T Ö V B E
Kulun işlediği kötülük ve günahlara pişman olup, o günahları terk ederek Allah'a yönelmesine… Allah’ın emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmak suretiyle, Allah'a sığınarak O’ndan bağışlanmasını dilemesine tövbe denir
Tövbenin özünde pişmanlık vardır… Hakiki bir tövbe için… Kulun -1- Nefsiyle hesaplaşması gerekir… -2- Nefsiyle mücadele etmesi gerekir…
Peki; günah nedir o zaman?.. Peygamberimiz günahı şöyle tarif ediyor… “İnsanın içini tırmalayan şey günahtır… İnsanın vicdanını rahatsız eden şey günahtır… Başkalarının haberdar olmasını istemediği… Başkalarının duymasını… Bilmesini istemediği şey günahtır ”(Müslim, Birr, 15.
İşte Değerli Kardeşlerim!.. Tövbenin başlangıcı işte bu vicdani rahatsızlıktır Eğer bir insanın vicdanı yaptığı bir şeyden rahatsızsa… O insan yaptığı o şeyden ‘ben bunu niye yaptım’… ‘Keşke yapmasaydım’ diye pişmanlık duymaya başlar… İşte bu pişmanlık tövbenin ilk şartıdır… Yani önce vicdanın rahatsız olacak… Ve pişman olacaksın… Ben bunu niye yaptım diye…
Peygamberimiz, “
تَوْبَةٌ النَّدَمُ
““Günahtan pişmanlık duymak… Tövbedir.” İbnHanbel,I,423 buyuruyor…”
Bir diğer hadisinde ise… “Günahtan tövbe etmek… Günahı terk edip bir daha ona dönmemektir ” İbn Hanbel, I, 446. buyuruyor…
Sonuçta hepimiz insanız… Beşeriz… İnsan olman hasebiyle bir hataya düştün, ama vicdanen rahatsız oldun… Pişman oldun… O zaman hemen istiğfar edeceksin… Yani, Allah'tan, affetmesini isteyeceksin… Böylece tövben tamamlanmış olacak… Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor…
اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُوا اِلَيْهِ
“Diyor…”
اسْتَغْفِرُوا رَبَّكُمْ
“Önce… Rabbinizden sizi bağışlamasını isteyin…”
ثُمَّ تُوبُوا اِلَيْهِ
“Ondan sonra ona tövbe edin.” Hûd, 3 diyor.”
Kur’an-ı Kerim’de, ‘tövbe’ kelimesi 87 yerde geçiyor Kur’an bu ayetlerde bütün mü’minlerin tövbe etmesini emrediyor Günahlardan kurtulma yolunun tövbe olduğunu bildiriyor
Tövbesi kabul edilen kimsenin kurtuluşa erdiğini haber veriyor… Dolayısıyla hatasız-kusursuz kul olmayacağını bildiriyor Kur’an
Tövbe, ilk insan olan Hz. Âdem Peygamber'le başlar… Tövbe kulluğun bir göstergesidir Tövbe hususunda Kur’an bazı peygamberlerin tövbelerinden de örnekler veriyor bize Cenab-ı Allah, peygamberlerine de tövbe istiğfar etmeyi emrettiğini haber veriyor Kur’an’da… Allah Teâlâ’nın emirlerine herkesten çok uyan Peygamber Efendimiz de… İşte bu ayetlerdeki tövbe emrine uyarak, her gün defalarca tövbe ederdi… Bir hadis-i şeriflerinde…
اَلتَّوْبَةُ تَجُبُّ مَا قَبْلَهُ
““Tövbe, kendinden önceki günahları silip atar.” buyuran Peygamberimiz;”
يَا أَيُّهَا النَّاسُ
“diyor… Ey insanlar!..”
