Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Ramazan Bayramı 1445: Şevval Sabahı

İsmail Sezkin

RAMAZAN BAYRAMI-1445


Değerli Kardeşlerim!.. Bayramınız mübarek olsun… Cenab-ı Allah’a hamd olsun, mübarek bir Ramazan Bayram sabahına daha bizleri kavuşturdu… Bugün 1 Şevval 1445… On bir ayın sultanı Ramazanı uğurladık… Rabbimizin katında tutulan arşive gönderdik…

Hamdolsun; bir ay boyunca oruçlarımızı tuttuk… Ramazan gecelerinin sünneti olan teravihlerimizi kıldık… Zekâtlarımızı bu aya denk getirerek, bu aydan istifade ettik… Fitrelerimizi vererek muhtaçlara yardımcı olduk… Bu ayın şanına yakışır şekilde hayır-hasenatlarımızı yaptık…

Hulasa-i kelam; bu güzel yoğun kulluk temposu sonrasında, bugün de karne almaya geldik… Bugün bizim karne günümüz… Ramazan okulundan mezun olduk… Şimdi mezuniyet belgesini almak için, bu bayram sabahında, bu güzel saatte, bu güzel mabede geldik…

Değerli Müminler!.. Ramazan bize aslında çok güzellikler kazandırdı… Ramazan ayına mahsus oruç ibadeti; Müslümanın Müslüman yapan önemli bir ibadettir… İslam'ın beş şartından… İslam olmanın, Müslüman olmanın beş ana sütunundan, değerinden birisi olan Ramazan orucunu tuttuk…

Müslümanlığın en önemli göstergelerinden birisidir, Ramazanda tutulan oruç… Oruç ibadeti sadece Ramazana mahsus değildir, ama Ramazanda tutulan oruç farzdır, yani zorunludur… Ve bu zorunluluk şu ayet-i kerime ile Allah tarafından konulmuştur…

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

““Ey İman edenler!.. Ey inananlar!.. Oruç sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı… Oruç tutarak korunursunuz, takvaya ulaşırsınız”(BAKARA;183) ayetini duyduk ve semi’na ve eta’na, işittik ve itaat ettik Ya Rabbi dedik…”

Oruçla Rabbimizin rızasını kazandık, takvaya ulaştık Orucun da bizi tutması için oruç tuttuk Çünkü biraz önce arz ettiğim oruç ayetinin sonunda

لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

diyor Allah-u Teâlâ… Oruç ile takvaya ulaşırsınız, günahlardan korunursunuz, bir daha günaha yürümezsiniz, bir daha günaha göz dikmezsiniz demektir bu…

Değerli Müminler!.. Bir aylık oruç bize günaha gitmemeyi öğretti… Harama el uzatmamayı, harama göz dikmemeyi, harama yürümemeyi öğretti… Öğretmeyi öğretti; ama orucun bizi tutması sadece Şevval’in birine kadar, yani bu bayram sabahına kadar olmamalı…

Orucun bizi tutması gelecek senenin Ramazan ayına kadar devam etmeli… Ondan sonra bir Ramazan daha gelecek ve bir daha yeni bir donanıma sahip olacağız… Bu böyle ömür boyu devam edecek… Böylece orucun güzellikleriyle bütün ömrümüz ramazanlaşmış olacak… Bu şekilde ömrümüz Ramazan olursa ahiretimiz de bayram olacak…

Değerli Müminler!.. Bayramlar İslam'ın şiarıdır… Yani nişanesidir… Nerede görülürse, orada İslam'ın varlığına, Müslümanların var olduğuna alamettir…

Mesela, bir kurban bayramı gününde, bir yerde kurban kesildiğini gördüğünüzde, orada Müslümanların olduğunu anlarsınız… Bir Ramazan ayından sonra, herhangi bir coğrafyada Müslümanların bayram yapmış olduğu güne denk gelirseniz; anlarsınız ki burada Müslümanlar var… Burada İslam var demektir…

Bu yüzden bayramlar bizim alamet-i farikamızdır… Bizi diğerlerinden ayıran en temel özelliklerden birisidir… Cenab-ı Hakk’ın bize hediyesidir…

