Sure 3 · Medeni
Âl-i İmrân Sûresi
128
/ 200
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Âl-i İmrân 128 | لَيْسَ لَكَ مِنَ ٱلْأَمْرِ شَىْءٌ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ أَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَإِنَّهُمْ ظَٰلِمُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Allah'ın, onların tevbelerini kabul veya onlara azab etmesi işiyle senin bir ilişiğin yoktur; çünkü onlar zalimlerdir |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Ki bu işte senin yapacağın bir şey yoktur yahut (müslüman olsunlar da) tevbelerini kabul etsin, ya da (ısrar ederlerse) onlara azap etsin diye (Allah Bedir'de size yardım etti). Çünkü onlar zalimdirler |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Bu işten sana hiçbir şey düşmez. (Allah), ya onların tevbesini kabul eder, yahut onlara, zalim olduklarından dolayı azab eder |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Senin elinde yapacak bir şey yok. Allah ya onların tevbesini kabul eder ya da onlara azap eder. Çünkü onlar, zalimlerdir |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Senin için emirden bir şey yoktur, ya onları tevbe ettirsin veya onları muazzeb kılsın, çünkü onlar zalim kimselerdir. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Senin elinde emirden bir şey yok. Allah, ya onların tevbesini kabul eder, yahut da zalim oldukları için azablandırır |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Senin elinde (onları cezalandırmak veya affetmek hususunda) bir şey yok. Allahı, ya onların tevbesini kabul eder, yahut onları zâlim bulundukları için azâblandırır. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | (Kullarımın) iş (in) den hiç bir şey sana âid değildir. (Allah) ya onların tevbesini kabul eder, yahud onları, kendileri zâlim (kimse) ler oldukları için, azâblandırır |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Not for thee, (but for Allah), is the decision: Whether He turn in mercy to them, or punish them; for they are indeed wrong-doers. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Ты не принимаешь никакого решения. Аллах же либо примет их покаяния, либо накажет их, ведь они являются беззаконниками. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | ——(使徒*よ、)そのことについて、あなたには何の権限もない¹——または彼らの悔悟を受け入れたり、あるいは彼らが不正*者であるがゆえに、彼らを懲らしめたりするためのものだったのだ。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →