Ana içeriğe geç
İslam Arşivi الأرشيف الإسلامي İslam Arşivi

İslam Arşivi artık mobilde

Binlerce kaynağa her an, her yerden ulaşın.
Web sitemizde bulunmayan özellikleri uygulamada keşfedin.
iOS ve Android uygulamalarımız şimdi yayında!

Güvenli • Hızlı • Ücretsiz

Zekât ve Cimrilik: Malın Kalesi ve Helâki

MEHMET ERÇELİK

ZEKÂT VE CİMRİLİK


KİRLİ SERVETİN ATEŞTEN KELEPÇESİ; ZEKÂT VE CİMRİLİK.

CİMRİ, MALIN BEKÇİSİDİR; AMA KABİRDE O MALIN ESİRİ OLUR! MALINI SAYIP SAYIP DURAN, KENDİNİ EBEDİ SANIR; OYSA ÖLÜM, SAYDIĞI HER ŞEYİ ELİNDEN ÇEKİP ALIR!

CİMRİLİK MALI KORUMAZ; SAHİBİNİ HELÂKE SÜRÜKLER! ALLAH’IN VERDİĞİNİ KULUNA ÇOK GÖRENİN, ALLAH DA CENNETİNİ ONA ÇOK GÖRÜR!

ZEKÂT VERİLMEMİŞ MAL TEMİZ DEĞİLDİR; O MAL MAHŞERDE SAHİBİNİ YUTACAK BİR EJDERHAYA DÖNÜŞECEKTİR! İDRAK ETMEZ MİSİN?

YA ZEKÂTINLA MALINI TEMİZLER KURTULURSUN YA DA CİMRİLİĞİNLE KENDİ CEHENNEMİNİ ODUNLARSIN! SEÇİM SENİN, HESAP ALLAH’INDIR!

EY GAFİL! AKLINI KULLANMAYACAK MISIN? İDRAK ETMEZ MİSİN? ÖLECEKSİN! O DAR ÇUKURA GİRECEKSİN VE "ALLAH’IN MALINI NEDEN ALLAH’IN KULUNDAN SAKLADIN?" SORUSUNUN ALTINDA EZİLECEKSİN!

اَعُوذُ بِاللّٰهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّج۪يمِ

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ

اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي جَعَلَ الزَّكَاةَ طُهْرَةً لِلْاَمْوَالِ، وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى رَسُولِنَا مُحَمَّدٍ الَّذ۪ي قَالَ اَلْبَخ۪يلُ بَع۪يدٌ مِنَ اللّٰهِ بَع۪يدٌ مِنَ الْجَنَّةِ

““Hamd, zekâtı mallar için bir temizlik kılan Allah’a mahsustur. Salât ve selâm, şöyle buyuran Peygamberimiz Muhammed’in üzerine olsun:”

‘Cimri kimse Allah’tan uzaktır, cennetten de uzaktır.’”

DEĞERLİ MÜMİNLER, AZİZ CEMAAT!

Bugün, elimizde sımsıkı tuttuğumuz, "benimdir" diyerek üzerine titrediğimiz ama aslında bizi ebedi hüsrana sürükleyen o sinsi tehlikeyi; CİMRİLİĞİ ve malın tek temizlik çaresi olan ZEKÂTI konuşacağız! "Dünyada kilitlediğin kasa, ahirette açılan azap kapısı olabilir!" Sanıyor musun ki bankadaki rakamlar seni kabirde koruyacak? Sanıyor musun ki infak etmediğin o mallar sana şifa olacak? "EY GAFİL! ZEKÂT VERMEYEN, MALINI DEĞİL; CEHENNEMDEKİ YERİNİ BÜYÜTÜR!"

EY MALINI SAYIP SAYIP DURAN DÜNYA PEREST! "Cimrilik malı korumaz; sahibini helâke sürükler!" Bugün vermekten kaçan o elin, yarın mahşerde ateşten zincirlerle boynuna bağlanacak. "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde o malın esiri olur!" Unutma ki; "Zekât verilmemiş mal temiz değildir; o mal mahşerde sahibini yakacak bir ejderhaya dönüşecektir."

EY EBEDİ KALACAĞINI SANAN ACİZ! "Malını Allah için harcamayan, sonunda o mal için yanar!" Ölüm, saydığın her şeyi elinden çekip alacak ve sen, kilit vurduğun o kasaların hesabını tek tek vereceksin. "Ya zekâtınla malını temizler kurtulursun… ya da cimriliğinle kendi cehennemini odunlarsın!" Şimdi, mülkün gerçek sahibinin o dehşetli ihtarlarına kulak veriyoruz.

1. ANA BÖLÜM: ZEKÂT MALIN KALESİ, CİMRİLİK İSE HELÂKİDİR!

1. Ayet

وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ بِمَآ اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ هُوَ خَيْرًا لَهُمْۜ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْۜ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِه۪ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ

“"Allah'ın kereminden kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır, bu onlar için bir şerdir! Cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır!" (Âl-i İmrân, 180)”

1. Hadis

مَنْ اٰتَاهُ اللّٰهُ مَالًا فَلَمْ يُؤَدِّ زَكَاتَهُ مُثِّلَ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ شُجَاعًا اَقْرَعَ يُطَوَّقُهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ثُمَّ يَاْخُذُ بِلِهْزِمَتَيْهِ

“"Allah kime mal verir de zekâtını ödemezse, o mal kıyamet günü iki gözü üzerinde kara benek bulunan dehşetli bir yılan (ejderha) suretine sokulur ve boynuna dolanır. Sonra iki çenesiyle onu ısırır!" (Buhârî, Zekât, 3)”

Nüzul Sebebi: Mal biriktirip yoksulun hakkını vermeyenlerin, o malların ahirette birer azap kamçısına dönüşeceğini ihtar için inmiştir.

: "Az ve Öz Tefsir: > "Zekâtı verilmeyen mal, sahibine yük değil; kıyamet sabahı kurtulması imkânsız bir prangadır. Bugün kasanda saklayıp 'benimdir' dediğin o altınlar, yarın mahşer meydanında boynuna dolanan ateşten bir yılan olarak sana asıl sahibinin kim olduğunu hatırlatacaktır! Ey Ademoğlu! Bugün yoksulun hakkını vermekten kaçan elin, yarın o yılanın dişleri arasında feryat edeceğini idrak etmez misin?"

Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.), Efendimiz S.a.v. (S.a.v.) vefatından sonra "Namaz kılarız ama zekât vermeyiz" diyenlere karşı; "Vallahi zekât ile namazın arasını ayıranlarla savaşırım!" diyerek Tevhidin bir bütün olduğunu göstermiştir.

Kıssadan Hisse: Mal Allah'ındır, sen sadece bir emanetçisin. Emanete hıyanet eden, azaba razı olmuştur.

2. Ayet

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوااِنَّ كَث۪يرًا مِنَ الْاَحْبَارِ وَالرُّهْبَانِ لَيَاْكُلُونَ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِۜ وَالَّذ۪ينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ

“"Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanları acı bir azapla müjdele!" (Tevbe, 34)”

2. Hadis

مَا مِنْ صَاحِبِ ذَهَبٍ وَلَا فِضَّةٍ لَا يُؤَدِّي مِنْهَا حَقَّهَا إِلَّا إِذَا كَانَ يَوْمُ الْقِيَامَةِ صُفِّحَتْ لَهُ صَفَائِحُ مِنْ نَارٍ

“"Zekâtı verilmeyen her altın ve gümüş, kıyamet günü ateşten levhalar haline getirilir; cehennem ateşinde kızdırılır da onlarla sahibinin yanları, alnı ve sırtı dağlanır!" (Müslim, Zekât, 24)”

Nüzul Sebebi: Servet biriktirmeyi bir üstünlük sanan ve yoksulun hakkını gasp edenlerin, o paralarla nasıl dağlanacaklarını bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: > "Dünyada saklanan ve yoksuldan kaçırılan her dirhem, ahirette sahibini yakacak bir mühür kesilir. Kasaların içindeki o soğuk ve parlak levhalar, cehennemin hararetiyle kızdırılıp alnına, yanına ve sırtına vurulduğunda; o malın seni korumadığını, aksine seni yakan bir yakıt olduğunu anlayacaksın. Unutma; dünyada infak ile yumuşatılmayan kalpler, ahirette ateşten levhalarla dağlanacaktır!"

Sahabe Kıssası: Ebu Zer (Hz.), bu ayeti her okuduğunda zenginlerin yanına gider; "Sırtlarınızın dağlanacağı günden korkmuyor musunuz?" diye haykırırdı.

