Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Miraç Kandili 2025: Semaya Yükseliş

İsmail Sezkin

MİRAÇ KANDİLİ-2025


Bizleri bu mübarek gecede, bu ata yadigârı mabedin çatısı altında, aynı imanla bir araya getiren Rabbimize hamd-ü senalar olsun… Sahib’ül Miraç olan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya ve bütün peygamberlere salât-ü selam olsun…

Muhterem Kardeşlerim!.. Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun… Kandiliniz mübarek olsun…

Bu gece Miraç Gecesi… Miraç Gecesi demek; Cenab-ı Hakk’ın, Peygamberimizi, bütün insani mertebelerin en yüksek ve en mükemmel makamlarında gezdirdiği gece demektir… Cenab-ı Allah, Peygamberimizi yatağından alıp Mescid-i Haram’a, oradan da kilometrelerce uzakta bulunan Mescid-i Aksa’ya götürmüş, daha sonra da O’nu bütün semalarda seyahat ettirerek, her bir tabakadaki mucizevi ayetlerini göstermiş ve O’nu daha da yükselterek Kab-ı Kavseyn makamına çıkarıp, O’na cemalini göstermiş ve O’nunla konuşmuş

Değerli Kardeşlerim!.. İsra ve Miraç olayı Cenab-ı Allah'ın Peygamberine bir mükâfatı ve ilahi bir mucizesidir Peygamberimiz Mekke'de insanlara Hakk’ı tebliğ etmesinden dolayı, müşrikler tarafından çeşitli eziyetlere maruz bırakılmış… Ebu Tâlip Vadisi'nde ablukaya alınmış… Üç yıl süren bu abluka dolayısıyla, mahrumiyet içinde kalmış… Ardından amcası Ebu Tâlib'i ve hanımı Hz. Hatice'yi kaybetmiş… Peygamberimiz bu olaylardan dolayı çok üzülmüştü İşte bütün bu sıkıntılardan sonra, dost dostunu mükâfatlandırdı ve onu kendi katına yükseltti… Onu kendisine yaklaştırdı İşte o gece bu gece…

Değerli Mü’minler!.. Önemli olan, Miraç’ın ne zaman olduğu, nerede olduğu ve nasıl olduğu değil… Önemli olan; Mirac’ın bize verdiği mesajı anlamamız ve kendi miracımızı gerçekleştirmemiz

Ama bizim bu Miracı anlayabilmemiz için, önce kendi nefsimizde imani bir yükselişi gerçekleştirmemiz gerekiyor Bunu gerçekleştirdiğimiz zaman; elde edeceğimiz feraset ve basiretle kâinata bakarak ilâhi gücü anlamış olacağız… Bu güce sahip olan Cenab-ı Hakk’ın, vahiyle desteklediği bir insanın, asla yalan söyleyemeyeceğini anlamış olacağız

Bakın Hz. Ebu Bekir kendisine, Peygamberimizin gece göklere yükseltildiğini söylediği haber verilince, ne diyor: "Bunu eğer o haber veriyorsa elbette doğrudur Sizin hayret ettiğiniz de bir şey mi?.. Göklerden kendisine vahiy geldiğini bana haber veriyor da, ben yine inanıyorum" diyor Ebu Bekir…

Evet; Hz. Ebu Bekir Resülullah’ın vahiy ve miraç konusunda bildirdiklerinin doğruluğundan hiçbir zaman şüphe etmiyordu Çünkü o kendi nefsinde iman miracını gerçekleştirmişti İşte aynen Ebu Bekir gibi; kendi nefsinde iman miracını gerçekleştiren bir Müslümanın şüpheleri ve tereddütleri olmaz Ama nefsinde bu miracı gerçekleştiremeyen insan, kendini bu dünyaya çok bağladığı için; aynı teslimiyeti, aynı feraseti gösteremez…

