Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Mübarek Üç Aylar ve Regaib Kandili

İsmail Sezkin

MÜBAREK ÜÇ AYLAR VE REGAİB KANDİLİ


Mübarek üç aylar yani Recep, Şaban ve Ramazan ayları başladı… Bu gece de Regaib Kandili… Peygamber Efendimiz bu aylar için özel dualar ederdi ve Sahabe-i Kiram bu aylara kavuşmak için aylar öncesinden dua etmeye başlardı… Çünkü bu günler ve geceler hayatımızın gidişatını değiştirecek olan ve değerlendirmemiz gereken manevi fırsat zamanı…

İslam takviminde on iki ay vardır… Ama bunlardan üç tanesi diğerlerinden çok farklı bir değere sahiptir… Bunlar Recep, Şaban ve Ramazan ayları…

Bu üç ay, tıpkı birbirine bağlı üç kardeş gibidir, her biri diğerini tamamlar… Her biri, bir sonrakine hazırlık yapar… Şöyle düşünün; bir çiftçi önce toprağını hazırlar, sonra tohumu eker, ardından o tohuma özen gösterir, sular, güneşten korur, bakımını yapar ve sonunda hasat zamanı gelir… İşte üç aylar da aynen böyle…

Recep ayı; toprağın hazırlandığı, tohumun ekildiği aydır… Bu ayda yapılan ibadetler kalbe atılan tohumlardır… Günahlardan tövbe etmek, kalbi yumuşatmak, hepsi bu ayda başlar…

Şaban ayı; o tohuma bakım yapılan aydır… Recep ayında ekilen tohumlar, Şaban ayında filizlenir… İbadetler artırılır, Kur'an okunur, nafile namazlar kılınır; bu şekilde kalp Ramazan’a hazırlanır…

Ramazan ayı ise; hasat ayıdır… Recep'te ekilen, Şaban'da büyüyen ibadetler, Ramazan'da olgunlaşır ve kişi manevi hasadını toplar…

Peygamber Efendimiz (SAV);

خِيرَةُ اللَّهِ مِنَ الشُّهُورِ شَهْرُ رَجَبٍ، وَهُوَ شَهْرُ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ

“Allah’ın en seçkin ayı Receb’tir O Allah’ın ayıdır… Kim Receb ayını yüceltirse Allah’ın emrini yüceltmiş olur Kim Allah’ın emrini yüceltirse Allah onu naim cennetlerine sokar ve ona Allah’ın en büyük rızası vacip olur ””

وَشَعْبَانُ شَهْرِي

“aban benim ayımdır Kim Şaban ayını yüceltirse benim emrimi yüceltmiş olur Kim benim emrimi yüceltirse ben ona kıyamet günü öncü ve yoldaş olurum…””

وَشَهْرُ رَمَضَانَ شَهْرُ أُمَّتِي،

“Ramazan ayı ümmetimin ayıdır Kim Ramazan ayının hürmetini yüceltir ve ona saygısızlık etmezse, gündüzlerini oruçlu gecelerini de namazla geçirirse ve tüm organlarını da muhafaza ederse Ramazandan Allah’tan affedilmesini isteyeceği bir günahı olmadığı halde çıkar ””

Bu hadis-i şeriften şunu öğreniyoruz… Bu üç ay, sanki bir merdivenin basamakları gibi… Her biri, bizi bir üst makama çıkarıyor… Recep'te Allah'ın rahmetine kavuşuyoruz… Şaban'da Peygamber Efendimizin şefaatine nail oluyoruz… Ramazan’da ise ümmet olarak toplu bir manevi yükselişe geçiyoruz…

Recep ayı; aynı zamanda dört haram aydan biridir…

اِنَّ عِدَّةَ الشُّهُورِ عِنْدَ اللّٰهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْرًا فٖى كِتَابِ اللّٰهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ مِنْهَا اَرْبَعَةٌ حُرُمٌ ذٰلِكَ الدّٖينُ الْقَيِّمُ فَلَا تَظْلِمُوا فٖيهِنَّ اَنْفُسَكُمْ وَقَاتِلُوا الْمُشْرِكٖينَ كاٰفَّةً كَمَا يُقَاتِلُونَكُمْ كاٰفَّةً وَاعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّقٖينَ

Biz haram ayları Tevbe Suresi’nin bu ayetinden(36) öğreniyoruz… Ayet-i kerimede “Allah'ın yanında ayların sayısı, Allah gökleri ve yeri yarattığı günden beri on ikidir… Bunlardan dördü haramdır” buyuruluyor Bu dört haram ayın; Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları olduğunu da Peygamberimizden öğreniyoruz…

Müslüman bu konularda her zaman dikkatli ve hassas olacak, ama ayetin devamında bu aylarda savaş, kan dökme, zulüm konularında çok daha fazla dikkatli olması gerektiğini görüyoruz… Çünkü Allah bu ayları kutsal kılmış…

Cahiliye döneminde putperest Araplar bile, bu aylara saygı gösterirlerdi… Savaş yapmazlardı, kan dökülmesine izin vermezlerdi…

Dolayısıyla; haram aylardan biri olan bu Recep ayında işlenen bir günah sıradan bir günde işlenen günahtan çok daha ağırdır… Çünkü bu ay, Allah'ın koyduğu sınırların içindedir… Bu ayda günah işlemek, Allah'ın hürmetine hürmetsizlik etmek demektir… Ama bir yandan da, bu ayda işlenen bir ibadet diğer aylarda işlenen ibadetlerden çok daha kıymetlidir…

Çünkü Cenab-ı Allah bu ayda rahmetini kat kat artırır… Normal zamanlarda bir iyilik yaparsınız, Allah size on sevap yazar, bu Allah'ın vadidir… Ama üç aylarda bu hesap değişir… Recep ayında yapılan bir iyiliğin sevabı yüz kat artar… Bir rekât namaz kılarsınız yüz rekât sevabı yazılır, bir sayfa Kur'an okursunuz yüz sayfa sevabı kazanırsınız… Şaban ayında bu sevap daha da artar… Üç yüz kat… Ramazan ayındaysa sevaplar bin kat artıyor… Kadir gecesinde ise, bir amel otuz bin kat sevaba ulaşıyor… Yani bin aydan daha hayırlı oluyor…

Bu rakamları duyunca belki şaşırıyorsunuz… Bu kadar mı diyorsunuz… Evet, bu kadar… Çünkü Allah'ın rahmeti sonsuz… Allah'ın cömertliği sınırsız…

Peygamber Efendimiz; “Allah-u Teâlâ Recep ayının her gecesinde, Şaban ayının her gecesinde ve Ramazan ayının her gecesinde; binlerce kulunu cehennemden azad eder” buyuruyor… Her gece binlerce kul affolunduğu zaman, doksan gece de kaç kişi kurtulur şöyle bir düşünün… Hepimiz bu kurtarılanlar arasında olmak isteriz herhâlde…

Üç ayların içinde öyle geceler var ki; o geceler tüm bir yıla bedel… Regaip Kandili Recep ayının ilk cuma gecesi, yani bu gece… Bu gece Peygamber Efendimizin dünyaya gelişinin müjdelendiği gece… Bu gece dualar kabul olur, tövbeler kabul edilir…

Mirac Kandili; Recep ayının yirmi yedinci gecesi… Peygamber Efendimizin Cenab-ı Allah'ın huzuruna yükseldiği gece… O gece beş vakit namaz farz kılındı… O gece Bakara Suresi’nin son ayetleri indirildi… O gece dua edenin duası reddedilmez…

Sonra Berat Kandili; Şaban ayının on beşinci gecesi… Berat ‘beraat’ demektir, yani kurtulmak, temize çıkmak demektir… Bu gece bir yıllık kader defteri yazılır… Bu gece Cenab-ı Allah kullarına özel bir rahmet ile bakar ve o gece sabaha kadar bütün kâinata “Var mı benden bir şey isteyen vereceğim, var mı benden af dileyen affedeyim” diye nida eder…

Kadir gecesi ise; Ramazan'ın son on gününün tek gecelerinden biri… Kur'an'ın indiği gece… Kur’an’ın ifadesiyle, bin aydan hayırlı olan gece… Bu gecede yapılan bir ibadet, seksen üç yıllık ibadet sevabı kazandırır… Bu da, günümüz şartlarında bir insan ömrü kadar… Yani bir ömür boyu yapılan ibadetler kadar değerli… Sanki Rabbimiz ikinci bir ömür hediye etmiş gibi…

