MEVLİD KANDİLİ-2025
Muhterem Mü’minler!.. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, mağfireti üzerinize ve üzerimize olsun Bizleri yoktan var eden, varlığından haberdar eden, bütün nimetleri bize bahşeden, bu nimetler içerisinde en büyüğü olan iman ve İslam ile bizi şereflendiren Cenab-ı Hakk'a hamd-ü senalar olsun…
Rabbim iman üzere, İslam şuuruyla yaşayıp dünyadan iman ile çene kapamayı cümlenize, cümlemize nasip eylesin…
Âlemlere rahmet olarak gönderilen ve doğumunun hicri takvime göre 1447. kameri takvime göre 1500. yılını kutlayacağımız, ümmeti olmakla şeref bulduğumuz Fahr-i Kâinat Hazreti Muhammed Mustafa (SAV)'e, onun ehl-i beytine ve ashabına salat-ü selam olsun…
Ümmet-i Muhammed doğduk, Elhamdülillah… Rabbim Ümmet-i Muhammed olarak yaşamayı, dünyadan Ümmet-i Muhammed olarak ayrılmayı, mahşerde Efendimiz (SAV)'in sancağı dibinde buluşmayı, havz-ı kevserinden içmeyi, cehenneme düşmeden sıratı geçmeyi, cennette Peygamberimize komşu olmayı, Rabbim hepinize, hepimize nasip eylesin…
Gecelerin en güzellerinden birini idrak ediyoruz Geçmişten beri kandil dediğimiz Mevlit Kandilini, Mevlid-i Nebi Gecesini hep beraber kutluyoruz
Bu akşam Rebi’ül-Evvel ayının 12. Gecesi… Peygamberimizin dünyaya teşriflerinin yıldönümü… Tam 15 asır olmuş…
Değerli Müminler!.. Cenab-ı Hakk bütün âlemi Peygamberimizin hürmetine yarattı Peygamberimiz Cenab-ı Hakk'ın habibi, yani en sevgili kulu ve bütün peygamberlerin de duasıdır
Herkes Peygamberimizi müjdeledi Mesela Hz. İsa, Kur'an-ı Kerim'de ifade edildiği üzere, Ahmed ismiyle onu müjdeledi Hz. İsa Peygamber müjdecidir Çünkü Peygamberimizden önce gelen son peygamberdir ve Peygamberimizi müjdelemek için gönderilmiştir
Değerli Müminler!.. Dünyadaki en büyük nimetlerden birisi Peygamberimize ümmet olmaktır Hepimizin arzusu Onun şefaatine nail olmak Onun ümmetim dediği bir insan olabilmek… Mahşer meydanında ümmeti, ümmeti diye dua ve niyazda bulunduğu o insanlardan biri olabilmek, o bahtiyarlığa erebilmek… Hepimiz için nimetlerin en büyüğü
Değerli Müminler!.. Bu yüzden Peygamberimizin hayatını okumak, anlamak, hayatımıza tatbik etmek, çocuklarımıza aktarmak; kendimiz için, aile efradımız için yapacağımız en büyük hayırlardan birisidir “Bir insanın, bir anne-babanın evladına bırakabileceği en büyük nimet, en büyük vasiyet, en büyük miras çocuğuna güzel ahlakı öğretebilmektir…”
İşte o güzel ahlakı bize; en yüce ahlak üzere gönderilen
وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمٖينَ
olan yani “Âlemlere rahmet olarak gönderilen”(ENBİYA;107) Peygamberimiz öğretiyor
Değerli Müminler!.. Neslimizi kurtarmak istiyorsak, nefsimizi kurtarmak istiyorsak Peygamberimizi hayatımıza aktarmakla sorumluyuz…
Peygamberimizi anmak demek; sadece onun doğum gününü Mevlit Kandilinde kutlamak demek değildir… Peygamberimizi anmak demek; onu anlamaktır Peygamberimizi anlamak ise; onun hayatını öğrenmektir… Hayatını öğrenmek de yetmez; öğrendiklerimizi hayatımıza tatbik etmek iledir…
Kur'an-ı Kerim'e göre, Allah'ın sevdiği bir kul olmanın yolu, Peygamberimize tabi olmakla ilgilidir
قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللّٰهَ فَاتَّبِعُونٖى يُحْبِبْكُمُ اللّٰهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَحٖيمٌ
““Eğer Allah'ı sevdiğinizi söylüyorsanız, Muhammed Mustafa (SAV)’e tabi olun ki; Allah da sizi sevsin ve Allah günahlarınızı bağışlasın…”(ALİ İMRAN;31)”
Allah'ı sevmek bir iddiadır… Ya Rabbi ben seni çok seviyorum… Güzel bir söz Bunu hepimiz söylüyoruz Ben Allah'ı çok seviyorum… Peki ayet-i kerime ne diyor?.. Eğer Allah'ı sevdiğinizi söylüyorsanız, bu sevginin ispatı
فَاتَّبِعُونٖى
Muhammed Mustafa (SAV)'e tabi olmaktır… Bu, eğer sen yaşantında peygambere tabi olmuyorsan, hayatını Peygamber gibi yaşamıyorsan Allah seni sevmeyecek demektir Eğer sen Peygambere uyarsan
وَيَغْفِرْ لَكُمْ
Allah’da senin günahlarını bağışlayacak diyor… Yok, eğer peygambere tabi olmuyorsan Allah seni sevmeyecek, günahlarını da bağışlamayacak demektir…
Değerli Müminler!.. Peygamberi hayatından çıkarmayacaksın… Eğer Onun sünnetlerini bilmez ve yaşamazsanız; bu durumda Peygamberi hayatınızdan çıkarmış olursunuz… Peygamberimizin sünnetine tabi olursak Cenab-ı Allah bizi sevecek ve günahlarımızı bağışlayacak
Kim Peygamber Efendimizin sünnetine sarılırsa, hayatına onun sünnetinden, onun hadislerinden ne kadar çok aktarabilirse; Allah da o insanı o kadar çok sevecek.. Zaten Kur'an'ın emridir bu…
مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ اَطَاعَ اللّٰهَ
“Kim peygambere itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur…” Bu çok önemli Peygambere tabi olursan Allah'a tabi olursun Peygambere tabi olmazsan Allah'a tabi olmazsın demektir bu…”
Bu yüzden biz Peygamberimizin hayatını hayatımıza aktarmakla yükümlüyüz Günümüzde Peygamberi dışarıda bırakanların tamamı kendi sözlerini Kur'an'a söyletmeye çalışıp dinimizi istismar etmek isteyenlerdir Ve maalesef bu gün dünyadaki en büyük problemlerinden birisi de bu
Peygamberin hadislerinden işine geleni alıp, işine gelmeyeni almayıp, Kur'an bize yeter diyenler; Kur'an'a kendi sözünü söyletmeye çalışıp insanları ve İslam'ı istismar edip, kendine alan açmak, menfaat devşirmek isteyenlerdir Kur'an'a göre bir hayat yaşamak Peygamberimizin sünnetine tabi olmakla mümkün
Değerli Müminler!.. Bizim milletimizin peygambere olan sevdası başkadır… Biz Peygamberimizi gül görmüşüz… Gül motifiyle hayatımıza aktarmışız… Gül Muhammed demişiz Peygamberimize ait olan Ahmet, Muhammed, Mustafa, Mürteza gibi isimleri vermekten, almaktan şeref duymuşuz… Bizim asker ocağımızın, ordumuzun adı Peygamber ocağıdır Biz ordumuzu Peygamber ocağı bilen bir nesiliz… Öyle bir milletiz… Biz askerimize Mehmetçik demişiz… Muhammed ismine saygı duyduğumuz için Muhammedçik diyememişiz, Mehmetçik demişiz Bizim askerimiz Mehmetçiktir, yani Muhammedçiktir Yani Muhammedidir Yani onun yolundadır
İla-i kelimetullah aşkıyla yanmış, tutuşmuşuz biz… Yani hak davayı, yani peygamber davasını, yani İslam'ı, yani insanların kurtuluşa ereceği ilkeleri bütün dünyaya iletmek için çaba göstermişiz Bizim asırlardır yaptığımız şey bu… Bu bizim DNA'mızda var Bu bizim genetiğimizde var…
Bugünkü gençlerimizin yalpalamasının sebebi bu Genetiğimize aykırı davranışlar öğretmeye çalışıyoruz… İbadetin yerine yoga, meditasyon, çığlık partileri, gülme partileri, çığlık seansları, gülme seansları diyerek bizden olmayan birçok felsefeye, birçok dine ait olan şeyleri alıp getiriyoruz… Bunlar gibi yapın diyoruz.
