Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Mübarek Üç Aylar ve Regaib Kandili 2025

İsmail Sezkin

MÜBAREK ÜÇ AYLAR VE REGAİB KANDİLİ-2025


Mübarek üç aylar başladı… Bu gece Regaib Kandili… Peygamber Efendimiz bu aylar için özel dualar ederdi ve Sahabe-i Kiram bu aylara kavuşmak için aylar öncesinden dua etmeye başlardı… Çünkü bu günler ve geceler hayatımızın gidişatını değiştirecek olan ve değerlendirmemiz gereken manevi fırsat zamanı… Üç aylar, tıpkı birbirine bağlı üç kardeş gibidir, her biri diğerini tamamlar… Her biri, bir sonrakine hazırlık yapar…

Çiftçi önce toprağını hazırlar, sonra tohumu eker, ardından o tohuma özen gösterir, sular, güneşten korur, bakımını yapar ve sonunda hasat zamanı gelir… İşte üç aylar da aynen böyle…

Recep ayı; toprağın hazırlandığı, tohumun ekildiği aydır… Bu ayda yapılan ibadetler kalbe atılan tohumlardır… Günahlardan tövbe etmek, kalbi yumuşatmak, hepsi bu ayda başlar…

Şaban ayı; o tohuma bakım yapılan aydır… Recep ayında ekilen tohumlar, Şaban ayında filizlenir… İbadetler artırılır, Kur'an okunur, nafile namazlar kılınır; bu şekilde kalp Ramazan’a hazırlanır…

Ramazan ayı ise; hasat ayı… Recep'te ekilen, Şaban'da büyüyen ibadetler, Ramazan'da olgunlaşır ve kişi manevi hasadını toplar…

Peygamber Efendimiz (SAV);

خِيرَةُ اللَّهِ مِنَ الشُّهُورِ شَهْرُ رَجَبٍ، وَهُوَ شَهْرُ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ

“Allah’ın en seçkin ayı Receb’tir O Allah’ın ayıdır…””

وَشَعْبَانُ شَهْرِي

“aban benim ayımdır ””

وَشَهْرُ رَمَضَانَ شَهْرُ أُمَّتِي،

“Ramazan ayı ümmetimin ayıdır ””

Yani bu üç ay, sanki merdivenin basamakları gibi… Recep'te Allah'ın rahmetine kavuşuyoruz… Şaban'da Peygamber Efendimizin şefaatine nail oluyoruz… Ramazan’da ise ümmet olarak toplu bir manevi yükselişe geçiyoruz…

Cenab-ı Allah bu aylarda rahmetini artırır… Normal zamanlarda bir iyilik yaparsınız, Allah size on sevap yazar, bu Allah'ın vadidir… Ama üç aylarda bu hesap değişir… Recep ayında yapılan bir iyiliğin sevabı artar… Şaban ayında bu sevap daha da artar… Ramazan ayındaysa sevaplar bin kat artıyor… Kadir gecesinde ise, bir amel otuz bin kat sevaba ulaşıyor… Yani bin aydan daha hayırlı oluyor… Bakın Allah'ın rahmeti ve cömertliği ne kadar sonsuz ve sınırsız…

Peygamber Efendimiz; “Allah-u Teâlâ Recep ayının her gecesinde, Şaban ayının her gecesinde ve Ramazan ayının her gecesinde; binlerce kulunu cehennemden âzâd eder” buyuruyor… Hepimiz bu kurtarılanlar arasında olmak isteriz herhâlde…

Üç ayların içinde öyle geceler var ki; o geceler tüm bir yıla bedel… Regaip Kandili Recep ayının ilk cuma gecesi, yani bu gece… Bu gece dualar kabul olur, tövbeler kabul edilir…

Recep ayının yirmi yedinci gecesi; Cenab-ı Allah'ın huzuruna yükseldiği Mirac gecesi… O gece beş vakit namaz farz kılındı, Bakara Suresi’nin son ayetleri indirildi ve dua edenin duasının reddedilmeyeceği müjdelendi…

Sonra Şaban ayının on beşinci gecesi; Berat Kandili… Berat; kurtulmak, temize çıkmak demek… Bu gece bir yıllık kader defteri yazılır… Bu gece Cenab-ı Allah kullarına özel bir rahmet ile bakar ve o gece sabaha kadar bütün kâinata “Var mı benden bir şey isteyen vereceğim, var mı benden af dileyen affedeyim” diye nida eder…