تُوبُوا إِلَى اللَّهِ
“llah'a tövbe ve istiğfar edin”
فَإِنِّي أَتُوبُ فِي الْيَوْمِ إِلَيْهِ مِائَةَ مَرَّةٍ
“Ben günde yüz defa tövbe ediyorum."(Müslim, Zikir, 12/7034) diyor…”
Değerli Mü’minler!.. Sadece peygamberlere mahsus olan bazı sıfatlar vardır… Peygamberlerin hepsi bu sıfatlara sahiptir… Hiç eksiksiz bir şekilde… Peygamberlerin bu sıfatlarından birisi de… “İsmet” sıfatıdır… Yani peygamberler günah işlemekten uzaktır
Yani Peygamberler ne peygamber olmadan önce, ne de peygamber olduktan sonra; asla günah işlemezler… Dolayısıyla, Peygamberlerin hiçbir günahı bulunmadığını biliyoruz Buna rağmen bizim Peygamberimiz her gün defalarca tövbe-istiğfar ettiğini söylüyor… Bunun sebebi şu… Peygamberimiz aslında bize tövbe ve istiğfârın önemini göstermek istiyor… Bunu anlatmaya çalışıyor…
Bu durum karşısında bizim şöyle düşünmemiz gerekiyor… Benim peygamberim hiç günahı olmadığı halde, her gün bu kadar tövbe ediyorsa, günahlara boğulmuş olan benim, demek ki devamlı tövbe istiğfar etmem lazım… Ben binlerce defa tövbe ve istiğfâr etsem bile az gelir… İşte bizim böyle düşünmemiz lazım Böyle bir hayat yaşamamız lazım…
Hz. Ali, dünyada Allah-u Teâlâ’nın azâbından kurtulmanın iki yolu olduğunu söylüyor Bunun biri; Peygamberimizin varlığıdır diyor Yani Peygamberimiz dünyadayken Allah şu dünyada hiç kimseye azap etmeyecek…
Değerli Kardeşlerim!.. Ne yazık ki bizler Peygamberimizin yaşadığı zamana yetişemedik… Ondan asırlar sonra dünyaya geldik… Onu şu dünya gözüyle görebilmemiz imkânsız… Demek ki biz bu fırsatı kaçırmışız
Geriye sıkı sıkı tutunmamız gereken, Hz.Ali’nin haber verdiği ikinci bir yol kalıyor O da tövbe istiğfâr etmek Yani bizim için Allah’ın azabından kurtulmanın tek yolu var, o da tövbe istiğfar etmek… Hz.Ali bunu kafasından uydurmuyor… Hz.Ali aslında Kur’an’dan bir ayetin açıklamasını yapıyor bize… Şu ayetin tefsirini yapıyor…
وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ فٖيهِمْ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ
“Ne diyordu Hz.Ali… Allah’ın azabından kurtulmanın iki yolu var diyordu… Birincisi Peygamberimizin varlığıydı…”
وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ فٖيهِمْ
““Sen onların içlerinde bulunduğun müddetçe… Allah onları azaba uğratmayacaktır… Biz bunu kaçırdık… Gelelim ikincisine…”
وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ
“Eğer onlar bağışlanmalarını dilerlerse… Eğer onlar af ve mağfiret dilerlerse… Eğer onlar tövbe ederlerse… Allah kendilerine azâb etmez” [Enfâl, 33].”
