Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Mümin Günahta Israr Etmez

İbrahim Bölükbaşı

MÜMİN GÜNAHTA ISRAR ETMEZ


Aziz Müminler! Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de insanı zayıf olarak yarattığını bildirir.

وَخُلِقَ الْاِنْسَانُ ضَعٖيفًا

“İşte bu zayıflık sebebiyledir ki insan bazen hata eder, bazen günaha düşer.”

Ancak iman eden kul ile etmeyen arasındaki fark şudur: Mümin günah işler fakat günahında ısrar etmez.

Çünkü mümin bilir ki; günah kalbi karartır, tevbe ise kalbi diriltir. Günah kul ile Rabbi arasına perde olur,samimi bir dönüş ise o perdeleri tek tek kaldırır. Bugünkü Cuma vaazımızda, Kur’ân ve sünnet ışığında “Mümin günahda ısrar etmez” hakikatini, tevbenin anlamını, pişmanlığın kulun hayatını nasıl değiştirdiğini hep birlikte tefekkür etmeye çalışacağız. Rabbim sözlerimizi bereketli, dinleyen gönülleri uyanık, amel etmeyi nasip eylesin. Âmin.

Aziz kardeşlerim… Bu cuma günü kalbimize öncelikle sorular soralım. Bu gün başkasını değil, kendimizi yargılayalım. Şu soruyla başlayalım:

“Ben mü’min miyim?”Eğer “Evet” diyorsak, o zaman Kur’an’ın bize söylediği bir hakikat var: Mümin hata yapar ama günahda ısrar etmez.Kur’an bize mümini nasıl tarif ediyor?

Allah Teâlâ buyuruyor:

وَالَّذ۪ينَ اِذَا فَعَلُوا فَاحِشَةً اَوْ ظَلَمُٓوا اَنْفُسَهُمْ ذَكَرُوا اللّٰهَ فَاسْتَغْفَرُوا لِذُنُوبِهِمْۖ وَمَنْ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ اِلَّا اللّٰهُۖ وَلَمْ يُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ٥

Yine onlar, çirkin bir iş yaptıkları, yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayıp hemen günahlarının bağışlanmasını isteyenler -ki Allah’tan başka günahları kim bağışlar- ve bile bile işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmeyenlerdir. ”(Âl-i İmrân, 135)

Bakın kardeşlerim… Ayet ne demiyor? “Günah işlemezler” demiyor.

Ama ne diyor? “Allah’ı hatırlarlar.” “Israr etmezler.” Ve ayet devam ediyor:

وَلَمْ يُصِرُّوا عَلَىٰ مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ

Kardeşlerim,Dikkat edin… Ayet “günah işlemezler” demiyor. “Israr etmezler” diyor.

“Bile bile günahlarında ısrar etmezler.”İşte müminin farkı burada…

Günah işlemek değil, günaha alışmak felakettir. Günah işlemek değil, pişman olmamak helaktır.

GÜNAH KALBİ NASIL KARARTIR?»Nitekim Sevgili Peygamberimizin bir hadisinde,“

إِنَّ الْعَبْدَ إِذَا أَخْطَأَ خَطِيئَةً نُكِتَتْ فِى قَلْبِهِ نُكْتَةٌ سَوْدَاءُ فَإِذَا هُوَ نَزَعَ وَاسْتَغْفَرَ وَتَابَ سُقِلَ قَلْبُهُ وَإِنْ عَادَ زِيدَ فِيهَا حَتَّى تَعْلُوَ قَلْبَهُ وَهُوَ الرَّانُ الَّذِى ذَكَرَ اللَّهُ

كَلاَّ بَلْ رَانَ عَلَى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

“Kul bir günah işlediği zaman kalbinde siyah bir nokta oluşur. Bundan vazgeçip tevbeve istiğfar ettiği zaman kalbi parlatılır. Günaha devam ederse siyah nokta artırılır ve sonunda tüm kalbini kaplar. Allah"ın, (Kitabı"nda) "Hayır hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları, kalplerini paslandırmıştır."diye anlattığı "pas" işte budur.”buyrulmaktadır.”