Din-iMübin’i İslam'ın yeryüzüne yayıldığı dönem olan asr-ı saadette, Peygamberimiz Medine’ye teşrif ettikleri zaman, Cenab-ı Hakk bu iki bayramı bize lütfetmişti… Bu günler bizi diğerlerinden ayıran alamet-i farika günlerimiz… Huzur günleri… Kardeşlik günleri…

Değerli Müminler!.. Bugün inşallah namaz bittikten sonra evlerimize gideceğiz… Mutlaka mütebessim varalım evlerimize… Bayramlarımızı herkesten önce çoluk-çocuğumuzla beraber evlerimizde kutlayalım… Hep nerede o eski Ramazanlar, nerede o eski bayramlar deriz… Ama şunu unutmayın; çocuklarımız için o bayram işte bu bayram… Onlar da büyüdükleri zaman nerede o eski bayramlar diyecekler…

Bugünler çocuklarımıza İslam'ı en güzel şekilde anlatacağımız günler… Bu günler evimize İslam'ın nurunu doğuracağımız günler… Bu vesile ile bayramlarda sevinç ve huzurla, mutlulukla evimize varacağız…

Bugün anne-babalarımızı, büyüklerimizi de ziyaret günü… Eğer hala yaşıyorlarsa kıymetini bilin… Çünkü anne-baba cennet kapısıdır… Cennetin anahtarıdır… Anne-baba rızası Allah'ın rızasıyla beraberdir… Anne-babanın gazabı da Cenab-ı Hakk'ın gazabı ile beraberdir… Bu yüzden eğer hâlâ yanı başınızdalarsa, değerini bilin, onlar bizim için büyük bir nimet… Mutlaka siz de onların yanı başında olun… Evlatla anne ve baba arasında küslük olmaz, olmamalı… Eğer varsa böyle bir şey, hemen bitirin ve anne-babanızın yanına varın ve elini öpün… Bu bayramı bayram yapacak olan bir değerdir anne-baba duası… Annemizin-babamızın hayır-duasını alırsak bayramımız bayram olur… Onlar bizim için dua kapısı… Onlar vefat ettikten sonra o dua kapısı da kapanıyor…

Değerli Müminler!.. Eski mahallelerimiz artık sitelere, apartmanlara dönüştü… Dolayısıyla sosyal çevre de değişti… Ama bu birliğimizi-beraberliğimizi de değiştirecek anlamına gelmez… Biz birbirimizi tanımamazlık yapamayız… Birbirimize vardığımız zaman bayramımız bayram olacak… Komşumuzun kapısını çaldığımız zaman bayramımız bayram olacak…

Malumunuz iki türlü kardeşlik var… Birisi kişinin nesep kardeşliği… Anne-baba bir kardeş olmuş… Ve ya süt kardeşliği ile kardeş olmuş… Bir de İslam kardeşliği, iman kardeşliği var… Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim’de;

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ

Müminler kardeştir”(HUCURAT;10) buyuruyor… Peygamberimiz de “el-Müslimü ehu’l Müslim /// Müslüman Müslümanın kardeşidir” buyuruyor…

Değerli Müminler!.. Cenab-ı Hakk bizi birbirimize kardeş kıldı… Kim Müslümansa biz onunla kardeşiz… Dilimizin farklı olması, anne-babamızın farklı olması durumu değiştirmez… Doğusuyla-batısıyla, kuzeyiyle-güneyiyle biz Müslümanız ve biz kardeşiz… Bizi birbirimize Cenab-ı Hakk kardeş kıldı… Bizim yabancılaşmamız olamaz, olmamalı…

Devir değişti hocam demeyin… Unutmayın, devri insan değiştirir… Zamanı insan farklılaştırır… Maalesef biz farklılaştık… Devir farklılaşmaz… Devri biz farklı hale getirebiliriz… Oysa birbirimizden ayrı-gayrımız yok bizim… İşte bu bayramlar bizim kardeş olduğumuzu haykırıyor bize ve bütün dünyaya…

Biz ne zaman ki; komşumuza varabilirsek, akrabamıza varabilirsek… Onlara da bayramın tadını, huzurunu aktarabilirsek; işte o zaman bayramımız bayram olur…

Değerli Mü’minler!.. Bayramlar sevinme ve sevindirme günleridir… Eğer bir yetime varabilirsek, eğer bir öksüzün başını okşayabilirsek… Onların da yüzlerinde gülücük açtırabilirsek… İşte o zaman bayramımız bayram olur…