Değerli Kardeşlerim!.. Müslümanın İsra ve Miraç olayından çıkaracağı birçok dersler var Her şeyden önce Peygamber Efendimiz kendisine gösterilen gerçekleri: "Ben insanlara bu gece Mekke’den yürüyerek 30 günde gidilen Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya gittiğimi, oradan da göklere çıkartıldığımı söylersem insanlar bana inanırlar mı?.." diye düşünerek; acaba insanlara bunu açıklasam mı, açıklamasam mı diye hiç düşünmedi Miraca yükseltildiği gecenin sabahında başından geçenleri insanlara hemen anlattı… Neden?.. Çünkü insanların aklına yatsa da yatmasa da, doğru her zaman doğrudur Eğer bir gerçeğin bilinmesi gerekiyorsa, eğer bu bir sır değilse; mutlaka bunun herkese açıklanması gerekir Bu durum bize bunu öğretiyor işte… Baştan bunu bilmemiz ve anlamamız lazım

Değerli Kardeşlerim!.. Miraç "yükselme, yücelme" anlamına gelir… Bizim de bir mü'min olarak imanımızla yücelmemiz, yüksek mertebelere ulaşmamız; bizim için bir miraçtır İslâm'ın bize kazandırdığı ahlaki ve imani değerlerle donanmak… İslâm'ın güzelliklerini kendimizde toplayabilmek bizim için birer miraçtır

Miraçla ilgili hadis-i şerifte, Cebrail (a.s.)'ın Peygamberimize gelerek yolculuk öncesinde, Onun göğsünü yarıp, kalbini çıkardığı ve Onu iman ve hikmetle yıkadığı bildiriliyor Demek ki; bizim de miraca önce kalbimizle hazırlanmamız gerekiyor Eğer biz de yüce makamlara ulaşmak istiyorsak; her şeyden önce kalbimizi iman ve hikmet sırlarına aykırı kirlerden temizlememiz gerekiyor Özellikle değişik sapık inançların her tarafı kuşattığı günümüzde, kalbimizi bu sapık inançlardan ve sanki dindarlıkmış gibi öğretilen saplantıların kirlerinden temizlemeden, gerçek anlamda bir yükseliş gerçekleştirmemiz mümkün değil… Bunu bilmemiz lazım…

O halde Değerli Mü’minler!.. Eğer biz de hayatımızda bir miraç yolculuğuna başlamak istiyorsak… Önce kalbimizi iman ve hikmet nurlarıyla yıkamamız lazım Ama iş bununla bitmiyor Çünkü yolculuk bundan sonra başlıyor Mü'min İslâm'ın güzelliklerinden birini hayatına geçirdiği zaman bu kutlu miraç yolculuğunda bir adım atmış, bir derece yükselmiş olur Bu yolculukta "İki günü birbirine eşit olan zarardadır" ilkesine göre hareket ederek, sürekli yücelmek, sürekli ilerlemek gerekiyor…

Peygamberimiz bir hadis-i şerifinde "Namaz mü'minin miracıdır" buyuruyor Ancak namazın gerçekten bir miraç olabilmesi için, sanki Cenab-ı Allah'ı görüyormuş gibi, O'na ibadet etmemiz gerekiyor Nitekim Peygamberimiz:

"İhsan, O'nu görüyormuşçasına Allah'a ibadet etmendir Sen her ne kadar O'nu görmüyorsan da, O seni görüyor" buyuruyor İşte bu şekilde kılınan bir namaz bizim için gerçekten miraç olur

İşte ancak o zaman günde beş kere miraca, yani Cenab-ı Allah'ın huzuruna çıkma mutluluğunu yaşayabiliriz Ondan sonra, günde beş kere miraca çıkan bir mü'minden de, iyilikten başka bir şey beklenemez

Eğer biz kendi hayatımızda miracı gerçekleştirebilirsek… Eğer İsra ve Miraç ruhunu bir hayat şuuru edinebilirsek… İşte o zaman iman kardeşliğinin getirdiği sorumluluğun da farkında oluruz Çünkü biz Peygamberimizin "Mü'minlerin, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve birbirlerine acımadaki örnekleri adeta bir beden örneğidir… Onun bir organı rahatsız olduğunda diğer organları da uykusuzluk ve ateşle ona katılır" buyurduğunu biliyoruz Biliyoruz bilmesine de, bunu hiç unutmamız gerekiyor işte Eğer bunu bilir ve hiç unutmazsak; işte ancak o zaman, cami kapısında ve ya sokakta karşımıza çıkıp el açan garibana laf edemeyiz Bunlar da başımıza belâ oldu diyemeyiz

