REGAİB KANDİLİ (2)
Bizleri yoktan var eden, varlığından haberdar eden, bizleri İslam’la şereflendiren, bizleri bu mübarek mevsimlere tekrar kavuşturan Cenab-ı Rabbil Alemin’e sonsuz hamd-ü senalar olsun.
Yolumuzu aydınlatan,
وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمٖينَ
ayetinde bildirildiği üzere bütün âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV) Efendimize sonsuz salat-ü selam olsun…(ENBİYA;107)
Değerli Mü’minler!.. Öncelikle Allah’ın rahmeti, bereketi üzerinize olsun… Kandiliniz mübarek olsun…
Kandilimizin, kandillerimizin karanlıklar içerisinde acılar çeken gönül coğrafyamıza, Alem-i İslam’a huzur getirmesini, barış getirmesini niyaz ediyorum… Devam eden malum salgın hastalıkla mücadele eden bütün insanlığın sağlık, sıhhat ve huzura kavuşmasına vesile olsun inşallah…
Bu gece Regaib Kandili… Regaib; rağbet kelimesinin çoğuludur… Rağbet de; arzu, istek, emel, tutku manasına gelir Bu vesileyle; bu mübarek Regaib Gecesinde bize düşen görev şudur… Bu gece arzularımızı, isteklerimizi, tutkularımızı, emellerimizi yeniden gözden geçirmemiz lazım…
Yaşadığımız şu zamanda görüyoruz; hiçbir şeyin değeri, kıymeti kalmadı artık Hiç kimse hiçbir şeyden mutlu olamaz oldu… Bu gün insanlığın içine düştüğü değersizleştirme girdabının en büyük sebebi, insanoğlunun o sınır tanımayan arzuları, tutkuları ve emelleridir…
Nelerdir bunlar?.. Güç tutkusu… Servet tutkusu… Şehvet tutkusu… Makam-mevki tutkusu… Hiç istisnasız, hepimiz, hiçbir şeyle yetinemiyoruz… Sahip olduğumuz her şeyin hep daha fazlasını, hep daha güzelini istiyoruz
İşte bütün bunlar insanoğlunu kötülüklere sevk ediyor Böylece bütün insanlık, hepimiz bir değersizleşme girdabına sürükleniyoruz…
İşte Rağbet anlamına gelen bu Regaib Kandili bize bunu gösteriyor… İsteklerimizi, arzularımızı, emellerimizi, tutkularımızı yeniden gözden geçirerek; iyiye, doğruya yöneltmeyi, ahlaka ve hikmete gitmeyi, rağbetimizi sadece Rabbimize yöneltmeyi öğretiyor bize bu mübarek gece…
Kur’an-ı Kerim’de bir sure var Birçoğumuzun da eminim ezbere bildiği bir sure bu İçimiz sıkıldığında, daralıp bazen adeta nefes alamaz hâle geldiğimiz zaman okuduğumuz bir sure… İnşirah Suresi…
Peygamber Efendimiz (SAV)’e birçok müjdeyi içinde veren bir suredir bu… Bu surede Cenab-ı Hak Peygamberimizin şahsında bizlere mesaj veriyor… Bizim gönül dünyamızı iman hikmetine nasıl açacağımızı öğretiyor bize…
Biz göğsümüzü İslam’a açtığımız zaman; arzularımızı, emellerimizi ve tutkularımızı Rabbimize yönelttiğimiz zaman nelere muvaffak olacağımızı bize öğreten bir suredir İnşirah Suresi…
Şimdi şu mübarek gecede gelin bu sureyi birlikte okuyalım… Ve hep beraber anlamaya çalışalım…
وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ
وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ اَلَّذٖى اَنْقَضَ ظَهْرَكَ
اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ
اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ
“Habibim biz senin göğsünü açmadık mı?..”
Burada, bu ayette göğüsten maksat; imanın merkezi olan kalbi, İslam’ın hikmetine açmak demektir.