Huzur evlerinde bekleyen büyüklerimiz de, bizim için rahmet vesilesidir… Tanıyor olmamız ve ya hiç tanımıyor olmamız önemli değil… Onlar bizim yaşlılarımız ve onlar bizim rahmet vesilemiz… Unutmayın lütfen; Cenab-ı Hakk'ın bize en büyük rahmetlerinden birisi onlar… Peygamber Efendimiz öyle buyuruyor…

“Eğer yaşlılarımız olmasa; gökten yağmurlar yağmaz, yer bitkisini bitirmezdi” diyor… Yani onların duaları olmazsa üzerimize rahmet inmez… Onun için yaşlıları mutlaka ziyaret edelim… Büyüklerimize gidip, ellerini öptüğümüz zaman bayramımız bayram olacak…

Şu anda hastane köşelerinde hastasının şifa bulması için çabalayan kardeşlerimiz var… Rabbim her birisine Şafi ismiyle şifalar ihsan eylesin inşallah… Sizin de vardır hastalarınız…

İşte bugün hastanelere ve hastalara da gitme günü… Bu gün onları da ziyaret ederek, bir hastamıza dua edebilirsek… Onun da gönlüne bayramın neşesini katabilirsek… İşte o zaman bayramımız bayram olur…

Değerli Kardeşlerim!.. Bayramların bir başka özelliği de, aynı zamanda yardımlaşma-dayanışma günü, paylaşma günüdür bugün… Sevgiyi paylaşmaktır… Muhabbeti paylaşmaktır… Kardeşliği paylaşmaktır bayramlar…

Onun için bugün birbirimize sırt dönemeyiz… Aslında Müslüman Müslümana hiçbir zaman sırt dönemez… Biraz önce arz ettiğim “el-Müslimü ehu’l Müslim” hadis-i şerifinin devamında Peygamberimiz öyle buyuruyor… “Müslüman Müslümanın kardeşidir… Müslüman Müslümanı desteksiz bırakmaz, kimseye teslim etmez” diyor… Yani Müslüman bana ne diyemez… İşte; eğer biz bugün muhtaç bir kardeşimize yardım edersek bayramımız bayram olacak…

Değerli Mü’minler!.. İslam'ın getirmiş olduğu yardımlaşma köprülerinin başında gelen zekât ibadetidir malumunuz… Ramazan ayı kameri ay olduğu için, kameri hesaplamayı rahat yapmak için toplumumuz Ramazanda verir zekâtlarını… Büyük bir nimet zekât… İmkânı olanlar zekâtlarını mutlaka vermeli… Çünkü zenginlik insanın çalışmasıyla değildir… Zenginlik Allah'ın fazlıyla, fazla vermesiyle olur… Sadece çok çalışarak zengin olunmaz…

وَاَنْ لَيْسَ لِلْاِنْسَانِ اِلَّا مَا سَعٰى

““İnsan için çalıştığının karşılığı vardır…”(NECM;39) Ama zenginlik fazlalıktır ve fazlasını Cenab-ı Hakk vermiştir… Onun için, ben buraya tırnaklarımla kazıya kazıya geldim sözü, zekât verme konusunda doğru bir söz değildir… O kadar tırnaklarıyla kazıyan insanlar oldu ki şu dünyada… Ama onlar buraya gelemediler…”

Zenginler için söylüyorum… Fakirin hakkı olan zekatı, fakirin hakkı olan sadakayı; ihtiyaç sahibi muhtaç kardeşine aktarman için, sana güvenerek seni seçti Cenab-ı Allah… İhtiyaç sahibine veresin diye, onun hakkını sana emanet etti… Niye doğrudan ona vermedi de, bana verdi derseniz… Unutmayın imtihan dünyasında yaşıyoruz ve hepimiz bir şekilde, bir şeylerle imtihan oluyoruz… Senin imtihanın da bununla…

İşte biz üzerimizdeki bu emaneti muhtaçlara, ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığımızda bayramımız bayram olacak… Mahzun ve yaralı gönüllere, sıkıntılı gönüllere bir nebze olsun huzuru, mutluluğu verdiğimizde, bayramımız bayram olacak…