Değerli Mü’minler!.. Bizim İsra ve Miraç topraklarına karşı da sorumluluklarımızı unutmamamız gerekiyor… Bugün İsra ve Miraç toprakları, Peygamberimizin miracına şahitlik eden Mescid-i Aksa; Siyonist zalimlerin işgali altındayken, gönlüne miraç şuurunu yerleştirebilenlerin, kendilerini rahat hissetmeleri mümkün olamaz… “Bana ne kardeşim -sözüm ona- nankör Araplardan, ne halleri varsa görsünler” diyemeyiz yani

Malumunuz; yıllardan beri Mescid-i Aksa’ya saldırılar devam ediyor… Artık bu dert Müslümanları harekete geçirmesi lazım… Artık bu zillet bizi ayağa kaldırması lazım… Yeni bir kıyamın meşalesini tutuşturmamız lazım…

Bizler, şu anda sıcacık, tertemiz camimizde Miracın rahmet yüklü esintilerini yaşıyoruz… Ama miracın şâhidi olan Mescid-i Aksâ mahzun Kudüs işgal altında Gazze kan ağlıyor Siyonist işgalci zalimler, tüm dünyanın gözü önünde Filistinli kardeşlerimize soykırım uyguluyor Onları açlık ve susuzluğa mahkûm bırakarak, vatanlarından göç etmeye zorluyor Hastanelerde tedavi gören hastaları bile zalimce katlediyor Çadırları bile yakıyor, onlara hiçbir şekilde hayat hakkı tanımıyor

Peygamberimiz, yüreğimizin Kudüs ve Mescid-i Aksa ile çarpmasını, her zaman oraya sahip çıkmamızı emretmiş bize Öyleyse kardeşlerimize en azından dua desteğimizi sürdürelim En önemlisi de; zalimlere ve destekçilerine karşı boykota devam edelim

Şunu unutmayın; kirli eller bu İslam davasını taşıyamaz… Kirli eller bu davayı ne temsil edebilir, ne de tebliğ edebilir… Müslümanlar düzelmeden dünya düzelmez… Tekrar söylüyorum… Müslümanlar düzelmeden dünya düzelmez…

Cenab-ı Allah önce bizim arınmamızı istiyor… Kudüs bizimdir demekle Kudüs bizim olmuyor… Kudüs Müslümanlarındır demekle de olmuyor… Kudüs hangi Müslümanlarındır sorusunu sormamız gerekiyor… O Müslümanların niteliği nedir, kalitesi nedir, samimiyeti nedir, ciddiyeti nedir, sadakati nedir?.. Bu soruları sorarak kendimizi muhasebe etmemiz lazım…

Değerli Kardeşlerim!.. Miraç sadece Müslümanlara değil, tüm insanlığadır Çünkü Peygamberimiz, Âlemlerin Rabbi ile insanlık adına buluştu o gece… Peygamberimiz Cenab-ı Allah'ın huzurunda iken bizim elçimizdi, miraçtan döndüğünde de bizim aramızda Cenab-ı Allah'ın elçisi oldu Cenab-ı Allah'ın huzurunda bizi temsil etti, bizim yanımızda ise Allah'ın elçiliği görevini yaptı…

Değerli Mü’minler!.. Miracın semereleri ve faydaları sayılamayacak kadar çoktur Öncelikle, Peygamberimiz Miraç’ta bütün iman hakikatlerini; yani melekleri, cenneti, cehennemi, ahireti ve Cenab-ı Allah’ı dünya gözüyle görmüştü İşte bununla insanlığa öyle bir hazine ve öyle değerli bir hediye getirmiş ki, bu adeta kâinatı bir anda canlandırmış ve ayağa kaldırmıştı

