REGAİB KANDİLİ (PROGRAM)
Bizleri bu mübarek gecede, bu ata yadigârı mabedin çatısı altında aynı aşkla, aynı imanla bir araya getiren Yüce Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun…
Bize yüce kitabı yaşanan bir hayata dönüştüren… Bütün âlemlere rahmet olarak gönderilen… Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya… Ve bütün peygamberlere salât ve selam olsun…
Aziz Mü’min ve Mü’mine Kardeşlerim! Değerli Gençler! Sevgili Çocuklar! Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi, feyizi, fazileti, afiyeti, atifeti üzerinize olsun…
Kandiliniz mübarek olsun… Bizleri üç ayların rahmet iklimine kavuşturan Allah’a hamd olsun…
Peygamberimiz bu mevsimler geldiği zaman elini açar ve şöyle dua ederdi…
اَللّٰهُمَّ بَارِكْ لَنَا فٖى رَجَبَ وَشَعْبَانَ وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ
““Allah’ım Recep ve Şaban ayını bizlere mübarek eyle… Ve bizleri Ramazan’a kavuştur Allah’ım…””
Aynı duayı hep birlikte yapıyoruz… Rabbimiz İslam ümmeti olarak… Bizlere Recep ve Şaban ayını mübarek eyle… Bizi biz kılan bütün değerlerle bizi aziz eyle… Ve bizleri işlediğimiz bütün kötülükleri arkamızda bırakmış olarak… Ramazan-ı Şerif’e… Kur’an ayına kavuşmayı bizlere nasip eyle…
Değerli Kardeşlerim!.. Bu gece Regaip Kandili… Regaip Kandili diğer bazı gün ve geceler gibi… İslam tarihinde her hangi bir hadisenin sene-i devriyesi değildir… Regaip Kandili bizleri mübarek üç aylara kavuşturan… Mübarek üç ayların habercisi… Ve Ramazan-ı Şerif’in müjdecisi bir gece olarak… Tarih boyunca mü’minler tarafından kutlanmış… Ve idrak edilmiştir…
Peygamberimiz… “Mâerahu Müslimûne hasenen… Fehüve ındellâhi hasenen…” “Müslümanların hep birlikte güzel gördükleri şey Allah katında da güzeldir.” Buyurmuştur…
Bu güzelliği tarih boyunca ecdadımız yaşatmış… Ve kıyamet sabahına kadar da bize emanet etmiştir…
Aziz Kardeşlerim!.. Regaip… Arzu, istek, emel ve tutku manasına gelen… Rağbet kelimesinin çoğuludur… Regaip denilmesinin sebebi… Biz dizginleyemediğimiz arzularımızı… Gem vuramadığımız isteklerimizi… Güç yetiremediğimiz tutkularımızı… Ve emellerimizi… Hesaba çekmek… Muhasebesini yapmak için… Bu gece bize fırsat olarak verildiğinden dolayı… Bu geceye Regaip Gecesi denilmiştir…
Kardeşlerim! .. Kur’an-ı Kerim’de bir sure var… Peygamberimizin çok zor yıllarında… Peygamberimize ve onun şahsında bütün Müslümanlara… Bir müjde olarak nazil olmuştur…
Bu surenin sonunda… Regaip kelimesine işaret eden. Bir kelime var…
وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ
““Rağbetiniz Rabbinize olsun…” İsteklerinizi… Emellerinizi… Tutkularınızı… Arzularınızı… Gözden geçirin… Rabbinizin rızasının dışına çıkmayın…”
Surenin adı İnşirah Suresi… Eminim çoğumuzun da ezbere bildiği bir sure bu… Kalplerimiz inşirah bulsun diye Bu sureyi okuruz…
Göğüsler daraldığı zaman… Gönül sıkıştığı zaman… İnsan bunaldığı zaman… İnşiraha ihtiyaç duyar… O darlığı… O zorluğu… O bunalımı ortadan kaldırmak için… Zaman zaman okuduğumuz bir sure… İnşirah Suresi… Çünkü İnşirah Suresi her türlü bunalımdan… Her türlü göğüs darlığından… Nasıl kurtulacağımızı bize öğretiyor… Çünkü İnşirah Suresi belimizi büken ağır yüklerden… Nasıl kurtulacağımızı bize öğretiyor… Çünkü İnşirah Suresi bize şanımızı nasıl yüceltiriz… Rabbimizin katında… Nasıl aziz bir ümmet oluruz… Bunun yolunu öğretiyor… Çünkü İnşirah Suresi zorlukların üstesinden nasıl geleceğimizi… Zorlukları kolaylığa nasıl dönüştüreceğimizi öğreten bir sure…
Sure şöyle başlıyor…
أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ
Peygamberimize hitaben…“Habibim biz senin göğsünü açmadık mı?..”
