban kesmişti… Enes (r.a.) "Resûlullah (a.s.), yedi deveyi kurban olarak eli ile ayakta kesti… Medine'de ise, boynuzlu ve alacalı iki koç kurban etti” diyor ve “Resûlullah (a.s.) keserken tekbir getiriyor, besmele çekiyor ve ayağını hayvanların boyunlarının üzerine koyuyordu" (Buhârî, Hacc, 117, 2,185; İbnuMâce, Edâhi 1.II,1043.) diye anlatarak Peygamberimizin bizzat kurban kestiğini haber veriyor…
Değerli Kardeşlerim!.. Akıllı, buluğa ermiş ve nisap miktarı para ve ya servete sahip olan mukim Züheylî, IV,395. Müslümanlar kurban kesmekle yükümlüdür Kurban kesmek vaciptir Kurtubi, 22/34 âyetinin tefsirinde Çünkü Peygamber Efendimiz;
مَنْ كَانَ لَهُ سَعَةٌ وَلَمْ يُضَحِّ فَلاَ يَقْرَبَنَّ مُصَلاَّنَا
““Kim imkânı olduğu halde kurban kesmezse bizim mescidimize yaklaşmasın” İbnMace, Edahi,2. II,1044. ve "Ey insanlar, her sene, her ev halkına kurban kesmek vaciptir." (Tirmizi,Edahi,18; İbnMace,Edahi, 2) buyuruyor”
Dinen kurban edilebilecek hayvanlar; koyun, keçi, sığır, manda ve devedir Bunların dışındaki hayvanlardan kurban edilebileceğine dair bir delil yoktur Zuhayli, IV,406 Kurbanın geçerliliği açısından kurban edilecek hayvanların erkek ve ya dişi olmaları arasında da bir fark yoktur.
Kurbanlık hayvanlardan koyun ve ya keçi ancak bir kişi tarafından kurban edilir… Bunun yanında sığır, manda ve deve yedi kişiye kadar ortaklaşa kurban edilebilir… Ortakların tek ve ya çift olmalarında da bir sakınca yoktur
Ortakların iştirakiyle kesilen kurbanlarda, ortakların hepsi ibadet niyetiyle katılımda bulunmaları gerekir Ortaklardan biri her hangi bir şekilde kurban niyetiyle değil de, et alma kastıyla kurban kesimine iştirak ederse, bu durumda diğerleri de niyet ettikleri kurbanları kesmiş sayılmazlar
Koyun ve keçi cinsi hayvanlar, bir yaşını doldurduktan sonra kurban edilebilir… Koyunun, altı ayını tamamladığında, bir yaşını doldurmuş, diğer koyunlar gibi semiz ve gösterişli olanı da kurban edilebilir
Sığır ve manda cinsinden olan hayvanlar iki yaşını, deve ise beş yaşını doldurduktan sonra kurban olarak kesilebilir…
Değerli Kardeşlerim!.. Kurban edilecek hayvanların niteliklerine gelince; kurban bir ibadet olduğu için kurbanlık hayvanların, kurban olmaya mani kusurları taşımaması gerekir… Bu kusurlar Peygamber Efendimizin hadislerinde;
لاَ يُضَحَّى بِالْعَرْجَاءِ بَيِّنٌ ظَلَعُهَا
وَلَا بِالْعَوْرَاءِ بَيِّنٌ عَوَرُهَا
وَلاَ بِالْمَرِيضَةِ بَيِّنٌ مَرَضُهَا
وَلاَ بِالْعَجْفَاءِ الَّتِى لاَ تُنْقِى
““Topallığı açıkça belli olan, körlüğü açıkça belli olan, hastalığı açıkça belli olan, hasta ve iliği kurumuş derecede zayıf olan hayvanlar kurban edilmez” şeklinde ifadesini bulmuştur Tirmizi, Edahi, 5. IV,86. Bu hadisin ışığı altında, kurbanlık hayvanın kurban olmasına mani kusurları şöyle ifade edebiliriz…”
__Kurbanlık hayvanın iki gözü ve ya bir gözü kör olmayacak…
__Kurbanlık hayvan aşırı derecede zayıf olmayacak…
__Kurbanlık hayvan yürüyemeyecek derecede kötürüm ve topal olmayacak
__Kurbanlık hayvanın kulağının ve kuyruğunun üçte birden fazlası kopmuş olmayacak…
__Kurbanlık hayvanın dişlerinin yarıdan fazlası dökülmüş olmayacak
__Doğuştan kulağı olmayan hayvandan kurban olmaz
__Koyun ve keçide bir, sığırda iki memesi kurumuş yavandan kurban olmaz
__Bir de; ağır hasta olan hayvanları kurban etmek caiz olmaz…
Kurban, bayram namazı kılınan yerlerde, kurban bayramının ilk üç günü bayram namazının kılınmasından sonra, üçüncü günü akşamına kadar olan süre zarfında kesilebilir…