Cenab-ı Allah, bizim içimizden birini kendi katına bir elçi olarak çıkararak… Ona ayetlerini göstererek… İnsanın bütün varlıklar içerisinde gerçekten en üstün ve en değerli varlık olduğunu ispat edip… Her insanın kendisiyle konuşabileceğini… Herkesin katına yükselebileceğini bütün insanlara göstermiş… Aynı zamanda bunun yollarını da öğretmiştir Onun için mesela Peygamberimiz; “Allah ile konuşmak isteyen Kur’an okusun” buyuruyor…

İkinci olarak; şuursal yükselişimizi gerçekleştirdiğimiz namaz ibadetini bizlere kazandırmış Peygamberimiz Miraç’tan Cenab-ı Allah’ın razı olacağı ve seveceği şeylerin neler olduğu müjdesini getirdi Herkes saygı duyduğu, iyiliğini gördüğü bir büyüğüyle görüşmek ister, onu sevgisini kazanma yollarını arar… "Keşke bir yolunu bulsam, keşke onunla görüşsem de, benden ne istediğini, hoşuna giden şeylerin neler olduğunu bilsem" der Aynen bunun gibi Müslüman da, "Ne yaparsam Allah beni sever, nasıl hareket edersem Allah rızasını kazanırım?" diye Rabbi'nin razı olacağı şeyleri merak eder

İşte Peygamberimiz de, miraç dönüşü Cenab-ı Allah'ın nelerden razı olacağının haberini getirdi bize Cenab-ı Allah ile nasıl buluşacağımızın, nasıl görüşeceğimizin yollarını anlattı bize

İşte Cenab-ı Allah ile beraber olmanın en güzel yolu Peygamberimizin gözümün nuru ve mü’minlerin miracı dediği beş vakit namazda huzura çıkmaktır

Üçüncü olarak; sonsuz mutluluğun hazinesini görüp, o hazinenin anahtarını alıp getirmiş, cinlere ve insanlara hediye etmiş Yani İsra Suresinde bahsedilen 12 tane İslam prensibi ile Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimselerin günahlarının affedileceği ve Cennet’e girecekleri müjdesini vermiştir… Bu 12 prensip şunlar…

Allah’tan başkasına kulluk yapmayın…

Anne ve babaya iyilik ve itaat edin…

Akrabaya, yoksula, yolcuya yardımcı olun…

İsrafçı olmayın…

Cimri de olmayın…

Geçim endişesi ve ya başka nedenlerle çocuklarınızı öldürmeyin…

Zina etmeyin…

Cana kıymayın…

Yetim malına dokunmayın

Ölçüyü ve tartıyı tam yapın

Hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeylerin ardına düşmeyin…

Yeryüzünde kibirlenerek ve böbürlenerek dolaşmayın…

Dördüncüsü, Peygamberimiz bize Cenab-ı Allah'ın nur cemalini görme hediyesini getirdi Kendisi o gece Rabbinin cemalini gördüğü gibi, Cennet’te de mü'minlerin göreceğinin müjdesini verdi Bir insan çok sevdiği birisini görmek için, onun yolunda her şeyini feda eder, gerektiğinde canını vermeyi bile göze alır… İşte, şu kâinatta ki gördüğümüz ve göremediğimiz bütün güzeller ve güzellikler Cenab-ı Hakk’ın birer eseri… Bütün nimetler Cenab-ı Hakk’tan geliyor… Hayat ve hayatla gelen ne kadar güzel şey varsa, hepsi Cenab-ı Allah’ın güzelliğinden kaynaklanıyor Şu dünyada gördüğünüz ve ya göremediğiniz, aklınızın erdiği ve ya ermediği ne varsa, hepsi Cenab-ı Hak’tan geliyor bize… O'nun katından bize ulaşıyor… İşte bunun için, Cenab-ı Allah'ın cemalini görmek, Cennetin bütün nimetlerini gölgede bırakıyor…

