CUMA VAAZI
اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَعِينَ
GERÇEK KURTULUŞ: İBADETLERİN AHLAKA DÖNÜŞMESİDİR!
İSLAM GÜZEL AHLAKTIR; MÜSLÜMAN GÜZEL AHLAKLI OLANDIR!
PEYGAMBERİN AHLÂKI KUR’AN İKEN, SENİN AHLÂKIN NE?
MUHTEREM MÜMİNLER!
AZİZ KARDEŞLERİM!
Bugün Rabbimizin huzuruna çıkarken, kalplerimizi, dillerimizi, amellerimizi bir kez daha sorguluyoruz. Bugün, “Müslümanım” diyen her birimiz, imanımızın hakikatini, İslam’ın ruhunu ve Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve sellem’in ahlakını yeniden hatırlıyoruz. Çünkü İslam, sadece dilde söylenen bir kelime değil; kalpte yerleşen, ahlakta tecelli eden, davranışta görünen bir hakikattir.
Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyhi ve sellem’in ahlakını Hazreti Aişe Radıyallahu anhâ’ya sorduklarında o şöyle cevap vermiştir: “O’nun ahlakı Kur’an idi.” İşte bu hakikat, bizim için hem bir müjde hem de ağır bir sorumluluktur. Peygamberi sevdiğini iddia eden her mümin, Kur’an ahlakını hayatına nakşetmek zorundadır; aksi halde sevgi iddiası boş bir laftan öteye geçemez.
O hâlde kardeşlerim, gerçek kurtuluş; namazın, orucun, zekâtın ahlaka dönüşmesindedir. İslamiyet güzel ahlaktır; Müslüman güzel ahlaka sahip olmalıdır. Senin kıldığın namaz güzel ahlaka dönüşmelidir; senin tuttuğun oruçlar güzel ahlaka dönüşmelidir. Aziz kardeşlerim, ahlakımızı güzelleştirelim; insanlara karşı güzel ahlaklı, dürüst olalım; tebessüm edelim, onları sevelim; yüzümüzde tebessüm edip kalbimizde kin besleyenlerden olmayalım. Unutmayalım ki; Allah katında en makbul ibadet, güzel ahlaktır; en ağır gelen amel, insanlara eziyet etmemektir.
1. Ayet
وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ
“Şüphesiz ki sen yüce bir ahlak üzerindesin.”
(Kalem Suresi, 4)
1. Hadis
فَإِنَّ خُلُقَ نَبِيِّ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ كَانَ الْقُرْآنَ
“Şüphesiz ki Allah Nebisi Sallallahu aleyhi ve sellem’in ahlakı Kur’an idi.”
(Müslim, Musafirîn, 139)
Ey Müslüman! İslam sadece dilde “Müslümanım” demek midir sanırsın? Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem’in ahlakı Kur’an iken; sen Kur’an’ı sadece okuyup rafa mı kaldıracaksın? Evinde eşine zulmedip, çocuklarını ezip, dışarıda dindarlık gösterisi yaparak kimi kandırıyorsun? İnsanların yanında takva sahibi görünüp gizlice harama koşarak Allah’ı unuttun mu? Şunu iyi bil ki; güzel ahlak insanlara taktığın bir maske değil, Allah için taşıman gereken bir karakterdir! Peygamberi sevdiğini iddia ediyorsan, onun ahlakıyla yaşamak zorundasın; aksi halde alnındaki secde izi kırdığın kalplerin hesabından seni kurtaramayacaktır!
2. Ayet
إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَىٰ عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ
“Şüphesiz namaz, insanı hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar.”
(Ankebût Suresi, 45)
2. Hadis
إِنَّمَا بُعِثْتُ لِأُتَمِّمَ صَالِحَ الْأَخْلَاقِ
“Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”
(Muvatta, Husnü’l-Huluk, 8; Ahmed b. Hanbel, Musned, II, 381)
Ey namaz kıldığı hâlde ahlakını güzelleştirmeyen gafil! Camide Allah’ın huzurunda ağlayıp, dışarı çıktığında insanlara kan kusturarak huzur bulacağını mı sanıyorsun? Namazın seni fuhşiyattan, gıybetten ve kul hakkından alıkoymuyorsa, o kıldığın namazı ve durduğun kıyamı yeniden sorgula! Alnındaki secde izi başkasına verdiğin zararı silmez, elindeki tespih gıybetini yaptığın insanın hakkını yok saydırmaz. Kılınan ama ahlaka dönüşmeyen bir namaz, sahibinin yüzüne çarpılacak bir paçavradan farksız hale gelir! Silkelen ve kendine gel!