Namazdan, zikirden, oruçtan, Kur'an'dan habersiz olan nesle diyoruz ki; sen yoga yap Meditasyon yap Yetmedi çığlık seansı yap Bağır için boşalsın diyoruz Gülme seansları diyoruz…
Bu kainat boşluğu kabul etmiyor Peygamberimizin o güzel öğretilerini çıkardığımızda bu sefer gençlerimiz yanlış işlere, problemli, sıkıntılı şeylere gidiyor…
Kabul edin, etmeyin, bizim genetiğimiz bu Biz Muhammediyiz… Biz Muhammed Mustafa (SAV)‘in ümmetiyiz… Bu bizim yapımızda var… Bugün çocuklarımızın inanç sistemlerindeki yaşanan travmaların temel problemi bu
Hani genetiği değiştirilmiş ürünler nasıl vücudumuza girdiğinde reaksiyon veriyorsa, vücudumuzu hasta ediyorsa; Muhammedi genetiği olan bir topluma, bizim gibi bir topluma Muhammedi geleneği olmayan bir yapıyı dayattığınız zaman, bunun adına da çağdaşlık dediğinizde gençlerimiz yalpalıyor
Değerli Müminler!.. Biz Muhammediyiz; Elhamdülillah… Biz Muhammed toplumuyuz… Biz ümmeti Muhammed'iz… Bizim yapımız bu
Yok, hayır değiliz diyorsanız ve ya böyle değilmiş gibi yaşar ve çocuklarınızı yetiştirseniz; o zaman çocuklarımıza herkes karışacak… Sosyal medyadan, dijital medyalardan oyunlarla, filmlerle, dizilerle gençlerimize herkes karışacak
Biz Muhammediyiz… Kur'an'ı okuyacağız, nesillerimize öğreteceğiz Biz Muhammediyiz Peygamberimiz gibi yaşayacağız… Çocuklarımızın da yaşanması için çaba göstereceğiz… Başka bir ihtimalimiz yok Bizim genetiğimiz bu Bizim yapımız bu… Bizim DNA’mıza bu işlemiş… Bunu bozamayız Allah’ın fıtratı da bu zaten
Ayet-ti kerime öyle söylüyor… Allah'ın yarattığı bir fıtrat var… Peygamberimiz “Her doğan çocuk İslam fıtratı üzerine doğar” buyuruyor Bir fıtrat var Bu fıtratla oynanmaz
Muhammedi gibi giyineceğiz… İllâ edep, illâ edep; ahlaktan yoksun bir şekilde giyinemeyiz biz Konuşmamız Muhammedi olacak… Ona göre konuşacak Müslüman… Eşine kötü söz söylüyor Dışarıda ne güzel, birbirimize merhaba, selamünaleyküm diyor, muhabbet ediyoruz, gülüyoruz… Ama eve gidiyor, kaşı çatık, yüzü gülmez… Muhammedi olmak demek; önce eşine, çocuklarına karşı güzel tavırlar sergilemek demektir… Önce çocuğunun ve eşinin senden razı olması demek
مَنْ غَشَّنَا فَلَيْسَ مِنَّا
“diyor Peygamberimiz… Büyük bir tehdit bu… “Bizi aldatan bizden değildir” diyor… Şimdi hem aldatacaksın hem de ben Müslümanım mı diyeceksin?.. Müslümansan aldatamazsın”