Beşincisi, insanın eşref-i mahlûkat olduğu anlaşıldı bu gece İnsan aciz, zayıf ve muhtaç bir varlık iken, Cenab-ı Allah ile yakınlık kurunca, öyle bir makama ulaştı ki, bütün kâinatın da üstünde bir mertebe kazandı… Askerde hiçbir rütbesi olmayan bir askere, “sen paşa oldun” dense nasıl sevinirse… Aynen bunun gibi, sürekli ayrılık acısı çeken, yok olma korkusuyla kıvranan bir insana da, "Sen öldükten sonra yok olmayacaksın, ebedi bir Cennete gideceksin… Orada Rabbinin cemalini göreceksin" müjdesinin verilmesi de insanı mahlûkatın paşası yapıyor Yani Eşref-i Mahlûkat yapıyor

Ayrıca Miraç Gecesi bu ümmete Bakara Suresi’nin son iki ayeti… Yani Âmenerrasûlü hediye edilerek, imanın hükümleri belirlenmiş ve kimseye gücünün yetmeyeceği bir mükellefiyet verilmeyeceği müjdelenmiş

Evet Değerli Kardeşlerim!.. Miraç ile Ümmet-i Muhammed’e bu hediyeler verildi Her mü’min bunları bilip, bunlar için Allah’a şükretmesi lazım… Dolayısıyla bu gece şükür gecesi Bu gece Cenab-ı Hakk’a namaz kılarak, bol bol Kur’an okuyarak, dua ederek, verdiği nimetleri tefekkür ederek şükredelim…

MİRAÇ KANDİLİ DUASI

Bu gece şu mübarek Miraç Kandili hürmetine, senin rızanı umarak camimizde toplandık, huzuruna geldik; bizleri huzurundan boş çevirme Ya Rabbi!..

İslâm’ın mukaddes beldesi Kudüs ve Mescid-i Aksa tarihin en çirkin tecavüzüne maruz kalırken, dağınıklığımızı ve perişan hallerimizi Sana arz ediyoruz… Onurumuzu çiğnetme Ya Rabbi!..

Rahmet, merhamet ve mağfiret iklimi Ramazan’ın arafesinde bize uyanış ve vahdet nasip eyle ve yardımını bizden esirgeme Ya Rabbi!..

Mazlum Filistin halkının yıllardır maruz kaldığı, Siyonizm’in ve emperyalizmin dünya ile alay edercesine haram ayları, mübarek ve mukaddes değerleri hedef alarak gerçekleştirdiği hiçbir katliamı önleyemediğimiz, sadece kınama cümleleri ile geçiştirdiğimiz için, insanlık ailesi olarak bizleri bağışla Ya Rabbi!..

İnsanlığa merhamet ve vicdan, İslam ümmetine feraset ve iz’an, şühedaya af ve gufran nasip eyle Ya Rabbi!..

Filistinlilerin kanı ve Kudüs’ün gözyaşı üzerinden güç ve sevinç gösterisinde bulunanları kahreyle Ya Rabbi!..

Bizleri de intikamına memur ve muvaffak eyle Ya Rabbi!..

Bu azgın ve zalim topluluğa karşı, Filistinli kardeşlerimize yardım eyle Ya Rabbi!..

Sana iman eden kullarının izzetini, şerefini, onurunu, harim-i ismetini hiçbir zalim, zorba, işgalci güce çiğnetme Ya Rabbi!..

Milletimizin ve bütün Müslümanların bekasını sarsacak her türlü dahili ve harici fitne ve fesada, hile ve tuzağa karşı bizlere feraset ve basiret ihsan eyle Ya Rabbi!..

Dünyayı yaşanmaz hale getiren zalimlere, ümmetin birliğini, dirliğini bozmak isteyen hainlere karşı bizleri uyanık eyle, zalimler topluluğuna karşı bizlere yardım eyle Ya Rabbi!..

Dünyanın her yerinde zulme ve katliamlara maruz kalan, ülkeleri işgal edilen, mabetleri, değerleri harap edilen, hakları-hukukları ihlal edilen bütün kardeşlerimize yardım eyle, bizi onlara yardımcı eyle; nusretinle-inayetinle zaferler nasip eyle Ya Rabbi!..

Her zaman Din-i Mübin-i İslâm’a hizmet etmiş, hep zalimin karşısında mazlumun yanında olmuş, kimsesizlerin, gariplerin, ezilenlerin, umudu olmuş aziz milletimize ve kahraman ordumuza rahmetinle, nusretinle muamele eyle, milletimizi ilelebet payidar eyle Ya Rabbi!.

