Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Öşür: Toprak Mahsullerinin Zekâtı

İsmail Sezkin

ÖŞÜR


Değerli Mü’minler!.. Cenab-ı Allah, bizlere, sayamayacağımız kadar bol nimetler vermiştir Verilen bu nimetlerden israf etmeden yararlanmalıyız… Ayrıca bu nimetleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak, hem dinimizin emri hem de insanlığımızın gereği olduğunu bilmemiz lazım İhtiyaç sahiplerine ulaştırmamız gereken mali sorumluluklarımızdan biride öşürdür… Öşür; toprak mahsullerinden verilen zekâtın adıdır

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا

““Ey iman edenler!”

اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ

“Kazandıklarınızın iyilerinden ve yerden sizin için çıkardıklarımızdan Allah yolunda harcayın.”

وَلَا تَيَمَّمُوا الْخَبٖيثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ

“Onların habis yani değersiz olanlarını infak ederek vermeye yeltenmeyin”

وَلَسْتُمْ بِاٰخِذٖيهِ اِلَّا اَنْ تُغْمِضُوا فٖيهِ

“Kendinizin göz yummadan alıcısı olmayacağınız düşük adi şeyleri vermeye kalkışmayın”

وَاعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ غَنِىٌّ حَمٖيدٌ

“ve bilin ki Allah, her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır.”(Bakara,267)”

Peygamber Efendimiz ise, bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor.

“Yağmur ve nehir sularıyla sulanan toprak mahsullerinde öşür, onda birdir, el emeği ile sulananlarda yarım öşür, yirmide bir vardır.”

Değerli Cemaatim!.. Bu hadis-i şerifte de belirtildiği gibi, mahsulün zekâtının verilmesinde toprağın işlenmesi ve su kullanımı esas alınır.

Buna göre toprak, emek sarf edilmeden yağmur, nehir, dere, ırmak ve bunların kanallarıyla sulanıyorsa, çıkan mahsulün 1/10 (onda biri); kova, dolap, motor, emekle veya ücretle alınan su ile sulanıyorsa 1/20 (yirmide biri) zekât olarak verilir.

Günümüzde gübre, mazot, işçilik gibi masraflar da üretimin maliyetinde önemli bir yekûn oluşturuyor malumunuz Bu nedenle böyle masrafları yapanlarda ürünlerinden 1/20 (yirmide bir) oranında zekât vermesi gerekir.

Odun ve ottan başka topraktan elde edilen her türlü ürünün, nisâp miktarına ulaşması halinde zekâtının verilmesi gerekir. Mahsullerin nisap miktarı yaklaşık 650 kg.dır… Toprak ürünlerinin zekâta tabi olabilmesi için üzerinden bir yıl geçmesi şart değildir. Bu sebeple, toprak ürünlerinin zekâtı olan öşür, hububatta harman vaktinde, meyvelerde ise toplandıktan sonra verilmesi gerekiyor.

Değerli Kardeşlerim!.. Herkesin sadece kendini düşündüğü ve her türlü nimeti herkesin sadece kendisi için kullandığı, muhtaç olanların ihtiyaçlarının giderilmediği bir toplumda huzur olmaz… Böyle bir toplumda mutluluktan söz edilemez.

Onun için ürünlerimizin hasat zamanı gelip topladığımız zaman üzerimize bir hak olan öşrümüzü vermeyi ihmal etmemeliyiz.

Bakınız Cenab-ı Hakk Kur’an-ı Kerim’de yine şöyle buyuruyor:

وَهُوَ الَّذٖى اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ

““Çardaklı, çardaksız olarak bağları, bahçeleri meydana getiren O’dur, yani onları yaratan Allah’tır,”

وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا

“Tatları çeşit çeşit olan hurmaların ve ekinlerin mahsulünden yiyin,”

اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ

“Zeytinlerin ve narların her biri birbirine benzeyen ve benzemeyen mahsulünden yiyin.”

كُلُوا مِنْ ثَمَرِهٖ اِذَا اَثْمَرَ

“Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin.”

وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهٖ

“Hasat günü de onun hakkı olan öşürünü verin,”

وَلَا تُسْرِفُوا اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفٖينَ

“Fakat israf etmeyin. Çünkü Allah, israf edenleri sevmez.”(En’am,141)”

Değerli Mü’minler!.. Öşür, sözlükte onda bir anlamına gelir. Dînî bir kavram olarak ise, zirâi mahsullerden alınan zekâta denir.

Bizim dinimiz İslâm, toplumda barışın temin edilmesine ve sosyal dengenin sağlanmasına çok önem verir.

İşte bu nedenle, bizim dinimiz zengin ve fakir arasındaki ekonomik düzey farkının uçuruma dönüşmesini önleyecek bir takım tedbirler almıştır… Bu iki kesim arasında yani zenginle fakir arasında meydana gelebilecek duygusal gerilimi alıp; zenginin fakire muhabbet duyduğu, fakirin zengine saygılı olduğu bir toplumu meydana getirecek hükümler koymuştur.

İşte bunun için bizim dinimiz, servetin sadece zenginlerin arasında dolaşan bir nimet olmasını hoş karşılamamış; zenginlerin mallarında fakirler için bir hak ayırmıştır. Dolayısıyla Cenab-ı Allah Kur’an’da,

وَفٖى اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّائِلِ وَالْمَحْرُومِ

““Onların mallarında muhtaç ve mahrumların hakkı vardır”[Zâriyât;19]; buyurarak”

خُذْ مِنْ اَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً

““(Ey Peygamber) onların mallarından sadaka al,”

تُطَهِّرُهُمْ

“O sadakayı al ki, onunla mallarını temizleyesin,”

وَتُزَكّٖيهِمْ بِهَا

“O sadakayı al ki, onunla mallarını pak edesin,”

وَصَلِّ عَلَيْهِمْ

“Ve sen onlara dua et…” diye emrediyor.”

Muhterem Mü’minler!.. Allâh-u Teâlâ, zenginlerin mallarında fakir ve muhtaçlara bir hisse ayırdığı gibi, lütuf ve rahmetiyle, yerden ikram etmiş olduğu ürünlerde de fakirler için bir pay tahsis etmiş. Ve Kur’an-ı Kerim’de de

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ

““Ey iman edenler! Kazandıklarınızın iyilerinden ve rızk olarak yerden size çıkardıklarımızdan infak edin ” buyurularak bu ilan edilmiştir… .”

Peygamber Efendimiz de, “Yağmur ve nehir sularıyla sulanan toprak mahsullerinde (zekat olarak) onda bir (öşür); kova ile sulananlarda ise yirmide bir (yarım öşür) vardır”; başka bir rivayette ise,

“ hayvan ile sulananlarda yirmide bir vardır” buyurmuştur

Değerli Kardeşlerim!.. Bu ayet ve hadislerden hareket eden fakihler, toprak mahsullerinden zekat verilmesinin farz olduğu konusunda ittifak etmişlerdir. İmam-ı Azam Ebû Hanîfe’ye göre, topraktan elde edilen bütün ürünlerin zekâtının verilmesi gerekir.

Bu zikrettiğimiz Bakara Suresi’ndeki ayette şöyle bir ifade geçiyordu…

وَمِمَّا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ

““rızk olarak yerden size çıkardıklarımızdan” O ayetteki bu ifade ile En’am Suresi’ndeki şu ayeti birlikte değerlendirmemiz gerekiyor… O zaman mevzuyu daha iyi anlamış oluyoruz…”

وَهُوَ الَّذٖى اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَيْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا اُكُلُهُ وَالزَّيْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَيْرَ مُتَشَابِهٍ

““Çardaklı ve çardaksız (üzüm) bahçelerini, ürünleri çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, birbirine benzer ve benzemez biçimde zeytin ve narları yaratan O'dur.”

كُلُوا مِنْ ثَمَرِهٖ اِذَا اَثْمَرَ

“Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin.”

وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهٖ

“Devşirilip toplandığı gün de hakkını (zekât ve sadakasını) verin…”

وَلَا تُسْرِفُوا اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِفٖينَ

“Fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.”[ En’am,141]”

Değerli Kardeşlerim!.. Bu iki ayeti birlikte değerlendirdiğimiz zaman, odun, ot gibi ticarî değeri bulunmayanlar dışında topraktan elde edilen her türlü ürünün zekâtının verilmesi gerektiğini anlıyoruz

Öşrün farz olması için, aynen zekatta olduğu gibi elde edilen ürünün belli bir nisaba ulaşması gerekir… Çünkü Kur’an-ı Kerim’de,

وَيَسْئَلُونَكَ مَاذَا يُنْفِقُونَ

““Allâh yolunda neyi harcayacaklarını sana soruyorlar;”

قُلِ الْعَفْوَ

“‘Artanı’ de” buyuruluyor.”

Peygamber Efendimiz de, “Zekat ancak gerçek anlamda zengin olandan alınır” buyuruyor.

Başka bir hadislerinde de, zirâî mahsul nisabının beş vesk olduğunu belirtmiş Peygamberimiz. Günümüz ölçü birimleriyle beş vesk, yaklaşık 650 kg. ediyor. Buna göre ürün, 650 kg.’a ulaşmadıkça zekata tabi değildir.

Zirâî mahsullerin zekâtında oran, toprağın sulanma şekline göre 1/10 veya 1/20’dir. Peygamber Efendimiz,

“Yağmur ve nehir sularıyla sulanan toprak mahsullerinde onda bir; kova ile (bir rivayette de hayvan ile) sulananlarda ise yirmide bir vardır” buyurmuştur.

Bu itibarla, toprak mahsullerinde, elde edilen ürün 650 kg.’dan fazla ise ve yağmur, nehir gibi tabiî yollarla sulanması halinde, elde edilen ürünün 1/10’i; su motoru, kova, tulumba gibi aletlerle emek sarf edilerek veya masraflı olarak sulanması halinde ise, 1/20’i zekat olarak verilir.

Diğer taraftan, günümüzde mazot, gübre, ilaçlama gibi masraflar, ürünün maliyetinde önemli bir yekun tutuyor malumunuz. Bu nedenle günümüz ziraat şartlarının getirmiş olduğu bu masrafların, öşürde de dikkate alınması gerekiyor. Biraz önce nisapla ilgili okuduğumuz ayet ve hadisler de bunu destekliyor zaten.

Değerli Mü’minler!.. Sonuç olarak, Türkiye toprakları mülk arazî olduğu için, yani toprağın asıl sahibi herkes kendisi olduğu için buradan elde edilen ürünler zekâta tabîdir. Toprak mahsullerinin zekâtının hesaplamasında, elde edilen hâsılat nisap miktarına ulaşıyorsa, tabiî yollarla sulanan arazîden elde edilen üründe 1/10; kova, tulumba, su motoru vb. usullerle masraf veya emekle sulanan arazîden elde edilen üründe ise 1/20 oranında zekat verilmesi gerekir.

Öşür; Farz bir ibadettir. Toprak ürünlerinin zekâtıdır ve maalesef unutulmaya yüz tutmuştur. Müslümanlar olarak hepimiz genel itibari ile bu konuda maalesef çok duyarsız.

Kuran’ı Kerim de

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّا اَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ

““Ey! İman edenler! Kazandıklarınızın ve sizin için yerden çıkardıklarınızın en iyilerinden infak edin”(Bakara; 267). Buyurulan ayette;”

Âlimler yerden çıkartılan şeylerden ifadesinde kastedilenin toprak mahsulleri olduğunda hem fikirler.

Dolayısıyla bunların zekâtının verilmesi gerekir. En’am Suresi’nin 141. ayetinde de konu biraz daha açılıyor ve

وَاٰتُوا حَقَّهُ يَوْمَ حَصَادِهٖ

““Hasat günü ürünün hakkını (zekat) verin” buyuruluyor.”

Öşürün 10’da bir ve ya 20’de bir ölçüsüne gelince; bunu Peygamber Efendimiz(s.a.v)’in hadis-i şeriflerinden öğreniyoruz. Toprak ürünlerinde öşürün verilmesinin ölçüsü budur.

Günümüzdeki sıkıntıların ve bereketsizliğin sebeplerinden biri de zekat konusundaki hassasiyetsizlik olduğunu bilerek toparlayalım konumuzu.

Mükellefin Müslüman olması şarttır. Onun için; gayr-ı müslimlerin mahsullerinden öşür alınmaz.

Öşür topraktan çıkan mahsullerin zekatıdır. Ürün olmazsa zekat ta olmaz.

Topraktan kendiliğinden bitmiş (Meşe, çam, kavak, ot v.b.) şeyler için zekat vermek gerekmez. Ancak bunlar pazara sunulursa yani ticareti yapılırsa o takdirde ticari mal statüsüne girer ve 40 da bir zekat verilmesi gerekir.

Zekat ve fitrede olduğu gibi; tarım ürünlerinin zekatında da nisap miktarı vardır. Dolayısıyla her ürünün çeşidi için 650 Kg miktara ulaşmayan ürünlerin öşürü yoktur.

Toprak ürünlerinin öşüre tabi olması için zekatta olduğu gibi üzerinden bir yıl geçmesi gerekmez. Fındık gibi hububat ürünlerinde harmandan sonra, sebze ve meyveler toplandıktan sonra öşürünün verilmesi gerekir.

Tohum işçilik ve diğer masraflar öşürden düşülmez. Zaten bu tür masrafları olan ürünlerden masraflarından dolayı 10 da bir verilmez 20 de bir verilir.

Ziraat mahsullerinin bulunduğu topraktan beslenen arıların ballarından 10 da bir öşür vermek gerekir. Otlak ve ormandan beslenen arıların ballarından öşür gerekmez.

Günümüzdeki sıkıntıların ve bereketsizliğin sebeplerinden biri de zekat konusundaki hassasiyetsizlik olduğunu bilelim diyerek sözlerimi bitiriyorum.