Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Yetim Hakkı: Yetim Malı Yemenin Vebali ve Yetimleri Korumanın Önemi

MEHMET ERÇELİK

CUMA VAAZI

YETİMİN HAKKI, ALLAH’IN EMANETİDİR.


YETİMİN GÖZYAŞI, ZALİMİN HELAKİDİR

اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى سَيِّدِنَا وَنَبِيِّنَا مُحَمَّدٍ، وَعَلَى آلِهِ وَأَصْحَابِهِ أَجْمَعِينَ.

DEĞERLİ MÜSLÜMANLAR

Ey kardeşim! Gönlünü dinle ve derin derin düşün. Yeryüzünde arkasında hâmisi, sığınacağı ana-babası olmayan bir garibin, bir yetimin ve kimsesizin hakkına el uzatmanın ne büyük vebal olduğunu hatırla. Yetim gülerse dünya güler; çünkü yetimin tebessümü, gökyüzünün yeryüzüne merhametle bakması demektir. Yetimlerin ağlamasından ise şiddetle sakının. Çünkü onlar ağladığı zaman Rahmân’ın Arşı titrer! Akıl ve ahlak öldüğünde millet bölünür. Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün devlet de ölür; çünkü devletin dini adalettir ve ilk adalet yetimin hakkını korumakla başlar! Unutma ki bir toplumun felaketini hazırlayan en büyük günah, mazlumun ve özellikle yetimin ahını almaktır. Bugün elinde yetimin malı, dilinde yetimin duası, gönlünde yetimin gözyaşı yoksa; yarın mahşer yerinde sığınacak gölgen de olmayacaktır.

إِنَّ الَّذِينَ يَأْكُلُونَ أَمْوَالَ الْيَتَامَى ظُلْمًا إِنَّمَا يَأْكُلُونَ فِي بُطُونِهِمْ نَارًا وَسَيَصْلَوْنَ سَعِيرًا

"Şüphesiz yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarına ateş doldurmuş olurlar. Zaten onlar alevlenmiş bir ateşe gireceklerdir."

(Nisâ Suresi, 4/10)

اجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ... وَأَكْلُ مَالِ الْيَتِيمِ

"İnsanı helak eden yedi şeyden kaçının! ...Bunlardan biri de yetim malı yemektir."

(Buhârî, Vesâyâ, 23; Müslim, Îmân, 144 - Sahih)

Ey Müslüman! Yetimin malını çiğnerken karınlarına ateş dolduranlardan olmaktan, o ateşi kendi elinle bağrına saplamaktan korkmuyor musun? Malına mal katmak için yetimin hakkına çöken zalimler! O yediğiniz lokmalar boğazınızdan aşağı inen irin ve ateşten başka bir şey değildir. Kendinizi kandırmayı bırakın ve Allah’tan korkun! Bir lokma haram, bir ömür ibadeti yakmaya yeter; yetimin lokması ise nice ömürlerin hesabını altüst eder. Dünyevî mahkemelerde evrakla, hileyle, sahte şahitlerle kendinizi temize çıkarabilirsiniz; fakat kıyamet günü hesap defterleri açıldığında, her lokma, her kuruş, her imza ve her ihanet tek tek karşınıza dikilecektir. Yetimin hakkıyla büyüyen o servet, mahşer günü boynuna dolanan zincir, eline kelepçe, ayağına pranga olacaktır.

أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ فَذَلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ

"Gördün mü o dini yalanlayanı? İşte o, yetimi itip kakar."

(Mâ’ûn Suresi, 107/1-2)

مَنْ مَسَحَ رَأْسَ يَتِيمٍ لاَ يَمْسَحُهُ إِلَّا لِلّٰهِ كَانَتْ لَهُ بِكُلِّ شَعْرَةٍ مَرَّتْ عَلَيْهَا يَدُهُ حَسَنَاتٌ، وَمَنْ أَحْسَنَ إِلَى يَتِيمَةٍ أَوْ يَتِيمٍ عِنْدَهُ كُنْتُ أَنَا وَهُوَ فِي الْجَنَّةِ كَهَاتَيْنِ

"Kim sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin değdiği her saç teline karşılık ona sevap vardır. Kim yanında bulunan bir yetim kız veya erkek çocuğa iyi davranırsa, ben ve o cennette şöyle yan yana olacağız."

(Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 250 - Hasen)

Yetime zulmetmekten sakınmıyorsun; peki, kimsesizlerin kimsesi olan Allah’ın seni bir gecede helak etmesinden, adını yeryüzünden silmesinden hiç mi korkmuyorsun? Allah’ın sana emanet ettiği yetimi itip kakan, onun rızkına göz diken her el, kıyamet gününde kendi aleyhine şahitlik edecek ve sahibi cehennemin en derin dehlizlerine sürükleyecektir. Yetimin kalbini kıran, Allah’ın gazabını kendi evine davet ettiğini bilmiyor mu? Bir yetimin yanağından süzülen her gözyaşı, zalimin alnına vurulan bir damga, kalbine saplanan bir ok, nesline bulaşan bir lanet gibidir. Yetime bağıran dil, kıyamet günü susuzluktan çatlayacak; yetimi iten eller, o gün zincire vurulacaktır.

أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًا فَآوَى ... فَأَمَّا الْيَتِيمَ فَلَا تَقْهَرْ وَأَمَّا السَّائِلَ فَلَا تَنْهَرْ

"O, seni yetim bulup barındırmadı mı? ...Öyleyse sakın yetimi ezme! El açıp isteyeni de azarlama!"

(Duhâ Suresi, 93/6, 9-10)

أَنَا وَكَافِلُ الْيَتِيمِ فِي الْجَنَّةِ هَكَذَا

"Ben ve yetimi kollayıp gözeten kimse cennette şöyle yan yanayız."

(Buhârî, Talâk, 25 - Sahih)

Arkasında hiçbir dayanağı olmayan o sabinin gözyaşı Arş-ı A’lâ’yı titretirken, sen hangi yüzle Allah’ın rahmetini umuyor, hangi cesaretle yatağında rahat uyuyabiliyorsun? Yetim ağladığında melekler kan ağlar! Sen o yetimi ağlatırken, Allah’ın lütuf kapılarını kendi yüzüne sonsuza kadar kapattığının farkında değil misin? Unutma ki Rasûlullah’ın yetim olduğu bir ümmette, yetime sahip çıkmayan her kalp, aslında Efendimiz’in sünnetine savaş açmıştır. Yetimle aynı sofraya oturmak, onunla aynı gök altında aynı duaya “âmîn” demek, belki de seni küfrün karanlığından değil ama cehennemin derinliklerinden kurtaracak tek ameldir. Bugün bir yetimi barındıran ev, yarın cennet köşklerinin gölgesinde ağırlanacaktır.

وَآتُوا الْيَتَامَى أَمْوَالَهُمْ وَلَا تَتَبَدَّلُوا الْخَبِيثَ بِالطَّيِّبِ وَلَا تَأْكُلُوا أَمْوَالَهُمْ إِلَىٰ أَمْوَالِكُمْ إِنَّهُ كَانَ حُوبًا كَبِيرًا

"Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değiştirmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır."

(Nisâ Suresi, 4/2)

إِنَّ شِرَارَ أُمَّتِي الَّذِينَ يَأْكُلُونَ مُخَّ الْعِظَامِ، وَالَّذِينَ يَظْلِمُونَ الْيَتَامَى

"Ümmetimin en şerlileri, yetimlere zulmeden ve onların hakkını yiyen kimselerdir."

(Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr - Hasen)

Yetimin hakkını gasp ederken, o mazlumun ahının senin ve evlatlarının geleceğini bir ateş gibi yakıp küle çevirmeyeceğini mi sanıyorsun? Unutma! Yetimin hakkını yemek, Allah’a savaş açmaktır. Kuldan kaçabilirsin, adaleti yanıltabilirsin; peki, her şeyi gören El-Müntakim olan Allah’ın pençesinden nereye kaçacaksın? Bugün adına “kâr”, “iş”, “yatırım”, “ticaret” dediğin nice işler; yarın mahşer yerinde “soygun”, “gasb”, “zulüm” diye isimlendirilecektir. Bir yetimin payını kendi evlatlarının sofrasına taşıyan, aslında evladının rızkına zehir serpmiş olur. Yetim malıyla büyüyen evler, bir gün ansızın yıkılıp giden saraylar gibi, hem dünyada hem ahirette harabeye dönecektir.

وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِهِ شَيْئًا وَبِالْوَالِدَيْنِ إِحْسَانًا وَبِذِي الْقُرْبَىٰ وَالْيَتَامَىٰ وَالْمَسَاكِينِ

"Allah'a kulluk edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edin..."

(Nisâ Suresi, 4/36)

إِنْ أَرَدْتَ أَنْ يَلِينَ قَلْبُكَ، فَأَطْعِمِ الْمِسْكِينَ، وَامْسَحْ رَأْسَ الْيَتِيمِ

"Kalbinin yumuşamasını ve hacetinin görülmesini istersen, yetime merhamet et, onun başını okşa ve ona yediğinden yedir."

(Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 263 - Sahih)

Yetimin malıyla büyüttüğün servet, ahirette boynuna dolanacak birer azap kamçısıdır. Dünyalık üç beş kuruş için ebedi hayatını cehennem çukuruna çevirmeye değdi mi diyecekler! Kalbin taş kesilmiş, gözün hırsla kör olmuşsa, git bir yetimin başını okşa da o katılaşmış yüreğin Allah korkusuyla titresin! Zira kalp, fakirin sofrasında; yetimin gözyaşında, mazlumun duasında yumuşar. Bir yetimin başını okşarken, aslında kendi günahlarını silen bir el uzatıyorsun. Yetimle aynı lokmayı paylaşırken, farkında olmadan Rabbinin rahmetini evine davet ediyorsun. Sert kalplerin devası, camdan duvarlarla çevrili lüks odalar değil; yetimle birlikte edilen samimi dualardır.

وَلَا تَقْرَبُوا مَالَ الْيَتِيمِ إِلَّا بِالَّتِي هِيَ أَحْسَنُ حَتّٰى يَبْلُغَ أَشُدَّهُ

"Rüşt çağına erişinceye kadar yetimin malına, sadece en güzel tutumla yaklaşın..."

(En’âm Suresi, 6/152)

خَيْرُ بَيْتٍ فِي الْمُسْلِمِينَ بَيْتٌ فِيهِ يَتِيمٌ يُحْسَنُ إِلَيْهِ، وَشَرُّ بَيْتٍ فِي الْمُسْلِمِينَ بَيْتٌ فِيهِ يَتِيمٌ يُسَاءُ إِلَيْهِ

"Müslümanlar içinde en hayırlı ev, içinde yetime iyi davranılan evdir. Müslümanlar içinde en kötü ev ise, içinde yetime kötülük edilen evdir."

(İbn Mâce, Edeb, 6 - Hasen)

Yetime yapılan zulüm, sahibini dünyada rezilliğe, ahirette ise geri dönüşü olmayan bir helake götürür. Allah’ın gazabından kaçacak hiçbir sığınağın olmadığını ne çabuk unuttun? Evlerinizi yetim ahıyla doldurmayın; yetime haksızlık eden evler hayır ve bereket görmez, harabeye dönmeye mahkûmdur! Bir evde yetim ağlarken, o evin duvarları bile utancından titrer; o evin ekmeği boğazda düğümlenir, huzuru kaçar. Yetimi korumak yerine, onun malını tahrip edenler; kendi yuvalarının tuğlasını söktüklerinin farkında değillerdir. Oysa bir yetimi sahiplenmek, bir ümmeti ayağa kaldırmaktır. Bir yetimin duasına mazhar olmak, nice âlimlerin, şehitlerin ve salih kulların yanında anılmak demektir.

وَلْيَخْشَ الَّذِينَ لَوْ تَرَكُوا مِنْ خَلْفِهِمْ ذُرِّيَّةً ضِعَافًا خَافُوا عَلَيْهِمْ فَلْيَتَّقُوا اللّٰهَ وَلْيَقُولُوا قَوْلًا سَدِيدًا

"Geride aciz çocuklar bıraktıkları takdirde onların halleri ne olur diye endişe duyanlar, yetimler hakkında da aynı korkuyu duysunlar. Allah'tan sakınsınlar ve doğru söz söylesinler."

(Nisâ Suresi, 4/9)

اتَّقُوا دَعْوَةَ الْمَظْلُومِ وَإِنْ كَانَ كَافِرًا، فَإِنَّهُ لَيْسَ دُونَهَا حِجَابٌ

"Mazlumun -velev ki kâfir olsun- duasından/ahından sakının! Çünkü onunla Allah arasında hiçbir perde yoktur."

(Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 153 - Sahih)

Kendi evlatların için endişelenip çırpınırken, başkasının yetim kalmış evladının hakkını çalmaya utanmıyor musun? Ey insanoğlu! Toprak olmadan, azap kamçıları sırtına inmeden kendine gel! Yetimlerin, kimsesizlerin hakkını teslim et, ellerindeki helal rızkı gasp etme! Allah’ın gazabı, yetimin gözyaşında gizlidir! Bir gün senin de evladın, torunun yahut yakınların sahipsiz kalabilir; bugün başkasının yetimine yaptığın her zulüm, yarın senin yavruna döner. Dünya bir imtihan yeridir; rol değişir, isimler değişir ama Allah’ın adaleti asla değişmez. Mazlumun ahı yerde kalmaz, hele ki yetimin ahı… O ah, dağları yerinden oynatır, denizleri taşırır; lakin zulmün ortasında kalbi kararmış olanların kulağına dahi ulaşmaz.

RABBİM bizleri yetim hakkı yemekten, kimsesizleri ezmekten, mazlumların ahını almaktan, mahşer gününün dehşetli rezilliğinden muhafaza eylesin. Gönüllerimizi yetim merhametiyle doldursun; evlerimizi yetim duasının bereketiyle mamur eylesin. Yetim başı okşayan, yetim gözyaşı silen, yetim hakkını koruyan kullarından eylesin. Âmin.

HAZIRLAYAN MEHMET ERÇELİK