وَوَضَعْنَا عَنكَ وِزْرَكَ الَّذِي أَنقَضَ ظَهْرَكَ
““Belini büken ağır yüklerden seni kurtarmadık mı? ””
وَرَفَعْ نَا لَكَ ذِكْرَكَ
“Senin şanını… İzzetini yüceltmedik mi?..””
فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
““Şunu bilin ki… Her zorlukla beraber bir kolaylık vardır””
إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
““Her zorlukla beraber muhakkak bir kolaylık vardır.””
Aziz Kardeşlerim! Surede Allah, Peygamberimize hitap ediyor… Ama O’nun şahsında… Bütün Müslümanlara… Bütün mü’minlere hitap ediyor… Bütün mü’minlere şunu söylüyor… Daralan göğüslerinizi açmak istiyor musunuz?.. Her türlü bunalımdan kurtularak?.. Kalbinizi ferahlatmak… Kalbinizi sevinçle doldurmak istiyor musunuz?.. Belinizi büken ağır yüklerden kurtulmak istiyor musunuz?.. Şanınızı yüceltmek istiyor musunuz?.. Zorlukları kolaylığa dönüştürmek istiyor musunuz?..
Öyleyse iki şey yapın…
فَإِذَا فَرَغْتَ فَانصَبْ
Öyleyse… Hayatınızda hangi gaye için yaratılmışsanız onun için çalışın… Öyleyse gayret gösterin… Öyleyse hayatında hiçbir boşluk olmasın… Bir iş bittiği zaman… Hemen öbür işe başla… Çalış… Hayatın boşa geçmesin..
Peygamber Efendimiz (SAV)… “Kıyamet günü insanoğlu beş şeyden sorulmadan adımını atamaz” buyuruyor…
An umurihî fîma efnâhu… Ömrünü nerede tükettin…
Ve an şebâbihî fîma eblâhu… Gençliğini nerede tükettin…
Ve an mâlihî min eyne iktesebehû… Malını nereden kazandın…
Ve ilâ eyne enfektehu… Nereye harcadın…
Ve an ılmihî mâ amile bih… İlminle ne amel ettin
Aziz Kardeşlerim!.. İşte bütün bunları sağlamak için çalışmak gerekiyor… Allah için yorulmak gerekiyor… Allah için çaba göstermek gerekiyor… Ancak bir şartla
وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ
““Rağbetiniz Rabbinize olsun…” İstekleriniz… Arzularınız… Tutkularınız… Emelleriniz.. Sadece Rabbinizin rızası olsun…”
Rabbin rızası bütün insanlığa faydalı olan işlerdedir… Rabbin rızası bütün insanlık için yaptığınız işlerdir… Hak uğruna… Adalet uğruna… İyilik uğruna… Yaptığınız işlerdir…
Kısaca İnşirah Suresi bize… Daralan göğüslerinizi ferahlatmak istiyorsanız… Rabbiniz için çalışın… Rağbetiniz Rabbinizin rızası olsun… Eğer siz belinizi büken ağır yüklerden kurtulmak istiyorsanız… Öyleyse hayatınızda boşluk olmasın… Daima insanlık için… Hak için… Adalet için… İyilik için… Erdem için… İman için… Kur’an için… Çalışın… Ancak rağbetiniz sadece Rabbinize olsun…
Eğer şanınızı yüceltmek istiyorsanız… Yeniden aziz bir ümmet olmak istiyorsanız…
وَإِلَى رَبِّكَ فَارْ غَبْ فَإِذَا فَرَغْتَ فَانصَبْ
O zaman çalışın-çabalayın… Ama rağbetiniz Rabbiniz olsun… Makam-mevki… Şöhret… Tutku olmasın… Dünyalık olmasın… Dünya menfaati olmasın… Sadece Rabbinizin rızası olsun…
Eğer zorluklarınızı kolaya dönüştürmek istiyorsanız..