Kıssadan Hisse: Cebini ısıtan haram (verilmeyen zekât), yarın kalbini yakacak ateştir.

3. Ayet

وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۙ اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۙ يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُٓ اَخْلَدَهُۚ

“"Arkadan çekiştiren, ayıp kusur arayan ve malı toplayıp onu sayıp duran her kişinin vay haline! O, malının kendisini ebedi kılacağını sanır!" (Hümeze, 1-3)”

3. Hadis

اَلْبَخ۪يلُ بَع۪يدٌ مِنَ اللّٰهِ بَع۪يدٌ مِنَ الْجَنَّةِ بَع۪يدٌ مِنَ النَّاسِ قَر۪يبٌ مِنَ النَّارِ

“"Cimri olan; Allah’tan uzak, cennetten uzak, insanlardan uzak ve cehenneme yakındır!" (Tirmizî, Birr, 40)”

Nüzul Sebebi: Malın gücüne güvenip insanları küçümseyen ve ölümü unutup sadece rakamlarla teselli bulanların hüsranını beyan için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: > "Malını her gün sayıp duran kişi, paranın rakamlarında ebediyet arayan zavallıdır. Oysa o paraları sayarken Azrail (as) senin nefeslerini saymaktadır! Cimrilik, kişiyi sadece malından değil; önce Allah’tan, sonra cennetten, nihayetinde insanlıktan uzaklaştırıp cehennemin dibine yaklaştıran manevi bir vebadır. Cebindeki kilitli kasa, kalbine vurulmuş bir kilittir; infak et ki o kilit kırılsın!"

Sahabe Kıssası: Abdurrahman b. Avf (Hz.) çok zengindi ama korkusundan ağlardı. "Mallarımın hesabı beni cennetten alıkoyar mı?" diye malının çoğunu bir kerede infak ederdi.

Kıssadan Hisse: Malın seni ebedi kılmıyor, sadece hesabını ağırlaştırıyor.

4. MADDE: MANEVİ ARINMA VE MALIN SİGORTASI

4. AYET

خُذْ مِنْ اَمْوَالِهِمْ صَدَقَةً تُطَهِّرُهُمْ وَتُزَكّ۪يهِمْ بِهَا

“"(Ey Muhammed!) Onların mallarından, kendilerini temizleyeceğin ve arındıracağın bir sadaka (zekât) al!" (Tevbe, 103)”

4. HADİS

حَصِّنُوا أَمْوَالَكُمْ بِالزَّكَاةِ

“"Mallarınızı zekât ile (manevi bir kale içine alarak) koruyun!" (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr, 10/128)”

Nüzul Sebebi: Zekâtın sadece bir "vergi" değil, malın içindeki kiri (yoksulun hakkını) temizleyen bir ibadet olduğunu tescil için inmiştir.

AZ VE ÖZ TEFSİR ("Zekât, malın içindeki kiri temizleyen manevi bir banyodur. Yıkanmayan bir beden nasıl zamanla kokuşur ve hastalık yayarsa, zekâtı verilmeyen mal da hem sahibinin ruhunu kirletir hem de hanenin bereketini manen çürütür.

Ey Ademoğlu! Sen malını sigorta şirketlerine emanet ediyorsun da, mülkün gerçek sahibi olan Allah’ın 'Zekâtla koruyun' vaadine neden güvenmiyorsun? Unutma ki; zekâtı verilmiş mal, Allah'ın himayesindeki bir kaledir; ona ne hırsızın eli, ne ateşin alevi, ne de haramın isi ulaşabilir. Sen yoksulun hakkını ayırıp verdiğinde, aslında malını eksiltmiyor; onun etrafına mahşer ateşinden koruyacak aşılmaz bir sur örüyorsun!"

SAHABE KISSASI

Ensar (Hz.) hasat mevsimi geldiğinde en güzel hurma salkımlarını seçer, Mescid-i Nebevî'nin sütunları arasına asarlardı. Fakir sahabiler gelip ondan yesin diye yarışırlardı. Bir gün zayıf ve kalitesiz hurma asan birini gördüklerinde birbirlerine şöyle seslendiler: "Malımız temizlensin ki kalbimiz nurlansın; biz Allah'a artıkları değil, en temiz olanı sunmakla mükellefiz!"

KISSADAN HİSSE

Zekât malın kiridir; kirli malla temiz bir ahiret inşa edilemez. Malını zekâtla yıkamayan, yarın o malın isiyle dağlanmaya razı olmuştur!

Nüzul Sebebi: Zekâtın sadece bir "vergi" değil, malın içindeki kiri (yoksulun hakkını) temizleyen bir ibadet olduğunu tescil için inmiştir.

5. Ayet

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوٓا اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَاْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ ف۪يهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌۜ

“"Ey iman edenler! İçinde hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı o gün gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın!" (Bakara, 254)”

5. Hadis

مَا مِنْ يَوْمٍ يُصْبِحُ الْعِبَادُ فِيهِ إِلَّا مَلَكَانِ يَنْزِلَانِ اَللَّهُمَّ أَعْطِ مُنْفِقًا خَلَفًا، وَيَقُولُ الْآخَرُ اَللَّهُمَّ أَعْطِ مُمْسِكًا تَلَفًا

“"Kullar güne başladığında iki melek iner. Biri: 'Allah'ım! İnfak edene karşılığını ver' der. Diğeri ise: 'Allah'ım! Cimrilik edip vermeyenin malını telef et (yok et)' der!" (Buhârî, Zekât, 27)”

Nüzul Sebebi: Fırsat eldeyken vermenin önemini ve cimriliğin malı bereketlendirmek yerine kökünden kurutacağını bildirmek için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dünyada kilitlediğin kasa, ahirette açılan azap kapısı olabilir." Meleklerin bedduasını alan bir maldan hayır mı gelir? "Zekât vermeyen, malını değil; cehennemdeki yerini büyütür."

Sahabe Kıssası: Hz. Osman (Hz.) Tebük Seferi'nde malının tamamına yakınını getirince; Efendimiz (S.a.v.) "Bugünden sonra Osman ne yaparsa yapsın ona zarar vermez" buyurmuştur.

Kıssadan Hisse: İnfak malı artırır, cimrilik ise azabı.

6. Ayet

وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

“"Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!" (Haşr, 9)”

6. Hadis

إِيَّاكُمْ وَالشُّحَّ فَإِنَّ الشُّحَّ أَهْلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ

“"Cimrilikten sakınınız! Çünkü cimrilik sizden öncekileri helâk etmiştir!" (Müslim, Birr, 56)”

Nüzul Sebebi: Cimriliğin sadece bireysel bir günah değil, toplumu çürüten ve Allah’ın gazabını çeken toplumsal bir felaket olduğunu bildirmek için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Cimrilik, malı korumaz; sahibini helâke sürükler." Malım gitmesin diye korkan, aslında dinini ve ebedi hayatını kaybediyor. "Bugün vermekten kaçan el, yarın zincirle bağlanabilir."

Sahabe Kıssası: Hz. Aişe (Hz.) bir koyun kesmişlerdi. "Ne kaldı?" diye sordu Efendimiz (S.a.v.). "Sadece bir kürek kemiği kaldı" deyince; "Desene bir kürek kemiği hariç hepsi (ahirete) kaldı!" buyurdu.

Kıssadan Hisse: Dağıttığın senindir, sakladığın mirasçınındır.

7. Ayet

اَلشَّيْطَانُ يَعِدُكُمُ الْفَقْرَ وَيَاْمُرُكُمْ بِالْفَحْشَآءِۚ وَاللّٰهُ يَعِدُكُمْ مَغْفِرَةً مِنْهُ وَفَضْلًاۜ

“"Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size cimriliği emreder. Allah ise size Kendi katından bir bağışlama ve lütuf vadeder!" (Bakara, 268)”

7. Hadis

لَا يَجْتَمِعُ الشُّحُّ وَالْإِيمَانُ فِي قَلْبِ عَبْدٍ أَبَدًا

“"Bir kulun kalbinde cimrilik ile iman asla bir arada bulunmaz!" (Nesâî, Cihâd, 8)”

Nüzul Sebebi: İnfak ederken kalbe gelen "fakirleşirim" korkusunun Rahmani değil şeytani bir vesvese olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Malını Allah için harcamayan, sonunda o mal için yanar." Şeytan seni "azalacak" diye kandırır, Allah ise "bereketlenecek" der. Sen kime inanıyorsun? "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde o malın esiri olur."

Sahabe Kıssası: Ebu'd-Dahdah (Hz.) "Kim Allah'a güzel bir borç verir?" ayeti inince, Medine'nin en güzel hurma bahçesini bir yetim için bağışlamıştır.