Sahabe-i kiram bu ayların kıymetini çok iyi bilirlerdi… Sahabe üç ayların gelmesini bekler ve aylar öncesinden şu duayı ederlerdi…

اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبٍ وَشَعْبَانَ وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ

“ani “Allah’ım!.. Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl, bizi Ramazana kavuştur” diye dua ederlerdi… Çünkü biliyorlardı ki; bu aylara kavuşmak büyük bir nimet, bu ayları görmeden ölmek büyük bir kayıptır…”

Biz de bu ayların değerini yeterince bilelim, üç aylar geldiğinde sevinelim, Ramazana kavuştuğumuzda şükredelim… Eğer sadece yine oruç günleri geldi, yine açlık susuzluk falan diye düşünüyorsak, o zaman bu ayların kıymetini yeterince bilmiyoruz demektir…

Belki bu aylardan şimdiye kadar yeterince istifade edemedin… Belki şimdiye kadar hayatımızda birçok Recep ayları geldi gitti, Şaban ayları geldi gitti, Ramazan aylarından da tam olarak istifade edemedik ve geriye bir şey kalmadı… Ama bu sene farklı olabilir… Bu yıl bu ayları ganimet bilirsen, bu yıl her dakikayı değerlendirirsen; o zaman ahiretine sermaye biriktirirsin…

Mesela; bir insan altın madeni buldu diyelim… Ama o altını çıkarmayı bilmiyorsa, bunun ona ne faydası var… İşte biz de bu ayların altın madeni olduğunu biliyoruz… Ama o altını çıkarmanın yollarını da öğrenmeliyiz… Diyelim ki; bir evi temizleyecekseniz, önce o temizleyeceğiniz yerdeki birikmiş kirleri-pislikleri atarsınız… Sonra temizlemeye başlarsınız…

Kalp de aynen böyle… Önce günahların kirini temizlemek lazım… Sonra ibadetlerle doldurmak lazım Peygamber Efendimiz “Tövbe eden o günahı hiç işlememiş gibidir” buyuruyor… Çok güzel bir müjde bu… Sen tövbe ediyorsun Allah-u Teâlâ o günahı siliyor, sanki hiç olmamış gibi…

Âlimlere göre gerçek tövbenin üç şartı vardır… Birincisi; o günahtan derhal vazgeçmek… İkincisi; yaptığına pişman olmak… Üçüncüsü; bir daha yapmamaya karar vermek…

Şuüç aylarda yapacağımız ilk şey bu… Geçmişimize bakmak… Hangi günahları işledik, kime haksızlık ettik, kimin hakkını yedik… Sonra samimi bir şekilde tövbe etmek… Gözlerimiz yaşararak, kalbimiz yanarak Allah'a yönelmek… Peygamber Efendimiz bunun için bize bir dua öğretmiş; ‘Seyyid’ül-İstiğfar Duası…’ Yani istiğfarların efendisi, en büyüğü…

يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ يبِذَنْبٖ فَاغْفِرْ لٖي فَإِنَّهُ لَا اَللّٰهُمَّ أَنْتَ رَبّٖي لَا إِلٰهَ إِلاَّ أَنْتَ خَلَقْتَنٖي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلٰى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ

رَبّٖي أَنْتَ اَللّٰهُمَّ

“Allahım! Sen benim Rabbim'sin ””

لَا إِلٰهَ إِلاَّ أَنْتَ خَلَقْتَنٖي

“enden başka ibadete layık ilah yoktur… Beni sen yarattın…””

عَبْدُكَ وَأَنَا

“en senin kulunum…””

وَأَنَا عَلٰى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ

“zelde sana verdiğim sözümde ve vadimde hala gücüm yettiğince durmaktayım…””

أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ

“şlediğim kusurların şerrinden sana sığınırım…””

أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ لَكَ بِذَنْبٖي

“ana lütfettiğin nimetleri yüce huzurunda minnetle anar, günahımı itiraf ederim…””

فَاغْفِرْ لٖي

“eni affet…””

فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ

“üphe yok ki günahları senden başka affedicek yoktur…””

Bu duayı her gün sabah akşam okumak… İşte tövbenin en güzel yolu…

İkinci adım oruç; ilahi diyet programı… Oruç sadece yeme içmeyi bırakmak değildir… Oruç nefsi terbiye etmektir… Nefsin isteklerine hayır demeyi öğrenmektir…