Biz birbirimize sırt dönemeyiz… Çünkü “Birbirinize buğz etmeyin… Birbirinize sırtınızı dönmeyin… Birbirinize haset etmeyin… Ey Allah'ın kulları kardeş olun” diyor bizim Peygamberimiz… Onun müminler birbirlerine sırt dönemez… Müminler birbirlerine buğz edemez… Müminler birbirlerini desteksiz, yardımsız bırakamaz…

Değerli Müminler!.. Biz birbirimizin yanına vardığımızda, birbirimizin ihtiyacını giderdiğimizde… İhtiyacımızı sadece maddi olarak düşünmeyin… Dua da destektir… Tebessüm etmek de sadakadır… Bayram namazından sonra şurada birbirimizle bayramlaşarak musafaha edip, kucaklaşmak da ibadettir… Onun için bu meseleyi sadece maddi düşünmeyin…

Biz manen de birbirimizin yanında olursak… Duamızla yan yana olabilirsek… Birbirimize sarılabilirsek… Birbirimizin varlığından dolayı mutlu olabilirsek… İşte o zaman bayramımız bayram olur…

Müminin, mümine duası Allah katında en makbul dualardan birisidir… Çok büyük bir destektir dua… Birbirimize maddeten ve manen destek olacağız… İşte o zaman bayramımız bayram olacak…

Allah-u Teâlâ’nın bayrama hazırlık olsun diye, Ramazan ayında üzerimize emrettiği ibadetlerden birisi de sadakayı fıtırdı… Fitre üzerimize vacip ve vermemiz gerekiyor… Şimdiye kadar mutlaka vermişsinizdir, ama eğer verememişseniz bugün mutlaka verin… Hak sahibine hakkını ulaştırın…

Peygamber Efendimizin yaptığı gibi yapalım… Hani bir bayram sabahı Peygamberimiz yetim bir çocuğu sevindirmek için; “Muhammed senin baban olsun istemez misin?.. Aişe annen olsun istemez misin?” diyerek onu sevindirmişti… Eğer biz de aynısını diyebilirsek, işte o zaman gerçek anlamda huzur ve mutluluk olacak… İşte o zaman bayramımız bayram olacak…

Değerli Müminler!.. Bayramlar birbirimizi sadece camide görüp de, camiden ayrılıp her birimizin kendi evinde bayramını kutladığı zaman dilimleri olmasın…

Nesillerimizi İslam'la tanıştırmanın… Çoluk-çocuğumuzu İslam'ın güzellikleriyle buluşturmanın… Torunlarınızı İslam'ın nuruyla aydınlatmanın yolu da bayramlardan geçiyor… Ramazan mektebinde eğitim aldık hep beraber… İftarda, sahurda, teravihde; çoluk-çocuk, ailece hep beraber olduk… Şimdi de hep beraber olursak, çocuklarımızı İslam'ın nuruyla buluşturursak… Onların da bayramı bayram olacak…

Allah hepinizden razı olsun; Ramazan ayı boyunca camileri şenelttiniz… Cemaatsiz cami olmaz… Eğer burası bir bahçeyse, bu bahçenin en nadide çiçekleri sizlersiniz… Hatırlayın bir pandemi süreci yaşadık… Camilerimiz bir süre mahzun kalmıştı… Allah bir daha yaşatmasın o günleri… Siz yoksanız, hiçbir değeri yok buranın…

Elhamdülillah; Ramazan-ı şerifimiz sizlerin katılımıyla çok güzel geçti… Eğer bundan sonra da eşimizle çocuklarımızla ailece hep beraber camide olabilirsek… Özellikle değerli büyüklerim, size söylüyorum; torunlarınız sizi kırmaz, siz gel dediğiniz zaman onlar sevinçle gelirler… Eğer sizler torunlarınızı da camiye getirebilirseniz… Caminin o manevi ikliminde hep beraber buluşabilirsek… İşte o zaman bayramımız bayram olacak… Hem dünyamız, hem ahiretimiz bayram olacak…

Değerli Kardeşlerim!.. Bayram namazı için şuan bir aradayız… Allah kabul eylesin… Her birimiz farklı iş sahibi olabiliriz… Kimimiz işçiyiz, kimimiz işvereniz… Kimimiz amir, kimimiz memuruz… Ama bakın, hepimiz aynı safta bir araya geldik… Omuz omuza verdik…