Kıssadan Hisse: Allah için verip fakir olan görülmemiştir.

8. Ayet

هَآ اَنْتُمْ هٰٓؤُلَآءِ تُدْعَوْنَ لِتُنْفِقُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِۚ فَمِنْكُمْ مَنْ يَبْخَلُۚ وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَرَآءُۚ

“"İşte sizler, Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz. Ama aranızda cimrilik edenler var. Kim cimrilik ederse, ancak kendi nefsi aleyhine cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, muhtaç olan sizlersiniz!" (Muhammed, 38)”

8. Hadis

يَقُولُ ابْنُ آدَمَ مَالِي مَالِي، وَهَلْ لَكَ يَا ابْنَ آدَمَ مِنْ مَالِكَ إِلَّا مَا أَكَلْتَ فَأَفْنَيْتَ، أَوْ لَبِسْتَ فَأَبْلَيْتَ، أَوْ تَصَدَّقْتَ فَأَمْضَيْتَ؟

“"Ademoğlu 'Malım, malım!' der. Halbuki ey Ademoğlu! Senin malından yiyip tükettiğin, giyip eskittiğin veya sadaka verip (ahiret hesabına) geçirdiğinden başkası senin midir?" (Müslim, Zühd, 3)”

Nüzul Sebebi: İnsanın sahip olduğu şeyi kendinden bilme kibrini kırmak ve gerçek mülkiyetin ancak ahirete gönderilenler olduğunu bildirmek için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Ey Ademoğlu! Sen mülkün sahibi değil, sadece geçici bir emanetçisisin. 'Benim malım' diye üzerine titrediğin o rakamlar, aslında senin değil; sadece elinden geçip giden birer imtihan kağıdıdır.

Sen paralarını sayarken, Azrail (S.a.v.) senin nefeslerini sayıyor! Allah senin parana muhtaç değildir; O 'Gani'dir, mutlak zengindir. Sen ise O'nun rızasına, affına ve bir nefesine muhtaç bir 'fakir'sin. Zekât vermeyerek yoksulun rızkını kestiğini mi sanıyorsun? Hayır! Sen sadece kendi kurtuluş yolunu kesiyor, kendi ebedi saadetine engel oluyorsun.

Unutma; yediğin bitti, giydiğin eskidi Seninle mezara gelecek olan tek malın, Allah rızası için elinden çıkarıp O’na emanet ettiğin zekâtındır. Cebine hapseden, aslında kendini azaba hapsetmiştir!"

Sahabe Kıssası: Sahabeden biri (Hz.) vefat edince bir altın bıraktı. Efendimiz (S.a.v.) "Bu bir dağlamadır" buyurdu. Çünkü o bir altın zekâtı verilmemişti.

Kıssadan Hisse: Malını ahirete taşıyamazsın ama hayrını taşıyabilirsin.

2. ANA BÖLÜM: MALIN DEHŞETLİ HESABI VE DAĞLANAN DERİLER!

9. Ayet

يَوْمَ يُحْمٰى عَلَيْهَا ف۪ي نَارِ جَهَنَّمَ فَتُكْوٰى بِهَا جِبَاهُهُمْ وَجُنُوبُهُمْ وَظُهُورُهُمْۜ هٰذَا مَا كَنَزْتُمْ لِاَنْفُسِكُمْ فَذُوقُوا مَا كُنْتُمْ تَكْنِزُونَ

“"O gün (topladıkları altın ve gümüşler) cehennem ateşinde kızdırılır da onlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanır! 'İşte bu, kendiniz için biriktirdiğinizdir; haydi tadın bakalım biriktirdiklerinizi!' denilir." (Tevbe, 35)”

9. Hadis

مَا مِنْ رَجُلٍ لَا يُؤَدِّي زَكَاةَ مَالِهِ إِلَّا جُعِلَ لَهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ صَفَائِحُ مِنْ نَارٍ

“"Zekâtını vermeyen hiçbir kimse yoktur ki, kıyamet günü malı ateşten levhalar haline getirilip; Allah kulları arasında hükmünü verinceye kadar o levhalarla dağlanmasın!" (Müslim, Zekât, 24)”

Nüzul Sebebi: Malıyla övünen, yoksulu kapısından kovan ve servetini biriktirerek güç devşirenlerin o mallarla nasıl cezalandırılacağını ihtar için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir (Ali Küçük Usulü): "Dünyada saklanan mal, ahirette sahibini yakacak bir ateşe dönüşür." Alnına, yanına ve sırtına vurulan o ateşten mühürler; dünyada malını Allah'tan ve kulundan kaçırmanın bedelidir! "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde o malın esiri olur."

Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.) malının tamamını getirdiğinde; "Çocuklarına ne bıraktın?" diyen Efendimiz'e (S.a.v.); "Allah ve Resulü'nü bıraktım" diyerek malın ateşinden ancak infakla kurtulunacağını göstermiştir.

Kıssadan Hisse: Malını Allah'a borç vermeyen, onu cehennemde yakıt olarak bulur!

10. Ayet

تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًاۘ

وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ

“"Onların yanları yataklardan uzaklaşır (teheccüde kalkarlar), korkarak ve umarak Rablerine dua ederler.”

Ve kendilerine verdiğimiz rızıktan da infak ederler." (Secde, 16)

10. Hadis

اَلصَّدَقَةُ تُطْفِئُ الْخَط۪يئَةَ كَمَا يُطْفِئُ الْمَاءُ النَّارَ

“"Su ateşi nasıl söndürürse, sadaka (ve zekât) da günahları (ve cehennem ateşini) öyle söndürür!" (Tirmizî, Cum'a, 79)”

Nüzul Sebebi: Malın sadece bir harcama aracı değil, aynı zamanda mahşer sıcağında serinletici bir su hükmünde olduğunu bildirmek için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Zekât vermeyen, malını değil; cehennemdeki yerini büyütür." Bugün elini cebine atmaktan korkan, yarın ateşin içinde su diye bağıracaktır. "Bugün vermekten kaçan el, yarın zincirle bağlanabilir."

Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.) elinde kalan son dört dirhemin birini gizli, birini açık, birini gece, birini gündüz infak ederdi ki; her anı ve hali zekât nuruyla dolsun.

Kıssadan Hisse: Malın kirini zekâtla yıkamayan, ruhunun kirini ateşle temizler!

11. Ayet

وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَلِاَنْفُسِكُمْۜ وَمَا تُنْفِقُونَ اِلَّا ابْتِغَآءَ وَجْهِ اللّٰهِۜ

“"Hayır olarak ne harcarsanız kendi iyiliğiniz içindir. Zaten siz ancak Allah’ın rızasını kazanmak için harcarsınız!" (Bakara, 272)”

11. Hadis

اَلْمَالُ مَالُ اللّٰهِ وَالْعِبَادُ عِبَادُ اللّٰهِ

“"Mal Allah'ın malıdır, kullar da Allah'ın kullarıdır!" (Taberânî, Mu’cemü’l-Evsat, 5/11)”

Nüzul Sebebi: İnsanın mal üzerindeki "mutlak sahiplik" iddiasını yıkmak ve gerçek mülkiyetin Allah'a ait olduğunu hatırlatmak için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Zekât verilmemiş mal, temiz değil; sahibine şifa değil, kıyamette azaptır." Sen Allah'ın malını Allah'ın kulundan mı saklıyorsun? "Cimrilik, malı korumaz; sahibini helâke sürükler."

Sahabe Kıssası: Abdurrahman b. Avf (Hz.) vefat ederken o kadar çok mal infak etmiştir ki; "Altınlarımızı kılıçlarla parçalayıp dağıtmaktan yorulduk" dediler. O ise; "Hesabım hafiflesin" diye ağlardı.

Kıssadan Hisse: Allah'ın verdiğini Allah'a çok gören, kendi sonunu hazırlamıştır!

12. Ayet

قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَآءُ مِنْ عِبَادِه۪ وَيَقْدِرُ لَهُۜ وَمَآ اَنْفَقْتُمْ مِنْ شَيْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۚ

“"De ki: 'Şüphesiz Rabbim, rızkı kullarından dilediğine bol bol verir, dilediğine de kısar. Allah yolunda ne harcarsanız, O onun yerine başkasını verir!'" (Sebe, 39)”

12. Hadis

يَا ابْنَ آدَمَ، أَنْفِقْ أُنْفِقْ عَلَيْكَ

“"Allah buyurur: 'Ey Ademoğlu! Sen infak et (başkalarına ver) ki, Ben de sana vereyim!'" (Buhârî, Tefsîr, 11)”

Nüzul Sebebi: Rızkın azalacağı korkusuyla cimrilik yapanların kalbine güven aşılamak ve infakın bereketi artıracağını beyan için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: Sen verdikçe Allah da sana verecektir. Budanan ağaç nasıl daha gür çıkarsa, zekâtı verilen mal da öyle gürleşir. Allah’ın hazinesi bitmez ama senin ömrün biter; eksilir diye korkma, mülkün sahibine güven!"

