RAMAZAN; RAHMET, MAĞFİRET VE BERAAT AYI
Muhterem Mü’minler!.. Kur’an-ı Kerim'de Cenab-ı Hakk;
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ
“Allah'a karşı gelmekten sakınarak takvaya vermeniz için sizden önceki ümmetlere oruç farz kılındığı gibi size de farz kılındı”(BAKARA;183) buyuruyor… Peygamberimiz de;
مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَاناً واحْتِسَاباً غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ
““Kim inanarak… Sevabını Rabbinden bekleyerek Ramazan ayını oruçlu geçirirse… İhya ederse… Geçmiş günahları bağışlanır” buyuruyor…”
Muhterem Kardeşlerim!.. Ramazan ayı; rahmet ayıdır Çünkü Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerim'i bu ayda indirmiş… Peygamberimize de peygamberlik görevini bu ayda vermiş… Mü’minlerin nefis terbiyesine girmeleri ve Cenab-ı Allah'a samimi bir kalple yönelmeleri için de bu ayda oruç tutmayı farz kılmış…
Değerli Kardeşlerim!.. Peygamberimiz bu mübarek ay için “Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden azattır” buyuruyor… İnşallah; biz bu hadis-i şeriflerden ve ayet-i kerimelerden ilham alarak… Cenab-ı Hakk'ın emirlerini yerine getirerek… Peygamberimizin örnekliğinde… Bu ayı en güzel şekilde değerlendirmeye gayret edelim…
“Ramazan ayı size bereketiyle geldi… Cenab-ı Allah o ayda sizin zengin kılar… Bundan dolayı Rahmetini indirir… Hataları yok eder… O ayda duaları kabul eder” diyor Peygamberimiz…
Devam ediyor Peygamberimiz; “Bu ayda iyilik ve hayırlarınızı artırın… Sizin iyilikleriniz ile… Hayırlarınız ile… Allah-u Teâlâ meleklere karşı sizi över… Allah'ın bu aydaki rahmetinden mahrum olmayın…”
Değerli Mü’minler!.. İnsanoğlu; eğer Rabbine kulluğu terk eder ve nefsine yenik düşerse, şeytana uyarsa… O zaman rahmeti kaybetmiş olur…
Peygamberimiz; “Mübarek, mukaddes bir ay olan Ramazan-ı Şerif size geldi… Allah-u Teâlâ bu ayda size orucu farz kıldı… O ayın içerisinde
تُفْتَحُ فِيهِ أَبْوَابُ السَّمَاءِ
Cennet kapıları sonuna kadar açılır…
وَتُغْلَقُ فِيهِ أَبْوَابُ الْجَحِيمِ
Cehennem kapıları kapatılır…
وَتُغَلُّ فِيهِ مَرَدَةُ الشَّيَاطِينِ
eytanlar zincire vurulur” buyuruyor…
Peygamberimiz Ramazan ayına girerken… Bu ayın ne kadar mukaddes ve mübarek olduğunu… Ne kadar Rahmet dolu olduğunu… Bu rahmet ikliminden istifade etmemiz gerektiğini şöyle anlatıyor: “Ey insanlar!.. Mübarek bir ayın gölgesi üzerinize bastı… O ayda bir gece vardır ki… Bin aydan daha hayırlıdır… Allah-u Teâlâ o ayda oruç tutmayı size farz kıldı… Geceleyin ibadet etmeyi nafile kıldı… Bu ayda bir farz işleyen diğer aylarda yetmiş farz işlemiş gibi sevap alır… O sabır ayıdır… Sabrın karşılığı ise cennettir… O yardımlaşma ayıdır… O ayda mü’minin rızkı bollaştırılır… O ayda kim bir oruçluyu iftar ettirirse… Günahlarının bağışlanmasına, Cehennemden kurtulmasına vesile olur… Aynı zamanda oruçlunun sevabı kadar sevap verilir… Oruçlunun sevabından da hiç bir şey eksilmez…”
Değerli Kardeşlerim!.. Hepimiz Cenneti arzu ediyoruz… Sonsuz ahirette Cenab-ı Allah'ın nimetlerine kavuşmak… Onun Cemali ile buluşmak… Mutlu bir hayat yaşamak istiyoruz… Hepimizin arzusu bu…
O zaman Ramazan'ın faziletine inanarak… Allah'ın rahmeti için, Peygamberimizi kendimize rehber edinerek, bu ayı ihya etmeye gayret edelim inşallah…