Kadir gecesi ise; Kur'an'ın indiği gece ve Kur’an’ın ifadesiyle, bin aydan hayırlı olan gece… Bu gecede yapılan bir ibadet, seksen üç yıllık ibadet sevabı kazandırır… Bu da, günümüz şartlarında bir insan ömrü kadar… Sanki Rabbimiz ikinci bir ömür hediye etmiş gibi…

Sahabe bu aylarda

اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبٍ وَشَعْبَانَ وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ

““Allah’ım!.. Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl, bizi Ramazana kavuştur” diye dua ederlerdi… Çünkü bu aylara kavuşmanın büyük bir nimet, bu ayları görmeden ölmenin de büyük bir kayıp olduğunu biliyorlardı…”

Biz de bu ayların değerini bilelim, bu ayların geldiğine sevinelim, Ramazana kavuştuğumuzda şükredelim… Eğer; yine oruç günleri geldi, yine açlık-susuzluk falan diye düşünüyorsak, o zaman bu ayların kıymetini yeterince bilmiyoruz demektir…

Belki bu aylardan şimdiye kadar yeterince istifade edemedin… Belki şimdiye kadar hayatımızda birçok Recep, Şaban, Ramazan ayları geldi gitti ve geriye bir şey kalmadı… Ama bu sene farklı olabilir… Bu yıl bu ayları değerlendirirsen; o zaman ahiretine sermaye biriktirirsin…

Mesela; bir insan altın madeni buldu diyelim… Ama o altını çıkarmayı bilmiyorsa, bunun ona bir faydası olmaz… Biz bu ayların altın madeni olduğunu biliyoruz… Ama o altını çıkarmanın yollarını da öğrenmeliyiz…

Diyelim ki; bir evi temizleyecekseniz, önce o temizleyeceğiniz yerdeki birikmiş kirleri-pislikleri atarsınız… Sonra temizlemeye başlarsınız…

Kalp de aynen böyle… Önce günahların kirini temizlemek lazım… Sonra ibadetlerle doldurmak lazım Peygamberimiz “Tövbe eden o günahı hiç işlememiş gibidir” buyuruyor… Çok güzel bir müjde bu… Sen tövbe ediyorsun Allah-u Teâlâ o günahı siliyor, sanki hiç olmamış gibi…

Âlimlere göre gerçek tövbenin üç şartı var… Birincisi; o günahtan derhal vazgeçmek… İkincisi; yaptığına pişman olmak… Üçüncüsü; bir daha yapmamaya karar vermek…

Şuüç aylarda yapacağımız ilk şey bu… Geçmişimize bakmak… Hangi günahları işledik, kime haksızlık ettik, kimin hakkını yedik… Sonra samimi bir şekilde tövbe etmek ve Allah'a yönelmek… İşte arınmanın en güzel yolu bu, yani tövbe etmek…

İkinci adım oruç… Oruç sadece yeme içmeyi bırakmak değildir… Oruç nefsi terbiye etmektir… Nefsin isteklerine hayır demeyi öğrenmektir…

Peygamber Efendimiz “Oruç bir kalkandır… Oruç tutan kişi cehennem ateşinden korunur” buyuruyor… Üç aylarda oruç tutmak çok büyük bir fazilete sahip… Bu günleri oruçlu geçirmek sünnettir… Tabii ki gücünüz yetiyorsa…

Peygamberimizin Ramazan ayı dışında en çok oruç tuttuğu ay Şaban ayıdır… Hz. Aişe “Rasulullah (SAV) Şaban ayında öyle çok oruç tutardı ki, sanki tüm ayı oruçlu geçirecek diye düşünürdük” diyor…

Çünkü Şaban ayı Ramazana hazırlık ayıdır… Tıpkı bir sporcu maç öncesi antrenman yaptığı gibi, mümin de Ramazan öncesi Şaban'da kendini hazırlar… Ramazan ayı geliyor ve otuz gün aralıksız oruç tutacaksınız… Eğer Şaban ayında hiç oruç tutmadıysanız, Ramazanın ilk günleri size çok zor gelir… Nefsiniz isyan eder… Eğer Şaban ayında oruç tutarsanız vücudunuz alışır, nefsiniz terbiye olur ve Ramazan’a hazır bir şekilde girersiniz…