"Sahabe Kıssası: Ebu Talha (Hz.) en sevdiği bahçesi olan Beyruha'yı "Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe birre eremezsiniz" ayeti inince hemen bağışlamıştır.

Kıssadan Hisse: Veren el azalmaz, alan el tükenmez; yeter ki Allah için olsun!

13. Ayet

وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَرَآءُۚ

“"Kim cimrilik ederse ancak kendi nefsi aleyhine cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, siz ise muhtaçlarsınız!" (Muhammed, 38)”

13. Hadis:

لَيْسَ الْمُؤْمِنُ الَّذِي يَشْبَعُ وَجَارُهُ جَائِعٌ إِلَى جَنْبِهِ

“"Yanı başındaki komşusu açken, kendisi tok yatan (kâmil) mümin değildir!" (Buhârî, el-Edebü’l-Müfred, 112)”

Nüzul Sebebi: Cimriliğin sadece bir "kar-zarar" hesabı değil, doğrudan bir "cennet-cehennem" davası olduğunu tescil için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde o malın esiri olur." Allah senin parana muhtaç değil, sen O'nun affına muhtaçsın! "Dünyada kilitlediğin kasa, ahirette açılan azap kapısı olabilir."

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) bir gün yoksullara dağıtmak için bir miktar mal ayırmış, nefsi "azalır" deyince; "Ey Ömer! Allah'ın zenginliğinden şüphe mi ediyorsun?" diyerek malın tamamını vermiştir.

Kıssadan Hisse: Malına kilit vuran, cennetin kapısını da kilitlemiş olur!

14. Ayet

اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَاْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَآ اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ

“"O cimrilik edenler, insanlara da cimriliği emredenler ve Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği nimetleri gizleyenler (yok mu) " (Nisâ, 37)”

14. Hadis

إِنَّ اللّٰهَ إِذَا أَنْعَمَ عَلَى عَبْدٍ نِعْمَةً أَحَبَّ أَنْ يَرَى أَثَرَ نِعْمَتِهِ عَلَى عَبْدِهِ

“"Allah bir kula nimet verdiği zaman, o nimetin izini (infakını ve zekâtını) kulu üzerinde görmeyi sever!" (Tirmizî, Edeb, 54)”

Nüzul Sebebi: Nimetleri gizleyip "yok" diyerek zekâttan kaçanların münafıkça tavırlarını yermek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Malını sayıp sayıp duran, kendini ebedî sanır; oysa ölüm, saydığı her şeyi elinden alır." Nimeti gizlemek, Rezzak olan Allah'a nankörlüktür. "Malını Allah için harcamayan, sonunda o mal için yanar."

Sahabe Kıssası: Hz. Osman (Hz.) kıtlık zamanı gelen kervandaki tüm buğdayı "Bire on veren Allah varken, sizden kar mı bekleyeceğim?" diyerek Medine halkına bedava dağıtmıştır.

Kıssadan Hisse: Allah'ın verdiğini kuldan gizleyen, ahirette nurunu gizlenmiş bulur!

15. Ayet

وَاٰتِ ذَا الْقُرْبٰى حَقَّهُ وَالْمِسْك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَلَا تُبَذِّرْ تَبْذ۪يرًا

“"Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver! Mallarını (harama ve gösterişe) saçıp savurma!" (İsrâ, 26)”

15. Hadis

اَلْيَدُ الْعُلْيَا خَيْرٌ مِنَ الْيَدِ السُّفْلَى

“"Veren el, alan elden daha hayırlıdır!" (Buhârî, Zekât, 18)”

Nüzul Sebebi: İhtiyaç sahiplerinin zenginin malında "hak" sahibi olduğunu ve zekâtın bir lütuf değil, bir borç olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir:Zekât bir bağış değil, yoksulun senin malındaki yasal hakkıdır. Başkasının rızkını cebinde hapseden, aslında kendi evine komşusunun ateşini taşımaktadır. Emaneti sahibine (yoksula) teslim et ki, mülkün sahibi seni de korusun!"

"Sahabe Kıssası: Selman-ı Farisi (Hz.) devletten aldığı maaşı tamamen infak eder, kendi eliyle ördüğü sepetleri satarak geçinirdi. "Hakkım olmayan malda gözüm yok" derdi.

Kıssadan Hisse: Malını akıtan nehir olur, saklayan ise bataklık!

16. Ayet

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَآ اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ

“"Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan (ve zekât borcunuzdan) alıkoymasın!" (Münâfikûn, 9)”

16. Hadis

تَعِسَ عَبْدُ الدّ۪ينَارِ وَعَبْدُ الدِّرْهَمِ

“"Dinarın ve dirhemin (paranın) kulu olanlar kahrolsun!" (Buhârî, Cihâd, 70)”

Nüzul Sebebi: Parayı amaç haline getirenlerin ve evladına mal bırakma hırsıyla zekâtı terk edenlerin ruhsal çöküşünü beyan için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Malını sayıp sayıp duran, kendini ebedî sanır; oysa ölüm, her şeyi elinden alır." Paranın kulu olan, kabirde parasıyla beraber gömülür ve azabı o olur. "Dünyada kilitlediğin kasa, ahirette açılan azap kapısı olabilir."

Sahabe Kıssası: Hz. Aişe (Hz.) kendisine gönderilen yüz bin dirhemi aynı gün dağıttı. Hizmetçisi; "Keşke bir dirhem bıraksaydın da akşama iftarlık et alsaydık" deyince; "Hatırlatsaydın bırakırdım, Allah zengindir" demiştir.

Kıssadan Hisse: Malın seni Allah'tan uzaklaştırıyorsa, o mal senin değil, senin celladındır!

3. ANA BÖLÜM: İNFAKIN CENNET MÜJDESİ VE BEREKET KAPILARI!

17. Ayet

مَثَلُ الَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ كَمَثَلِ حَبَّةٍ اَنْبَتَتْ سَبْعَ سَنَابِلَ ف۪ي كُلِّ سُنْبُلَةٍ مِائَةُ حَبَّةٍۜ

“"Allah yolunda mallarını harcayanların örneği, yedi başak veren ve her başağında yüz tane bulunan bir tek tohum gibidir!" (Bakara, 261)”

17. Hadis

مَا نَقَصَتْ صَدَقَةٌ مِنْ مَالٍ

“"Sadaka (ve zekât) vermekle maldan hiçbir şey eksilmez!" (Müslim, Birr, 69)”

Nüzul Sebebi: "Verirsem fakirleşirim" korkusuyla kalbi titreyen müminlere, Allah’ın bire yedi yüz veren o muazzam ticaretini müjdelemek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir:Toprağa atılan bir tohumun yedi yüz başak vermesine inanıyorsun da, Allah yolunda verdiğinin bin bereketle döneceğine neden inanmıyorsun? İnfak, ahiret toprağına ekilen en kârlı tohumdur; bugün ekmeyen, yarın mahşerde neyi biçecek?"

(Sahabe Kıssası: Ebu'd-Dahdah (Hz.) bu ayeti duyunca; "Rabbimiz bizden borç mu istiyor?" dedi ve 600 ağaçlık bahçesini bağışladı. Efendimiz (S.a.v.); "Cennette onun için ne kadar ağır salkımlar var!" buyurdu.

Kıssadan Hisse: Sen Allah'a bir ver, O sana bin versin; yeter ki niyetin temiz olsun!

18. Ayet

اَلَّذ۪ينَ يُنْفِقُونَ اَمْوَالَهُمْ بِالَّيْلِ وَالنَّهَارِ سِرًّا وَعَلَانِيَةً فَلَهُمْ اَجْرُهُمْ عِنْدَ رَبِّهِمْۚ

“"Mallarını gece gündüz, gizli ve açık harcayanlar var ya; onların mükafatı Rableri katındadır!" (Bakara, 274)”

18. Hadis

إِنَّ الصَّدَقَةَ لَتُطْفِئُ عَنْ أَهْلِهَا حَرَّ الْقُبُورِ

“"Şüphesiz sadaka, sahiplerinden kabir hararetini (ateşini) söndürür!" (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr, 17/286)”

Nüzul Sebebi: İnfakın sadece bir "para verme" işi olmadığını, aslında kabirdeki o dar ve karanlık hücreyi serinleten bir rüzgar olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dünyada kilitlediğin kasa, ahirette açılan azap kapısı olabilir." Ama infak ettiğin o kuruşlar, kabirde senin üzerine serilen bir gölgeliktir. "Cimrilik malı korumaz; sahibini helâke sürükler."

Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.) elindeki son ekmeği bir yoksul, bir yetim ve bir esirle paylaştığında bu ayetlerin indiği rivayet edilir. "Biz sadece Allah rızası için yediriyoruz" derlerdi.

Kıssadan Hisse: Kabirde yanmak istemiyorsan, dünyada malının zekâtıyla o ateşi söndür!

19. Ayet

وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِه۪ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

“"Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!" (Haşr, 9)”

19. Hadis

اَلسَّخِيُّ قَر۪يبٌ مِنَ اللّٰهِ قَر۪يبٌ مِنَ الْجَنَّةِ قَر۪يبٌ مِنَ النَّاسِ بَع۪يدٌ مِنَ النَّارِ

“"Cömert olan; Allah’a yakın, cennete yakın, insanlara yakın ve cehennemden uzaktır!" (Tirmizî, Birr, 40)”

Nüzul Sebebi: İnsanın en büyük düşmanının dışarıda değil, içindeki o "biriktirme" hırsı olduğunu ve bu hırsı kıranın kurtulacağını beyan için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde o malın esiri olur." Cömertlik ise seni o esaretten kurtarıp Allah'ın dostluğuna taşır. "Malını Allah için harcamayan, sonunda o mal için yanar."

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) malının yarısını getirdiğinde; "Cömertlikte bugün Ebubekir'i geçeceğim" demişti ama Ebubekir (Hz.) her şeyini getirince; "Sen bizi her zaman geçersin" diye ağlamıştır.

Kıssadan Hisse: Malınla cenneti satın alabilecekken, neden cehenneme odun biriktiriyorsun?

20. Ayet

وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ يُوَفَّ اِلَيْكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

“"Hayır olarak ne harcarsanız, karşılığı size eksiksiz ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız!" (Bakara, 272)”

20. Hadis:

مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ إِلَّا سَيُكَلِّمُهُ رَبُّهُ فَلْيَتَّقِيَنَّ النَّارَ وَلَوْ بِشِقِّ تَمْرَةٍ

“"Rabbiniz sizinle tercümansız konuşacaktır O halde yarım hurma ile de olsa kendinizi ateşten koruyun!" (Müslim, Zekât, 67)”

Nüzul Sebebi: Rızık endişesiyle elini sıkanların, aslında meleklerin duasından mahrum kaldıklarını ve verenin arkasında ilahi bir destek olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Zekât vermeyen, malını değil; cehennemdeki yerini büyütür." Meleğin duasını alan bir mal hiç biter mi? "Bugün vermekten kaçan el, yarın zincirle bağlanabilir."

Sahabe Kıssası: Hz. Aişe (Hz.) bir yoksul gelince evdeki tek üzüm tanesini verdi ve; "Bunda kaç tane zerre (hayır) var biliyor musun?" diyerek küçüğün bile Allah katındaki değerini hatırlattı.

Kıssadan Hisse: Sen bir verirsin, melekler senin için "bin ver" diye yalvarır!

21. Ayet

لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ

“"Sevdiğiniz şeylerden (Allah yolunda) harcamadıkça gerçek iyiliğe (birr’e) asla eremezsiniz!" (Âl-i İmrân, 92)”

21. Hadis

أَفْضَلُ الصَّدَقَةِ أَنْ تَصَدَّقَ وَأَنْتَ صَحِيحٌ شَحِيحٌ

“"Sadakanın en faziletlisi, sağlıklı olduğun ve (gelecekten korkup) malına düşkün olduğun zamanda verdiğindir!" (Buhârî, Zekât, 11)”

Nüzul Sebebi: Sadece artığını veya işe yaramayanı değil, en kıymetlisini feda edebilmenin gerçek müminlik nişanı olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Malını sayıp sayıp duran, kendini ebedî sanır; oysa ölüm, her şeyi elinden alır." En sevdiğini veremeyen, Allah'ın en büyük sevgisine ulaşamaz. "Zekât verilmemiş mal, temiz değil; sahibine şifa değil, azaptır."

Sahabe Kıssası: Zeyd b. Harise (Hz.) en sevdiği atını getirdi; "Ya Resulullah, en sevdiğim budur, bunu infak et!" diyerek imandaki sadakatini ispatladı.

Kıssadan Hisse: Allah'a "artıklarını" değil, "sevdiklerini" gönder ki karşılığında sevdiklerini bulasın!

22. Ayet

اِنَّمَا الصَّدَقَاتُ لِلْفُقَرَآءِ وَالْمَسَاك۪ينِ فَر۪يضَةً مِنَ اللّٰهِۜ

“"Zekâtlar ancak fakirler, miskinler içindir. Bu, Allah tarafından bir farzdır!" (Tevbe, 60)”

22. Hadis

تُؤْخَذُ مِنْ أَغْنِيَائِهِمْ فَتُرَدُّ عَلَى فُقَرَائِهِمْ

“"Zekât zenginlerinden alınır ve yoksullarına geri verilir!" (Buhârî, Zekât, 1)”

Nüzul Sebebi: Zekâtın zenginin bir "lütfu" değil, yoksulun "hakkı" olduğunu ve bu dengenin bozulmasının toplumu helak edeceğini bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde o malın esiri olur." Sen yoksulun hakkını gasp ederek kendi malını da haramla kirletiyorsun. "Zekât verilmemiş mal, temiz değil; sahibine şifa değil, azaptır."

Sahabe Kıssası: Muaz b. Cebel (Hz.) Yemen'e gönderildiğinde zekâtı öyle adil dağıttı ki, bir yıl sonra zekât alacak fakir kalmadı. "Cimrilik helak eder, zekât ise ihya eder" dedi.

Kıssadan Hisse: Yoksulun hakkını vermeyen, kendi malının bereketini de yer!

23. Ayet

وَيُطْعِمُونَ الطَّعَامَ عَلٰى حُبِّه۪ مِسْك۪ينًا وَيَت۪يمًا وَاَس۪يرًا

“"Onlar, sevdikleri yiyeceklerden yoksula, yetime ve esire yedirirler!" (İnsan, 8)”

23. Hadis

مَنْ كَانَ لَهُ مَالٌ فَلْيَتَصَدَّقْ بِفَضْلِ مَالِهِ

“"Kimin fazla malı varsa, onu muhtaçlara infak etsin!" (Müslim, Lükata, 4)”

Nüzul Sebebi: İhtiyaçtan fazlasını biriktirip kilit vuranların aksine, müminin elindekini paylaşarak ruhunu doyurması gerektiğini beyan için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir:Mideni haramla, ruhunu cimrilikle doyurma! Sen yoksulun karnını doyururken, aslında kendi ahiretinin açlığını gideriyorsun. Komşusu açken tok yatanın kazandığı mal, ona şifa değil ancak azap yakıtı olur."

"Sahabe Kıssası: Hz. Fatıma (Hz.) ve Hz. Ali (Hz.) üç gün üst üste iftarlıklarını kapıya gelen yoksula verdiler ve suyla iftar ettiler. Allah onları "Ebrar" diye övdü.

Kıssadan Hisse: Mideni değil, ruhunu doyurmak istiyorsan infak et!

24. Ayet

وَمَا تُنْفِقُوا مِنْ خَيْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِه۪ عَل۪يمٌ

“"Hayır olarak ne harcarsanız, şüphesiz Allah onu hakkıyla bilir!" (Bakara, 273)”

24. Hadis

اتَّقُوا النَّارَ وَلَوْ بِشِقِّ تَمْرَةٍ

“"Yarım hurma ile de olsa (sadaka vererek) kendinizi ateşten koruyun!" (Buhârî, Zekât, 9)”

Nüzul Sebebi: İnfakın miktarının değil, niyetinin önemli olduğunu; en küçük hayrın bile cehenneme karşı bir kalkan olacağını bildirmek için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dünyada saklanan mal, ahirette sahibini yakacak bir ateşe dönüşür." Yarım hurma bile o ateşi söndürebilirken, sen koca bir serveti neden azap yakıtı yapıyorsun? "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde o malın esiri olur."

Sahabe Kıssası: Bir sahabe (Hz.) gece boyu çalışıp bir avuç hurma kazandı, yarısını çocuklarına götürdü yarısını Efendimiz'e (S.a.v.) getirip; "Bu da benim zekâtım" dedi.

Kıssadan Hisse: Allah senin malının büyüklüğüne değil, feda ettiğin o yarım hurmadaki kalbine bakar!