O yüzden Değerli Müminler!.. Bizim Peygamberimizin hayatını çağımıza aktarmamız gerekiyor… Peygamberimizin doğumunun hicri 1447. yılını kutluyoruz… Çöl kanunlarına göre gelmiş bir hayattan bahsetmiyoruz… Kıyamete kadar gelecek olan bütün hayatları medeni hale getirecek bir hayattan bahsediyoruz… Medeniyet ancak ve ancak Peygamber Efendimizi çağımıza aktarmakla mümkün Muhammedi bir toplum oluşturmakla mümkün Ne kadar çok Muhammedi bir toplum varsa, o çağ o kadar medenidir Peygamberimizi hayatımızdan çıkardığımız ölçüde, o hayat asla medeni değildir… Medeniyeti öğreten zaten Allah'tır… Onları hayata aktaran peygamberlerdir Peygamberler medeniyet için gelmiştir İnsanlar medeni bir toplum oluştursun diye gelmiştir
Ve aile Peygamberimizle huzur bulmuştur Peygamberimizi aileden çıkarttığınızda, o ailede huzur kalmaz… Çocuklar sevgiyi Peygamberimizle tatmış Çıkarttığınızda çocuklar sevgisiz kalır Yaşlılar ancak Peygamberimizle hürmet görmüş Çıkarttığınızda yaşlıya yer yok Yaşadık corona virüs pandemi döneminde… Hz.Muhammed Mustafa (SAV)’in olmadığı toplumlar, fırsat bu fırsat deyip, ölüme terk etmediler mi yaşlıları?..
Peygamberimizi hayattan çıkarırsak olacak budur işte İnsanlık merhameti ancak peygamberimizle tanımıştır Merhamet bugün insanlığın hasret kaldığı bir şey, görüyor-izliyorsunuz Gazze'de…
Merhametli bir toplum oluşturmak istiyorsak; bunun yolu Peygamber Efendimiz… Vatan, millet, mukaddesat uğruna canımızdan geçiyorsak, Malazgirt’le başlayan, Çanakkale’de, 30 Ağustos'ta zaferle devam eden, 15 Temmuz'da yeniden ortaya çıkan bir diriliş ruhu varsa eğer, canımızdan geçeriz, malımızdan geçeriz ama vatanımızdan geçmeyiz diyorsak; işte bu Muhammedi bir toplum olduğumuzdan dolayı
Cenab-ı Hak bizi peygamberimizden, onun sünnetinden ve hadislerinden ayırmasın
Cenabı Hak bizi Peygamberimizin yolundan ayırmasın
Mevlid-i Nebiniz, geceniz mübarek olsun
Geldiniz, dinlediniz; teşekkür ediyorum…
Allah'ım hepinizden razı olsun…
Ya Rabbel Âlemin!.. İlk yarattığın nur Peygamber Efendimizin nuruydu… Böyle bir elçiyi insanlığa bahşetmenden ve sayısız nice nimetlerinden dolayı sana sonsuz hamd ü senalar olsun Ya Rabbi!..
Peygamber Efendimiz (sas) ve O’nun ehli ve ashabı üzerine salât ü selamla bir kere daha yâd ederek, şu mübarek gecede huzurunda el açıp yalvarıyoruz, bizleri huzurundan boş çevirme Ya Rabbi!..