Orucun asıl sırrı sadece yemek içmekten kaçınmak değildir… Peygamberimiz “Kim oruçluyken yalan söylemeyi bırakmazsa Allah'ın onun yemesini içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur” buyuruyor… Yani sadece mide orucu değil, dil orucu da gerekli Göz orucu da gerekli… Kulak orucu da gerekli… Oruç tutarken gözlerimiz harama bakmamalı, kulağımız gıybet dinlememeli, dilimiz kötü söz söylememeli, elimiz haksızlık yapmamalı… İşte Cenab-ı Allah'ın bizden istediği oruç bu…

Üçüncü adım; namaz… Namaz Rabbimizle buluşma vakti… Namaz ibadetlerin, imanın ve dinin direğidir…

Peygamberimiz “Namaz müminin miracıdır” buyuruyor… Üç aylarda farz namazlarının yanında, kaza namazlarını ve nafile namazları da ihmal etmemeliyiz… Teheccüd namazı, yani gece namazı… Teheccüd Allah-u Teâlâ’nın en sevdiği namazlardan biri ve İsra Suresi’nde

وَمِنَ الَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهٖ نَافِلَةً لَكَ عَسٰى اَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا

““Gecenin bir kısmında uyanıp sana mahsus bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl… Böyle yaptığın takdirde Rabbin seni Makamı Mahmuda eriştirir”(İSRA;79) buyuruyor…”

Gece herkes uyuyor, dünya sessiz ve sen yatağından kalkıyorsun, abdest alıyorsun, Allah'ın huzurunda iki rekât namaz kılıyorsun… Bu namaz gündüz kılınan nafile namazlardan çok daha kıymetli… Çünkü bu namazda samimiyet var, riya-gösteriş yok… Sadece sen ve Rabb'in… Bu üç aylar kendimizi teheccüd namazı kılmaya alıştırmak için bir fırsat olabilir…

Dördüncü adım; Kur'an… Kur'an Allah'ın bizi muhatap alarak gönderdiği mektup… Her ayet Allah'ın bir mesajı, her sure Allah'ın bir ihsanı… Ama ne yazık ki, çoğumuz Kur'an okumayı ihmal ediyoruz… İşte üç aylar hayatımızdaki bu eksiği tamamlama zamanı…

Peygamber Efendimiz “Kur'an okuyan kimseye her bir harf için on sevap yazılır” buyuruyor… Üç aylarda en az bir hatim yapmak, yani Kur'an'ı baştan sona okumak… Bu her Müslüman için hedef olmalı… Ama ben Arapça bilmiyorum diyorsanız, mealini okuyun veya dinleyin… Önemli olan Kur'an'la irtibatı koparmamak… Peygamberimiz “Sizin en hayırlınız Kur'an öğrenen ve öğretendir” buyuruyor…

Beşinci adım; zikir ve dualar… Zikir Allah'ı anmaktır Kalbin huzurudur bu… Allah-u Teâlâ

اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ

““Bilesiniz ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur”(RAD;28) buyuruyor…”

Sürekli Allah'ı zikretmek lazım… Dilimizde sürekli ‘Subhanallah’, ‘Elhamdülillah’, ‘Allahu Ekber’ olmalı… Ne iş yaparsan yap, dilinde sürekli Allah'ın güzel isimleri, Esmâül Hüsnâ olsun…

Bunların yanında; üç aylarda özellikle yapılması tavsiye edilen dualar da var… Recep ayı girdiğinde Peygamber Efendimiz şu duayı okurdu…

اَللّٰهُمَّ بَارِكْ لَنَا فيِ رَجَبَ وَ شَعْبَانَ وَ بَلِّغْنَا رَمَضَانَ

“ani “Allah'ım Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazana kavuştur…” Bu dua çok kısa, ama çok manalı… Önce Allah'tan bu ayları mübarek kılmasını istiyoruz, sonra da Ramazana erişmeyi diliyoruz…”

Bir de; İhlas Suresi okumak… İhlas Suresi Kur'an'ın üçte biri değerinde… Peygamberimiz “Üç defa İhlas Suresi ve peşinden Fatiha Suresi’ni okuyan Kur’an’ı hatim etmiş sevabı alır… Her kim İhlas Suresini on defa okursa, Allah ona cennette bir köşk yapar” buyuruyor…

Salavat-ı şerife yani Peygamberimize salat-u selam getirmek, Allah katında çok kıymetli bir ibadet… Cenab-ı Allah

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا

““Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygambere salat ederle… Ey iman edenler!.. Siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle selam edin”(AHZAP;56) buyuruyor…”