İslam sadece camiye münhasır, sadece camide olan bir din değil… Ama İslam cami merkezli bir dindir… Camide öğretilen, camide yaşanılan, camide öğrenilen ne varsa… Bunların hepsinin hayatın her bir anına ve hayatın her bir alanına aktarılmasını ister İslam Dini…

Camide öğrendiğimiz güzelliklerden birisi de aynı safta omuz omuza durmak, yan yana olmamızdır… Camide bu bize öğretiliyor… Ey Müslümanlar cami dışında da saflarınızı sık ve düzgün tutun demektir bu… Namazda saflarımızı sık ve düzgün tuttuğumuz gibi, caminin dışında da saflarımızı sık ve düzgün tutacağız… Fitneye-fesada yer vermemek için, aramıza düşmanlık, kin, nefret girmemesi için… İşte biz namazlarımızdaki saf düzenimizi, hayatımızın tamamına aktardığımız zaman, bayramımız bayram olacak…

Değerli Mü’minler!.. Ramazan ayı, inşallah, günahlarımıza da kefaret oldu… Rabbim şu ana kadar tüm günahlarımızı affetsin… Hatalarımızı kusurlarımızı bağışlasın… Şu bayram sabahına hep birlikte günahsız girmişizdir inşallah… Rabbimizden niyazımız budur… İşte biz günahlarımızı affettirdiğimiz zaman bayramımız bayram olacak…

İmanımızı kemale ulaştırdığımız zaman Salih amellerle hayatımızı ve ahlakımızı güzelleştirdiğimiz zaman bayramımız bayram olacak…

Rabbimize kul olduğumuzda…

وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتّٰى يَاْتِيَكَ الْيَقٖينُ

““Ölüm sana gelinceye kadar rabbine ibadet et”(HİCR;99) şuuruna erdirdiğimiz zaman bayramımız bayram olacak…”

Değerli Mü’minler!.. İbadetleri iki türlüdür malumunuz… Birincisi, özel anlamda ibadet… İkincisi, genel anlamda ibadet…

Mesela namazımız, orucumuz, zekâtımız, haccımız, abdestimiz özel anlamda ibadettir… Biz bunları Peygamberimizden öğreniyoruz…

Bir de; bir kişi eğer müminse, iman ehliyse, salih amel işlemek için gayret gösteriyorsa, ahlakını güzelleştirmek için çaba gösteriyorsa… O kişinin Allah rızası için yaptığı her hayırlı iş ibadet olur…

Mesela; bir kişi eğer söylediğim gibiyse; memurun normal mesaisi ibadet olur… İşçinin çalıştığı an ibadet olur… İşveren işinin başındayken ibadette olur… Bir köylü bağında-bahçesinde uğraşıyorsa ibadet yapıyor demektir… Kısaca iman, salih amel, güzel ahlak sahibiyse ve hayırlı işlerle uğraşıyorsa; hayatın her anı, her alanı ibadet demektir… Bizler de eğer hayatımızı ibadet kılabilirsek, bayramımız elbette bayram olacak…

Değerli Müminler!.. Bayramlar bize bunu da mutlaka öğretmeli… Bu dünyada salih amelden, güzel ahlaktan başka bir çıkar yolumuzun olmadığını bilmeliyiz… Dinimiz İslam'ı hayatımıza aktardığımız zaman mutlu olacağımızı bilmeliyiz… İslam hayat dinidir, bir hayat nizamıdır… Hayatın tamamına aksettiren bir özelliğe sahiptir… Dünya ve ahiret huzuru İslam'ın ilkeleriyle mümkün… Bu vesileyle işte biz İslam'ı yaşayabilirsek, bayramımız bayram olacak…

Ramazan'da Kur'an-ı Kerim'i okuduk… Rabbim kabul eylesin… Mukabelelere katıldınız… Allah hepinizden razı olsun… Mukabele Peygamberimizin önemli bir sünneti… Cebrail (AS) ile beraber her Ramazan ayında Kur'an-ı Kerim'i karşılıklı okuduklarından dolayı, mukabele denmiş bu ibadete… Evlerinizde hatimler okudunuz… Rabbim kabul eylesin… Ramazan'ın bittikten sonra, Ramazan dışında da Kur'an-ı Kerim ile bağımızı koparmayıp, güçlü tuttuğumuz zaman; gerçek bayramı elde etmiş olacağız…