Peygamberimiz “Âdemoğlunun her ameli… Her ibadeti… Her davranışı… On katından 700 katına kadar… Allah katında değerlendirilir… Yani karşılığında sevap verilir” buyuruyor “Fakat oruç böyle değildir buyuruyor Cenabı Hak… Oruç benim içindir… Onun mükafatını ben vereceğim diyor…”
Değerli Kardeşlerim!.. Peygamberimiz “Oruçlu için iki büyük sevinç vardır” buyuruyor… “Birincisi, iftar ettiğinde” diyor… Yani orucunu hakkıyla yerine getirip… Haramlardan, kötü söz ve davranışlardan uzak durarak… Allah rızası için tutmuş olduğu orucun iftar vaktindeki sevinci… O iftar vaktini iyi değerlendirmek… Dua etmek… Gönülden Allah'a yönelmek… Rabbimizin rahmetini, bereketini istemek lazım… Onun için Peygamberimiz birincisi iftar anında diyor… “İkincisi de Rabbine kavuştuğu zaman” buyuruyor…
Değerli Kardeşlerim!.. Ölümden kaçış yok… Hepimiz ölümü tadacağız… İşte o gün bizi kurtaracak olan tek şey imanımız olacak… Onun için imanımızı coşturacak kelime-i şehadete “Eşhedü Enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûlüh”, kelime-i tevhid “Lâ ilâhe illallah Muhammed'ün Rasûlüllah” demeye devam edelim… Bu kelime-i şehadeti ve kelime-i tevhidi dilimizden hiç düşürmeyelim… İşte rahmet budur…
Biz Allah dedikçe Rabbimiz de kulum diyecek… Rahmetiyle bizi kucaklayıp, kuşatacak… Ama asıl müjdeyi de Rabbimize kavuştuğumuz da göreceğiz… Yani hesap görülüp de Cennet kapıları açıldığında göreceğiz…
Çünkü oruç tutan müminler için, Cennetin özel bir kapısı var… Bu kapının adı Reyyan Kapısı… Oruç tutanlar işte bu özel kapıdan cennete girecekler…
Değerli Kardeşlerim!.. Peygamberimiz bir müjde daha veriyor bize… Kur’an’da;
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖى اُنْزِلَ فٖيهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِ
Kur’an ayetlerinin indiği aydır Ramazan ayı…(BAKARA;185) Kur'an ile beraber olmak… Kur'an okumak… Kur'an üzerinde tefekkür etmek… Kur'an'ın emir ve yasakları doğrultusunda hayatımızı yaşamak… Bunlar çok önemli… Çünkü Peygamberimiz “Kur’an-ı Kerim ve oruç mümine şefaat edecek” diye müjde veriyor bize…
Bu öyle bir mübarek zaman dilimi ki… Nefsimizi terbiye ederek hayatımızı disipline sokuyoruz… Ruhla beden arasında bir denge kuruyoruz… Kalbi merhamet duygusuyla dolduruyoruz… Çünkü merhametli olmak, mü’mine yakışan bir davranıştır… Zira Allah-u Teâlâ bize bu ayda rahmetiyle ve affıyla yöneliyor… Biz de Allah'ın kullarına ve Allah'ın yarattığı bütün varlıklara aynı şekilde merhametle davranmak durumundayız… Bu ayda gönüllerimizi Kur’an okuyarak… Allah'ı zikrederek… Allah'ın verdiği imkânları Allah yolunda infak ederek… Yaratılmışlara merhametimizi en güzel şekilde göstererek… Allah'ın o manevi sofrasıyla doyuralım… Zenginleştirelim…
Değerli Kardeşlerim!.. Peygamberimiz bir Ramazan ayında irad buyurduğu bir hutbede üç defa “Âmin, âmin, âmin” demişti… Sahabe-i kirâm buna şaşırmışlar ve “Ya Rasulallah!.. Böyle bir davranışınız yoktu… Bugün farklı bir şekilde üç defa âmin dediniz… Bunun hikmeti nedir?” diye sorduklarında Peygamberimiz “Cebrail geldi, ‘Ya Muhammed!.. Kim Ramazan-ı Şerife ulaşır da… O ayın rahmetinden… Bereketinden… Mağfiretinden istifade edemezse… Yani Cennet beratı alamazsa… Burnu yerde sürünsün’ dedi… Ben de amin dedim… Sonra ‘kimin anne ve babası ve ya ikisinden biri yanında yaşlanır da… Onlara hizmet ve hürmet ederek… Onların duasıyla… Allah'ın rahmetine ulaşamazsa… Onun da burnu yerde sürünsün’ dedi… Ben de amin dedim… Üçüncüde de “Ya Muhammed!.. Senin ismin birinin yanında anılır… Zikredilir de… Sana salat-ü selam getirmezse… Onun da burnu yerde sürünsün’ dedi… Ben de amin dedim…”
