KURBANIN KALBE DOKUNAN SIRRI-2026
بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
Değerli kardeşlerim!.. Bugün bayram sabahı ve bir taraftan da Mescid-i Haram’da yoğunlaşıp, bütün dünyayı saran tekbir sesleriyle; Cenab-ı Allah bize bir bayram daha nasip etti, Elhamdülillah…
Bu sabahın adı sadece ‘bayram’ değildir; bu sabahın adı teslimiyet sabahıdır
Bu sabah Hz. İbrahim’in ateşe yürüdüğü ama yakılmadığı imanın sabahıdır…
Bu sabah Hz. İsmail’in ‘Babacığım emrolunanı yap’ diyerek teslim olduğu o büyük imtihanın sabahıdır…
İşte biz bugün, o teslimiyetin hatırasını yaşıyoruz… Ve aslında her birimiz, içimizden şu imtihana muhatabız; ‘Acaba sen Allah’a ne kadar teslim oldun?..’
Cenab-ı Allah Kur’an’da
لَنْ يَنَالَ اللّٰهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوٰى مِنْكُمْ
uyuruyor ve “Onların etleri ve kanları Allah’a ulaşmaz; fakat O’na sizin takvanız ulaşır” diyor… (Hac;37)
Demek ki bu sabah kesilen sadece kurban değilmiş; asıl kesilmesi gereken şey, kalpteki yüklerdir… Bu yükler de kibir, gurur, bencillik ve dünya sevgisinin ağırlığıdır…
Peygamber Efendimiz ﷺ de; “Ameller niyetlere göredir” buyuruyor… (Buhârî, Müslim) Ve yine başka bir hadis-i şeriflerinde de; “Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza değil, kalplerinize bakar” buyuruyor… (Müslim)
O halde, demek ki biz sabahın şu erken saatini bayram sabahı bilerek; sadece kurban kesmeye gelmedik, kendimizi Allah’a daha yakın bir kul yapmaya geldik Çünkü kurbanın özü; yakınlaşmaktır, yani Kurbiyyettir…
Değerli Müminler!.. Şimdi o sabahın bizi götürdüğü yere, Hz. İbrahim’in ve Hz. İsmail’in imtihanına gidiyoruz… Hepimizin bildiği bu kıssa sadece bir tarih anlatısı veya sadece bir peygamber hikâyesi değildir Bu kıssa, her birimizin kalbine uzanan bir aynadır
Hz. İbrahim Peygamber Kur'an'ın ifadesiyle
اِنّٖى وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذٖى فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَنٖيفًا
““Ben yüzümü gökleri ve yeri yaratan Allah’a çevirdim” diyor… (En’âm, 79)”
Hz. İbrahim’in hayatı bize şunu öğretir: Allah’a yönelmek, bazen her şeyden dönmektir
Devamında Rabbimiz o büyük teslimiyeti şöyle anlatıyor Kur’an’da:
فَلَمَّا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبٖينِ
““İkisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca…” diyor… (Saffat, 103)”
Düşünün şimdi… Burada bir baba var, gözünden bile sakındığı evladı var ve bir de emre teslimiyet var… Bir evlat var ve o evlatta korku yok, itiraz yok, sadece ‘Emrolunana bakarım’ diyen bir iman var…
Şimdi biz de kendi kendimize şunu soralım; acaba biz neye teslimiz?.. Allah’a mı, yoksa alışkanlıklarımıza, nefsimizin isteklerine, dünyanın geçici cazibesine mi?..
Çünkü modern insanın imtihanı artık ateş değil, konfor oldu Vazgeçemiyoruz, bırakamıyoruz, erteliyoruz, sürekli “sonra” diyoruz…
Oysa Peygamber Efendimiz ﷺ “Nerede olursan ol Allah’tan sakın” diyor bize… (Tirmizî) Ve yine “Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır” buyuruyor… (Buhârî, Müslim)
Muhterem Müminler!.. Kurban et kesmek değildir; kurban, kalbin Allah’a teslim olmasıdır… Onun için teslim olmayan bir kalp, kurban kesmiş sayılmaz…
Kurbanın en güzel tarafı, Allah’a yaklaşırken insana da yaklaşmayı öğretmesidir… Bu ibadet bize ‘ben’i değil ‘biz’i öğretir… Sadece secdeyi değil sofrayı da öğretir… Sadece takvayı değil paylaşmayı da öğretir
Çünkü bu din, bir yanda israfı, bir yanda açlığı kabul etmez… Bir yanda dolup taşan sofralar, diğer yanda boş tencereler… Bu, Müslümanın vicdanına ağır bir sorumluluktur…
Değerli Müslümanlar!.. Kurban Bayramı bizi aynı zamanda Hac’a, Arafat’a ve ümmetin birliğine götürür Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca Müslüman aynı kıyafette, aynı duada, aynı gözyaşında buluşuyor İyi de biz bütün Müslümanlar olarak, dünyanın neresinde olursa olsun; aynı kalpte buluşabiliyor muyuz?..