Arefe günü ve ya bayramın ilk üç gününden sonra kurban kesmek caiz olmaz… Nitekim bir hadiste Peygamber Efendimiz:
إِنَّ أَوَّلَ مَا نَبْدَأُ مِنْ يَوْمِنَا هَذَا أَنْ نُصَلِّىَ
“Bu günümüzde yapacağımız ilk şey bayram namazını kılmak,”
ثُمَّ نَرْجِعَ فَنَنْحَرَ
“Sonra evlerimize dönüp kurban kesmek olacaktır”
فَمَنْ فَعَلَ فَقَدْ أَصَابَ سُنَّتَنَا
“Her kim böyle yaparsa sünnetimize uygun iş yapmış olur Kim bayram namazından önce kurban keserse, o ancak”
لَحْمٍ شَاةُ شَاتُكَ
“ailesine bir et sunmuş olur… Bu kestiği kurban olmaz” Buhari, Edahî,1. VI,234 buyurmuşlardır”
Değerli Mü’minler!.. Kurbanın rüknü, kurban edilmesi caiz olan hayvanlardan birini kesmek olduğundan, kurbanın bedelinin yoksullara verilmesiyle kurban kesilmiş olmaz… Bu şekilde verilen para sadaka olur… Dinimizde normal zamanlarda olduğu gibi, kurbanlık hayvanın kesiminde de gerekli şartlara uymak gerekir… Efdal olan kişinin kurbanını bizzat kendisinin kesmesidir… Peygamber Efendimiz, her zaman kurbanlarını bizzat kendisi kesmişti… Müslim, Hac,19. I,892. Bir kimse kurbanını bizzat kesemiyorsa, o zaman ehil birine vekâlet vererek kurbanını kestirir… Kendisi de mümkünse orada hazır bulunur…
Kurbanı kesen kimse, kurbanlık hayvana eziyet vermemeli… Ehil olmayan kişiler kurban kesmemeli ve kesim esnasında hayvana eziyet edilmemeli… Kurbanların kesim işleminde her hususta titiz davranılmalı Hayvan kesim yerine incitilmeden götürülmeli, kendisine zarar vermeden yere yatırılmalı ve özellikle kesim işleminde keskin bir bıçak kullanılmalı… Peygamber Efendimiz bu hususta da bizi uyarıyor
وَإِذَا ذَبَحْتُمْ فَأَحْسِنُوا الذِّبْحَةَ
““Kesecek olursanız kesmeyi iyi yapın…”
وَلْيُحِدَّ أَحَدُكُمْ شَفْرَتَهُ وَلْيُرِحْ
“Bıçağın ağzını bileyin… Hayvana zahmet vermeyin, rahat ettirin…” Kütüb-i Site,İbrahim Canan,Zebaih, 1, Hadis No:1948”
Kesim esnasında hayvan kurban etmeye hazırlanırken,
اِنّى وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذى فَطَرَ السَّموَاتِ
وَالْاَرْضَ حَنيفًا وَمَا اَنَا مِنَ الْمُشْرِكينَ
““Ben hakka yönelen birisi olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim, ben Allah’a ortak koşan müşriklerden değilim” (En’am, 6/79 ayeti ile”
قُلْ اِنَّ صَلَاتى وَنُسُكى وَمَحْيَاىَ وَمَمَاتى لِلّهِ رَبِّ الْعَالَمينَ
““Şüphesiz benim namazım, ibadetim (Kurbanım) hayatım ve ölümüm hep alemlerin rabbı olan Allah içindir" ayetleri okunur…”
Kurban kesen kişi devamla, “Allahuekber Allahuekber, la ilahe illallahuvallahuekber, Allahuekbervelillahi’l-hamd” der ve ara vermeden “BismillahiAllahuekber” diyerek kesimi yapar…
Kurban kesilirken Cenab-ı Allah’ın adını anmak önemlidir… Cenab-ı Hakk, Kur’an-ı Kerim’de:
فَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ
nları saf saf sıralanmış vaziyette, kurban ederken üzerlerine Allah'ın adını anın” Hac, 22/36 demiştir çünkü…
En önemlisi de; diğer bütün ibadetlerde olduğu gibi kurbanda da niyet ve ihlas şarttır. "İhlâs", bir işi, bir ibadeti başka bir şey için değil, sırf Allah rızası için yapmaktır… Çünkü Kur’an’ı-Kerimde;
لَنْ يَنَالَ اللّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا
“O kurbanların ne etleri, ne de kanları Allah’a ulaşacaktır…”
وَلكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوى مِنْكُمْ
“Fakat O’na sizin takvanız ulaşacaktır” (Hac,22/37) buyuruluyor”
Değerli Mü’minler!.. Bu ayet-i kerime, bütün ibadetlerde olduğu gibi kurban ibadetinde de temel şartın "ihlas" olduğunu haber veriyor bize