فَإِذَا فَرَغْتَ فَانصَبْ وَإِلَى رَبِّكَ فَارْ غَبْ
O zaman çalışın… Ve rağbetiniz, arzularınız… Sadece Rabbinizin rızası olsun…
Eğer zorluklarınızı kolaya dönüştürmek istiyorsanız O zaman Regaibiniz… Bütün rağbetleriniz… Rabbinizin rızası olsun…
Kur’an-ı Kerim’den iki ayet okuyarak sözlerimi bitiriyorum… Cenab-ı Hakk şöyle buyuryor: (ZÜMER;22)
أَفَمَن شَرَحَ اللَّهُ صَدْرَهُ لِلْإِسْلَامِ
فَهُوَ عَلَى نُورٍ مِّن رَّبِّهِ
“Allah’ın göğüslerini İslam’a açtığı insanlar… Rabbinden bir nûr üzere olurlar… Bir ışık üzere olurlar Yolları aydınlık olur…”
فَوَيْلٌ لِّلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُم مِّن ذِكْرِ اللَّهِ
Allah’ın kelamı karşısında… Kalpleri kaskatı olanlara yazıklar olsun… Kalplerinde iman olmayan… Kalplerinde merhamet olmayan… Kalplerinde yetime, fakire, miskine şefkat olmayan… O kaskatı kalplere yazıklar olsun…
أُوْلَئِكَ فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ
“Bunlar apaçık delalette olurlar…”
Başka bir ayet-i kerimede Cenab-ı Mevla şöyle buyuruyor; (ENAM;125)
فَمَن يُرِدِ اللّهُ أَن يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلإِسْلاَمِ
“Allah her kime hidayet murad ederse… Onun göğsünü… Kalbini… Ruhunu İslam’ın rahmetine açar”
وَمَن يُرِدْ أَن يُضِلَّهُ
“Ama kim delaleti seçerse… Kim hidayetin dışında… İslam’ın dışında bir yola saparsa…”
يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا
“Onun göğsünü daraltır…”
حَرَجًا
“Kalbi sıkıntı dolar… Kalbine huzursuzluk dolar… O kalp huzur bulmaz… O kalbin huzur bulması mümkün değildir…”
كَأَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَاء
“Göğe yükselen insan gibi nefes alamaz olur… Göğe yükselen insan… Sürekli yükseldikçe nefesi daralır… Gönlü sıkıntı dolar…”
Aziz Kardeşlerim! İşte bizi bütün bu dar göğüslerden… Bu bunalmış kalplerden… Bu sıkılmış yüreklerden… Kurtulmanın yolunu gösteriyor Regaip Kandili… Ve diyor ki… Kalbinizi İslam’a açın… Kalbinizi İslam’ın rahmetine açınız… Bunun için de…
فَإِذَا فَرَغْتَ فَانصَبْ
“Çalışınız… Hayatınızda boş bir an olmasın…”
وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ
“Rağbetiniz sadece Rabbinize olsun…”
Kandiliniz mübarek olsun… Aziz milletimize Cenab-ı Hakk… Ebediyete kadar… Nice huzur dolu… Barış dolu… Kandiller lutfetsin…
Alem-i İslam inşirahı unuttu… Bütün göğüsler daraldığı için… Bunaldığı için… İnşirahtan uzaklaştık…
Yüce Rabbimiz bu Regaip Kandili hürmetine… Üç aylar hürmetine… Ramazan-ı Şerif hürmetine… Alem-i İslam’a inşirah versin… İslam ümmetini yeniden aziz bir ümmet eylesin… Regaip Kandiliniz mübarek olsun…
Rağbetiniz sadece Rabbinize olsun… Şanınız yüce olsun… Zorlarınız kolay olsun… Sinemizdeki ağır yüklerden kurtularak… Gerçek özgürlüğe kavuşmayı… Allah bize lütfetsin…
Göğüsleriniz inşirah bulsun… Kalpleriniz itmi’nam bulsun…(RÂD;28)
الَّذِينَ آمَنُواْ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ اللّهِ
“Onlar ki; iman ederler… Ve kalpleri Allah’ı zikrederek… Allah’ı anarak mutmain olurlar…”
أَلاَ بِذِكْرِ اللّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ
“Dikkat edin… Dikkat edin kalpler ancak Allah’ı zikrederek huzur bulur… Kalpler ancak Allah’ı anarak mutmain olur…”
Allah kalplerimizi gerçek itmi’nana kavuşan… Göğüslerimizi inşiraha kavuşan kullarından eylesin…