Cenab-ı Hakk
اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ
Bütün müminler kardeştir” buyuruyor Kur’an’da… (Hucurât, 10)
Bakın bu ayet bize bir bilgi vermiyor, bu ayet bize bir sorumluluk yüklüyor… Kardeşlik denilen şey; bir duruştur, bir vicdandır, bir yük paylaşımıdır “Bütün müminler kardeştir” diyen Rabbimiz yine başka bir ayette de
وَاعْتَصِمُوا بِحَبْلِ اللّٰهِ جَمٖيعًا
““Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın,”
وَلَا تَفَرَّقُوا
parçalanmayın” buyuruyor… (Âl-i İmrân, 103) Peygamber Efendimiz ﷺ de “Müminlerin birbirlerini sevmesi ve birbirine merhameti bir vücuda, bir bedene benzer” diyor… (Buhârî, Müslim)
الْمُسْلِمُ أَخُو الْمُسْلِمِ
Müslüman, Müslümanın kardeşidir” diyor… (Buhârî)
Değerli Kardeşlerim!.. Bugün maalesef acı bir tablo var karşımızda… Burada aynı camide omuz omuza duran bizler, camiden çıkınca, hemen az sonra şu kapıdan ayağımızı dışarı atar atmaz; farklı davalara, farklı kırgınlıklara, farklı suskunluklara dönüyoruz Birbirimizi konuşuyoruz ama anlamıyoruz; yan yana duruyoruz ama aynı kalpte buluşamıyoruz
Günümüzde maalesef; sosyal medya bize çok konuşmayı öğretti ama çok dinleymeyi unutturdu. Çok paylaşmayı öğretti ama çok sevmeyi azalttı Gerçekten sevemez olduk birbirimizi… Oysa ümmet, o telefon ekranlarında değil, kalplerde birleşir
Rabbimiz
فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ
Kardeşlerinizin arasını düzeltin” diye emir veriyor bize… (Hucurât, 10)
O zaman bu gün şu soruyu soracağız kendimize; Ben bu ümmetin neresindeyim?.. Birleştiren mi, yoksa kıran mı?.. Birleştiren bir dil mi kullanıyorum, yoksa bölen, uzaklaştıran bir dil mi kullanıyorum?..
Çünkü kırılan, dağılan ümmetin duası zayıflar, birleşen ümmetin duası göğe yükselir Bunu unutmayın
Değerli Kardeşlerim!.. Bunları şunun için anlatıyorum… Çünkü kurban ibadeti, aynı zamanda insana karşı sorumluluğumuzun da sınandığı bir ibadettir… Çünkü İslam, sadece ‘Ne yaptın?’ diye sormaz; ‘Nasıl yaptın?’ diye de sorar… Çünkü Cenab-ı Allah
اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُحْسِنٖينَ
““Şüphesiz Allah, ihsan edenleri sever” diyor… (Bakara, 195) Onun için ‘Nasıl yaptın?’ diye de soracak… Yani Allah katında mesele sadece ibadet değil, aynı zamanda ibadetin güzel yapılmasıdır…”
Bir başka ayette de Rabbimiz
وَلَا تُفْسِدُوا فِى الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَا
““Düzen kurulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın” diyor… (A’râf, 56)”
Ama biz bunlara dikkat etmediğimiz için, kurban ibadetinde bile bazen farkında olmadan ihmaller yapıyoruz… Temizliğe dikkat etmiyoruz, hayvana eziyet ediyoruz, komşuyu rahatsız ediyoruz…
Oysa bu din bize eğer senin yaptığın bir ibadet, başkasını rahatsız ediyorsa, o ibadet eksiktir diyor Peygamber Efendimiz ﷺ de “Allah her işte ihsanı (yani güzelliği) farz kılmıştır” diyor… (Müslim)
إِذَا ذَبَحْتُمْ فَأَحْسِنُوا الذِّبْحَةَ
““Bir hayvanı keserseniz, onu güzel şekilde kesin” diyor… (Müslim)”
Yani daha açık ifadeyle; merhametsiz ibadet, ibadet değildir diyor. Zarafetsiz ibadet, kemale ermemiştir diyor Onun için; kurban keserken bile merhamet, dağıtırken bile nezaket, yaparken bile kul hakkı hassasiyeti gerekir Çünkü Allah’a giden yol, kulların kalbini kırmaktan geçmez… Bunu da hiç unutmayın hayatınızda… Niye unutmayın diyorum, çünkü
مَنْ لَا يَرْحَمْ لَا يُرْحَمْ