4. ANA BÖLÜM: KALPTEKİ CİMRİLİK HASTALIĞININ TEŞHİSİ!

25. Ayet

اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَاْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَآ اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ

“"Onlar hem cimrilik ederler, hem de insanlara cimriliği emrederler. Allah'ın lütfundan kendilerine verdiğini gizlerler!" (Nisâ, 37)”

25. Hadis:

قَدْ أَفْلَحَ مَنْ أَسْلَمَ، وَرُزِقَ كَفَافًا، وَقَنَّعَهُ اللَّهُ بِمَا آتَاهُ

“Meali: "Müslüman olan, kendisine yetecek kadar rızık verilen ve Allah'ın verdiğine kanaat ettirdiği kimse kurtulmuştur!" (Müslim, Zühd, 65)”

Nüzul Sebebi: Malı saklamanın sadece bireysel bir hata değil, toplumu çürüten ve insanlığı birbirine düşüren bir "nifak" tohumu olduğunu bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir "Cimrilik, malı korumaz; sahibini helâke sürükler." Malım gitmesin diye korkan, aslında dinini ve ahiretini kaybediyor! "Bugün vermekten kaçan el, yarın zincirle bağlanabilir."

Sahabe Kıssası: Sa'leb b. Hatıb (Hz.), "Zengin olursam çok zekât vereceğim" diye söz verdi; zengin olunca ise zekâtı "haraç" görüp vermedi. Sonunda hüsranla öldü.

Kıssadan Hisse: Allah'ın verdiğini Allah'tan sakınan, Allah'ın rahmetinden de sakınılır!

26. Ayet

وَاَمَّا مَنْ بَخِلَ وَاسْتَغْنٰىۙ وَكَذَّبَ بِالْحُسْنٰىۙ فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرٰىۜ

“"Kim de cimrilik eder, kendini müstağni (ihtiyaçsız) sayar ve en güzel sözü (ahireti) yalanlarsa, biz onu en zor olana (cehenneme) sürükleriz!" (Leyl, 8-10)”

26. Hadis

لَا يَجْتَمِعُ الشُّحُّ وَالْإِيمَانُ فِي قَلْبِ عَبْدٍ أَبَدًا

“"Bir kulun kalbinde cimrilik ile iman asla bir arada bulunmaz!" (Nesâî, Cihâd, 8)”

Nüzul Sebebi: Kalbinde dünya malına aşırı sevgi besleyip "bana bir şey olmaz" diyenlerin, aslında iman kalesinden sızma yaptıklarını ihtar için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Malını sayıp sayıp duran, kendini ebedî sanır; oysa ölüm, her şeyi elinden alır." Sen parana güvenirken, Allah seni zorluğa (azaba) hazırlıyor! "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde o malın esiri olur."

Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.) malının tamamını getirdiğinde; "Çocuklarına ne bıraktın?" diyenlere; "Allah ve Resulü'nü (S.a.v.) bıraktım" diyerek imanın cömertlikle tamamlandığını göstermiştir.

Kıssadan Hisse: Malına kilit vuran, kalbine de kilit vurmuştur!

27. Ayet

وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ بِمَآ اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ هُوَ خَيْرًا لَهُمْۜ بَل هُوَ شَرٌّ لَهُمْۜ

“"Allah'ın kereminden kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Aksine bu onlar için bir şerdir!" (Âl-i İmrân, 180)”

27. Hadis:

مَثَلُ الْبَخِيلِ وَالْمُنْفِقِ كَمَثَلِ رَجُلَيْنِ عَلَيْهِمَا جُبَّتَانِ مِنْ حَدِيدٍ

“"Cimri ile infak edenin hali, üzerlerinde demirden zırh bulunan iki adama benzer. (Cömert verdikçe zırhı genişler, cimri kısmaya çalıştıkça zırhı onu boğar!)" (Buhârî, Zekât, 28)”

Nüzul Sebebi: Cimriliğin sadece "para" meselesi olmadığını, asıl cimriliğin "rahmetten ve sevgiden" kaçmak olduğunu bildirmek için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Zekât vermeyen, malını değil; cehennemdeki yerini büyütür." Allah sana vermiş, sen ise O'nun Resulü'ne (S.a.v.) bir selamı bile çok görüyorsun! "Malını Allah için harcamayan, sonunda o mal için yanar."

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) bir gün ağlayan bir ihtiyarı gördü, "Zekât vermediği için malı telef olan biri mi?" diye sordu; hayır niyetini Allah için yapmadığı için ağladığını anlayınca ona nasihat etti.

Kıssadan Hisse: Malın azabı dünyada başlar, ahirette mühürlenir

5. ANA BÖLÜM: KURTULUŞ REÇETESİ VE FİNAL MÜHRÜ!

28. Ayet

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَآ اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ

“"Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan (ve zekât borcunuzdan) alıkoymasın!" (Münâfikûn, 9)”

28. Hadis

يَقُولُ الْعَبْدُ مَالِي مَالِي وَإِنَّمَا لَهُ مِنْ مَالِهِ ثَلَاثٌ مَا أَكَلَ فَأَفْنَى أَوْ لَبِسَ فَأَبْلَى أَوْ أَعْطَى فَأَقْنَى

“"Kul 'malım malım' der! Halbuki onun malı ancak üçtür: Yiyip tükettiği, giyip eskittiği veya sadaka verip (ahirete) gönderdiğidir!" (Müslim, Zühd, 3)”

Nüzul Sebebi: Gelecek kaygısı ve çocuklara miras bırakma hırsının, zekâtı terk etmek için geçerli bir mazeret olmadığını bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dünyada kilitlediğin kasa, ahirette açılan azap kapısı olabilir." Gerçek malın, elinden çıkardığın ve Allah'a emanet ettiğin maldır! "Zekât verilmemiş mal, temiz değil; sahibine azaptır."

Sahabe Kıssası: Hz. Aişe (Hz.) oruçluyken eline geçen bir miktar parayı hemen dağıttı. Akşama iftarlığı kalmayınca; "Allah rızası için verdik, O bize yeter" dedi.

Kıssadan Hisse: Cebinde sakladığın senin değil, harcadığın senindir!

29. Ayet

مَنْ ذَا الَّذ۪ي يُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَيُضَاعِفَهُ لَهُٓ اَضْعَافًا كَث۪يرَةًۜ

“"Kim Allah'a güzel bir borç verecek olursa, Allah da onu kat kat artırır!" (Bakara, 245)”

29. Hadis

إِنَّ الصَّدَقَةَ لَتَقَعُ فِي يَدِ الرَّحْمٰنِ قَبْلَ أَنْ تَقَعَ فِي يَدِ السَّائِلِ

“"Verdiğin sadaka (ve zekât), yoksulun eline geçmeden önce Allah'ın (Rahman'ın) kudret eline geçer!" (Müslim, Zekât, 63)”

Nüzul Sebebi: İnfakın bir "kayıp" değil, kainatın sahibiyle yapılan en karlı ticaret olduğunu müjdelemek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir:Kâinatın sahibine borç veren hiç iflas eder mi? Sen yoksulun eline bir kuruş bırakırken, o paranın yoksuldan önce Rahman’ın kudret eline değdiğini hisset! Allah’a borç ver ki, mahşerin o en zor gününde alacağını kat kat tahsil edesin."

"Sahabe Kıssası: Abdurrahman b. Avf (Hz.) kervanıyla Medine'ye girince her şeyi infak ederdi; "Kervanlarımın hesabı beni cennete girmekten alıkoymasın" diye titrerdi.

Kıssadan Hisse: Allah'a borç veren, asla iflas etmez!

30. Ayet)

وَاَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَاْتِيَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَآ اَخَّرْتَن۪يٓ اِلٰىٓ اَجَلٍ قَر۪يبٍۙ فَاَصَّدَّقَ وَاَكُنْ مِنَ الصَّالِح۪ينَ

“"Sizden birine ölüm gelip de: 'Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip salihlerden olsam!' demeden önce infak edin!" (Münâfikûn, 10)”

30. Hadis)

يَتْبَعُ الْمَيِّتَ ثَلَاثَةٌ يَرْجِعُ اثْنَانِ وَيَبْقَى مَعَهُ وَاحِدٌ يَرْجِعُ أَهْلُهُ وَمَالُهُ وَيَبْقَى عَمَلُهُ

“"Ölüyü (kabre) üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. Ailesi ve malı geri döner; onunla sadece ameli kalır!" (Buhârî, Rikâk, 42)”

Nüzul Sebebi: Son nefeste duyulacak o büyük pişmanlığın fayda vermeyeceğini, "ah keşke zekâtımı verseydim" demeden önce harekete geçilmesi gerektiğini ihtar için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Zekât verilmemiş mal, temiz değil; sahibine şifa değil, kıyamette azaptır." Kabir kapısında malın seni terk edecek, zekâtın ise seninle içeri girecek! "Cimrilik malı korumaz; sahibini helâke sürükler."