Peygamber Efendimiz “Oruç bir kalkandır… Oruç tutan kişi cehennem ateşinden korunur” buyuruyor… Üç aylarda, Recep ayında oruç tutmak çok büyük bir fazilete sahip… Ama bunu yapamayacak olanlar için de bir müjde var… Recep ayının ilk Perşembe günü, Cuma günü ve Cumartesi günü oruç tutmak… Bu günler Regaip Kandili günleri… Bu üç günde oruç tutmak çok faziletli… Bunun yanında hicri ayların her birinin 13.- 14. ve 15. günleri; bu günlere "Eyyam-ı Biyz" denir, yani “aydınlık günler…”

Bugünleri oruçlu geçirmek sünnettir… Bu üç günü oruçlu geçiren kişi tüm ayı oruçlu geçirmiş gibi sevap kazanır… Tüm hicri aylarda bu üç gün oruç tutan ömrünü oruçlu olarak geçirmiş olur… Ama tabii ki gücünüz yetiyorsa…

Peygamber Efendimiz Şaban ayında çok oruç tutardı… Öyle ki; bazen Ramazan dışında en çok oruç tuttuğu ay Şaban ayıdır… Hz. Aişe “Rasulullah (SAV Şaban ayında öyle çok oruç tutardı ki, sanki tüm ayı oruçlu geçirecek diye düşünürdük” diyor…

Çünkü Şaban ayı Ramazana hazırlık ayıdır… Tıpkı bir sporcu maç öncesi antrenman yaptığı gibi, mümin de Ramazan öncesi Şaban'da kendini hazırlar… Ramazan ayı geliyor ve otuz gün aralıksız oruç tutacaksınız… Eğer Şaban ayında hiç oruç tutmadıysanız, Ramazanın ilk günleri size çok zor gelir… Nefsiniz isyan eder… Eğer Şaban ayında oruç tutarsanız vücudunuz alışır, nefsiniz terbiye olur ve Ramazan’a hazır bir şekilde girersiniz…

Malumunuz; Ramazan ayının tamamında oruç tutmak farzdır… Ama orucun asıl sırrı sadece yemek içmekten kaçınmak değildir… Peygamber Efendimiz “Kim oruçluyken yalan söylemeyi bırakmazsa Allah'ın onun yemesini içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur” buyuruyor… Yani sadece mide orucu değil, dil orucu da gerekli Göz orucu da gerekli… Kulak orucu da gerekli… Oruç tutarken gözlerimiz harama bakmamalı, kulağımız gıybet dinlememeli, dilimiz kötü söz söylememeli, elimiz haksızlık yapmamalı… İşte gerçek oruç, yani Cenab-ı Allah'ın bizlerden istediği oruç budur…

Üçüncü adım; namaz… Namaz Rabbimizle buluşma vakti… Namaz ibadetlerin direğidir, imanın direğidir, dinin direğidir…

Peygamber Efendimiz “Namaz müminin miracıdır” buyuruyor… Üç aylarda farz namazlarının yanında, kaza namazlarını ve nafile namazları da ihmal etmemeliyiz… Bir detTeheccüd namazı, yani gece namazı… Teheccüd Allah-u Teâlâ’nın en sevdiği namazlardan biridir… Cenab-ı Hakk İsra Suresi’nde

وَمِنَ الَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهٖ نَافِلَةً لَكَ عَسٰى اَنْ يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَحْمُودًا

ecenin bir kısmında uyanıp sana mahsus bir ibadet olmak üzere teheccüd namazı kıl… Böyle yaptığın takdirde Rabbin seni Makamı Mahmuda eriştirir”(İSRA;79) buyuruyor…

Gece herkes uyuyor, dünya sessiz ve sen yatağından kalkıyorsun, abdest alıyorsun, Allah'ın huzurunda iki rekat namaz kılıyorsun… Bu namaz gündüz kılınan nafile namazlardan çok daha kıymetli… Çünkü bu namazda samimiyet var, riya-gösteriş yok… Sadece sen ve Rabb'in… Üç aylarda özellikle sahur vaktinde uyanıp iki rekat teheccüd namazı kılmak… İşte en güzel ibadetlerden biridir bu…

Dördüncü adım; Kur'an… Kur'an Allah'ın bizi muhatap alarak gönderdiği mektuptur… Her bir ayet Allah'ın bir mesajıdır, her bir sure Allah'ın bir ihsanıdır… Ama ne yazık ki, çoğumuz Kur'an okumayı ihmal ediyoruz… İşte üç aylar bu yanlışı düzeltme, hayatımızdaki bu eksiği tamamlama zamanı…

Peygamber Efendimiz “Kur'an okuyan kimseye her bir harf için on sevap yazılır” buyuruyor… Üç aylarda en az bir hatim yapmak, yani Kur'an'ı baştan sona okumak… Bu her Müslüman için hedef olmalı… Ama ben Arapça bilmiyorum diyorsanız, meali okuyun veya dinleyin… Önemli olan Kur'an'la irtibatı koparmamak… Peygamber Efendimiz “Sizin en hayırlınız Kur'an öğrenen ve öğretendir” buyuruyor…

Beşinci adım; zikir ve dualar… Zikir Allah'ı anmaktır Kalbin huzurudur bu… Allah-u Teâlâ

اَلَا بِذِكْرِ اللّٰهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ

ilesiniz ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur”(RAD;28) buyuruyor…

Bu aylarda sürekli Allah'ı zikretmek lazım… Dilimizde sürekli ‘subhanallah’, ‘Elhamdülillah’, ‘Allahu Ekber’ olmalı… Ne iş yaparsan yap, dilinde sürekli Allah'ın güzel isimleri, Esmâül Hüsnâ olmalı…

Bunların yanında; üç aylarda özellikle yapılması tavsiye edilen dualar da var… Recep ayı girdiğinde Peygamber Efendimiz şu duayı okurdu…

اَللّٰهُمَّ بَارِكْ لَنَا فيِ رَجَبَ وَ شَعْبَانَ وَ بَلِّغْنَا رَمَضَانَ

“ani “Allah'ım Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazana kavuştur…” Bu dua çok kısa, ama çok manalı… Önce Allah'tan bu ayları mübarek kılmasını istiyoruz, sonra da Ramazana erişmeyi diliyoruz…”

Bir de; İhlas Suresi okumak… İhlas Suresi Kur'an'ın üçte biri değerindedir… Peygamber Efendimiz “Üç defa İhlas Suresi ve peşinden Fatiha Suresi’ni okuyan Kur’an’ı hatim etmiş sevabı alır… Her kim İhlas Suresini on defa okursa Allah ona cennette bir köşk yapar” buyuruyor…

Bir de; salavat-ı şerife… Peygamber Efendimize salat-u selam getirmek, Allah katında çok kıymetli bir ibadettir… Cenab-ı Allah

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا

uhakkak ki Allah ve melekleri Peygambere salat ederle… Ey iman edenler!.. Siz de ona salat edin ve tam bir teslimiyetle selam edin”(AHZAP;56) buyuruyor…

Allah-u Teâlâ ve melekler Peygamber Efendimize salat ediyorlarmış ve Cenab-ı Allah bizden de bunu istiyor… Peygamber Efendimiz de “Kim bana bir defa salavat getirirse Allah ona on defa rahmet eder” buyuruyor… Bir salavata, on rahmet… Üç aylarda bu da kat kat artar… Özellikle Mirac Kandilinde Peygamber Efendimize çok salavat getirmek… Bu hem Peygamber Efendimize olan sevgimizin göstergesidir, hem de bizim için büyük bir kazançtır…

Buraya kadar şahsi ibadetlerimizden bahsettik… Tövbe, oruç, namaz, Kur'an, zikir… Bunların hepsi çok önemli… Ama bir şey daha var; belki bunlardan daha önemli… O da başkalarının hayatına dokunmak… Başkalarının imanına vesile olmak… Topluma faydalı olmak… Peygamber Efendimiz “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” buyuruyor… Sen nafile namaz kılıyorsun, Allah sana sevap yazıyor… Ama bir başkasının hidayetine vesile oluyorsun, o kişi de iman ediyor, namaz kılmaya başlıyor… İşte o zaman, o kişinin kıldığı her namazdan senin defterine de sevap yazılıyor Bu bitmeyen bir sevap zinciri ve üç aylar bu zinciri başlatmak için çok güzel fırsat…

Boğulmak üzere olan bir insan görsek, hemen onu kurtarırız… Bu çok kıymetli bir şey, kahraman olursunuz… Çünkü bir canı kurtarmışsın… Ama bir insanın imanını kurtarmak canını kurtarmaktan çok daha değerli… Çünkü canını kurtardığında sadece dünyasını kurtarmış olursun… Ama imanını kurtarmaya vesile olduğunda; hem dünyasını, hem ahiretini kurtarmış olursun… Dünya fani, ahiret ise ebedi…

İmam-ı Rabbani hazretleri “Bir kişinin imanına vesile olmak bin rekât nafile namazdan daha hayırlıdır” diyor… Belki bir arkadaşını camiye davet edeceksin, belki bir akrabana güzel bir kitap hediye edeceksin, belki sosyal medyada paylaşacağın bir video binlerce insana ulaşacak ve onların kalbini yumuşatacak… Hepsi birer vesile, hepsi birer iman hizmeti… Özellikle üç aylarda bu hizmetleri artırmalıyız… Çünkü bu aylarda insanların kalpleri daha yumuşak olur… Maneviyata daha açık olur… Bir video paylaşıyorsun, o videoyu on kişi izliyor, o on kişiden birinin hayatını değiştiriyor… İşte bu senin en büyük kazancın olur…

Bir de sadakayı artırmak var… Sadaka denince aklımıza hemen para vermek geliyor… Ama sadaka sadece para vermek değildir… Peygamber Efendimiz “Gülümsemek sadakadır… İyiliği emretmek sadakadır… Kötülükten alıkoymak sadakadır… Yoldan eziyet veren bir şeyi kaldırmak sadakadır” buyuruyor…

Yani sadaka çok geniş bir kavram… Hatta Peygamber Efendimiz “Her iyilik sadakadır” buyuruyor… Şu üç aylarda sadakalarımızı artırırsak çok sevap kazanırız ve bu sadakalarımız bizim ve ailelerimizin üzerinden belayı, musibeti defeder…

Üç aylarda sadece Rabbimizle olan ilişkimizi düzeltmeyeceğiz… Aynı zamanda insanlarla olan ilişkilerimizi de düzelteceğiz… Peygamber Efendimiz “Sıla-i Rahîm eden yani akrabalık bağlarını koruyan kişinin ömrü uzatılır ve rızkı artırılır” buyuruyor… Bir akrabalarınızı ziyaret ediyorsunuz ömrünüz uzuyor, rızkınız artıyor… Bu çok güzel bir alış veriş… Onun için üç aylar küstükleri giderme zamanıdır aynı zamanda… Peygamber Efendimiz “Bir Müslümanın, bir Müslüman kardeşiyle üç günden fazla küs kalması helal değildir” buyuruyor… Sadece üç gün… Ama bazılarımız yıllardır küsüz… İşte üç aylar bu yanlışı da düzeltme zamanı… Telefon aç, ara ya da ziyarete git… Kim bilir, belki o telefon, o ziyaret yılların küskünlüğünü bitirir ve iki ailenin arasını düzeltir…

Bu günlerde bir de kendimize zaman ayırıp tefekkür ve muhasebe yapalım… Koşuşturma ile geçen hayatımızda nereye gidiyoruz, ne yapıyoruz, hayatımız nasıl geçiyor diye hiç durup düşünüyor muyuz?.. Üç aylar işte bu soruları sormak için bir fırsat… Hz.Ömer “Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz” diyor… Yani ben ne yapıyorum, Allah'ın emirlerini yapıyor muyum, haramlardan uzak duruyor muyum, kime iyilik ettim, kime kötülük ettim… Bu sorular bizim muhasebemiz olsun… Buna günde on dakikanızı ayırabilirsiniz… Kendi kendinize hesap verin… İnanın bu on dakika, yarın huzur-u mahşerde sizin için çok değerli olacak… Çünkü bu on dakikada belki yılların yanlışlarını göreceksiniz ve düzeltmeye karar vereceksiniz…