3. Ayet
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اتَّقُوا اللَّهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍ ۖ وَاتَّقُوا اللَّهَ ۚ إِنَّ اللَّهَ خَبِيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes yarın için ne önceden gönderdiğine baksın. Allah’tan korkun; çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”
(Haşr Suresi, 18)
3. Hadis
أَتَدْرُونَ مَا الْمُفْلِسُ؟ قَالُوا: الْمُفْلِسُ فِينَا مَنْ لاَ دِرْهَمَ لَهُ وَلاَ مَتَاعَ. فَقَالَ: إِنَّ الْمُفْلِسَ مِنْ أُمَّتِي يَأْتِي يَوْمَ الْقِيَامَةِ بِصَلاَةٍ وَصِيَامٍ وَزَكَاةٍ، وَيَأْتِي قَدْ شَتَمَ هٰذَا، وَقَذَفَ هٰذَا، وَأَكَلَ مَالَ هٰذَا، وَسَفَكَ دَمَ هٰذَا، وَضَرَبَ هٰذَا، فَيُعْطَى هٰذَا مِنْ حَسَنَاتِهِ، وَهٰذَا مِنْ حَسَنَاتِهِ، فَإِنْ فَنِيَتْ حَسَنَاتُهُ قَبْلَ أَنْ يُقْضَى مَا عَلَيْهِ أُخِذَ مِنْ خَطَايَاهُمْ فَطُرِحَتْ عَلَيْهِ، ثُمَّ طُرِحَ فِي النَّارِ
“Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem ashabına: ‘Müflis kimdir, biliyor musunuz?’ diye sordu. Sahabe: ‘Bizim aramızda müflis, malı ve parası olmayan kimsedir’ dediler. Bunun üzerine şöyle buyurdu: ‘Ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelir. Fakat buna sövmüş, buna iftira etmiş, bunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, bunu dövmüştür. Bunun üzerine iyiliklerinden alınıp hak sahiplerine verilir. Şayet günahları ödenmeden sevapları tükenirse, onların günahları buna yüklenir ve sonra cehenneme atılır.’”
(Müslim, Birr, 59)
İşte asıl korkulması gereken felaket budur! Yıllarca namaz kılacaksın, oruç tutacaksın, zekat vereceksin; ama dilinle insanları yaktığın, elinle harama uzandığın, kul hakkı yediğin için bütün sevapların hakkını gasp ettiğin insanlara dağıtılacak! Sevapların bitince onların günahlarını sırtlanıp yüzüstü cehenneme atılacaksın! O gün: “Ben çok namaz kılmıştım, çok ibadet etmiştim” demek seni kurtarmayacak! Ey gafil! Dağlar kadar ibadetle gelip müflis olarak cehennemin dibine yuvarlanmaktan hiç mi korkmuyorsun?
4. Ayet
وَالَّذِينَ يُؤْذُونَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ بِغَيْرِ مَا اكْتَسَبُوا فَقَدِ احْتَمَلُوا بُهْتَانًا وَإِثْمًا مُبِينًا
“Mümin erkeklere ve mümin kadınlara, yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, şüphesiz bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.”
(Ahzâb Suresi, 58)
4. Hadis
أَكْمَلُ الْمُؤْمِنِينَ إِيمَانًا أَحْسَنُهُمْ خُلُقًا
“Müminlerin iman bakımından en mükemmeli, ahlakı en güzel olanıdır.”
(Tirmizî, Radâ‘, 11)
Ey diliyle, eliyle ve davranışlarıyla insanları inciten kimse! İman sadece bir temenniden ibaret değildir; iman, ahlakla ispat edilen bir hakikattir. İnsanlar senin elinden ve dilinden emin değilse, hangi imanın mükemmelliğinden bahsediyorsun? Dilinle gıybet edip ardından Kur’an okuyarak vicdanını mı rahatlatıyorsun? Kul hakkına girip helalleşmeyi yarına erteleyen gafil! Yarın kabre girdiğinde o ertelediğin helallik, cehennem ateşinin kıvılcımı olarak karşına çıktığında ne yapacaksın?
5. Ayet
وَلَا تَحْسَبَنَّ اللَّهَ غَافِلًا عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَ ۚ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ الْأَبْصَارُ
“Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle dışarı fırlayacağı bir güne erteler.”
(İbrâhîm Suresi, 42)
5. Hadis
مَا مِنْ شَيْءٍ أَثْقَلُ فِي الْمِيزَانِ مِنْ حُسْنِ الْخُلُقِ
“Mizanda güzel ahlaktan daha ağır basan hiçbir şey yoktur.”