Kardeşlerim,Bir günahın ardından üzülmüyorsak, bir hatadan sonra titremiyorsak, işte orada iman alarm veriyor demektir.

Aziz ve Kıymetli Müminler… Hepimizin kalbinde sakladığı pişmanlıklar vardır.

Hepimizin “keşke yapmasaydım” dediği anlar vardır. bu yüzden peygamber efendimiz buyurur ki

«كُلُّ بَنِي آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ»“

“Âdemoğlunun hepsi hata eder; hata edenlerin en hayırlısı tövbe edenlerdir.”

Hepimizin kalbinde sakladığı pişmanlıklar vardır. Hepimizin “keşke yapmasaydım” dediği anlar vardır.

Allah bizi melek olarak yaratmadı.

لَا يَعْصُونَ اللّٰهَ مَٓا اَمَرَهُمْ وَيَفْعَلُونَ مَا يُؤْمَرُونَ

Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.(tahrim6)

Aziz cemaat, İlk insan…İlk hata…İlk tevbe… HZ ADEM (AS)

قُلْنَا لِلْمَلَائِكَةِ اسْجُدُوا لِآدَمَ فَسَجَدُوا إِلَّا إِبْلِيسَ لَمْ يَكُن مِّنَ السَّاجِدِينَ

Biz meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” dedik. İblis’ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.(Araf11)

قَالَ مَا مَنَعَكَ أَلَّا تَسْجُدَ إِذْ أَمَرْتُكَ ۖ قَالَ أَنَا خَيْرٌ مِّنْهُ خَلَقْتَنِي مِن نَّارٍ وَخَلَقْتَهُ مِن طِينٍ

Allah, “Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?” dedi. (O da) “Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın” dedi.(araf 12)

فَاخْرُجْ إِنَّكَ مِنَ الصَّاغِرِينَ

“Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın” dedi.(araf 13)”

Ve Hz Ademe yöneldi.

وَيَا آدَمُ اسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَٰذِهِ الشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ الظَّالِمِينَ

“Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.”(ARAF 19)

Fakat Şeytan Hz Ademden İntikam Almak İçin Ona Vesvese Verdi

فَوَسْوَسَ لَهُمَا الشَّيْطَانُ لِيُبْدِيَ لَهُمَا مَا وُ۫رِيَ عَنْهُمَا مِنْ سَوْاٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهٰيكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هٰذِهِ الشَّجَرَةِ اِلَّٓا اَنْ تَكُونَا مَلَكَيْنِ اَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِد۪ينَ

Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.(Araf 20)”

وَقَاسَمَـهُمَٓا اِنّ۪ي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِح۪ينَۙ٢١

“Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.

Maalesef Cennetin Ni’metlerini Kaybetme Korkusu: Onu Asi Olmaya Sevk Etti

Âdem, Rabbine isyan etti ve yolunu şaşırdı ( Taha 121)

وَعَصٰٓى اٰدَمُ رَبَّهُ فَغَوٰىۖ

GURURLARI ONLARI ALDATTI

فَدَلّٰيهُمَا بِغُرُورٍۚ فَلَمَّا ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا يَخْصِفَانِ عَلَيْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِۜ وَنَادٰيهُمَا رَبُّهُمَٓا اَلَمْ اَنْهَكُمَا عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَاَقُلْ لَكُمَٓا اِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُب۪ينٌ٢

Böylece o ikisini aldatarak (o ağaçtan yemeye) tenezzül ettirdi. Derken ağacı(n meyvesini) tattıklarında, avret yerleri kendilerine göründü de Cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Bunun üzerine Rableri o ikisine: “Size bu ağacı yasaklamadım mı ve şübhesiz şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?” diye nidâ etti.

