Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Yemin Etmek ve Yemin Kefareti: Yemin Çeşitleri ve Hükümleri

İbrahim Bölükbaşı

Aziz Müminler! bizleri yoktan var eden, bize akıl ve irade veren, doğruyu ve yanlışı öğreten Yüce Allah’a Hamdü senalar olsun .Doğruluğu, güvenilirliği ve güzel ahlakı bütün insanlığa öğreten Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (sav),e onun âline, ashabına ve kıyamete kadar onun izinden giden bütün müminlerin üzerine Salat ve selam olsun.

Değerli Müminler ; Bugünkü sohbetimizde, günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız fakat çoğu zaman önemini yeterince kavrayamadığımız bir konuyu ele alacağız:

Yemin etmek ve yemin keffareti…

Kardeşlerim! Yemin, insanın söylediği bir sözün doğruluğunu veya yapacağı bir işin kesinliğini Allah’ın adını anarak kuvvetlendirmesidir. Bu sebeple yemin, sıradan bir söz değildir. Çünkü insan yemin ederken, sözünün doğruluğuna Allah’ı şahit göstermektedir.

....İşte bunun için dilimize gelen her sözü yeminle pekiştirmek, “Vallahi”, “Billahi”, “Tallahi” ifadelerini alışkanlık hâline getirmek doğru değildir. Çünkü müminin sözü zaten doğru olmalıdır.

YÜCE ALLAH YEMİNLER KONUSUNDA BİZİ UYARIYOR

Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor:

﴿ وَلَا تَجْعَلُوا اللَّهَ عُرْضَةً لِأَيْمَانِكُمْ أَنْ تَبَرُّوا وَتَتَّقُوا وَتُصْلِحُوا بَيْنَ النَّاسِ ﴾

﴿ ۗ وَاللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ ﴾

“İyilik yapmanıza, takvâ sahibi olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize Allah’ı yeminlerinize engel kılmayın. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”(Bakara, 2/224)

Aziz Müslümanlar! Bazen insan yemin eder:“Vallahi bu eve bir daha gitmem!”“Vallahi onunla bir daha konuşmam!”

“Vallahi kardeşimle barışmam!”Sonra zaman geçer, öfke diner, insan yaptığı yeminin yanlış olduğunu anlar.

İşte Rabbimiz burada bize önemli bir ölçü veriyor:

YEMİN, İYİLİĞE ENGEL OLMAMALIDIR. Eğer insan ettiği yemin sebebiyle bir hayra engel oluyorsa, o yemine körü körüne bağlı kalmak yerine Allah’ın emrine uygun olanı yapmalıdır.

YEMİNİN BÜYÜK BİR SORUMLULUK OLDUĞUNU UNUTMAYALIM

Rabbimiz şöyle buyuruyor:

﴿ لَا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغْوِ فِىٓ أَيْمَٰنِكُمْ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا عَقَّدتُّمُ ٱلْأَيْمَٰنَ ۖ فَكَفَّٰرَتُهُۥٓ إِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَٰكِينَ مِنْ أَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ أَهْلِيكُمْ أَوْ كِسْوَتُهُمْ أَوْ تَحْرِيرُ رَقَبَةٍۢ ۖ فَمَن لَّمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٍۢ ۚ ذَٰلِكَ كَفَّٰرَةُ أَيْمَٰنِكُمْ إِذَا حَلَفْتُمْ ۚ وَٱحْفَظُوٓا۟ أَيْمَٰنَكُمْ ۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ﴾

“Yeminlerinizi koruyun.”(Mâide, 5/89)

Ne kadar anlamlı bir emir!“Yeminlerinizi koruyun....”Yani:Her şeye yemin etmeyin.....Yemin etmeyi alışkanlık hâline getirmeyin .....Yemin ettiğiniz zaman Allah’ın adını hafife almayın......Verdiğiniz sözün arkasında durun.....Yeminlerinizi bozmaktan sakının.,

Kardeşlerim! Müminin dili ölçülü olur. Mümin konuşurken düşünür. Mümin, “Vallahi” demeden önce sözünün hesabını yapar. Çünkü bilir ki Allah her şeyi işitmektedir.