““Merhamet etmeyene merhamet edilmez…” Bitti… (Buhârî, Müslim)”
Onun için Değerli Kardeşlerim!.. Her ibadetimizi temiz yapacağız… İbadet ediyoruz diye kimseyi rahatsız etmeyeceğiz… Kurban keserken hHayvana merhamet edeceğiz… Komşuya eziyet etmeyeceğiz
Çünkü kurban sadece Allah’a değil, Allah’ın yarattığı düzene de saygıdır…
Muhterem Müminler!.. Bizim dinimizde ve kültürümüzde bayramlar sadece dışarıda yaşanan bir ritüel değildir Asıl bayram, evin içinde yaşanır… Çünkü insan en çok evinde imtihan olur, en çok evinde ihmal eder…
Cenab-ı Allah
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا قُوا اَنْفُسَكُمْ وَاَهْلٖيكُمْ نَارًا
Ey iman edenler! .. Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun” diyor… (Tahrim, 6) Bu ayet bize sadece kendin için değil, evin için de sorumlusun diyor…
Bir başka ayet de
وَقَضٰى رَبُّكَ اَلَّا تَعْبُدُوا اِلَّا اِيَّاهُ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا
““Rabbin, sadece O’na ibadet etmenizi ve anne-babaya iyilik yapmanızı emretti” diyor… (İsrâ, 23)”
Peygamber Efendimiz ﷺ de
خَيْرُكُمْ خَيْرُكُمْ لِأَهْلِهِ
““Sizin en hayırlınız, ailesine en hayırlı olandır” diyor…(Tirmizî) “Akrabalık bağı Arş’a bağlıdır” diyor… (Buhârî)”
Ama maalesef bugünün en büyük hastalıkları; aynı evde yaşayıp birbirine yabancı olmaktır… Aynı sofrada oturup telefonlara bakmaktır… Aynı çatı altında olup birbirimizle gönül kuramamaktır…
İşte bunları yaşadığımız bu zamanda bayram bize şunu hatırlatıyor: Ekranları biraz kapatırsanız yüzler açılır diyor Ekranları biraz kapatırsanız, aranızdaki mesafeler kalkar kalpleriniz birbirine yaklaşır diyor Unutmayın çocuklarımız, anne-babalarımız, eşlerimiz bizden her zaman bir ‘göz teması’ bekler
Onun için telefonu bırakıp çocuklarımızın gözüne bakacağız Anne-babayı ziyaret edeceğiz Küsleri barıştıracağız Evlerimizi bayramın huzuruyla dolduracağız Çünkü unutmayalım; bayram, eve dönebilen kalbin adıdır…
Değerli Müminler!.. Kurban Bayramı bize teslimiyeti, paylaşmayı, ümmeti ve aileyi anlattı Ama şimdi sıra en zor yere geldi; bu da hayatın gerçeklerine dönmek ve değişmek Çünkü gerçek ibadet, camide bitmez; caminin kapısından çıkınca başlar… Biraz önce de arz ettim bu ayeti;
فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ
Kardeşlerinizin arasını düzeltin” diyor Allah-u Teala… (Hucurât, 10)
Bu işin lamı-cimi yok kardeşim… Ayet-i kerimedeki emir açık ve net; “Kardeşlerinizin arasını düzeltin…” Bitti…
Şimdi bu ayeti okuduk ya burada, bu ayet şimdi soruyor bize; bak bu gün bayram, bu bayramda kimi arayacaksın diyor… Kimin kapısını çalacaksın diyor… Kimin kalbini onaracaksın diyor… Kiminle barışacaksın diyor…
Yıllardır aranmayan bir telefon numarası var rehberinde diyor, uzun zamandan beri girilmeyen bir kapı var diyor, çoktan beri tutulmayan bir el var diyor… Madem hoca sana bu ayeti okudu sana, bu gün bayram ve sen şimdi ne yapacaksın, bir karar ver bakalım diyor ayet-i kerime…
Ayet-i kerime bize bunları söylerken şeytan da boş durmuyor… O da ‘Sen haklısın… Sen niye gidiyormuşsun o gelsin’ diyor… Ama Allah-u Teala’nın çağrısı farklı; ‘Sen başla’ diyor… Onun için de Peygamber Efendimiz ﷺ “Bir Müslümanın kardeşini üç günden fazla terk etmesi helal değildir” diyor… (Buhârî, Müslim) Allah’ın haram ettiği bu işi yapmamak için de “Aranızda selamı yayın” diyor… (Müslim)