ثُمَّ اجْتَبٰيهُ رَبُّهُ فَتَابَ عَلَيْهِ وَهَدٰى

Sonra Rabbi onu seçti, tövbesini kabul etti ve ona doğru yolu gösterdi.(taha 122)

Hz. Âdem (a.s.)ve Havva şöyle yalvardı:

قَالَا رَبَّـنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ٣

Dediler ki: “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.”(A‘râf, 23) Ve Allah affetti.Çünkü ısrar yoktu,çünkü gözyaşı vardı.

Kardeşlerim… En Büyük Tehlike Günah değil… Günaha alışmak. Hz. Ali (r.a.) buyurur:

لَا صَغِيرَةَ مَعَ الْإِصْرَارِ İ

“srarla işlenen küçük günah büyür,”

وَلَا كَبِيرَةَ مَعَ الِاسْتِغْفَارِ

“istiğfar edilen büyük günah küçülür.””

HZ YUNUS : Kardeşlerim…Bu gün size bir peygamberden bahsedeceğim. Ama mucizesiyle değil sadece… İnsan yönüyle…Sabırsızlığıyla…Gözyaşıyla…Ve bizi kurtaran duasıyla…

Adı Yûnus…Kur’ân’da Allah onu “Zünnûn” diye anar: Balık sahibi.

Hz. Yûnus (a.s.)Ninova halkına gönderildi. Putlara tapıyorlardı.Yanlışı doğru sayıyorlardı. Kalpleri katıydı.Yûnus (a.s.) konuştu…Anlattı…Uyardı…Günler geçti…Yıllar geçti…Ama kavmi dinlemedi.

Ve Yûnus (a.s.) yoruldu…Kardeşim, işte burası çok insani bir yer. Bir peygamber bile yoruluyor. Bir peygamber bile “artık yeter” noktasına geliyor. Acele Edilen Bir Karar Bir gün Yûnus (a.s.) düşündü: “Bunlar iman etmeyecek…”Ve Allah’tan izin almadan ayrıldı. Kur’ân bunu şöyle anlatır

:وَذَا النُّونِ إِذْ ذَهَبَ مُغَاضِبًا “

“Zünnûn, öfkeli bir halde(kavminden) ayrılmıştı” (Enbiyâ,87)”

Yûnus (a.s.) bir gemiye bindi. Her şey normaldi…Derken deniz karardı.Fırtına çıktı.Gemi batmak üzereydi.Kura çektiler…Bir çıktı…İki çıktı…Üç çıktı…Hep Yûnus…O an anladıki…“Bu kaderden kaçış yok”Ve kendini denize bıraktı.Kardeşlerim…Balık geldi…Yuttu…Ama öldürmedi. Ezmedi.Parçalamadı. Çünkü balık da Allah’a teslimdi.

Kur’ân buyurur:

فَالْتَقَمَهُ الْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ “

“Balık onu yuttu, o kendini kınar haldeydi.” (Sâffât, 142)”

Yüce Rabbimiz Hz peygambere de sabırlı olmasını ifade ediyor:

فَاصْبِرْ لِحُكْمِ رَبِّكَ وَلَا تَكُنْ كَصَاحِبِ الْحُوتِۢ اِذْ نَادٰى وَهُوَ مَكْظُومٌۜ

Sen, Rabbinin hükmüne sabret. Balık sahibi (Yûnus) gibi olma. Hani o, (balığın karnında) kederli bir hâlde Rabbine yakarmıştı.(kalem 48)

فَظَنَّ اَنْ لَنْ نَقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادٰى فِي الظُّلُمَاتِ اَنْ لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَۗ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ

“endisini asla sıkıştırmayacağımızı sanmıştı. Derken karanlıklar içinde, “Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum” diye dua etti”

فَاسْتَجَبْنَا لَهُۙ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّۜ وَكَذٰلِكَ نُنْجِي الْمُؤْمِن۪ينَ

Biz de duasını kabul ettik ve kendisini kederden kurtardık.İşte biz mü’minleride böyle kurtarırız.(Enbiya 88)