Bizler, senin evinde, bu mübarek gecede, senden bir kere daha diriliş istiyoruz; nasib eyle Ya Rabbi!..
Bu gecenin ve bu gece dünyayı şereflendiren Peygamber Efendimizin hürmetine; huzur çağını ve gül devrini yeniden dünyamıza yaşat Ya Rabbi!..
Sen bizleri kendi uzaklıklarını aşabilen, hak ve hakikatleri de bütün derinlikleriyle duyabilenlerden eyle Ya Rabbi! Ve bize yeniden diriliş yollarını göster Ya Rabbi!..
Herkesi inleten zulüm ve adaletsizlik ateşini söndürüver Ya Rabbi!..
Sevgiye, merhamete, şefkate hasret giden gönüllerimizi; muhabbetle, hoşgörüyle coşturuver Ya Rabbi!..
Bütün dünyaya huzur ve barış nasibeyle Ya Rabbi!..
Dünyada yer altı zenginlikleri için insanlığın onuru ayaklar altında… Hele hele Müslümanların ülkeleri işgal ediliyor… Kardeşlerimiz zorluklar içinde… Yeniden bir dirilme, yeniden bir birliktelik, yeniden bir olabilme duamızı bu gece sana arz ediyoruz… Habibin hürmetine, Habibinin yolunda birlik ve beraberliğimizi daim hale getirmede bize yardım et Ya Rabbi!..
Bu gece âlemlere rahmet olarak gönderdiğin Peygamber Efendimiz hürmetine bizlere rahmet eyle Ya Rabbi!..
Bu gece insanlığa gönderdiğin Peygamber Efendimiz hürmetine şefkatini Ümmet-i Muhammed’e indir Ya Rabbi!..
Cahiliye döneminde gönlü ateşlerde, etrafı cehennemde olan insanlığın yüreklerine su serptiğin gibi devrin yangınında yanan Müslümanlar üzerine rahmet yağmurlarını yağdır Ya Rabbi!.. Cahiliye adetlerinde inim inim inletilen yetimleri ve muhtaçları sevindirdiğin gibi bugünde yetimleri ve muhtaçları sevindir Ya Rabbi!.
Bu gece Peygamber Efendimizin nurunu yeniden kalbimize doldur Ya Rabbi!..
Bu Mevlid’i bize Mevlid eyle Ya Rabbi!..
Yeniden bir başlangıç için bize fırsat ver Ya Rabbi!..
İnsanlık onurunu ayaklar altına alanlara ise artık fırsat verme Ya Rabbi!..
Bizi birbirimize ram eyle Ya Rabbi!..
Bizi birbirimize dost kıl ki; artık ayrılmayalım Ya Rabbi!..
Okumuş olduğumuz Kur’an-ı Kerim ve Mevlidi Nebeviden hasıl olan sevabı; başta Peygamber Efendimiz olmak üzere bütün geçmişlerimizin, bize rehberlik ve kılavuzluk yapan büyüklerimizin, bir harf bile olsa kendilerinden istifade ettiğimiz hocalarımızın, öğretmenlerimizin, sevdiklerimizin, sevenlerimizin, üzerimizde hakkı bulunan herkesin, ruhlarına hediye eyledik haberdar eyle Ya Rabbi!..
Acizlikten, üzüntüden, tasadan, kederden, korkaklıktan, kabir azabından, cehennem ateşinden sana sığınıyoruz… Bizleri kötülükten ve kötülerin şerrinden emin eyle Ya Rabbi!..
Sen bizlerin dualarını kabul buyur, günahlarımızı bağışla Ya Rabbi!..
Duamızın sonunda Sana olan minnet ve şükran hislerimizi bir kere daha tekrarlıyor, Resûl-ü zîşânı, âlini, ashabını bir kez daha salavâtlarla anıyor ve dualarımızı kabul buyurmanı istirham ediyoruz…
Ne olur, bizlerin dualarına icabet buyur Ya Rabbi!..