Değerli Kardeşlerim!.. Bir de sahurlarımıza çok dikkat edelim… Çünkü Peygamberimiz “Sahur yapınız… Çünkü sahurda bereket vardır” buyuruyor… Buradaki bereketi sadece yemek, ekmek, su olarak düşünmeyelim… Sahura erken kalkarak, abdestimizi alarak namaz kılıp Cenab-ı Allah’tan affımızı, anne-babamızın affını, müminlerin kurtuluşunu isteyelim… O anda samimi bir kalp ile Allah-u Teâlâ’ya yönelip tövbe edelim… Bu şekilde günahlardan arınmış bir beden ile Ramazanı ihya edelim…
Değerli Kardeşlerim!.. Peygamberimiz “Ramazan ayı girdiği zaman… Cennetin kapıları sonuna kadar açılır… Cehennem kapıları kapatılır… Şeytanlar zincire vurulur” diyor… İşte Ramazan'ın rahmet olması budur… Yani mü’min yaptığı ibadetlerle… Güzel davranışlarla… Allah'a yönelişiyle… Allah'ın rahmetine nail olur…
Bu açıdan şeytanlar güçsüz hale gelir… Şeytanın bütün gayesi kulu günaha sokmak Nefsinin esiri kılmak… Allah'ın emir ve ibadetlerinden uzaklaştırmak Cehenneme doğru kulu sevk etmek ister… Onun için çok uyanık olalım… Rahmet, af ve mağfiret ayı olan bu mübarek zamanlarda Allah'ın cennetine koşalım… Cenab-ı Allah;
وَسَارِعُوا اِلٰى مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ
““Cennete koşmak için aranızda yarışın…”(AL-İ İMRAN;133) diyor… Yarışma ibadetleri artırmaktır… Kur'an okumayı artırmaktır… Kur'an üzerindeki tefekkürü artırmaktır… Allah'ın verdiği nimetleri, Allah yolunda paylaşmayı artırmaktır… Namazı, zikri, şükrü, infakı artırmaktır… Kısacası Rabbimizin hoşnut ve razı olacağı ibadetleri arttırma mevsimidir Ramazan ayı…”
Değerli Kardeşlerim!.. Bu ay Kur'an'ın indiği ay olması münasebetiyle, Kur'an'ın indiği mağara Hiranur oldu… Mekke şehri de Ümmü’l Kura oldu… Yani bütün şehirlerin anası oldu… Hz. Muhammed Mustafa (SAV) alemlere rahmet oldu… Ve Kur'an'ın indiği gece en şerefli… En hayırlı gece oldu… O gecenin hakkında hepimizin bildiği Kadir Suresi indi… Ramazan ayını bu kadar kıymetli yapan Kur'an'ın inmesidir… Biz de Kur'an ile dirilelim… Kuran'ın hükümlerini hayatımızın her noktasında yaşama gayretine olalım…
Bu öyle mübarek bir ay ki, Peygamberimiz “Diğer ümmetlere verilmeyen beş özellik… Bu ayda benim ümmetime verildi” buyuruyor
Bu beş özelliğin “Birincisi; Ramazan ayının ilk gecesi olunca Allah-u Teâlâ ümmetime rahmet bakışıyla bakar… Allah herkime rahmet bakışıyla bakarsa… Ona ebedi azab etmez” diyor… “İkincisi; mü’minin ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha faziletlidir… Üçüncüsü; melekler her gün ve her gece o müminin bağışlanması için dua eder… Dördüncüsü; Allah-u Teâlâ cennetine kullarım için hazırlan diye emreder Süslenen Cennet müminlere hazırlanır… Beşincisi; gecenin sonu olunca hepsi bağışlanır…”
Velhasıl-ı Kelam; her türlü yalan-yanlış söz ve davranışlardan uzak durarak, bütün uzuvlarımıza oruç tutturarak… Cenab-ı Allah’ın bize lütfettiği bu mevsimde arınmak için, Rabbimizin rızasına ermek için, Cennetine ve cemaline kavuşmak için gayret edelim…
Cenab-ı Allah bizleri Ramazan'ı Şerif'in feyzine, bereketine ve rahmetine inanarak bu ayı en güzel şekilde ihya eden kullarından eylesin…