YALAN YERE YEMİN ETMEK

En tehlikeli konulardan biri, bile bile yalan yere yemin etmektir. Bir insan, doğru olmadığını bildiği hâlde:

“Vallahi böyle oldu.”“Billahi ben yapmadım.”“Allah şahidim olsun.” diyerek yalan söylerse büyük bir günaha düşmüş olur.

Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:

﴿ الْكَبَائِرُ: ﴾

﴿ الإِشْرَاكُ بِاللَّهِ، وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ، وَقَتْلُ النَّفْسِ، وَالْيَمِينُ الْغَمُوسُ ﴾

“Büyük günahlardan bazıları Allah’a ortak koşmak, anne-babaya itaatsizlik etmek, haksız yere cana kıymak ve yalan yere yemindir.” (Buhârî, Eymân, 16)

Yalan yere yemine “yemîn-i gamûs” denilmiştir. Neden? Çünkü bu yemin insanı günaha batırır.İnsan bazen bir malı satarken yalan yere yemin eder:

“Vallahi bunu şu fiyata aldım.”Oysa daha ucuza almıştır. Bazen borcunu inkâr eder:“Vallahi sana borcum yok.”

Oysa borcu vardır. Bazen mahkemede veya insanlar arasında gerçeği bildiği hâlde yalan yere yemin eder.

İşte bu çok büyük bir vebaldir.

YEMİNİ TİCARET ARACI YAPMAYALIM

Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyuruyor:

﴿ الْحَلِفُ مَنْفَقَةٌ لِلسِّلْعَةِ، مَمْحَقَةٌ لِلْبَرَكَةِ ﴾

“Yemin, malın satılmasını sağlayabilir; fakat bereketini giderir.”(Buhârî, Büyû‘, 26; Müslim, Müsâkât, 132) Ne büyük bir uyarı! ....Bir insan yemin ederek malını satabilir. Müşteri inanabilir. Satıcı kısa vadede kazanabilir. Ama Allah’ın bereketi giderse neye yarar? Aziz kardeşlerim!Helal kazanç, çok kazançtan daha değerlidir Bir evde az para olabilir ama bereket vardır. Bir sofrada az yemek olabilir ama huzur vardır .Bir kazanç küçük olabilir ama helaldir. İşte asıl zenginlik budur.

YEMİNİN ÇEŞİTLERİ

İslam hukukunda yeminler genel olarak üç şekilde ele alınır:

1. Yemin-i lağv

Kişinin herhangi bir kasıt olmaksızın, dil alışkanlığıyla söylediği yeminlerdir.

Kur’an-ı Kerim'de Rabbimiz şöyle buyurur:

﴿ لَا يُؤَاخِذُكُمُ اللَّهُ بِاللَّغْوِ فِي أَيْمَانِكُمْ وَلَٰكِنْ يُؤَاخِذُكُمْ بِمَا عَقَّدْتُمُ الْأَيْمَانَ ﴾

“Allah, kasıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerinizden dolayı sizi sorumlu tutmaz; fakat bile bile yaptığınız yeminlerden dolayı sizi sorumlu tutar.”(Mâide, 5/89)

Ancak bu, “Öyleyse sürekli yemin edebilirim” anlamına gelmez.Mümin dilini korumalıdır.

2. Yemin-i mün‘akide Kişinin gelecekte yapacağı veya yapmayacağı bir iş konusunda Allah’ın adını anarak bilinçli şekilde yemin etmesidir.

Örneğin:“Vallahi yarın şu işi yapacağım.”“Vallahi bir daha sigara içmeyeceğim.”gibi.Böyle bir yemin bozulursa, şartlarına göre yemin kefareti gerekir.

3. Yemin-i gamûs Bile bile geçmiş veya mevcut bir olay hakkında yalan yere yapılan yemindir.

Bu, büyük günahtır.Böyle bir durumda sadece kefaret ödemekle yetinilmez. Samimi tövbe etmek, Allah’tan af dilemek ve kul hakkı varsa onu ödemek gerekir.

