Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Rabbena Duasının Anlamı ve Tefsiri

İsmail Sezkin

RABBENA DUASININ ANLAMI VE TEFSİRİ


رَبَّنَا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

““Rabbena Atina” duası Peygamberimizin en çok okuduğu, en çok tavsiye ettiği duadır… Bu dua dünyada aradığımız huzurun, rızkın ve hatta ahiretteki Cemalullah'a kavuşmanın anahtarıdır…”

Hz. Aişe; “Peygamber Efendimiz (S.A.V.)in en fazla okuduğu ve en fazla okunmasını tavsiye ettiği dua budur” diyor… Bu dua sadece bir dua değildir, bu duanın aslında bir müminin hayatın pusulası, dünya ve ahiret dengesinin formülüdür… Daha net ifadeyle bu dua mümin olmanın özetidir…

Rabbena Atina duası Bakara Suresi’nin 201. ayeti kerimesidir… Ayet-i kerimede

وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

““Onlardan, ‘Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru’ diyenler de vardır” diye geçer…”

Evet; bu dua aslında bir ayettir… Allah-u Teala bizim nasıl dua edeceğimizi Kur'an'da bizzat öğretiyor…

Peki; bu ayet neden indi, Cenab-ı Allah ayette bize neyi anlatıyor… Bunu tam olarak anlamak için bir önceki ayete de bakmamız gerekiyor…

Hac mevsiminde bazı insanlar sadece ‘Ya Rabbi!.. Bana dünyada zenginlik ver’ diye dua ediyorlarmış… İşte bu ayetler onlara bir uyarı olarak iniyor…

Bir önceki ayette Allah-u Teala bize önemli bir uyarı yapıyor…

فَاِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَذِكْرِكُمْ اٰبَاءَكُمْ اَوْ اَشَدَّ ذِكْرًا فَمِنَ النَّاسِ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا وَمَا لَهُ فِى الْاٰخِرَةِ مِنْ خَلَاقٍ

Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan, "Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver" diyenler vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur…”(BAKARA;200)

Burada çok önemli bir ayrım var… Allah-u Teala iki tür insandan bahsediyor… Birinci grup sadece dünyayı hedefleyen insanlar… Bunlar bana şunu ver, bunu ver, beni zengin et, şöyle yap, böyle yap… Ama hiç ahireti düşünmezler, hiç öte tarafı sormazlar, sanki ölüm yokmuş gibi, sanki hesap yokmuş gibi, sadece dünyaya saplanıp kalmışlar… İşte onların ahirette hiçbir nasibi yoktur, yani dünyada ne kadar zengin olurlarsa olsunlar, ne kadar güç sahibi olurlarsa olsunlar ahirette onlara hiçbir pay yoktur… Çünkü onlar ahireti unuttular, dünyayı tercih ettiler diyor Allah… Ve Naziat Suresi’nde de

فَاِنَّ الْجَحٖيمَ هِىَ الْمَاْوٰى وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا فَاَمَّا مَنْ طَغٰى

im haddi aşar ve dünya hayatını tercih ederse, varacağı yer kızgın cehennem ateşi olacaktır”(NAZİAT;37-39) diyor…

Şura Suresi’nde de

مَنْ كَانَ يُرٖيدُ حَرْثَ الْاٰخِرَةِ نَزِدْ لَهُ فٖى حَرْثِهٖ وَمَنْ كَانَ يُرٖيدُ حَرْثَ الدُّنْيَا نُؤْتِهٖ مِنْهَا وَمَا لَهُ فِى الْاٰخِرَةِ مِنْ نَصٖيبٍ

im ahiret kazancını isterse onun kazancını artırırız Kim de dünya kazancını isterse ona da istediğinden veririz… Fakat onun ahirette hiçbir payı yoktur”(ŞURA;20) diyor…

Burada çok ince bir nokta var, yanlış anlamayalım ayetleri… Allah-u Teala dünya nimetleri istemeyi, dünyada güzel yaşamayı yasaklamıyor… İslam dünyadan el etek çekmeyi emretmiyor… Dengeli olmayı emrediyor… Hem dünyayı, hem ahireti gözetmeyi, dünyayı ahirete araç yapmayı söylüyor…

İşte tam bu nedenle Bakara 201. ayeti olan ‘Rabbena’ duasını iyi anlamamız gerekiyor… Çünkü burada ikinci grup müminler anlatılıyor…

Bunlar

اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً

Rabbimiz bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver”

وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

e bizi cehennem azabından koru” derler…

Yani dualarımızda, ne sadece dünyayı isteyeceğiz, ne de sadece ahireti… İkisini birden isteyeceğiz… Dengeyi bulacağız… Bu dünya ahirete giden bir yol… İşte ‘Rabbena Atina’ duası bu dengenin duasıdır…

Bu dua ne dünyacı olmayı, ne de dünyayı tamamen bırakmayı öğretir… Bu dua mümin olmanın tam ortasındaki o ince çizgiyi gösterir…

Peygamber Efendimiz bir gün sahabelerinden birinin hasta ziyaretine gidiyor… O sahabeyi görünce çok şaşırıyor Çünkü sahabe iskelet gibi, bir deri bir kemik kalmış… Peygamberimiz “Ne oldu sana, nasıl bu hale geldin” diye soruyor… Sahabe “Ya Rasulüllah!.. Ben Allah'a ‘Ya Rabbi bana ahirette ne ceza vereceksen, onu bu dünyada ver” diye dua ettim” diyor… Peygamber Efendimiz buna çok üzülüyor ve ona; “Subhanallah, sen buna tahammül edemezsin, sen buna güç yetiremezsin… Ya Rabbi, bize dünyada iyilik ver ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru, yani

رَبَّنَا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

deseydin ya” diyor…

Yani sen ne kadar iyi niyetli olsan da, eğer yanlış dua edersen, yanlış istersen Allah sana istediğini verebilir… Ama bu senin için hayır olmayabilir… Ama sen Rabbena Atina duası okuduğunda, işte o zaman Mevla'mız senin için en hayırlı olanı veriyor… Hem bu dünyada, hem ahirette…

Bakın, bu dua her namazın sonunda okunuyor… Her gün, beş vakit namazda, son oturuşta dilimizden dökülüyor… Demek ki, Allah-u Teala bu duayı bize her gün hatırlatıyor… Her gün bize ‘Ey kulum dengeni kaybetme… Dünyaya saplanıp kalma… Ama dünyayı da ihmal etme… Benden ikisini de iste’ diyor…

Bu dua; dünya ve ahiret hususundaki bütün hayırları, istenmesi gereken her şeyi içine alır… Yani bu dua bir okyanus gibi, içinde her şey var… Dünyada ihtiyaç duyduğumuz her şey var, ahirette dilediğimiz her şey var… Ve cehennemden korunma da var…

Cenab-ı Allah Hadid Suresi’nde dünya hayatından bahsederken;

اِعْلَمُوا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَزٖينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِى الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِ

““Dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir… Ama bir gün hepsi yok olur gider…” Sonra ayet”

كَمَثَلِ

““Tıpkı şöyle” diyerek, çok etkili bir örnekle devam ediyor…”

كَمَثَلِ غَيْثٍ اَعْجَبَ الْكُفَّارَ نَبَاتُهُ ثُمَّ يَهٖيجُ فَتَرٰیهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَكُونُ حُطَامًا

asıl ki bir çiftçi yağmur yağdığında yeşeren bitkilere sevinir, sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün, sonra da çer çöp olur ya, işte öyle” diyor Ayetin sonunda da hepimizi gerçekle yüzleştiriyor…

وَفِى الْاٰخِرَةِ عَذَابٌ شَدٖيدٌ وَمَغْفِرَةٌ مِنَ اللّٰهِ وَرِضْوَانٌ

hirette ise çetin bir azap veya Allah'ın mağfiret ve rızası vardır”

وَمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا اِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ

ünya hayatı aldanış metaından başka bir şey değildir” diyor…

Yani dünya isteklerimiz geçici bir sevinç sebebidir, eninde sonunda bitip gidecektir… Ama ahiret istekleri kalıcı ve ebedidir… İşte bu dengeyi kurmak zorundayız, ahireti aklımızdan çıkarmadan dünya nimetlerini de istemeliyiz… Ama dünya maksat olmayacak, dünya ahirete vesile olacak… Yani ahirete giden bir yol olacak…

Biz o yüzden Allah-u Teala bize bu duayı

فِى الدُّنْيَا

ye öğretiyor… Böylece biz dünyada da iyilik istiyoruz… Çünkü biz melek değiliz, biz insanoğluyuz Bizim yemeye-içmeye, barınmaya, aile kurmaya ihtiyacımız var… Bunları istemek hata değil… Tam aksine bunları Allah'tan istemek kulluk göstergesidir…