Değerli Müminler!.. Ve’l hasıl-ı kelem; bugün bu kürsüden çıkan son söz şu oluyor; haklılık değil kardeşlik, gurur değil rahmet, beklemek değil ilk adım kazanacak
Kırık bir kalbi onarmak, Kâbe’yi inşa etmekten daha kıymetlidir… Son olarak, bunu da hiç unutmayalım hayatımızda…
Rabbim bizleri İbrahim Peygamber gibi teslim olanlardan eylesin…
İsmail Peygamber gibi sabredenlerden eylesin…
Bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa ﷺ gibi merhamet edenlerden eylesin…
Değerli Kardeşlerim!.. Şuan, bizleri rahmetiyle kuşatan, birliğimizi ve beraberliğimizi pekiştiren mübarek Kurban Bayramı’na kavuşmanın tarifsiz huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz…
Bizler, bu topraklarda asırlar boyunca adaletin, hoşgörünün ve kardeşliğin teminatı olan Evlad-ı Fatihan’ın torunlarıyız Ecdadımız, bu coğrafyaya sadece İslam’ın sesini değil, aynı zamanda paylaşmanın, komşusuyla ekmeğini bölüşmenin ve darda olanın elinden tutmanın güzelliğini de miras bıraktı Kurban ibadeti, işte tam da bu mirasın en somut göstergesidir Kurban; sadece bir ibadet değil, aynı zamanda kardeşlik bağlarımızı kuvvetlendiren, komşuluk ilişkilerimizi tazeleyen ve bizleri birbirimize yakınlaştıran ilahi bir fırsattır
Balkan coğrafyası, tarih boyunca acının da sevincin de birlikte yaşandığı, sabır ve metanetin harman olduğu topraklardır Bizler, kurbanın ‘paylaşmak’ olan o ulvi anlamını burada en güzel şekilde yaşamalı ve yaşatmalıyız… Bayram sofralarımızı sadece kendi evimizle sınırlı tutmamalıyız…
Arz ettiğim Kur’an ayetleri ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in hadisi şerifleri, bizim bu topraklardaki en büyük pusulamız olmalı Bu ayet-i kerimeler ve hadis-i şerifler bizim aramızdaki muhabbet bağlarını daha da sağlamlaştırmalı
Değerli Arkadaşlar!.. Bu topraklarda birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışanlara karşı en güzel cevabımız, birbirimize kenetlenerek vereceğimiz bu bayram coşkusu olacak Onun için, bu mübarek günleri birer fırsat bilelim… Küslükleri, kırgınlıkları unutalım… Birbirimizin hayır dualarını alalım… Bizleri bu güzel mabette, omuz omuza aynı safta buluşturan Yüce Allah’a hamdedelim…
Bu duygu ve düşüncelerle, kestiğimiz kurbanların ve yaptığımız ibadetlerin katımızda makbul olmasını niyaz ediyorum
Başta bu topraklarda yaşayan kardeşlerimiz olmak üzere, tüm İslam dünyasının Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum
Bayramınız mübarek, birlik ve beraberliğiniz daim olsun…
Dün sabah namazından itibaren teşrik tekbirlerine başladık… Çünkü Cenab-ı Allah:
وَاذْكُرُوا اللّٰهَ فٖى اَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍ
““Sayılı günlerde Rabbinizi zikrediniz… Allah’ınızı anınız” diyor…(BAKARA;203) İşte bu ayet-i kerimede bahsedilen o sayılı günler, dünkü Arafe gününün sabah namazından itibaren başladı… Bayramın dördüncü gününün ikindi vaktine kadar da devam edecek… İşte bu günlere Eyyam-ı Teşrik denir… Yani yüksek sesle tekbir getirilen günler demektir bu… Bu günlerde her namazın peşinden teşrik tekbirlerini getirmeyi unutmayalım… Çünkü kadın-erkek herkesin üzerine vaciptir bu…”
Cenab-ı Allah kalplerimizi birbirine ısındırsın inşallah
Cenab-ı Allah aramızdaki bozuklukları düzeltsin inşallah…
Cenab-ı Allah bu bayramı bizim için bağışlama, merhamet ve birlik bayramı eylesin inşallah…
