Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Regaip Kandili: Neye Rağbet Ediyorsak Onunla Haşrolacağız

MEHMET ERÇELİK

REGAİB KANDİLİ VAAZI

REGAİB KANDİLİ: NEYE RAĞBET EDİYORSAK O’NUNLA HAŞROLUNACAĞIZ


HEVÂSINI İLAH EDİNENLER İÇİN SON ŞANS: REGAİB GECESİ

اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

الحمد لله رب العالمين والصلاه والسلام على رسولنا محمد وعلى اله وصحبه اجمعين

AZİZ VE KIYMETLİ MÜMİNLER!

Bizler bugün burada Regaib Kandilini, üç ayların mübarek iklimini, kalbimizin yönünü yeniden Allah Teâlâ’ya çevirmeyi ve Efendimizin (S.a.v.) rehberliğinde bir hayat sürmeyi konuşmaya geldik. Ancak bugün buraya sadece takvimsel bir yıldönümünü idrak etmek, kuru bir merasim icra etmek için toplanmadık. Yeryüzünün nefsi arzularla çalkalandığı, kalplerin dünyalık sevdalarla katılaştığı bir devirde; Regaib’in hakiki manasını tefekkür etmek, arzularımızı Rabbimizin rızasına tabi kılmak ve davasıyla dirilmek için bir aradayız.

Regaib; "rağbet edilen", yani kalbin yöneldiği, arzuladığı ve sığındığı şeylerin adıdır. Öyleyse başımızı iki elimizin arasına alıp sorma vakti: Biz bugün neye rağbet ediyoruz? Kalbimiz neyin peşinde koşuyor?

Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:

فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ

(Öyleyse, bir işi bitirince diğerine koyul. Ve ancak Rabbine rağbet et [yalnız O’na yönel].)

(Kaynak: İnşirâh Sûresi, 94/7-8)

Bu ilahi emri tasdik eden bir hadis-i şerifinde Peygamber Efendimiz (S.a.v.) şöyle buyurur:

اَلْكَيِّسُ مَنْ دَانَ نَفْسَهُ وَعَمِلَ لِمَا بَعْدَ الْمَوْتِ وَالْعَاجِزُ مَنْ اَتْبَعَ نَفْسَهُ هَوَاهَا وَتَمَنّٰى عَلَى اللّٰهِ

(Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Âciz kişi ise nefsini arzularına [hevâsına] tabi kılan ve buna rağmen Allah’tan bağışlanma umandır.)

(Kaynak: Tirmizî, Sıfatü'l-Kıyâme, 25 [No: 2459]; İbn Mâce, Zühd, 31 [No: 4260] - Sahih)

Regaib gecesi camiye gelip el açıyoruz. Peki, camiden çıkınca kalbimiz neye rağbet ediyor? Gün boyu paraya, makama, şöhrete, şehvete ve kul hakkına rağbet edip, senede bir gece 'Yâ Rabbi sana yöneldim' demek ikiyüzlülüktür! Kalbini hangi fani şeyle doldurduysan, senin ilahın o olmuştur. Eğer arzuların seni Allah’ın şeriatından uzaklaştırıyorsa, bu gece tövbe etmek için son şansındır. Unutma; neye rağbet ediyorsan, ahirette onunla haşrolunacaksın!

Kalbini fani arzulara teslim edenleri Rabbimiz şöyle haber verir:

اَفَرَاَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ اِلٰهَهُ هَوٰيهُ وَاَضَلَّهُ اللّٰهُ عَلٰى عِلْمٍ

(Nefsinin kötü arzularını kendine ilah edinen ve Allah’ın bir bilgiye göre saptırdığı kimseyi gördün mü?)

(Kaynak: Câsiye Sûresi, 45/23)

Resûlullah (S.a.v.) Efendimiz ise dünya arzularına kul olanların durumunu şöyle beyan eder:

تَعِسَ عَبْدُ الدِّينَارِ وَعَبْدُ الدِّرْهَمِ وَعَبْدُ الْخَمِيصَةِ

(Dinarın kulu, dirhemin kulu, lüks elbise ve servetin kulu olan kahrolsun, yüzü koyun düşsün!)

(Kaynak: Buhârî, Cihâd, 70 [No: 2887] - Sahih)

Üç ayların ilk müjdecisi geldi diye seviniyoruz. Neyin sevinci bu? Geçen yılın Regaib’inden beri hayatımızda ne değişti? Namazlarımız hâlâ kazaya kalıyor, dilimiz hâlâ gıybet ve yalan üretiyor, kazancımıza hâlâ haram karışıyor. Dehşete düşmek için ölümün gelmesini mi bekliyoruz? Bu gece sarsılma gecesidir. Eğer bu kandil de bizi günah bataklığından çekip çıkaramayacaksa, manen ölmüşüz demektir. Kupkuru tövbelerle kendimizi uyutmayı bırakalım!

Ahireti unutup dünyaya dalanlar hakkında Rabbimiz şöyle uyarır:

كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَۙ وَتَذَرُونَ الْاٰخِرَةَۜ

(Hayır, hayır! Doğrusu siz çabuk geçen dünyayı seviyorsunuz da ahireti bırakıyorsunuz.)