Nitekim Cenab-ı Hak bunu bize Zumer Suresi’nde de şöyle anlatıyor…(ZUMER;22)
اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّهٖ
Bu ayette Allah’ın göğsünü İslam’ın hikmetine açtığı kimsenin, Rabbinden bir nur üzere olduğu bildiriliyor… Yani Cenab-ı Hakk’ın kalbini İslam’a açtığı kimse oluyor bu… Sonra ayetin devamında ise;
فَوَيْلٌ لِلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ مِنْ ذِكْرِ اللّٰهِ
“Buyurularak Allah’ı anmak hususunda kalbi katılaşanlardan bahsediyor Cenabı Hak…”
Eğer bir kalp zikirden yani Allah’ı anmaktan uzaklaşırsa kaskatı kesilir… Ben demiyorum bunu, o kalbi yaratan Cenab-ı Hak söylüyor… Zikirden uzaklaşan kalp nura kapanır Allah’ı anmayan, Allah’ı tanımayan bir insanın kalbi İslam’a açılmaz diyor Cenab-ı Hakk…
Yine başka bir surede de Hz. Musa Peygamberi görevlendirirken,
اِذْهَبَا اِلٰى فِرْعَوْنَ اِنَّهُ طَغٰى
Firavun’a gidin, çünkü o azgınlık içerisindedir diyor… Cenab-ı Hakk’ın bu emrini alan Musa Peygamber ellerini açıyor ve şöyle dua ediyor Cenab-ı Allah’a…
رَبِّ اشْرَحْ لٖى صَدْرٖی
“Rabbim benim göğsümü aç, bana genişlik ver… Kalbimi Din-i Mübin-i İslam’ın hikmetine aç… Kalbimi ilahi nura aç Kalbim aydınlansın, güçleneyim”
وَيَسِّرْ لٖى اَمْرٖی
“Ve bana verdiğin bu emirde, bana verdiğin bu vazife de işimi kolaylaştır… Böyle dua ediyor Musa Peygamber…(TA-HA; 43 ve 25-26)”
Şimdi tekrar İnşirah Suresine dönecek olursak…
اَلَّذٖى اَنْقَضَ ظَهْرَكَ وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ
“Biz senin belini büken yükleri üzerinden alarak, göğsünü, kalbini İslam’a, Allah’ın nuruna açmadık mı?..”
وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ
“Biz senin şanını yüceltmedik mi?..”
Peygamber Efendimizin şahsında her Müslümana yani bizlere birer hitaptır bu sure… Yani sadece Peygamberimize söylemiyor, bizlere de söylüyor bunları Cenab-ı Allah…
فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
“Muhakkak her zorlukla beraber bir kolaylık vardır…”
اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
“Merak etme sen, her zorlukla beraber bir kolaylık mutlaka vardır…”
Muhterem Mü’minler!.. Şimdi surenin sonuna geliyoruz… Cenab-ı Hak buraya kadar bizi rahatlatıyor. Fakat sure burada iki tane emirle bitiyor… Şimdi dikkatli dinleyelim burayı… Bakalım Cenab-ı Hak neleri emrediyor bize surenin sonunda
فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ
“Boş bulunduğun her vakit mutlaka çalışın… İnsanlık için yorulun… İnsanlık için değer üretin… İnsanlığın hayrına çalışıp çabalayın, gayret edin”
Ancaak; istekleriniz, arzularınız, emelleriniz, rağbetiniz sadece kendi nefsiniz için olmasın… Sadece kendi tutkularınız için olmasın
Sadece kendi menfaatleriniz için olmasın Sadece kendi arzularınızı ve tutkularınızı tatmin etmeye çalışmayın Ya nasıl olsun?.. İşte surenin son ayetinde de bunu yani nasıl olması gerektiğini söylüyor bize Cenab-ı Allah…
وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ
“Öyle ise; rağbetiniz Rabbin rızasını kazanmak için olsun Emelleriniz, arzularınız, istekleriniz sadece Allah rızası için olsun”