Değerli Mü’minler!.. Bu âyet-i kerimede; bizi bağışlamasını dilediğimiz sürece, bizi azaba uğratmayacağını vaad ediyor Cenab-ı Allah Elimizde böylesine sağlam bir garanti varken hiç ümitsiz olmayalım… Ve her zaman tövbe istiğfar edelim Allah’a… Peygamberimiz…
كلٌّ بَنِى آدَمَ خَطَّاءٌ
“Bütün insanlar hatalıdır diyor… Yani hatasız kul olmaz diyor… Herkes günaha düşebilir diyor… Ama…”
وَخَيْرُ الخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ
“atalı insanların… Allah katında en makbul olanları tövbe edenleridir diyor…(Tirmizî, Kıyâmet 50, (2501)”
Biz her zaman şuna inanıp güveneceğiz:
التَّائِبُ مِنَ الذَّ نْبِ كَمَنْ لا ذَنْبَ لَهُ
“Günahlarından tevbe eden, günahı olmayan kimse gibidir Tövbe eden kimse sanki o günahı hiç işlememiş gibi olur…”
Tabii ki hiç kimse günah işlemek istemez Herkes günahsız, tertemiz bir hayat yaşamak ister… Fakat insanın hatalardan kurtulması, melekler gibi günahsız olması… Böyle bir şey mümkün değil… O halde yapacağımız şey şu… Tövbe etmeyi geciktirmeyeceğiz Daha sonra yaparım diye düşünmeyeceğiz Çünkü ölümün bize ne zaman geleceğini bilemeyiz… Ölümün bizi nerede yakalayacağını bilmiyoruz Ölümün bize nasıl geleceğinden de hiç haberimiz yok… Belki -Allah korusun- bir günahı işlerken gelecek…
Muhterem Mü’minler!.. Günahlardan dolayı tövbe etmek farzdır Namaz kılmak gibi… Oruç tutmak gibi… Tövbe etmek her Müslümana farzdır… Fakat bu farz can boğaza gelip de âhiret yolu görünmeden önce yapılacak…
Artık dünyanın son demine geldikten sonra, pişmanlık duymanın… Tövbe kapısı kapandıktan sonra, tövbe etmeye kalkmanın… Hiçbir değeri yok Çünkü…
وَلَنْ يُؤَخِّرَ اللّٰهُ نَفْسًا اِذَا جَاءَ اَجَلُهَا
““Eceli gelen bir kimseye… Allah zaman verip… Onun ecelini geciktirmez…” [Münâfikûn, 11]. Ama…”
إنَّ اللّهَ يَقْبَلُ تَوبَةَ الْعَبْدِ مَا لَمْ يُغَرْغِرْ
“"Son nefesini vermedikçe de… Allah, kulunun tövbesini kabul eder…" (Tirmizî, Daavât 103)”
İki şey insanı helak eder 1) Nasılsa tövbe ederim diye günah işlemek 2) Sonra yaparım diye tövbeyi geciktirmek…
Tövbe eden kişi; öncelikle tövbesinde samimi olacak… Samimi olarak tövbe ettikten sonra da; günahlara tekrar dönmemesi için şu üç şeyi yerine getirmesi gerekir…
Kötü arkadaşlarını bırakacak… Ve o arkadaşlarıyla beraber günah işlediği kötü çevreyi terk edecek
Günahını hatırlayınca Allah'tan hemen utanacak… İstiğfarda bulunacak
3-Her zaman ölüme hazırlıklı olacak
Peygamber Efendimiz: “Hatalarınızı gökyüzüne ulaşacak kadar da olsa diyor… Sonra tövbe etseniz… Şüphesiz Allah tövbelerinizi kabul eder” diyor…
Değerli Kardeşlerim!.. Biraz önce de dediğim gibi; hepimiz insanız… Beşeriz Yaşadığımız sürece hata yapacağız… Bu normal… Çünkü Allah bizi böyle yaratmış… Böyle takdir etmiş… Onun için her hatadan sonra Rabbimize dönüp, Ondan bizi affetmesini dilememizi istiyor Allah Bu herkesin yapması gereken bir kulluk görevidir
İnsan kaç defa günah işlerse işlesin… Ne kadar günahkâr olursa olsun… Her defasında Allah’a el açıp… “Allah’ım günahımı bağışla!” diye yalvardığı zaman Cenab-ı Hak bizi reddetmez… Tam aksine… “Kulum bir günah işledi… Ama o kulum şunu da biliyor… Günahı affeden… Ve günahından dolayı kendisini hesaba çekecek olan bir Rabbi vardır” buyurarak onu bağışlar…
İnsan, yaptığı her günahtan dolayı hemen tövbe etmeli… Tövbeyi geciktirmemeli… Eğer işlenen günah sadece Allah’a karşı işlenmişse Kul hakkını ilgilendirmiyorsa… Bundan tövbe etmenin üç şartı vardır…
1. O günahı terk etmek… 2. Onu yaptığına pişman olmak… 3. Bir daha yapmamaya karar vermek Şayet bu üç şarttan biri eksik olursa, tövbe edilmiş olmaz…
Eğer işlenen günah kul hakkını ilgilendiriyorsa… Ondan tövbe etmenin de; bu şartlara ilaveten bir şartı daha var Bunun şartı da şu… Kul hakkından temizlenip kurtulmak… Yani helalleşmek…