Sahabe Kıssası: Hz. Osman (Hz.) vefat ettiğinde malının büyük kısmını vakfettiği için ismi hala "Cömertlik" ile anılır; "Dünya bitti ama hayır bitmedi" dediler.

Kıssadan Hisse: Mezarda paran geçmez, sadece zekâtının nuru geçer!

6.BÖLÜM: MÜLKÜN GERÇEK SAHİBİ VE EMANETE HIYANETİN BEDELİ!

31. Ayet

وَاٰتُوهُمْ مِنْ مَالِ اللّٰهِ الَّذ۪يٓ اٰتٰيكُمْۜ

“"Allah’ın size verdiği malından onlara (muhtaçlara) verin!" (Nûr, 33)”

31. Hadis

إِنَّ لِكُلِّ أُمَّةٍ فِتْنَةً وَفِتْنَةُ أُمَّتِي الْمَالُ

“"Her ümmetin bir fitnesi (imtihanı) vardır; benim ümmetimin fitnesi de maldır!" (Tirmizî, Zühd, 26)”

Nüzul Sebebi: Malın insana ait bir mülk değil, Allah tarafından denemek için verilmiş bir "emanet" olduğunu tescil için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir (Ali Küçük Usulü): "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde o malın esiri olur." Sen Allah'ın malını Allah'tan mı saklıyorsun? "Zekât vermeyen, malını değil; cehennemdeki yerini büyütür."

Sahabe Kıssası: Hz. Ebubekir (Hz.) malının tamamını getirdiğinde; "Çocuklarına ne bıraktın?" diyen Efendimiz'e (S.a.v.); "Allah ve Resulü'nü bıraktım" diyerek gerçek zenginliğin emaneti sahibine teslim etmek olduğunu göstermiştir.

Kıssadan Hisse: Emanete hıyanet eden, mülkün sahibi tarafından cezalandırılır!

32. Ayet

وَمَنْ يَبْخَلْ فَاِنَّمَا يَبْخَلُ عَنْ نَفْسِه۪ۜ وَاللّٰهُ الْغَنِيُّ وَاَنْتُمُ الْفُقَرَآءُۚ

“"Kim cimrilik ederse ancak kendi nefsi aleyhine cimrilik etmiş olur. Allah zengindir, siz ise muhtaçlarsınız!" (Muhammed, 38)”

32. Hadis:

إِنَّ لِكُلِّ أُمَّةٍ فِتْنَةً وَفِتْنَةُ أُمَّتِي الْمَالُ

“"Her ümmetin bir fitnesi (imtihanı) vardır; benim ümmetimin imtihanı da maldır!" (Tirmizî, Zühd, 26)”

Nüzul Sebebi: Cimriliğin Allah'a bir zarar vermediğini, aksine kulun kendi ebedi hayatını ateşe attığını bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir:"Malın seni Allah’tan uzaklaştırıyorsa, o senin mülkün değil, senin celladındır! Allah senin parana muhtaç değildir; asıl sen O’nun affına muhtaçsın. Cebindeki kilitli kasa, kalbine vurulmuş bir mühür olmasın; infak et ki o kilit kırılsın!"

"Sahabe Kıssası: Bir bedevi (Hz.) çok zengindi ama zekât vermezdi. Malı bir gecede kül olunca; "Allah benden borç istedi, ben vermedim; şimdi O benden hepsini aldı" diye feryat etmiştir.

Kıssadan Hisse: Malına kilit vuran, kendi kurtuluş kapısını da kilitlemiş olur!

33. Ayet

اَلَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ وَيَاْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبُخْلِ وَيَكْتُمُونَ مَآ اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ۜ

“"Onlar cimrilik ederler, insanlara da cimriliği emrederler ve Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği nimetleri gizlerler!" (Nisâ, 37)”

33. Hadis:

وَعَنْ مَالِهِ مِنْ أَيْنَ اكْتَسَبَهُ وَفِيمَا أَنْفَقَهُ

“Meali: "Kul, malını nereden kazandığından ve nereye harcadığından hesaba çekilmedikçe kımıldayamaz." (Tirmizî, Kıyâmet, 1)”

Nüzul Sebebi: Münafıkların mal biriktirme hırsını ve zekâtın verilmesini engellemeye çalışmalarını deşifre etmek için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Malını sayıp sayıp duran, kendini ebedî sanır; oysa ölüm, her şeyi elinden alır." Nimeti gizlemek, Rezzak olan Allah'a nankörlüktür. "Malını Allah için harcamayan, sonunda o mal için yanar."

Sahabe Kıssası: Hz. Osman (Hz.) kıtlık zamanı gelen kervandaki tüm buğdayı bedava dağıttığında; "Ben kârımı Allah'tan aldım" diyerek malını nifaktan temizlemiştir.

Kıssadan Hisse: Allah'ın verdiğini kuldan gizleyen, mahşerde nurunu gizlenmiş bulur!

34. Ayet

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَآ اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ

“"Ey iman edenler! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan (ve zekâtınızdan) alıkoymasın!" (Münâfikûn, 9)”

34. Hadis

تَعِسَ عَبْدُ الدِّرْهَمِ تَعِسَ عَبْدُ الدّ۪ينَارِ

“"Paranın ve pulun kulu olanlar kahrolsun!" (Buhârî, Cihâd, 70)”

Nüzul Sebebi: Gelecek kaygısı ve evlat hırsının zekâtı terk etmek için bir mazeret olamayacağını ihtar için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dünyada kilitlediğin kasa, ahirette açılan azap kapısı olabilir." Paranın kulu olan, kabirde parasıyla beraber yakıt olur. "Zekât verilmemiş mal, temiz değil; sahibine şifa değil, azaptır."

Sahabe Kıssası: Selman-ı Farisi (Hz.) maaşını alır almaz infak eder; "Fazla mal, hesabı uzatan bir yüktür" diyerek hürriyetini ilan ederdi.

Kıssadan Hisse: Malın seni Allah'tan uzaklaştırıyorsa, o mal senin değil, celladındır!

35. Ayet

وَاَنِ انْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَاْتِيَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ

“"Sizden birine ölüm gelip de: 'Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka versem!' demeden önce infak edin!" (Münâfikûn, 10)”

35. Hadis

يَتْبَعُ الْمَيِّتَ ثَلَاثَةٌ يَرْجِعُ اثْنَانِ وَيَبْقَى مَعَهُ وَاحِدٌ يَرْجِعُ أَهْلُهُ وَمَالُهُ وَيَبْقَى عَمَلُهُ

“"Ölüyü kabre üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. Ailesi ve malı geri döner; onunla sadece ameli (ve zekâtı) kalır!" (Buhârî, Rikâk, 42)”

Nüzul Sebebi: Son nefeste duyulacak pişmanlığın fayda vermeyeceğini, malın o kapıdan içeri girmeyeceğini ihtar için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Zekât verilmemiş mal, temiz değil; kıyamette azaptır." Mezarda paran geçmez, sadece zekâtının nuru geçer! "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde o malın esiri olur."

Sahabe Kıssası: Hz. Aişe (Hz.) kendisine gelen yüz bin dirhemi aynı gün dağıtıp iftarsız kalınca; "Unuttuğum mal benden değil, dağıttığım bendendir" demiştir.

Kıssadan Hisse: Dağıttığın senindir, sakladığın mirasçınındır!

36. Ayet

وَالَّذ۪ينَ يَكْنِزُونَ الذَّهَبَ وَالْفِضَّةَ وَلَا يُنْفِقُونَهَا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ اَل۪يمٍۙ

“"Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanları acı bir azapla müjdele!" (Tevbe, 34)”

36. Hadis

كُلُّ كَنْزٍ لَا تُؤَدَّى زَكَاتُهُ فَهُوَ نَارٌ يُكْوَى بِهَا صَاحِبُهُ

“"Zekâtı verilmeyen her birikmiş mal, sahibini dağlayacak bir ateştir!" (Müslim, Zekât, 24)”

Nüzul Sebebi: Servet biriktirmeyi güç sananların, o mallarla nasıl mühürleneceklerini bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Dünyada saklanan mal, ahirette sahibini yakacak bir ateşe dönüşür." Kasadaki o soğuk altınlar, yarın derini yakacak kızgın levhalar olacak! "Cimrilik malı korumaz; sahibini helâke sürükler."