Bakınız Hz. Yunus (a.s.)…Bir hata yaptı.Ama hatasında diretmedi. Kardeşlerim,Tevbe kapısı açıktır.Ama şartı şudur: Günahta ısrarı terk etmek.Mümin düşer… Ama kalkar. Yanılır…Ama döner.Çünkü bilir ki Allah şöyle buyurur:

إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ التَّوَّابِينَ

“Allah çokça tevbe edenleri sever.”(Bakara, 222)”

DEĞERLİ KARDEŞLERİM HZ MUSA DA HATASINDA İSRAR ETMEDİ

فَوَكَزَهُ مُوسٰى فَقَضٰى عَلَيْهِۘ

“Mûsâ da ona bir yumruk indirip onu öldürdü.(KASAS 15)”

قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي فَاغْفِرْ ل۪ي فَغَفَرَ لَهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ٦

Mûsâ, “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet” dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.(KASAS 15)

ÖZETLE PEYGAMBERLER BİLE HATALARINDA ISRAR ETMEDİ

Bakın, peygamberler günahsızdır, ama bizlere ders olsun diye küçük hataları zikredilir.

Hz. Âdem (a.s.) Yasağı çiğnedi… Ama ne yaptı?

رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنْفُسَنَا“

“Rabbimiz! Biz nefsimize zulmettik.”(A‘râf, 23)”

Bahane yok…Suç atma yok…Israr yok…Anında tevbe! Hz. Yunus (a.s.) Görev yerini terk etti…

Balığın karnında ne dedi?

لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ

(Enbiyâ, 87)

Karanlıkta…Derinlikte…Yalnızlıkta…Ama isyan yok, ısrar yok.Sadece pişmanlık ve teslimiyet.

Allah da onu kurtardı.

قَالَ رَبِّ اِنّ۪ي ظَلَمْتُ نَفْس۪ي فَاغْفِرْ ل۪ي فَغَفَرَ لَهُۜ

Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet” dedi. Allah da onu affetti (KASAS 15)

ISRAR KULU NASIL HELÂK EDER?

Aziz cemaat… Bir günah işlenir…Şeytan der ki:“Bir kere oldu, bir şey olmaz.”İkinci günah işlenir…“Zaten yapmıştın.”Üçüncüsünde kalp susar…Dördüncüsünde vicdan ölür…

İşte Allah buyurur:

وَلَا تُصِرُّوا عَلٰى مَا فَعَلُوا وَهُمْ يَعْلَمُونَ

“Bile bile günahlarında ısrar etmezler.”(Âl-i İmrân, 135)

Bu ayet mümini tarif eder.Mümin bilerek, inatla, ısrarla günah işlemez.

Kardeşim…Şeytan sana “bittin” der.Allah sana “dön” der.

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلٰى أَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللَّهِ

(Zümer, 53)

Ne kadar battıysan…Ne kadar düştüysen…Ne kadar utandıysan…İşte o kadar Allah’a yaklaştın demektir.

Çünkü mümin günahıyla övünmez,mümin günahında beklemez mümin günahıyla Allah’a kaçar.

Aziz kardeşlerim… Bazen insan günaha düşer…Ama asıl felaket düşmek değil, düştüğü yerde yatmaktır.

asıl ölüm, günahı normal görmektir…

Bir kul düşünün… Secdeye kapanıyor ama kalbi hâlâ günahın peşinde. Eli tesbihte ama gözü haramda… İşte iman burada acı çeker, kalp burada kanar.

AMİN

Allah’ım…Kalplerimizi günaha alıştırma.

Bizi günahımızda değil, tevbemizde ısrarcı kıl.

Düştüğümüzde Sana dönebilen kullarından eyle. Allah’ım…

Günahı seven kullar olmaktan Sana sığınırız.

Günahı bırakmak isteyip de bırakamayan aciz kullarız biz… Ne olur Ya Rab,

Bizi günahın tadından soğut, Tevbenin huzuruna âşık eyle…

Amin


İbrahim Bölükbaşı Din Hizmetleri Uzmanı