YEMİN BOZULURSA NE OLUR?

Rabbimiz Mâide sûresinin 89. ayetinde şöyle buyuruyor:

﴿ فَكَفَّارَتُهُ إِطْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاكِينَ مِنْ أَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ أَهْلِيكُمْ أَوْ كِسْوَتُهُمْ أَوْ تَحْرِيرُ رَقَبَةٍ ۖ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ ﴾

“Yeminlerinizin kefareti, ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on yoksulu doyurmak yahut onları giydirmek veya bir köle azat etmektir. Bunları bulamayan kimse üç gün oruç tutar.”(Mâide, 5/89)

Burada çok önemli bir nokta vardır. Yemin kefareti, kişinin maddî durumuna göre ayette belirtilen sırayla yerine getirilir. Günümüzde kölelik uygulaması bulunmadığından, ayette zikredilen diğer seçenekler gündeme gelir.

Gücü yeten kimse on fakiri doyurur veya giydirir. Buna gücü yetmeyen kimse üç gün oruç tutar.

Kefaretin uygulama ayrıntılarında mezheplere göre bazı farklılıklar bulunduğundan, özel bir durumda kişinin kendi mezhebine veya güvendiği ehil bir din görevlisine danışması uygun olur.

YEMİN ETTİM AMA DAHA HAYIRLI BİR İŞ VARSA?

Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

﴿ إِذَا حَلَفْتَ عَلَى يَمِينٍ، فَرَأَيْتَ غَيْرَهَا خَيْرًا مِنْهَا، فَأْتِ الَّذِي هُوَ خَيْرٌ وَكَفِّرْ عَنْ يَمِينِكَ ﴾

“Bir konuda yemin eder de sonra ondan daha hayırlısını görürsen, hayırlı olanı yap ve yemininden dolayı kefaret öde.”(Buhârî, Eymân, 1; Müslim, Eymân, 11)

İşte İslam'ın güzelliği budur. İnsan bazen öfkeyle karar verir. Sonra düşünür. Daha hayırlı olanı görür.

Dinimiz, insanın yanlış kararına mahkûm olmasını istemez. Örneğin bir baba:“Vallahi kardeşimle bir daha konuşmayacağım.”diyor. Sonra kardeşinin hasta olduğunu öğreniyor. Kardeşlik bağı, sıla-i rahim, barışmak ve gönül almak daha hayırlı hâle geliyor. Bu durumda kişi barışmalı ve yeminini bozduğu için kefaretini vermelidir.

PEYGAMBERİMİZİN YEMİN KONUSUNDAKİ HASSASİYETİ

Efendimiz(sav),insanların Allah’ın adını gelişigüzel kullanmalarını istememiştir.

Çünkü Allah’ın adı çok yücedir.Kur’an-ı Kerim'de Rabbimiz şöyle buyuruyor:

﴿ وَلَا تَجْعَلُوا اللَّهَ عُرْضَةً لِأَيْمَانِكُمْ ﴾

“Allah’ı yeminlerinize hedef ve engel kılmayın.”(Bakara, 2/224)

Kardeşlerim! Düşünün:Allah’ın adını anıyoruz.“Vallahi…”diyoruz.“Billahi…”diyoruz.“Allah şahidim olsun…”

diyoruz.Peki, gerçekten Allah’ın bizi gördüğünü, duyduğunu ve bildiğini hissederek mi söylüyoruz?

Yoksa sadece alışkanlıktan mı? İşte mesele budur.

İBRETLİ BİR MENKIBE Rivayet edilir ki eski âlimlerden biri alışveriş yapan bir kişinin sürekli yemin ettiğini görür. Adam her malını satarken:“Vallahi şu fiyata aldım.”“Billahi bundan daha aşağısına veremem.”“Vallahi zarar ediyorum.”demektedir.

Âlim ona:“Ey kardeşim! Ticaretini Allah’ın adı üzerine kurma. Doğru söylüyorsan yemin etmene gerek yok. İnsanlar senin sözünden emin olsunlar.” der.