Allah-u Teâlâ ve melekler Peygamberimize salat ediyorlarmış ve Cenab-ı Allah bizden de bunu istiyor… Peygamberimiz de “Kim bana bir defa salavat getirirse Allah ona on defa rahmet eder” buyuruyor… Bir salavata, on rahmet… Üç aylarda bu da kat kat artar…

Buraya kadar şahsi ibadetlerimizden bahsettik… Tövbe, oruç, namaz, Kur'an, zikir… Bunların hepsi çok önemli… Ama bir şey daha var; o da başkalarının hayatına dokunmak… Başkalarının imanına vesile olmak… Topluma faydalı olmak… Peygamberimiz “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” buyuruyor… Sen nafile namaz kılıyorsun, Allah sana o an için sevap yazıyor… Ama bir başkasının hidayetine vesile oluyorsun, o kişi de iman ediyor, namaz kılmaya başlıyor… İşte o zaman, o kişinin kıldığı her namazdan senin defterine de sevap yazılıyor Bu bitmeyen bir sevap zinciri ve üç aylar bu zinciri başlatmak için çok güzel fırsat…

Boğulmak üzere olan bir insan görsek, hemen onu kurtarırız ve kahraman olursunuz… Çünkü bir canı kurtarmışsın… Ama bir insanın imanını kurtarmak canını kurtarmaktan çok daha değerli… Çünkü canını kurtardığında sadece dünyasını kurtarmış olursun… Ama imanını kurtarmaya vesile olduğunda; hem dünyasını, hem ahiretini kurtarmış olursun… İmam-ı Rabbani “Bir kişinin imanına vesile olmak bin rekât nafile namazdan daha hayırlıdır” diyor… Belki bir arkadaşını camiye davet edeceksin, belki sosyal medyada paylaşacağın bir video binlerce insana ulaşacak ve onların kalbini yumuşatacak… Hepsi birer vesile, hepsi birer iman hizmeti… Özellikle üç aylarda bu hizmetleri artırmalıyız… Çünkü bu aylarda insanların kalpleri daha yumuşak olur… Maneviyata daha açık olur… Bir video paylaşıyorsun, o videoyu on kişi izliyor, o on kişiden birinin hayatını değiştiriyor… İşte bu senin en büyük kazancın olur…

Bir de sadakayı artırmak var… Sadaka denince aklımıza hemen para vermek geliyor… Ama sadaka sadece para vermek değildir… Peygamberimiz “Gülümsemek sadakadır… İyiliği emretmek sadakadır… Kötülükten alıkoymak sadakadır… Yoldan eziyet veren bir şeyi kaldırmak sadakadır” buyuruyor… Kısaca “Her iyilik sadakadır” buyuruyor… Şu üç aylarda sadakalarımızı artırırsak çok sevap kazanırız ve bu sadakalarımız bizim ve çoluk-çocuğumuzun üzerinden belayı, musibeti defeder…

Üç aylarda sadece Rabbimizle olan ilişkimizi düzeltmeyeceğiz… Aynı zamanda insanlarla olan ilişkilerimizi de düzelteceğiz… Peygamberimiz “Sıla-i Rahîm eden yani akrabalık bağlarını koruyan kişinin ömrü uzatılır ve rızkı artırılır” buyuruyor… Bir akrabalarınızı ziyaret ediyorsunuz ömrünüz uzuyor, rızkınız artıyor… Bu çok güzel bir alış veriş… Onun için üç aylar küslükleri de giderme zamanıdır aynı zamanda… Peygamberimiz “Bir Müslümanın, bir Müslüman kardeşiyle üç günden fazla küs kalması helal değildir” buyuruyor… Sadece üç gün… Ama bazılarımız yıllardır küsüz… İşte üç aylar bu yanlışı da düzeltme zamanı… Telefon aç ya da ziyarete git… Kim bilir, belki o telefon, o ziyaret yılların küskünlüğünü bitirir…

Bu günlerde bir de kendimize zaman ayırıp tefekkür ve muhasebe yapalım… Koşuşturma ile geçen hayatımızda nereye gidiyoruz, ne yapıyoruz, hayatımız nasıl geçiyor… Üç aylar işte bu soruları kendimize sormak için bir fırsat… Hz.Ömer “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” diyor… Yani ben ne yapıyorum, Allah'ın emirlerini yapıyor muyum, haramlardan uzak duruyor muyum, kime iyilik ettim, kime kötülük ettim… Bu sorular bizim muhasebemiz olsun… Kendi kendinize hesap verin… Bu yarın huzur-u mahşerde sizin için çok değerli olacak… Bunu yaparsanız, belki yılların yanlışlarını göreceksiniz ve düzeltmeye karar vereceksiniz…