Din, iman, millet, hak, hakikat, adalet, erdem, fazilet uğruna mücadele etmeyi ve gerekirse bu yolda şehit olmayı en büyük paye sayan inancı; kalbimizden, neslimizden, asil milletimizin yüreğinden ebediyen eksik eyleme Ya Rabbi!..

Sana inandık, sana güvendik, sana tevekkül ettik Bizleri sensiz, sahipsiz, inayetsiz, kimsesiz, vatansız, çaresiz, bırakma Ya Rabbi!..

Okuduğumuz Kur’an-ı Kerim’i, getirilen tekbirleri ve salat-ü selamları dualarımızla birlikte kabul eyle Ya Rabbi!..

Enbiyanın, evliyanın, ulemanın, şühedanın aziz ruhlarına bağışlıyoruz Kabul eyle Ya Rabbi!..

Peygamber Efendimizin âlinin, ezvacının, ashabının ve etbaının ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle Ya Rabbi!..

Şu mübarek gecende senin evinde sana misafir olup ellerini açıp amin diyen şu cemaatin bütün geçmişlerinin ruhlarına hediye eyledik kabul eyle Ya Rabbi!..

Bu mabedin yapımından bu güne kadar burada emeği olan ve rahmeti rahmana kavuşmuş olan ecdadımızın ruhlarına hediye eyledik haberdar eyle Ya Rabbi!..

Şu mübarek gecede sadece senin rızanı umarak ikramda bulunan kardeşimizin bütün geçmişlerine hediye ediyoruz, kabul eyle Ya Rabbi!..

Milletimizi ve bütün insanlığı her türlü felaket ve tehlikeden muhafaza eyle Ülkemizi rahmet, bereket ve inayetinle mamur eyle Ya Rabbi!..

Her türlü zorlukla mücadelede bizlere birlik ve beraberlik, sabır ve metanet, basiret ve dirayet lütfeyle Ya Rabbi!..

Ülkemizi, devletimizi, milletimizi, âlem-i İslam’ı ve bütün insanlığı her türlü afetten, kazalardan, belalardan, görünür görünmez felaketlerden muhafaza eyle Ya Rabbi!..

Gazabından rahmetine, Senden yine Sana sığınıyoruz Korktuklarımızdan emin, umduklarımıza nâil eyle Ya Rabbi!..

Bedenlerini vatan için siper eden, canlarını din-ü devlet, mülk-ü millet, istiklal ve istikbalimiz için feda eden ve şehadet mertebesine ulaşan aziz şehitlerimizin ruhlarına hediye ediyoruz, her birini sonsuz rahmetine gark eyle Ya Rabbi!..

Aldıkları yaraları vücutlarında bir İstiklal Madalyası gibi taşıyan bütün gazilerimize rahmet eyle Ya Rabbi!..

Hürriyet ve istiklaline âşık olan bu aziz milleti, bir nefes hürriyetsiz, bir saniye istiklâlsiz bırakma Ya Rabbi!..

İmanına, ezanına, bayrağına, vatanına, Kur’an’ına sevdalı olan bu aziz milleti, ezansız, vatansız, bayraksız bırakma Ya Rabbi!..

Milletimizin huzur, barış ve kardeşliğine kastedenlere fırsat verme Ya Rabbi!..

Umudumuzu ve huzurumuzu bozmak isteyenlere fırsat verme Ya Rabbi!..

Dinimizin, devletimizin, milletimizin bekasını sarsacak her türlü dâhili ve harici düşmanlardan bizleri halas eyle Ya Rabbi!..

Dünyanın her bir yerinde mücadele eden kahraman güvenlik güçlerimize, askerimize yardım eyle Ya Rabbi!..

Biz sırtımızı sana dayadık, sana güvendik, gücümüzü imandan aldık… Yıkılmamıza ve dağılmamıza izin verme Ya Rabbi!..

Bize dünyada ve ahirette iyilik ve güzellikler ihsan eyle Ya Rabbi!..

Bizi cennet ve cemalinle müşerref eyle Ya Rabbi!..