Usulüne göre kesim işlemi, hayvanın yemek ve nefes boruları ile iki şah damarının kesilmesi ile gerçekleşir Hayvan henüz ölmeden başını bedeninden ayırmak ve derisini yüzmeye başlamak, uygun bir davranış olmaz… Kurban kesildikten sonra sahibinin iki rekât namaz kılarak şükürde bulunması güzel bir davranış olur
Deve ve sığır gibi hayvanlar ortaklaşa kurban edildiğinde, etleri ortaklar arasında tahmini olarak değil, tartılarak taksim edilir
Ancak, aynı ailenin fertlerinin ortaklaşa kestiği kurbanın etinin bu şekilde taksimi gerekmez… Kur’an’ı-Kerim’de kurban eti hakkında,
فَكُلُوا مِنْهَا وَاَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ
““Onların etlerinden yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin” buyruluyor… (Hac,22/36) Çünkü kurban kesmenin maksatlarından biri de, yoksulların evine et girmesini sağlamaktır…”
Bu itibarla, kurban etinin hepsini yoksullara sadaka olarak dağıtmak ve ya aile efradı için alıkoymak caiz ise de, en uygun olanı kurban etini üçe taksim edip, birini kurban kesemeyen kimselere dağıtmak, bir bölümünü akraba tanıdık ve komşulara ikram etmek, birini de aile için alıkoymaktır… (Ebû Davud, Dahâyâ, 10).
Şayet kurban kesen kimsenin aile fertleri kalabalık ve hali vakti de çok iyi değilse, kurban etini dağıtmadan tamamını çoluk çocuğu için alıkoyabilir…
Değerli Kardeşlerim!.. Kurban kesmekle dinimizin bir emrine uygulanarak; sağlıklı, değerli ve önemli bir mal Allah yolunda feda ediliyor… Böylece insanlar, Cenab-ı Allah’ın emrine uyma ve cömert olma alışkanlığını kazanmış oluyor Kurban, can da dahil olmak üzere, bir mü’minin yeri geldiğinde bütün varlığını Allah yolunda feda etmeye hazır ve muktedir olduğunun sembolik bir göstergesidir…
Değerli Mü’minler!.. Bizim dinimizin temizliğe çok önem veren bir dindir malumunuz Müslümanın hayatının her safhasında, dinimizin bu prensibine riayet etmesi gerekir…
Bu husus, kurbanlık hayvana ve kurban ibadetine karşı gösterilecek bir saygının da gereğidir… Bir taraftan kurban ibadetimizi yerine getirirken, diğer taraftan insanlara davranışlarımızla rahatsızlık vermemiz doğru bir davranış olmaz…
Kurban bayramı süresince unutmayacağımız önemli bir husus ise, Teşrik Tekbirleri Teşrik Tekbirleri Kurban bayramından bir gün öncesinden yani Arife günü sabah namazından itibaren başlar, dördüncü günü ikindi namazına kadar, yirmi üç vakit farz namazlarının peşine, selam verdikten sonra bir defa getirilir
Teşrik Tekbirleri; ister cemaatle, ister tek başına olsun, ister yolcu, ister mukim olsun, erkek ve kadın herkese vaciptir Teşrik Tekbiri şöyle getirilir… “Allahüekber, Allahüekber. Lâ ilahe illallahuvallahuekber. Allahüekber ve lillâhilhamd…”
Vel hasıl-ı kelam; İnsan, yaratılışı gereği kendi Yaratıcısı ile yakınlık kurma ihtiyacı hisseden bir varlıktır… Bizim dinimizde insanın Yaratıcısı ile yakınlık kurmasını sağlayan sayısız yollar vardır Bütün ilahi dinlerde yer alan ve Cenab-ı Allah'a yakınlık sağlamaya vesile olan şey anlamındaki kurban ibadeti de bu yollardan biridir…
Dinimizdeki kurban ibadeti, Cenab-ı Allah'a karşı engin ibadet duygusunu bize kazandırır Kurban, fert ve toplum hayatı açısından çok çeşitli işlevi olan mali bir ibadettir… Bu ibadetimiz, kendisinden hedeflenen insani ve sosyal manalar özümsenerek ifa edilmelidir…
Kurban ibadeti sebebiyle Müslümanlar, Cenab-ı Allah'ın verdiği sayısız nimetlere karşı şükretmiş ve günahlarının bağışlanmasını dilemiş olurlar…