Dua ederken Rabbimizden istediğimiz o kadar çok şey oluyor ki… Her birimizin ayrı bir sıkıntısı, sorunu, ihtiyacı var; hem dünya, hem de ahiret için… İşte bu duada bütün bu isteklerimizi sadece bir kelime ile istiyoruz… Bu kelime

حَسَنَةً

Bu kelimeyi sadece iyilik olarak düşünüp, üstünden geçerseniz, yanılırsınız… Aslında bu duanın her kelimesi bir hazine, her kelimesi bir ders, her kelimesi bir hikmet… Bu duanın her kelimesi bir okyanus gibi derin Her kelimesinin altında onlarca hikmet, yüzlerce ders var… Ama bu

حَسَنَةً

kelimesi öyle bir kelime ki; içinde binlerce şey var…

Tefsir âlimlerimizden İmam Katade'ye göre

فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً

dünyada afiyet ve yetecek kadar rızıktır… Bakın ne güzel söylemiş; sağlık, huzur, bela ve musibetten uzak olmak ve rızık Ama sadece rızık değil, yeterli rızık; fazlası değil, eksiği de değil, tam yetecek kadar rızık… Hz. Ali

فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً

salih bir ailedir demiş… Önce salih bir eş, sonra hayırlı evlatlar… Hz. Ali; Peygamber Efendimiz bir hadisinde “Dünya bir metadır ve dünya metaının en hayırlısı salih/saliha bir eştir” dediği için böyle söylüyor… Abdullah İbn-i Ömer de

فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً

hayırlı evlattır diyor… Anne-babasına itaat eden, dinine bağlı, ahlaklı evlat… İmam Hasan'a göre

فِى الدُّنْيَا حَسَنَة

lim ve ibadettir… İmam Suyuti'ye göre

فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً

temiz ve helal maldır… İbrahim Hakkı Bursevi’ye göre

فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً

huzurlu yaşayıp iman ile ölmektir… Son olarak İmam Cafer-i Sadık daha detaylı bir tefsir yapmış…

فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً

sağlık, rızıkta yeterlilik, düşmanlara karşı yardım, Allah'ın kitabını anlama ve iyi insanlarla sohbet etmektir demiş…

حَسَنَةً

“kelimesinin içinde bütün bunlar var… Sen”

رَبَّنَا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً

“dediğinde işte bütün bunları istiyorsun Afiyet istiyorsun, rızık istiyorsun, salih aile istiyorsun, hayırlı evlat istiyorsun, faydalı ilim istiyorsun, ibadet istiyorsun, sağlık istiyorsun, korunma istiyorsun, hidayet istiyorsun… Yani bir paket halinde hepsini tek kelimede topluyorsun…”

Şimdi geldik duanın ikinci kısmına…

وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً

Yani ahirette de iyilik…

Buraya kadar dünyayı istedik, ama ahireti unutmuyoruz… Çünkü ahiret asıl yurt… Ahiret ebedi hayat… Dünya geçici ahiret ebedi…

Ahiret için ilk istediğimiz; af ve mağfiret… Çünkü hepimiz günahkârız, hepimiz hata yaparız… Ama Allah affedicidir, bağışlayıcıdır…

İkinci istediğimiz; kolay hesap… Kıyamet günü mahşerde hesabımız kolay olsun, uzun uzun sorgulanmayalım, günahlarımız yüzümüze vurulmasın, Allah rahmetiyle muamele etsin diye kolay bir hesap istiyoruz…

Üçüncü istediğimiz; korkulardan emin kılınmak… Bunlar mahşerin korkusu, hesabın korkusu, sıratın korkusu, cehennemin korkusu… Bunlardan emin olmak, Cenab-ı Allah'ın korkmayın, üzülmeyin müjdesine nail olmak istiyoruz…

Dördüncü istediğimiz; kitabın sağ taraftan verilmesi O gün insanlar iki grup olacak; biri kitabını sağdan alacak, biri soldan… Sağdan alanlar kurtuluşa erenler, soldan alanlar helak olanlar… Biz sağdan almak istiyoruz ve bunun için dua ediyoruz…

Beşinci istediğimiz; sırat köprüsünden geçmek… Cehennemin üzerindeki o ince köprü… Kimi ağır ağır, yavaş yavaş geçecek, kimi hızla geçecek… Biz şimşek gibi geçmek istiyoruz… Cehennemin ateşi bize dokunmasın istiyoruz… En büyük istediğimiz cennet ve Cemalullah ile müşerref olmak… İşte

وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً

diye istediklerimiz de bunlar… İşte Rabbena Atina'nın içinde bunların hepsi var…

Sadece iyilik istemek de yetmiyor, kötülükten de korunmak lazım… Sadece cenneti istemek yetmiyor, cehennemden de uzak durmak lazım…

وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

“izi cehennem azabından muhafaza et…” Bu bizi cehennem azabına götürecek şeylerden; şehvetlerden, günahlardan muhafaza et demektir… Yani dünyada işleyeceğimiz günahlardan bizi koru… Haram yollardan bizi uzak tut… Şeytanın tuzaklarına düşmeyelim…”

Sadece ahirette değil, dünyada da cehennem azabından korunmak istiyoruz… Dünyada cehennem azabı kötü ailelerdir… Yani evinde huzur olmayan, kavga gürültünün eksik olmadığı, birbirine eziyet eden aileler dünyadaki cehennem azabıdır…

O yüzden

وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

derken hem dünyada hem ahirette cehennem azabından korunmayı istiyoruz…

Bu Rabbena Atina duasını her namazın son oturuşunda okuyoruz… Bu sünnettir… Hemen ardından da Rabb'inegfirli duasını ekliyoruz… Haftaya da bu duayı konuşuruz inşallah…

Ama günlük hayatta Rabbena Atina duası sadece namazda okunmaz… Bu dua evrensel bir duadır ve her an için geçerlidir… Sen ne zaman ‘Ya Rabbi bana yardım et’ desen Rabbena Atina duasını okuyabilirsin… Bütün dünya ve ahiret isteklerin için bu duayı okuyabilirsin…

Bu dua bir de tavaf ve teşrik günleri duasıdır… Peygamber Efendimiz “Kâbe'yi tavaf ederken Rükn-ü Yemani'de bu duayı okuyanlara melekler ‘amin’ der ve onların dualarını o melekler Allah'a arz eder” diyor…

Bir de Kurban bayramının teşrik günleri var… Teşrik günleri, kurban bayramının arafe gününden itibaren bayramın dördüncü gününe kadar devam eder… Bu günlerde bu duayı okumak müstehaptır…

Rabbena Atina duasını sadece kendin için değil, başkaları için de okuyabilirsin… Annene-babana, kardeşine, çocuğuna, komşuna… Hatta tüm Müslümanlar için dua etmek istediğinde, işte bu duayı okuyabilirsin… Yeri gelmişken şunu da söyleyelim; Müslümanların birbirine dua etmesi, duaların Allah katına daha hızlı ulaşmasını sağlar… Sen bana dua ediyorsun, ben sana dua ediyorum… Sen benim için iyilik diliyorsun, ben senin için iyilik diliyorum… Ve bu dualar birleşiyor, Allah katına yükseliyor ve kabul oluyor… İşte bu ümmet şuurudur…

Hem dünyada hem de ahirette hasenenin ne olduğunu da biz Peygamberimizden öğreniyoruz… Peygamber Efendimiz “Şu dört şey kime verilmişse, dünya ve ahiret hayırları ona verilmiştir Zikreden dil, şükreden kalp, belaya sabreden beden ve nefsine hıyanetlik etmeyen, birbirini canı gibi muhafaza eden, dininde birbirine yardımcı olan eş… İşte bunlar kime verilmişse, ona dünya ve ahirette hasene verilmiştir” diyor…

Bu hadiste geçen zikreden bir dil; Allah'ı sürekli anmak, tesbih çekmek, dua etmek, Kur'an okumak, dilini hayırla meşgul etmek, boş sözlerden, gıybetten-dedikodudan uzak durmaktır…

Şükreden bir kalp; Allah'ın verdiği her nimete şükretmek, az da olsa çok da olsa, zengin de olsan, fakir de olsan şükretmektir…

Sabreden bir beden; sıkıntılara sabretmek, hastalıklara sabretmek, zorluklara sabretmek, imtihanlar karşısında yılmamak, Allah'a tevekkül etmektir…

Eşlerin ise hem dünyevi konularda hem de uhrevi konularda bir birini kollaması, bir birine yardım etmesidir…

İşte bu dört şey sende varsa, sen zaten haseneye kavuşmuşsun demektir… Çünkü sen Allah'la bağını kurmuşsun demektir… Sen Ona şükrediyorsun, Onu zikrediyorsun, Onun takdirine sabrediyorsun… Artık yapman gereken, bunları sürdürmek…

Bu dua işte böyle hikmetlerle dolu bir dua… Bu dua bir hayat felsefesi, bir yaşam tarzıdır… Bu dua dengeli bir Müslüman olmanın anahtarıdır…