Eğer böyle yaparsanız, eğer böyle olursanız bütün insanlık sizden istifade eder… O takdirde Allah da size her zaman bir kolaylık verir Her zaman sizi genişletir…
Hiçbir zaman sizi dara düşürmez Sıkıntıya sokmaz… Ne bu dünyada ne öbür dünyada sıkıntı çekmezsiniz…
O halde bizler Müslümanlar olarak; yeryüzünde boş vakit geçirmeyeceğiz Boşu boşuna yaşamayacağız
Hayatın anlamını bilerek, yaratışımızın gayesini yani neden yaratıldığımızı dikkate alarak, bunu her zaman hatırımızda tutarak çalışır ve üretirsek, rağbetimiz Rabbimize yönelik olursa, yaptığımız her işte öncelikle Allah rızasını gözetirsek Cenab-ı Allah da bizim gönül dünyamızı İslam’ın hikmetine açıyor. Bu bir…
İkincisi; Sinelerin en büyük yükü olan günahlardan bizi arındırıyor… Bu da iki…
Üçüncüsü ise; şanımızı, izzetimizi, onurumuzu yüceltiyor
Sonuncusu ise; bunları yaparsak, böyle bir hayat yaşar, böyle bir hayatın içinde olursak, bütün zorluklarımızı kolay kılıyor… Zorluklarla birlikte kolaylıklar lutfediyor bize
İşte bu gece; rağbet edilen anlamına gelen bu Regaib Gecesi biz Müslümanlar bu müjdelere nail olmuş oluyoruz
İşte bu gün şu mübarek Regaib Kandilinde yapacağımız şey bu Birey olarak ve ya toplum olarak, vel hasılı insan olarak her birimizin bir takım emelleri var… Tutkularımız var Bu güç tutkusu olabilir… Servet tutkusu olabilir… Başka tutkular olabilir… Neticede hepimiz insanız… Bu gece bütün bu tutkularımızı, istek ve arzularımızı gözden geçirmeliyiz
Eğer bunu yaparsak, yani istek ve arzularımızı gözden geçirirsek, bütün istek ve arzularımızda önceliğimiz Allah rızası olursa, Cenab-ı Hak bizim gönüllerimizi İslam’a açmış oluyor… Bizleri günah yükünden kurtarıyor Şanımızı, onurumuzu yüceltiyor ve en önemlisi de bize zorluk göstermiyor, bizi sıkıntıya düşürmüyor, bütün zorluklarımızı kolay kılıyor…
Cenab-ı Hak; her birimizin göğüs kafesinde saklı, beden ülkesinin sultanı olan o gönül dünyamızı Kur’an’dan, İslam’dan, İslam’ın hikmetinden, Allah’ın nurundan ayırmasın
Cenab-ı Hak dünya hayatının gailesi içinde yaptığımız hataları, gaflete düşüp işlediğimiz günahları affeylesin…
Cenab-ı Hak, hem birey olarak, hem de İslam Ümmeti olarak kaybettiğimiz izzeti bizlere yeniden lutfeylesin inşallah…
REGAİB KANDİLİ DUASI-2022
Bu gece şu mübarek Regaib Kandili hurmetine senin rızanı umarak camimizde toplandık, huzuruna geldik, boynumuzu büktük, ellerimizi açtık, bizleri kapından, huzurundan boş çevirme Ya Rabbi!..
Kur’an ile bizleri huzura ve mutluluğa ulaştır Ya Rabbi!..
Bizler Kur’an’ı okumayı, anlamayı ve yaşamayı nasib eyle Ya Rabbi!..
Yaptığımız hatalara, kusurlara, günahlara pişman olduk, tövbe ediyoruz; şu mübarek gecenin hurmetine bizleri bağışla Ya Rabbi!..
Bizi Sırat-ı Müstakim üzere daim eyle Ya Rabbi!..
Şeytanın kalbimize girip bizi saptırmasına fırsat verme Ya Rabbi!..
Zikrinle kalplerimizi nurlandır, sevginle kalplerimizi doldur, rahmetini bizden esirgeme Ya Rabbi!..
Bazı yüzlerin ağarıp, bazılarının kararacağı o günde, yüzleri ak, gönlü pak olan; Peygamberimizin hamd sancağı altında toplanan mesut ve bahtiyar kullardan olmayı, onlarla beraber cennete girmeyi ve cemalini seyretmeyi bizlere nasib eyle Ya Rabbi!..
