Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Müslüman Susarsa Batıl Konuşur: Hakkı Söylemenin ve Tebliğin Vebali

MEHMET ERÇELİK

MÜSLÜMAN SUSARSA KONUŞAN BATIL OLUR


HAKKI BİLİP SUSANLARIN VEBALİ


اعوذ بالله من الشيطان الرجيم

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

الْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى آلِهِ وَصَحْبِهِ أَجْمَعِينَ

AZİZ KARDEŞİM!

Bu din, susup köşeye çekilme dini değildir.

Bu din, batılın karşısında eğilme dini değildir.

Bu din, hakikat konuşulurken dili kilitleme dini değildir.

Mümin, hakkı bilir; fakat sadece bilmekle yetinmez.

Mümin, hakkı sever; fakat sadece sevmekle yetinmez.

Mümin, hakkı söyler; çünkü bilir ki susulan yerde batıl konuşur, geri çekilen yerde fitne büyür, korkunun hâkim olduğu yerde hakikat zayıflar.

Bugün asıl mesele şudur:

Sen hakkı biliyor musun, yoksa sadece duyanlardan mısın?

Sen doğruyu savunuyor musun, yoksa sadece sessiz kalanlardan mı oldun?

Sen insanları hayra çağırıyor musun, yoksa “bana dokunmayan yılan” diyerek vebalin dışına çıktığını mı sanıyorsun?

Unutma!

Bir insanın sustuğu yerde bazen bir nesil kayar.

Bir müminin çekindiği yerde bazen bir toplum çürür.

Bir kalbin korktuğu yerde batıl güç kazanır.

1. AYET

﴿ وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ ۚ وَأُولٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ﴾

“İçinizden hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten alıkoyan bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler ancak onlardır.”

(Âl-i İmrân, 3/104)

1. HADİS

« مَنْ دَلَّ عَلَى خَيْرٍ فَلَهُ مِثْلُ أَجْرِ فَاعِلِهِ »

“Kim bir hayra delalet ederse, o hayrı yapanın sevabı kadar sevap alır.”

(Müslim, İmâre, 133; Ebû Dâvûd, Edeb, 115; Tirmizî, İlim, 14)

AZİZ KARDEŞİM!

Bak, Allah seni sadece kendi nefsin için yaratmadı.

Sen sadece kurtulacak bir kul değil, aynı zamanda başkasının kurtuluşuna vesile olacak bir mümin olmakla da mükellefsin.

Hayra çağırmıyorsan, boş konuşuyorsun.

İyiliği emretmiyorsan, fırsatı kaçırıyorsun.

Kötülüğe engel olmuyorsan, sessizliğinle onu büyütüyorsun.

Bir insanı namaza çağırmak küçümsenecek iş değildir.

Bir genci haramdan çekmek hafife alınacak bir amel değildir.

Bir kalbi Allah’a döndürmek, dünyanın en büyük iyiliklerinden biridir.

Sen bugün bir tek cümle söylersin, bir insanın hayatı değişir.

Sen bugün bir hakikati hatırlatırsın, bir kalbin kilidi açılır.

Ama sen susarsan, o kapı kapanır.

Ve kapanan her kapı, kıyamet günü senin aleyhine bir hatıra olur.

2. AYET

﴿ الَّذِينَ يُبَلِّغُونَ رِسَالَاتِ اللَّهِ وَيَخْشَوْنَهُ وَلَا يَخْشَوْنَ أَحَدًا إِلَّا اللَّهَ وَكَفَى بِاللَّهِ حَسِيبًا ﴾

“Onlar Allah’ın mesajlarını tebliğ ederler, O’ndan korkarlar ve Allah’tan başka hiç kimseden korkmazlar. Hesap görücü olarak Allah yeter.”

(Ahzâb, 33/39)

2. HADİS

« أَفْضَلُ الْجِهَادِ كَلِمَةُ عَدْلٍ عِنْدَ سُلْطَانٍ جَائِرٍ »

“Cihadın en faziletlisi, zalim bir idarecinin karşısında hakkı haykırmaktır.”

(Ebû Dâvûd, Melâhim, 17; Tirmizî, Fiten, 13; İbn Mâce, Fiten, 20)

EY KARDEŞİM!

Seni susturan şey ne?

Makam mı?

Para mı?

İnsanların ne diyeceği mi?

Yoksa rızkı Allah’tan değil de kullardan bekleme gafleti mi?

Rızkı kuldan bilen, kuldan korkar.

Rızkı Allah’tan bilen ise yalnız Allah’a kul olur.

Bak Resûlullah’a!

Davasından dönmedi.

Dünya teklif ettiler, vazgeçmedi.

Saltanat teklif ettiler, eğilmedi.

Rahat teklif ettiler, susmadı.

Peki sen?

Bir çıkar uğruna susuyorsan, bu korku değil midir?

Bir insan kırılır diye hakkı gizliyorsan, bu zaaf değil midir?

Bir dost darılmasın diye harama göz yumuyorsan, bu vebal değil midir?

Bugün sustuğun hakikat, yarın sana sorulacak.