(Kaynak: Kıyâmet Sûresi, 75/20-21)

Peygamber Efendimiz (S.a.v.) ise dünya sevgisinin kalbi nasıl tehlikeye attığını şöyle ifade eder:

مَنْ اَحَبَّ دُنْيَاهُ اَضَرَّ بِاٰخِرَتِه۪ وَمَنْ اَحَبَّ اٰخِرَتَهُ اَضَرَّ بِدُنْيَاهُ فَاٰثِرُوا مَا يَبْقٰى عَلٰى مَا يَفْنٰى

(Kim dünyasını çok severse ahiretine zarar verir. Kim de ahiretini severse dünyasına zarar verir. Öyleyse geçici olana değil, kalıcı olana rağbet edin!)

(Kaynak: Ahmed bin Hanbel, Müsned, 4/412 [No: 19717]; Hâkim, Müstedrek, 4/356 [No: 7906] - Sahih)

Korkun o günden ki, peşinden koştuğunuz, uğruna dininizi feda ettiğiniz o dünyalık arzuların hiçbiri yanınızda olmayacak. Kabir karanlığına tek bir kefenle girdiğinde, rağbet ettiğin o lüks arabalar, banka hesapları, alkışlayan dostlar seni terk edecek. Geriye sadece yüz çevirdiğin seccaden, arkana attığın Kur'an kalacak. O dehşet anında Allah'ın huzuruna fani arzuların kölesi olarak çıkmaktan daha büyük bir felaket var mıdır?

Geçici süslere aldanmamamız gerektiğini Rabbimiz şöyle bildirir:

اِعْلَمُوٓا اَنَّمَا الْحَيٰوةُ الدُّنْيَا لَعِبٌ وَلَهْوٌ وَز۪ينَةٌ وَتَفَاخُرٌ بَيْنَكُمْ وَتَكَاثُرٌ فِي الْاَمْوَالِ وَالْاَوْلَادِ

(Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda bir övünme ve mallarla evlatlarda bir çoğalma yarışından ibarettir.)

(Kaynak: Hadîd Sûresi, 57/20)

Efendimiz (S.a.v.) de insanın kabre girdiğinde yalnız kalacağını şöyle haber vermektedir:

يَتْبَعُ الْمَيِّتَ ثَلَاثَةٌ فَيَرْجِعُ اثْنَانِ وَيَبْقٰى مَعَهُ وَاحِدٌ يَتْبَعُهُ اَهْلُهُ وَمَالُهُ وَعَمَلُهُ فَيَرْجِعُ اَهْلُهُ وَمَالُهُ وَيَبْقٰى عَمَلُهُ

(Ölüyü kabre kadar üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. İkisi geri döner, biri onunla kalır. Ailesi ve malı geri döner; ameli ise onunla baş başa kalır.)

(Kaynak: Buhârî, Rikâk, 42 [No: 6514]; Müslim, Zühd, 5 [No: 2960] - Sahih)

Aziz müminler! Neye rağbet edersek amelimizi o şekillendirecektir. Malın ve evladın fayda vermediği o güne hazırlık yapmayan kimse, kabirde tek başına kaldığında sonsuz bir pişmanlığa sürüklenecektir. Bugün fırsat eldeyken, nefsimizin fani isteklerini bir kenara bırakıp Yüce Rabbimizin emrettiği ibadetlere, dosdoğru amellere ve helal kazanca yönelmek zorundayız.

Rabbimiz O'na samimiyetle tövbe edip yönelmemizi emrederek şöyle buyurmaktadır:

وَتُوبُوٓا اِلَى اللّٰهِ جَم۪يعاً اَيُّهَ الْمُؤْمِنُونَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

(Ey iman edenler! Hepiniz topluca Allah’a tövbe edin ki kurtuluşa eresiniz.)

(Kaynak: Nûr Sûresi, 24/31)

Efendimiz (S.a.v.) de günahlardan tövbe edip Allah'a rağbet edenlerin müjdesini şöyle bildirir:

اَلتَّائِبُ مِنَ الذَّنْبِ كَمَنْ لَا ذَنْبَ لَهُ

(Günahından tam olarak tövbe eden kimse, hiç günah işlememiş gibidir.)

(Kaynak: İbn Mâce, Zühd, 30 [No: 4250] - Sahih)

Gelin bu geceyi süslü lakırdılarla ve sahte avunmalarla zayi etmeyelim. Kalbimizden fani ilahları çıkarıp tek olan Allah Teâlâ’ya rağbet edelim. Hayatımızı, ticaretimizi, ailemizi ve ahlakımızı Resûlullah (S.a.v.) Efendimizin sünnetine göre yeniden inşa edelim.

Rabbim bizleri nefsinin esiri olanlardan değil; samimiyetle Kendisine tövbe eden, yalnız O’na rağbet eden ve mahşer günü rızasına kavuşan bahtiyar kullardan eylesin. Amin.

HAZIRLAYAN MEHMET ERÇELİK