Bu helalleşme işi de öyle musallada olmayacak… Musallaya gelmeden önce olacak… Bu da şöyle olacak… Şayet bu hak mal ve benzeri bir şeyse; onu sahibine geri verecek
Eğer bu hak her hangi bir mal ve benzeri bir şey değilse… O zaman o kimseden özür dileyecek… Kendisini bağışlamasını isteyecek Bu şekilde helalleşmiş olacak
İnsan günahları azalarıyla, organlarıyla işler… Her günah işleyen uzvun bir tövbesi vardır… Kalbin Tövbesi… Haram olan bir şeyleri sevmemektir… Onları terk etmeye niyet etmektir… Gözün Tövbesi… Harama bakmamaktır… Dilin Tövbesi… Haram olan şeyleri konuşmamaktır… Kulakların Tövbesi… Haram şeyleri dinlememektir… Midenin Tövbesi… Hem kendisi haram yememek… Hem de ailesine haram yedirmemektir Ayakların Tövbesi ise, haram olan bir yere ve ya haram olan bir şeye gitmemektir…
Değerli Kardeşlerim!.. Eğer Allah bir kimseyi severse, sevdiği kişiye günahlarını büyük gösterir… Ve o sevdiği kuluna tövbe kapısını açar Ama Allah bir kimseye kızarsa, günahlarını onun gözünde küçültür… Ve onu çeşitli bela ve musibetlerle cezalandırır
Günahları küçük ve önemsiz gören kimse; ne uyarı dinler, ne ikazdan anlar… Ne de kendisine yapılan tavsiyelere ve nasihatlere uyar Ama bu huyundan dolayı da hüsrana uğrar… Hem bu dünyada, hem de ahirette kaybedenlerden olur Ne bu dünyada huzuru olur… Ne de ahirette huzuru olur
Peygamberimiz… "Kul, bir hata işlediği zaman kalbine siyah bir nokta vurulur diyor… Şayet pişmanlık duyarsa… Eğer günahından vazgeçerse… Eğer mağfiret dilerse… Ve eğer günahına tövbe ederse… Kalbi temizlenir Kalbi tekrar eski halini alır diyor Eğer tövbe etmezse… Eğer günah işlemeye devam ederse… Her günah işlediğinde… Kalbindeki siyah noktalar çoğalır… Çoğaldıkça da bütün kalbi kararır… Katılaşır…” buyuruyor… İşte Allah-u Teâlâ’nın…
كَلَّا بَلْ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
“"Onların kazanmış oldukları günahlar… Kalplerini örtmüştür " (Mutaffifin, 14) diye zikrettiği örtü budur… (Tirmizi, Tefsir, 74/3654)”
Peygamberimiz Hz. Hamza`yı öldüren Vahşi`ye davetçi göndererek, Onu İslâm`a davet eder Vahşi Peygamberimizi hayatında en çok üzen insanlardan birsidir… Hatta Peygamberimizin görmeye bile tahammül edemediği bir insandır… Bakın buna rağmen onu İslam’a davet ediyor…
Vahşi de Peygamberimize geri şu haberi gönderir…
"Sen beni nasıl İslâm’a davet ediyorsun Sen adam öldüren… Zina eden… Ve Allah`a ortak koşan bir kimsenin… Büyük günahlar işlemiş olduğunu haber veriyorsun… Onun için ahirette kat kat azap verileceğini… Ve orada aşağılanmış bir şekilde… Sonsuza kadar kalacağını söylüyorsun Ben bunların hepsini yaptım Benim için nasıl bir çıkış yolu görüyorsun?.. Yani ben Müslüman olsam ne olur… Olmasam ne olur?.." diye haber gönderir… Bunun üzerine… Şu ayet nazil olur…
اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ عَمَلًا صَالِحًا
“Eğer kim tövbe ederek iman ederse ve salih amel işlerse…”
فَاُولٰئِكَ يُبَدِّلُ اللّٰهُ سَيِّئَاتِهِمْ حَسَنَاتٍ
“İşte böyle olanların yaptıkları kötülükleri Allah iyiliklere çevirir (Furkan, 70)”
Bu ayeti duyan Vahşi… "Ama bunlar çok ağır şartlar Belki benim bunları yapmaya gücüm yetmez" der… Bunun üzerine de şu ayet gelir…
اِنَّ اللّٰهَ لَا يَغْفِرُ اَنْ يُشْرَكَ بِهٖ
“"Allah sadece kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz”
وَيَغْفِرُ مَا دُونَ ذٰلِكَ لِمَنْ يَشَاءُ
“Allah kendisine şirk koşulmasının dışında… Dilediği herkesi bağışlayabilir" (Nisa, 48)”
Vahşi bu kez de… "Burada Allah dilediği takdirde bağışlayacağını bildiriyor Beni bağışlayıp bağışlamayacağını bilmiyorum Bunun dışında bir şey var mı?.." der
Bunun üzerine Cenab-ı Allah bütün günahların bağışlanacağını bildiren şu ayeti gönderir
قُلْ
“Ya Muhammed!.. Madem öyle… Kullarıma şunu söyle… Şunu haber ver…”
يَا عِبَادِىَ الَّذٖينَ اَسْرَفُوا عَلٰى اَنْفُسِهِمْ
Ey haddi aşmış kullarım!
لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِ
“Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin…”
اِنَّ اللّٰهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمٖيعًا
“Çünkü Allah… Sizin bütün günahlarınızı bağışlar…(Zümer, 53)”
Bu ayeti duyan Vahşi… "İşte buna evet" der… Ve Müslüman olur
Değerli Kardeşlerim!.. Allah-u Teâlâ Kur’an-ı Kerim’de bir de…
تُوبُوا اِلَى اللّٰهِ تَوْبَةً نَصُوحًا
““Allah'a içtenlikle tövbe edin…”diyor… (Tahrim, 8)”
Bu ayette “
تَوْبَةً نَصُوحًا
diye bir ifade geçiyor… Bu “samimi bir tövbe” demektir
“Tövbe-i nasûh” yani nasûh tövbesi… Tövbe edenin kendi nefsine nasihat dinletebilmesi demektir İşlediği günahlara çok üzülmesi demektir… Artık o günahları bir daha işlememeye karar vermesi demektir
Hz. Ömer nasuh tövbesini şöyle tarif etmiş… "Kişinin bir günahı tekrar işlemekten sakınması… Ve bir daha böyle bir günahı aklına bile getirmemesidir " (İbn Cerir)
Hz. Ali, bir bedevinin tövbe ve istiğfar kelimelerini çabuk çabuk tekrar ettiğini görür… Ve "Bu sahte bir tövbedir” der… Bedevi "O halde sahih tövbe nasıl olur?" diye sorunca… Hz. Ali şöyle cevap verir…
"Tövbenin sahih olabilmesi için… Şu 6 şartın yerine getirilmesi gerekir…
1)Yaptığına pişman olacaksın…
2) Gaflet edip yapmadığın farzları yapacaksın… Önceden yapmadığın farzları da kaza edeceksin…
3)Başkalarına haksızlık ve eziyet etmeyi bırakacaksın… Önceden gasp ettiğin hakları da geri vereceksin…
4) Eziyet ettiğin kimselerden özür dileyeceksin… Husumet ve düşmanlığı terk edeceksin…
5)İşlediğin günahı tekrar yapmamaya kararlı olacaksın…
6) İtaatsizlik ve günah işlemenin tadını çıkaran nefsine… İtaat edip günahlardan uzak durmanın acılığını da tattıracaksın… Yani günah işlerken zevk aldığın gibi… Nefsini Allah'a itaatle eğitip… Allah'a itaat ederken de nefsine sıkıntı çektireceksin Gülüşlerinden her birine bedel olmak üzere ağlayacaksın…" (Keşşaf)
Cenab-ı Hak mübarek Ramazan ayını idrak ettiğimiz şu günlerde… Bütün günahlarımıza nasuh tövbesiyle tövbe edebilmeyi nasib etsin…
Cenab-ı Hak cümlemize bu mübarek gün ve gecelerde, işlediğimiz her günah ve kusurumuza pişmanlıkla tövbe edebilme güç ve iradesini ihsan eylesin…