Kudüs ve Mescid-i Aksa için dua etmeyi de ihmal etmeyelim… Üç ayların içinde özel bir gece var; Mirac Kandili… Peygamber Efendimiz Mirac gecesinde Mescid-i Aksa'dan göklere yükseldi… Yani Kudüs'ten… Kudüs bizim için çok önemli bir şehir… Bizim Kıble-i Evvel'imiz, yani ilk kıblemiz orası… Müslümanlar ilk başlarda Kudüs'e doğru namaz kılıyorlardı ve Mescid-i Aksa İslam'ın üç büyük mescidinden biri… 1-Mekke'deki Kabe (Mescid-i Haram)… 2-Medine'deki Mescid-i Nebevi… 3-Kudüs'teki Mescid-i Aksa… Ama ne yazık ki bugün Mescid-i Aksa ve Kudüs büyük bir zulüm altında… Mazlum kardeşlerimiz orada eziliyor, baskı görüyor… Biz belki oralara gidemeyiz, ama dua edebiliriz… Hele ki üç aylarda, kandil gecelerinde “Ya Rabbi!.. Kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı koru, oradaki mazlum kardeşlerimize yardım et, zalimlerden bizi koru” diye dualarımızı, özellikle bu üç aylarda artıralım…

Şimdiye kadar üç aylarda neler yapmamız gerektiğini konuştuk… Ama çok önemli bir şey daha var… Bu günlerde neler yapmamamız gerektiği… Düşünün bir kova su dolduruyorsunuz, ama kovanın altı delik… Ne kadar su doldurursanız doldurun aynı hızla akıyor, hiç dolmuyor… İşte bizim günahlarımız da böyle… Bir taraftan ibadet ediyoruz, sevap kazanıyoruz… Ama bir taraftan da günah işliyoruz, o sevaplar akıp gidiyor… O yüzden üç aylarda sadece ibadet etmek yetmez… Aynı zamanda günahlardan da uzak durmak gerekir… Günah ve zulümden kaçınmak gerekir…

Recep ayı dört haram aydan biri aynı zamanda… Haram ay Cenab-ı Allah'ın özel olarak hürmet etmemizi emrettiği ay demek… Günah işlemek aslında kendimize zulmetmektir… Başkalarına da zulmedebiliriz, ama asıl zarar gören biziz… Peygamber Efendimiz “Haram aylarda günah işlemek, diğer aylarda işlenen günahtan daha ağırdır” buyuruyor… Çünkü bu aylar Allah'ın hürmet ettiği aylar… Bu aylarda günah işlemek, Allah'ın koyduğu sınırlara saygısızlık etmek demektir… Üç aylarda özellikle gıybet, dedikodu, yalan, haksızlık, zulüm gibi günahlardan ve hatalardan kaçınmalıyız…

Bunun yanında bizi ibadet ve zikirden alıkoyan boş şeylerden de olabildiğince uzak durmalıyız… Kim bilir; belki bu karar hayatımızı değiştirir… Belki üç aylardan sonra da devam ettiririz ve bu boş işlerden kurtuluruz…

Vel hasıl-ı kelam; üç aylar önemli bir fırsat… Bizim için doksan günlük bir eğitim kampı… Bu aylar; anlattığımız bu ibadet ve zikirleri artırarak, bununla birlikte hata gaflet ve günahlardan uzak durarak, imanın lezzetini alarak ebedi cennete ulaşmak için bir vesile… Bu aylarda başlattığımız bu iyilik hareketini, bu aylardan sonra devam ettirerek tüm hayatımıza yaymak için önemli zaman dilimleri… Çünkü Rabbimiz bizden sürekli ibadet istiyor… Sadece üç aylarda değil, sadece Ramazan’da değil; her zaman…

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَاْتِيَكَ الْيَقٖينُ

““Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et”(HİCR;99) buyuruyor… Peygamber Efendimiz de “Amellerin Allah katında en sevimli olanı, az da olsa devamlı olanıdır” diyor… Bakın; çok ibadet etmek değil, devamlı ibadet etmek önemli… İşte istikamet bu, işte gerçek Müslümanlık bu…”

Neticede anladık ki; Recep ayı ekim ayı, günahlardan tövbe edip ibadetlerin tohumunu ektiğimiz ay… Şaban ayı bakım ayı, o tohumları suladığımız, büyüttüğümüz ay… Ramazan ayı ise hasat ayı; Recep'te ektiğimiz, Şaban'da büyüttüğümüz ibadetlerin meyvelerini topladığımız ay Bu üç ay bizim için bir altın madeni… Her dakikası ahiret için sermaye… Sevapların kat kat yazıldığı günler… Duaların kabul olduğu, tövbelerin kabul edildiği günler ve geceler… Onun için bu mübarek üç ayları ganimet bilelim…