Kur'an-ı Kerim okumak sevaptır… Kur'an-ı Kerim'e bakmak bile nimettir, büyük bir lütuftur… Dinlemek de öyle… Ama hepsinden önemlisi, Kur’an’ın her bir ayetini hayata aktarmaktır esas olan… Okuduğunu anlamak ve hayat tarzı haline getirmektir… Bizler Kur'an-ı Kerim'i okuduğumuzda, anladığımızda ve bu Kur’an hayat rehberimiz olduğu zaman bayramımız bayram olacak…

Değerli Mü’minler!.. Ramazan bize bir şey daha öğretti… “Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden azat olma…” Eğer bizler bütün hayatımızı Ramazan kılabilirsek; hayatımızın evveli rahmet olacak, ortası mağfiret olacak, hayatımızın sonunda da günahlarımız affolunup cehennemden kurtulmuş olacağız… Ramazan bize bunu da hatırlatıyor…

İşte kişi eğer dünyada imanla yaşayıp, rahmete nail olursa… Salih amel işleyip, günahlarını affettirebilirse… Mağfirete uğrarsa… Yani bütün ömrü Ramazan olursa, ölümü de bayram olacak… Hz. Mevlana gibi, ölümü şeb-i aruz olacak… Yani öldüğü zaman en güzel dosta gidip kavuşmuş olacak… Refik-i alaya ulaşacak… İşte o zaman bayramımız bayram olacak…

Bu İslam Dini dünyamızı huzura kavuşturmak için gönderildi… Ramazan-ı şerifteki yapmış olduğumuz ibadetleri yaparsak, oruç tutarsak, namaz kılarsak, Kur'an okursak, zekât verirsek ahirette cennete girersin… Mesele sadece bu değil işte… İslam dünya cennetini de vaat eder, dünyayı da cennet kılar… Eğer mü’min İslam’a ram olursa dünyası da cennettir, ahireti de cennettir… Müslümanın dünyası da huzurlu olur, ahireti de mutlu olur… Mümin için dünyada takva sahibi olmak var… Mümin Cenab-ı Hakk’ı hemen yanı başında bilecek her zaman… Takva budur… Takvalı bir hayat yaşayıp imanla vefat eden mümin için cennet ve cemalullah vardır…

Değerli Müminler!.. Eğer biz İslam'ı hayatımızın tamamına aktarabilirsek… Şu hayatta Müslümanca bir yaşam sürdürebilirsek… Eğer şu fani âlemde Rabbimizin rızasına nail olabilirsek… Dünyamız da Cennet olacak… Dünya hayatımızda bayram olacak inşallah…

Cenab-ı Mevla cümlemize lütfuyla nasip eylesin inşallah…

Bugün bayram… Rabbim şu güzel günlerin hatırına cümle geçmişlerimize rahmet eylesin inşallah…

Bu gün geçmişlerimizi de unutmayalım… Kabirlerini ziyaret edelim… Cenab-ı Hakk'ın rahmetiyle onlara dua edelim… Bizim dualarımız vesilesiyle makamları âli, mekânları cennet olsun inşallah…

Bugün bayram… Bayramlarda küslük olmaz derler büyükler… Zaten mümin mümine üç günden fazla küs olamaz… Bugün kırgınlıkları bitirelim, artık küslükler bitsin… Kardeşin kardeşe küslüğü olmaz… Anne-babaya küslük zaten olmaz… Anne-babalar, eğer siz de çocuklarınıza küsseniz, barışın lütfen… Bugün gidebiliyorsanız annenizin-babanızın yanına gidin, gidemiyorsanız eğer; en azından telefon açarak, hatta görüntülü konuşarak, bitirelim kırgınlığı-küslüğü…

Birbirimizle irtibatı koparmayalım… Bir olalım, beraber olalım, kardeş olalım, kardeş kalalım…

Bayramımız bayram olsun…

Cenab-ı Hakk cümlemizden razı olsun…

Neslimize ve nefsimize selamet ihsan eylesin…

Bayramınız mübarek olsun…