(Ebu Davud, Edeb, 7; Tirmizi, Birr, 62)
Ey kul hakkına giren, mazlumun ahını alan, ticaretinde insanları aldatan zalim! Sakın Allah’ın seni unuttuğunu veya yaptığın haksızlıklara göz yumduğunu sanma! Kıyamet günü o dehşetli terazinin başına getirildiğinde, tartılacak en ağır amelin güzel ahlak olduğunu göreceksin. Fakat senin elinde kötülükten, kul hakkından, gasp edilmiş mallardan ve kırılmış kalplerden başka bir şey yoksa o mizanda neye güveneceksin? Gözlerin dehşetten dışarı fırlayacağı o gün gelmeden önce, eziyet ettiğin mazlumlardan helallik dile ve hemen tevbe et!
6. Ayet
وَلَا تَمْشِ فِي الْأَرْضِ مَرَحًا ۖ إِنَّكَ لَنْ تَخْرِقَ الْأَرْضَ وَلَنْ تَبْلُغَ الْجِبَالَ طُولًا
“Yeryüzünde böbürlenerek yürüme! Çünkü sen ne yeri yarabilirsin, ne de boyca dağlara ulaşabilirsin.”
(İsrâ Suresi, 37)
6. Hadis
إِنَّ مِنْ أَحَبِّكُمْ إِلَيَّ وَأَقْرَبِكُمْ مِنِّي مَجْلِسًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَحَاسِنَكُمْ أَخْلَاقًا
“Şüphesiz ki içimden en çok sevdiklerim ve kıyamet gününde meclisçe bana en yakın olanlarınız, ahlakı en güzel olanlarınızdır.”
(Tirmizi, Birr, 71)
Ey gururuna ve kibrine yenilip insanlara tepeden bakan, komşusunu inciten, zayıfları ezen gafil! Yeri yaramayacak, dağların boyuna ulaşamayacaksın; nihayetinde bir avuç toprağın altına tek başına gireceksin! Kıyamet günü Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem’e yakın olmak ahlak güzelliğiyle mümkünken; sen kibrinle, zulmünle ve kötü ahlakınla O’nun şefaatinden mahrum kalmaktan korkmuyor musun? Bir gün sevdiklerin seni o karanlık kabre bırakıp gidecek. O daracık çukurda seni ne paran, ne makamın, ne de böbürlendiğin soyun koruyabilir!
7. Ayet
يَوْمَ لَا يَنْفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ
“O gün, ne mal fayda verir ne de evlatlar! Ancak Allah’a arınmış bir kalp (kalb-i selim) ile gelenler müstesna.”
(Şuarâ Suresi, 88-89)
7. Hadis
الْكَيِّسُ مَنْ دَانَ نَفْسَهُ وَعَمِلَ لِمَا بَعْدَ الْمَوْتِ ، وَالْعَاجِزُ مَنْ أَتْبَعَ نَفْسَهُ هَوَاهَا وَتَمَنَّى عَلَى اللَّهِ
“Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kişi ise, nefsini heva ve hevesine uyduran, sonra da Allah’tan bağışlanma uman kimsedir.”
(Tirmizi, Sıfatü’l-Kıyame, 25; İbn Mace, Zühd, 31)
Ey Azrail kapına dayanmadan, nefesi son kez alıp vermeden önce uyanmayan gafil insan! Kalbinde kinle, dilinde gıybetle, elinde haramla Allah’ın huzuruna nasıl çıkacaksın? Malın da evladın da geçersiz sayılacağı o çetin günde, kirlenmiş ve kararmış bir kalple Rabbine ne cevap vereceksin? Aklı olan nefsini bugün hesaba çeker; âciz olan ise günahlara batıp “Allah affeder” diyerek kendini kandırır. Bugün kendimizi hesaba çekelim! İbadetlerimizi güzel ahlakla taçlandıralım; dilimizi gıybetten, kalbimizi kinden, elimizi haramdan çekelim ki, o büyük günde hüsrana uğrayanlardan olmayalım!
Aziz kardeşlerim! Unutmayalım ki; İslam güzel ahlaktır. Müslüman, güzel ahlaklı olandır. Namazımız, orucumuz, zekâtımız, hacımız, tüm ibadetlerimiz güzel ahlaka dönüşmediği sürece eksik ve noksan kalacaktır. Geliniz, bugün kendimize söz verelim: İnsanlara karşı güler yüzlü olalım, doğru sözlü olalım, emanete riayet edelim, kul hakkından sakınalım, yetimi gözetelim, komşuyu incitmeyelim, akrabayı ziyaret edelim, fakiri yardım elimizi uzatalım. Çünkü Peygamberimiz Sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”
RABBİM bizleri Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa’nın Sallallahu aleyhi ve sellem sünnetini hakiki manada yaşayan, güzel ahlakı kuşanan ve mahşer günü O’nun şefaatine erip rezil olmaktan korunan kullarından eylesin.
Âmin.
HAZIRLAYAN MEHMET ERÇELİK