Kudüs ve Mescid-i Aksa için dua etmeyi de ihmal etmeyelim… Üç ayların içinde özel bir gece var; Mirac Kandili… Peygamber Efendimiz Mirac gecesinde Mescid-i Aksa'dan göklere yükseldi… Yani Kudüs'ten… Kudüs bizim için çok önemli bir şehir… Bizim Kıble-i Evvelimiz, yani ilk kıblemiz orası… Müslümanlar ilk başlarda Kudüs'e doğru namaz kılıyorlardı ve Mescid-i Aksa İslam'ın üç büyük mescidinden biri… 1-Mekke'deki Kâbe (Mescid-i Haram)… 2-Medine'deki Mescid-i Nebevi… 3-Kudüs'teki Mescid-i Aksa… Ama ne yazık ki; bugün Mescid-i Aksa ve Kudüs büyük bir zulüm altında… Mazlum kardeşlerimiz orada eziliyor, baskı görüyor… Biz belki oralara gidemeyiz, ama dua edebiliriz… “Ya Rabbi!.. Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı koru, oradaki mazlum kardeşlerimize yardım et, zalimlerden bizi koru” diye dualarımızı, özellikle bu üç aylarda artıralım…

Şimdiye kadar üç aylarda neler yapmamız gerektiğini konuştuk… Ama bir de yapmamamız gerekenler var… Düşünün bir kova su dolduruyorsunuz, ama kovanın altı delik… Ne kadar su doldurursanız doldurun aynı hızla akıyor, hiç dolmuyor… İşte bizim günahlarımız da böyle… Bir taraftan ibadet ediyoruz, sevap kazanıyoruz… Ama bir taraftan da günah işliyoruz, o sevaplar akıp gidiyor… O yüzden üç aylarda sadece ibadet etmek yetmez… Aynı zamanda günahlardan da uzak durmak gerekir… Günah ve zulümden kaçınmak gerekir…

Peygamberimiz “Bu aylarda günah işlemek, diğer aylarda işlenen günahtan daha ağırdır” buyuruyor… Özellikle gıybet, dedikodu, yalan, haksızlık gibi günahlardan ve hatalardan kaçınmalıyız…

Bunun yanında bizi ibadet ve zikirden alıkoyan boş şeylerden de uzak durmaya alıştıralım kendimizi… Kim bilir; belki bu karar hayatımızı değiştirir… Belki üç aylardan sonra da bunu devam ettiririz ve bu boş işlerden kurtuluruz…

Vel hâsıl-ı kelam; üç aylar önemli bir fırsat… Bizim için doksan günlük bir eğitim kampı… Bu aylar; ibadet ve zikirleri artırarak, bununla birlikte hata gaflet ve günahlardan uzak durarak ebedi cennete ulaşmak için bir vesile… Bu aylarda başlattığımız bu iyilik hareketini, bu aylardan sonra devam ettirerek tüm hayatımıza yaymak için önemli zaman dilimleri… Çünkü Rabbimiz bizden sürekli ibadet istiyor… Sadece üç aylarda değil, sadece Ramazan’da değil; her zaman…

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَاْتِيَكَ الْيَقٖينُ

““Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et”(HİCR;99) buyuruyor… Peygamberimiz de “Amellerin Allah katında en sevimli olanı, az da olsa devamlı olanıdır” diyor… Bakın; çok ibadet etmek değil, devamlı ibadet etmek önemli… İşte gerçek Müslümanlık bu…”

Neticede; Recep ayı ekim ayı, günahlardan tövbe edip ibadetlerin tohumunu ektiğimiz ay… Şaban ayı bakım ayı, o tohumları suladığımız, büyüttüğümüz ay… Ramazan ayı ise hasat ayı; Recep'te ektiğimiz, Şaban'da büyüttüğümüz ibadetlerin meyvelerini topladığımız ay Bu üç ay bizim için bir altın madeni… Her dakikası ahiret için sermaye… Sevapların kat kat yazıldığı günler… Duaların kabul olduğu, tövbelerin kabul edildiği günler ve geceler… Onun için bu mübarek üç ayları ganimet bilelim…