Adam:“Ben yemin etmezsem kimse bana inanmaz.” diye cevap verir.

Âlim:“Öyleyse senin asıl problemin yemin etmek değil, güvenilir olmamaktır.” der.

Kardeşlerim!Bu kıssa bize şunu öğretiyor:Müminin güvenilirliği, dilindeki yeminlerden değil, hayatındaki doğruluktan anlaşılır.

HZ. EBÛ BEKİR'İN HASSASİYETİ:İslam tarihindeki en güzel örneklerden biri Hz. Ebû Bekir Sıddîk'ın hassasiyetidir.

İfk hadisesi sırasında Hz. Âişe validemize yönelik iftiralar ortaya atıldığında, Hz. Ebû Bekir'in yardım ettiği bazı kimselerin bu olayda yer aldığı görülmüş ve Hz. Ebû Bekir çok üzülmüştür. Hatta bir daha ona yardım etmeyeceğine dair yemin etmeyi düşünmüş/etmiştir.

Bunun üzerine Allah Teâlâ şu ayeti indirmiştir:

﴿ وَلَا يَأْتَلِ أُولُو الْفَضْلِ مِنْكُمْ وَالسَّعَةِ أَنْ يُؤْتُوا أُولِي الْقُرْبَى وَالْمَسَاكِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ۖ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوا ۗ أَلَا تُحِبُّونَ أَنْ يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ ﴾

“İçinizden fazilet ve servet sahibi olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere yardım etmeyeceklerine yemin etmesinler. Affetsinler ve hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?”

(Nûr, 24/22)Bu ayetin sonunda Rabbimiz öyle bir soru soruyor ki:

﴿ أَلَا تُحِبُّونَ أَنْ يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ ﴾

“Allah’ın sizi bağışlamasını istemez misiniz?”

İşte Hz. Ebû Bekir'in kalbi bu sözle yumuşamış ve iyiliğine devam etmiştir.

Aziz Müminler! Bazen insan:“Ben bunu asla affetmem!”der.“Bir daha onunla konuşmam!” der.“Vallahi ona yardım etmeyeceğim!”der. Fakat Allah bize soruyor: “Sizin Allah tarafından bağışlanmanızı istemenizden daha güzel ne olabilir?” Öyleyse affedelim. Barışalım. Gönül alalım. Yeminimizi hayra engel yapmayalım.

DİLİMİZİ KORUYALIM

Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyuruyor:

﴿ مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أَوْ لِيَصْمُتْ ﴾

“Kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa ya hayır söylesin ya da sussun.” (Buhârî, Edeb, 31; Müslim, Îmân, 74)

Bu hadis yemin konusunda da bize büyük bir ölçü veriyor. Söz söylemeden önce düşünelim. Yemin etmeden önce düşünelim. Bir insan hakkında konuşmadan önce düşünelim. Çünkü dil küçük bir organdır ama insanı cennete de götürebilir, cehenneme de.

YEMİNİ ÇOK KULLANAN İNSANIN HÂLİ

Bir insan sürekli:“Vallahi…”“Billahi…”“Allah şahidim…”diyorsa bir süre sonra çevresindekiler onun sözlerinden şüphe etmeye başlayabilir. Hâlbuki müminin sözü güven vermelidir. Bir mümin konuştuğu zaman:“O söylüyorsa doğrudur.”denilmelidir. İşte Peygamberimizin “el-Emin” oluşu bunun en güzel örneğidir.

Efendimiz (sav) peygamberlikten önce dahi doğruluğu ve güvenilirliğiyle tanınıyordu. Demek ki İslam'ın istediği insan: Çok yemin eden değil, çok doğru söyleyen insandır.

YEMİNİ BOZMANIN KEFARETİ BİR CEZA DEĞİL, TELAFİDİR

Kardeşlerim! Kefaret kelimesinin kökü örtmek anlamıyla ilişkilidir.

Kefaret, işlenen bir hatanın sonuçlarını telafi etmeye yönelik dinî bir yükümlülüktür.

Fakat kefareti yerine getirmek, insanı yeniden yemin etmeye teşvik etmemelidir.

