| Besmele | بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَـٰنِ الرَّحِيمِ |
| Cuma 1 | بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ يُسَبِّحُ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ ٱلْمَلِكِ ٱلْقُدُّوسِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ |
| 1 |
Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 |
Göklerde olanlar ve yerde bulunanlar, hükümran, çok kutsal, güçlü ve Hakim olan Allah'ı tesbih ederler |
| 2 |
Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 |
Göklerde ve yerde olanların hepsi, mülkün sahibi, eksiklikten münezzeh, aziz ve hakim olan Allah'ı tesbih eder |
| 3 |
Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 |
Göklerde ve yerde olanların hepsi padişah, mukaddes, azîz ve hakîm olan Allah'ı tesbih etmektedir |
| 4 |
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş |
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi, mülkün sahibi, öyle lekesiz mukaddes, hem güçlü hem hikmet sahibi olan Allah için tesbih eder |
| 5 |
Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 |
Melik, Kuddûs, Azîz, Hakim olan Allah için göklerde ne varsa ve yerde ne varsa tesbihte bulunur. |
| 6 |
İbni KesirTefsirden · 14. yy |
Göklerde ne var, yerde ne varsa; hepsi Melik, Kuddüs, Aziz, Hakim´i tesbih eder |
| 7 |
Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 |
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ı tesbih eder. O, öyle bir Melik ki, Kuddüs’dür= her noksan şeyden münezzehtir, Azîz’dir= her şeye galibdir, Hakîm’dir= bütün işlerinde hikmet sahibidir. |
| 8 |
Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 |
Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) O mülk-ü melekûtun eşsiz hükümrânı, noksaanı mucib herşeyden pâk ve münezzeh, gaalib-i mutlak, yegâne hukûm ve hikmet saahibi Allâhı tesbîh (ve tenzîh) etmekdedir |
| 9 |
Yusuf Ali (English) |
Whatever is in the heavens and on earth, doth declare the Praises and Glory of Allah,- the Sovereign, the Holy One, the Exalted in Might, the Wise. |
| 10 |
Rusça - Elmir Kuliev |
То, что на небесах, и то, что на земле, славит Аллаха - Властелина, Святого, Могущественного, Мудрого. |
| 11 |
Japonca - Saeed Sato |
諸天にあるものと、大地にあるものは(全て)、アッラー*を称え*る。(真の)王、聖なる*お方、偉力ならびない*お方、英知あふれる*お方(を)。 |