Sahabe Kıssası: Ebu Zer (Hz.) zenginlerin kapısına gider; "Hazinede duran her dirhem, mahşerde vücudunuza basılacak bir mühürdür!" diye haykırırdı.

Kıssadan Hisse: Cebini ısıtan verilmeyen zekât, yarın kalbini yakacak ateştir!

37. Ayet

لَنْ تَنَالُوا الْبِرَّ حَتّٰى تُنْفِقُوا مِمَّا تُحِبُّونَۜ

“"Sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça gerçek iyiliğe asla eremezsiniz!" (Âl-i İmrân, 92)”

37. Hadis

مَا نَقَصَتْ صَدَقَةٌ مِنْ مَالٍ

“"Zekât ve sadaka vermekle maldan hiçbir şey eksilmez!" (Müslim, Birr, 69)”

Nüzul Sebebi: İnsanın en kıymetlisini feda etmesinin imandaki sadakatini kanıtlayacağını bildirmek için inmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Zekât vermeyen, malını değil; cehennemdeki yerini büyütür." Allah'a artığını değil, sevdiğini gönder ki karşılığında sevgiyi bulasın! "Zekât verilmemiş mal, sahibine şifa değil, azaptır."

Sahabe Kıssası: Hz. Talha (Hz.) en güzel bahçesini bağışladığında; "İşte kâr eden ticaret budur!" müjdesini almıştır.

Kıssadan Hisse: Sen bir verirsin, Allah bin bereket verir; yeter ki O'nun için olsun!

38. Ayet

اَلشَّيْطَانُ يَعِدُكُمُ الْفَقْرَ وَيَاْمُرُكُمْ بِالْفَحْشَآءِۚ وَاللّٰهُ يَعِدُكُمْ مَغْفِرَةً مِنْهُ وَفَضْلًاۜ

“"Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve cimriliği emreder. Allah ise size bağışlama ve lütuf vadeder!" (Bakara, 268)”

38. Hadis

لَا تَزُولُ قَدَمَا عَبْدٍ يَوْمَ الْقِيَامَةِ حَتَّى يُسْأَلَ عَنْ عُمُرِهِ وَعَنْ مَالِهِ مِنْ أَيْنَ اكْتَسَبَهُ وَفِيمَا أَنْفَقَهُ

“"Kul, kıyamet günü şu sorulardan hesaba çekilmedikçe bir yere kımıldayamaz: Malını nereden kazandı ve nereye harcadı?" (Tirmizî, Kıyâmet, 1)”

Nüzul Sebebi: İnfak ederken kalbe gelen "azalır" korkusunun şeytani bir vesvese olduğunu bildirmek için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Malını Allah için harcamayan, sonunda o mal için yanar." Şeytan "yok olacak" der, Allah "var olacak" der. Sen kime inanıyorsun? "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde esiri olur."

Sahabe Kıssası: Bir sahabe (Hz.) elindeki son hurmayı verdiğinde münafıklar güldü. Allah ise; "O bir hurma dağlar kadar sevap getirdi" buyurdu.

Kıssadan Hisse: Meleğin duasını alan mal bitmez, bedduasını alan mal ise gün yüzü görmez!

39. Ayet

وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍۙ اَلَّذ۪ي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُۙ

“"Malı toplayıp onu sayıp duran her kişinin vay haline!" (Hümeze, 1-2)”

39. Hadis

اتَّقُوا النَّارَ وَلَوْ بِشِقِّ تَمْرَةٍ

“"Yarım hurma ile de olsa kendinizi ateşten koruyun!" (Buhârî, Zekât, 9)”

Nüzul Sebebi: Malın gücüne güvenip ölümü unutanların ve sadece rakamlarla teselli bulanların hüsranını beyan için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Malını sayıp sayıp duran, kendini ebedî sanır; oysa ölüm, her şeyi elinden alır." Sen paraları sayarken Azrail (as) senin nefeslerini sayıyor! "Dünyada kilitlediğin kasa, ahirette açılan azap kapısı olabilir."

Sahabe Kıssası: Hz. Ali (Hz.) elindeki dört dirhemin her birini farklı niyetle infak ederdi; "Zekât malın kalesi, cimrilik ise helâkidir" derdi.

Kıssadan Hisse: Malın seni ebedi kılmıyor, sadece hesabını ağırlaştırıyor!

40. Ayet.

فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُۚ وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ

“"Kim zerre kadar hayır (zekât) işlemişse onu görür; kim de zerre kadar şer (cimrilik) işlemişse onu görür!" (Zilzâl, 7-8)”

40. Hadis :

كُلُّ امْرِئٍ فِي ظِلِّ صَدَقَتِهِ حَتَّى يُفْصَلَ بَيْنَ النَّاسِ

“"İnsanlar arasında hüküm verilinceye kadar, her kişi (mahşerde) sadakasının gölgesindedir!" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4/147)”

Nüzul Sebebi: Zerre kadar cimriliğin bile mizanı alt üst edeceğini ve kurtuluşun ancak cömertlikle mümkün olduğunu tescil için söylenmiştir.

Az ve Öz Tefsir: "Zekât verilmemiş mal, temiz değil; sahibine şifa değil, kıyamette azaptır." Zerre kadar zekât seni kurtarır, zerre kadar cimrilik seni yakar. "Malını Allah için harcamayan, sonunda o mal için yanar!"

Sahabe Kıssası: Hz. Ömer (Hz.) vefat ederken tek bir borcu kalmasın diye titredi; "Hesabım temiz olsun, malım değil hayrım kalsın" dedi.

Kıssadan Hisse: Son nefesin zekâtının mührüdür; kabrin ise o mührün şahididir!

DEĞERLİ MÜMİNLER, AZİZ CEMAAT!

Söz bitti, mizan kuruluyor "Biriktirdiklerinle övündün… ama infak etmediğin her kuruş bugün ateşten bir mühür oldu!" dedik. Şimdi soruyorum sana ey nefsim! Soruyorum sana ey dünya bekçisi! "EY GAFİL! AKLINI KULLANMAYACAK MISIN? HİÇ İDRAK ETMEZ MİSİN?" Bak o soğuk toprağa; dün üzerine titrediğin o altınları, evlatlarına miras bıraktığın o tapuları seninle beraber o çukura gömdüler mi? "ÖLECEKSİN! O DAR ÇUKURA GİRECEKSİN VE 'ALLAH'IN MALINI NEDEN ALLAH'TAN SAKLADIN?' SORUSUNUN ALTINDA EZİLECEKSİN!"

EY KASASINA KİLİT VURUP KALBİNİ KURUTAN NEFSİM! "Zekât vermeyen, malını değil; cehennemdeki yerini büyütür!" Sanıyor musun ki bankadaki rakamlar seni kabir azabından koruyacak? Sanıyor musun ki cimrilikle kazandığını sandığın o dünya, seni Allah’ın gazabından kaçıracak? "İDRAK ETMEZ MİSİN? DÜNYADA KİLİTLEDİĞİN KASA, AHİRETTE AÇILAN AZAP KAPISIDIR!" Bugün yoksulun hakkını gasp ettiğin o paralar, yarın mahşer meydanında kızdırılmış levhalar olup alnına, yanına ve sırtına basılacak!

EY "YARIN VERİRİM" DİYE ÖMRÜNÜ TÜKETEN YOLCU! "Bugün vermekten kaçan el, yarın ateşten zincirle boynuna bağlanır!" O gün ne ortağın, ne mirasçın, ne de o sayıp sayıp durduğun malların yanına gelebilecek. "AKLINI KULLAN! YA ZEKÂTINLA MALINI TEMİZLER KURTULURSUN… YA DA CİMRİLİĞİNLE KENDİ CEHENNEMİNİ ODUNLARSIN!" Mezarlıklar, "şimdi sırası değil" diyerek zekâtını erteleyen, malını yığıp ebedi kalacağını sanan "iman fakiri zenginlerin" pişmanlığıyla dolu.

"EY GAFİL! İDRAK ET! KABİR KARANLIĞI, DÜNYADAKİ CİMRİLİĞİN GÖLGESİDİR!" Eğer bugün malının kirini zekât suyuyla yıkamazsan, yarın o kir ateş olup seni yakacak! "Cimri, malın bekçisidir; ama kabirde o malın esiridir!"

Rabbim bizleri; malın sahibi değil emanetçisi olduğunu bilen, elindekini Allah için dağıtıp gönlünü nurla dolduran ve "Kulum, malını Bana borç verdin, al şimdi cennetimi!" hitabına erenlerden eylesin.


MEHMET ERÇELİK