“Nasıl olsa kefaret öderim.”diyerek sürekli yemin etmek doğru değildir.

Müminin hedefi:Daha az yemin etmek, daha doğru konuşmak ve verdiği sözün arkasında durmaktır.

Aziz kardeşlerim!Yemin ederek bir insanın hakkını yiyorsak mesele sadece kefaret değildir.

Mesela:“Vallahi senden borç almadım.”diyerek borcu inkâr eden kişi, sadece Allah’a karşı sorumluluk altına girmiş olmaz; aynı zamanda kul hakkına da girmiş olur.

Böyle bir durumda:Tövbe etmek, yalanı terk etmek, hakkı sahibine iade etmek ve helallik almak gerekir.

Çünkü kul hakkı hafife alınacak bir mesele değildir.

ÇOCUKLARIMIZA YEMİN ETMEYİ DEĞİL, DOĞRU OLMAYI ÖĞRETELİM

Değerli anne babalar!Çocuklarımızın yanında sürekli:“Vallahi…”“Billahi…”“Allah çarpsın…”gibi ifadeleri kullanmayalım.

Onlara şunu öğretelim:“Evladım, doğru söyle. Yemin etmene gerek yok.”Çünkü çocuk, büyüklerini taklit eder.

Baba sürekli yemin ederse çocuk da yemin eder. Anne sürekli yemin ederse çocuk da yemin eder.

Ama evde:“Biz doğru insanlarız. Sözümüz senettir.”denilirse çocuk da bunu öğrenir.

SONUÇ: MÜMİNİN SÖZÜ GÜVENİLİR OLMALIDIR

Aziz Müminler! Bugün kendimize şu soruları soralım: Ben gereğinden fazla yemin ediyor muyum?

Yemin ederken Allah’ın adını hatırlıyor muyum? Bile bile yalan yere yemin ettim mi?

Birine verdiğim sözü tutmadım mı? Öfkeyle ettiğim bir yemin sebebiyle bir iyiliğe engel oluyor muyum?

Bozduğum bir yemin varsa kefaretimi yerine getirdim mi? Ve en önemlisi:

Benim sözüm güvenilir mi?

Ebû Hüreyre"den (ra) rivayet edildiğine göre,

Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:

﴿ آيَةُ الْمُنَافِقِ ثَلاَثٌ، إِذَا حَدَّثَ كَذَبَ، وَإِذَا اؤْتُمِنَ خَانَ وَإِذَا وَعَدَ أَخْلَفَ. ﴾

” “Münafığın alâmeti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, kendisine bir şey emanet edildiğinde ihanet eder, söz verdiği zaman sözünde durmaz. ”(B2749 Buhârî, Vesâyâ, 8;107)

Rabbimiz bizleri doğru sözlü kullarından eylesin.

Dilimizi yalandan, iftiradan, gıybetten ve gereksiz yeminden korusun.

Allah’ın adını gelişi güzel anmaktan bizleri muhafaza eylesin.

Bilerek veya bilmeyerek ettiğimiz hatalı yeminlerden dolayı bizleri affetsin.

Yalan yere yemin etmişsek samimi tövbe etmeyi, kul hakkına girmişsek hakkı sahibine iade etmeyi nasip eylesin.

Yeminlerimizi hayırlı işlere engel kılmasın.Ailelerimizin arasına yeminler sebebiyle kin ve düşmanlık sokmasın.

Bizleri sözü doğru, özü doğru, özü sözü bir kullarından eylesin.

Kardeşlerim! Bugün camiden ayrılırken aklımızda tek bir cümle kalsın:

“Mümin çok yemin eden değil, sözüne güvenilen insandır.”Allah’ın adı bizim için sıradan bir söz değil, mukaddes bir emanettir.

Öyleyse yeminlerimizi koruyalım, dilimizi koruyalım, doğruluğu koruyalım.

Rabbimiz bizleri sözleri doğru, yeminleri temiz, kalpleri samimi kullarından eylesin. Âmin.

İBRAHİM BÖLÜKBAŞI DİN HİZMETLERİ UZMANI