Bugün gizlediğin doğru, yarın boynuna yük olacak.

Çünkü Allah katında korkaklık mazeret olmaz; ihmal hesap olur.

3. AYET

﴿ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُونُوا قَوَّامِينَ بِالْقِسْطِ شُهَدَاءَ لِلَّهِ وَلَوْ عَلٰى أَنْفُسِكُمْ أَوِ الْوَالِدَيْنِ وَالْأَقْرَبِينَ ﴾

“Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan kimseler olun. Allah için şahitlik edin; ister kendi aleyhinize, ister ana-babanızın ve yakınlarınızın aleyhine olsun.”

(Nisâ, 4/135)

3. HADİS

« إِنَّ النَّاسَ إِذَا رَأَوُا الظَّالِمَ فَلَمْ يَأْخُذُوا عَلَى يَدَيْهِ أَوْشَكَ أَنْ يَعُمَّهُمُ اللَّهُ بِعِقَابٍ مِنْهُ »

“İnsanlar zalimi görüp de onu engellemezlerse, Allah’ın umumi azabının onları kuşatması yakındır.”

(Ebû Dâvûd, Melâhim, 17; Tirmizî, Fiten, 9; İbn Mâce, Fiten, 20)

Ey susarak kendini kurtaracağını sanan insan!

Bir zulmü görüp susan, o zulme ortak olmaz mı?

Bir yanlışı görüp düzeltmeyen, o yanlışın yayılmasına kapı açmaz mı?

Bir günahı görüp gücü yettiği hâlde engel olmayan, o günahın vebaline girmez mi?

“Ben karışmıyorum” demek seni temizlemez.

Bazen suskunluk, açık bir suç kadar ağırdır.

Bazen bir söz bir insanı kurtarır.

Bazen bir susuş bir nesli çökertir.

Bugün insanlardan korkup susanlar, yarın Allah’ın huzurunda titreyerek hesap vereceklerdir.

Bugün sahte yüzlerin hatırına hakkı eğip bükenler, yarın kendi vicdanlarının yüzüne bakamayacaklardır.

Sen hakka yardım etmezsen, hakikat yine galip gelir;

ama sen onun yanında yer almamış olursun.

İşte asıl kayıp budur.

4. AYET

﴿ وَمَنْ أَحْسَنُ قَوْلًا مِمَّنْ دَعَا إِلَى اللَّهِ وَعَمِلَ صَالِحًا وَقَالَ إِنَّنِي مِنَ الْمُسْلِمِينَ ﴾

“Allah’a çağıran, salih amel işleyen ve ‘Ben Müslümanlardanım’ diyenden daha güzel sözlü kim vardır?”

(Fussilet, 41/33)

4. HADİS

« بَلِّغُوا عَنِّي وَلَوْ آيَةً »

“Benden bir ayet bile olsa insanlara ulaştırınız.”

(Buhârî, Enbiyâ, 50)

EY MÜSLÜMAN!

Kaç kişiye dünya haberlerini ulaştırdın?

Kaç kişiye Allah’ın ayetlerini ulaştırdın?

Saatlerce insanların sözlerini konuşuyorsun; peki Allah’ın dinini ne kadar konuştun?

Bir ayeti paylaşmaya üşenen bir dil, bir gün hakikati hiç duymamış insanların vebalini nasıl taşıyacak?

Resûlullah sana âlim ol demedi; fakat bildiğini saklama dedi.

Bir hakikat biliyorsan söyle dedi.

Bir iyilik biliyorsan göster dedi.

Demek ki tebliğ sadece hocaların işi değildir.

Tebliğ, iman eden her yüreğin omzundaki emanetin adıdır.

Susmak kolaydır; fakat kolay olan her zaman doğru değildir.

5. AYET

﴿ إِنَّ الَّذِينَ يَكْتُمُونَ مَا أَنْزَلْنَا مِنَ الْبَيِّنَاتِ وَالْهُدَى مِنْ بَعْدِ مَا بَيَّنَّاهُ لِلنَّاسِ فِي الْكِتَابِ أُولٰئِكَ يَلْعَنُهُمُ اللَّهُ وَيَلْعَنُهُمُ اللَّاعِنُونَ ﴾

“İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti, insanlara Kitap’ta açıkladıktan sonra gizleyenlere hem Allah lanet eder hem de lanet edebilecek olanlar lanet eder.”

(Bakara, 2/159)

5. HADİS

« مَنْ سُئِلَ عَنْ عِلْمٍ فَكَتَمَهُ أُلْجِمَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِلِجَامٍ مِنْ نَارٍ »

“Kendisine sorulan bir ilmi gizleyen kimseye kıyamet günü ateşten bir gem vurulur.”

(Ebû Dâvûd, İlim, 9; Tirmizî, İlim, 3)

EY KARDEŞİM!

Hakikati bilip susanlardan mısın?

Doğruyu bildiği hâlde menfaati için gizleyenlerden misin?

Yanlışın yanlış olduğunu bildiği hâlde insanların hatırına sessiz kalanlardan mısın?

Hakikati gizlemek, bazen yalan söylemekten daha ağırdır.

Çünkü yalan bir kişiyi aldatır; fakat gizlenen hakikat bir nesli karanlıkta bırakabilir.

Bir insanın susmasıyla bir aile bozulabilir.

Bir babanın susmasıyla bir evlat kaybolabilir.

Bir âlimin susmasıyla bir toplum yanlışta kalabilir.

İşte bunun için Allah Teâlâ sadece yalanı değil, hakkı gizlemeyi de şiddetle kınamıştır.

Hakikat bazen alkış getirmez.

Bazen eleştiri getirir.

Bazen yalnızlık getirir.

Ama Allah katında değerli olan, insanların hoşnutluğu değil; hakkın yanında durabilmektir.

6. AYET

﴿ لَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِالْبَيِّنَاتِ وَأَنْزَلْنَا مَعَهُمُ الْكِتَابَ وَالْمِيزَانَ لِيَقُومَ النَّاسُ بِالْقِسْطِ ﴾

“Şüphesiz biz peygamberlerimizi apaçık delillerle gönderdik ve insanlık adaleti ayakta tutsun diye onlarla birlikte Kitab’ı ve ölçüyü indirdik.”

(Hadîd, 57/25)

6. HADİS

« سَيِّدُ الشُّهَدَاءِ حَمْزَةُ بْنُ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ، وَرَجُلٌ قَامَ إِلَى إِمَامٍ جَائِرٍ فَأَمَرَهُ وَنَهَاهُ فَقَتَلَهُ »

“Şehitlerin efendisi Hamza b. Abdülmuttalib’dir; bir de zalim bir idarecinin karşısına çıkıp ona hakkı emredip kötülükten sakındırdığı için öldürülen kimsedir.”

(Hâkim, el-Müstedrek; Beyhakî, Şuabü’l-İmân)

EY MÜMİN!

Adalet susarsa toplum ölür.

Hakkı söyleyenler çekilirse zulüm büyür.

Doğruyu savunanlar azalırsa batıl kendini güçlü sanır.

Adalet, sadece mahkeme salonlarında aranmaz.

Adalet, evde başlar, sokakta görünür, ticarette ölçülür, dilde anlaşılır, vicdanda yaşar.

Sen adaleti yaşatmıyorsan, sadece adalet beklemek sana ne kazandırır?

Bir müminin dili doğru, kalbi temiz, duruşu dengeli olmalıdır.

Çünkü hakikatin sesi kesilirse, zulmün gürültüsü artar.

7. AYET

﴿ فَبِمَا رَحْمَةٍ مِّنَ اللَّهِ لِنْتَ لَهُمْ ۖ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ لانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ ﴾

“Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, etrafından dağılıp giderlerdi.”

(Âl-i İmrân, 3/159)

7. HADİS

« يَسِّرُوا وَلَا تُعَسِّرُوا، وَبَشِّرُوا وَلَا تُنَفِّرُوا »

“Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin.”

(Buhârî, İlim, 11; Müslim, Cihâd, 6)

EY KARDEŞİM!

Hakkı söylemek, kırmak için değil; düzeltmek içindir.

Tebliğ, taş atmak değil; kapı açmaktır.

Nasihat, hor görmek değil; kurtuluş istemektir.

Müminin dili sert, kalbi taş olamaz.

Hak söylerken merhameti bırakmamalısın.

Çünkü insanlar çoğu zaman gerçeği değil, üslubu reddeder.

Sen hakikati yumuşak bir dille, sağlam bir imanla, samimi bir kalple anlatırsan;

o söz bazen bir ömürlük kapı açar.

8. AYET

﴿ ادْعُ إِلَىٰ سَبِيلِ رَبِّكَ بِالْحِكْمَةِ وَالْمَوْعِظَةِ الْحَسَنَةِ ﴾

“Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır.”

(Nahl, 16/125)

8. HADİS

« إِنَّ الدِّينَ النَّصِيحَةُ »

“Din nasihattir.”

(Müslim, Îmân, 95)

EY MÜMİN!

Din nasihattir; yani din, birbirine hakkı hatırlatma dinidir.

Dindarlık, yalnızca kendi kurtuluşunu düşünmek değildir.

Dindarlık, kardeşinin de helake gitmemesi için çaba göstermektir.

Nasihat, kalbin kalbe merhametle seslenmesidir.

Bir insanı Allah’a çağırmak, ona en büyük iyiliği yapmaktır.

Dünya malı geçer; fakat doğru söz bazen kabirde bile fayda verir.

O hâlde susma!

Hikmetle konuş.

Güzel öğütle anlat.

Kırmadan düzelt.

İncitmeden uyandır.

Ama hakkı gizleyerek merhamet ettiğini zannetme.

ALLAH’IM!

Bizi hakkı bilen ama susanlardan eyleme.

Bizi batılın çoğaldığı yerde hakikati terk edenlerden eyleme.

Bize cesaret ver, dilimize hikmet ver, kalbimize ihlas ver.

Âmin.


Hazırlayan

MEHMET ERÇELİK