Mülkün sahibi sensin Dilediğine verir, dilediğinden alırsın Hayır senin elinde, sen her şeye kadirsin Kalplerimizi doğru yola ilet ve bir daha eğriltme Ya Rabbi!..
Bize hem bu dünyada, hem de öbür dünyada iyilik ver… Bizi cehennem azabından koru Ya Rabbi!..
Sen affedicisin, affetmeyi seversin; bizi affeyle Ya Rabbi!..
Bizi korktuklarımızdan emin eyle, umduklarımıza nail eyle Ya Rabbi!..
Yurdumuzu, milletimizi ve bütün İslam diyarını her türlü afetlerden, belalardan, musibetlerden ve düşman istilasından koru Ya Rabbi!..
Ülkemize kasteden iç ve dış düşmanlara ve hainlere fırsat verme Ya Rabbi!..
Birlik ve beraberliğimizi bozma Ya Rabbi!..
Bu ordu İslam’ın son ordusu; ordumuzu hainlere, zalimlere karşı muzaffer eyle Ya Rabbi!..
Vatanımızı ve milletimizi ilelebet payidar eyle Ya Rabbi!..
Gölümüzdeki İslam nurunu söndürmek isteyenlere fırsat verme Ya Rabbi!..
Hakkı, hak olarak görmeyi ve ona uymayı; batılı batıl olarak görmeyi ve ondan kaçınmayı bizlere nasib eyle Ya Rabbi!..
Okuduğumuz Kur’an-ı Kerim’i, getirilen tekbirleri ve salat-ü selamları dualarımızla birlikte kabul eyle Ya Rabbi!..
Hasıl olan sevabı peygamberlerin ilki Hz. Adem ile sonuncusu Hz. Muhammed Mustafa (SAV) ve her ikisi arasında gelmiş-geçmiş bütün peygamberlerin mübarek ruhlarına hediye eyledik kabul eyle Ya Rabbi!..
Peygamber Efendimizin âlinin, ezvacının, ashabının ve etbaının ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle Ya Rabbi!..
Evliyanın, asfiyanın, alimlerimizin ve ahirete imanla gitmiş bütün mü’minlerin ruhlarına hediye eyledik vasıl eyle Ya Rabbi!..
Şu mübarek gecende senin evinde sana misafir olup ellerini açıp amin diyen şu cemaatin bütün geçmişlerinin ruhlarına hediye eyledik kabul eyle Ya Rabbi!..
Bu mabedin yapımından bu güne kadar burada emeği olan ve rahmeti rahmana kavuşmuş olan ecdadımızın ruhlarına hediye eyledik haberdar eyle Ya Rabbi!..
Şu mübarek gecede sadece senin rızanı umarak ikramda bulunan kardeşimizin bütün geçmişlerine hediye ediyoruz, kabul eyle Ya Rabbi!..
Gönderdiğin Tevrat, Zebur, İncil ve Kur’an hurmetine, bütün sevdiklerin ve Habibin Hz. Muhammed Mustafa (SAV) hurmetine dualarımızı kabul eyle Ya Rabbi!..
Recep ve Şaban ayını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a kavuştur Ya Rabbi!..
Üç ayları yeniden dirilişimize vesile kıl Ya Rabbi!..
Son nefeste cümlemize iman ve Kur’an selameti ile
-buyrun- “Eşhedü enla….” Kelimei-i şehadeti getirmeyi nasib eyle Ya Rabbi!..
Bize dünyada ve ahirette iyilik ve güzellik ver Ya Rabbi!..
Bizi, annemizi-babamızı ve bütün mü’minleri bağışla Ya Rabbi!..
Yapmış olduğumuz duaları Mescid-i Haram’da, Arafatta; Ravza-i Mutahhara’da ve dünyanın her yerinde Allah dostlarının gözyaşları içinde yaptıkları o kabul olunan dualara ilhak eyleyip kabul eyle Ya Rabbi!..
