Sure 21 · Mekki
Enbiyâ Sûresi
103
/ 112
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Enbiyâ 103 | لَا يَحْزُنُهُمُ ٱلْفَزَعُ ٱلْأَكْبَرُ وَتَتَلَقَّىٰهُمُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ هَٰذَا يَوْمُكُمُ ٱلَّذِى كُنتُمْ تُوعَدُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | En büyük korku bile onları üzmez; kendilerini melekler: "Size söz verilen gün işte bugündür" diye karşılarlar |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | En büyük dehşet dahi onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini şöyle karşılar: İşte bu size vadedilmiş olan (mutlu) gününüzdür |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | O en büyük korku bunları üzmez; kendilerini melekler: "Size söz verilen gün işte bugündür" diye karşılarlar |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | O büyük korku bunları mahzun etmeyecek ve bunları melekler şöyle karşılayacaklar: «İşte bu size va´dedilen gününüzdür.» |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Onları en büyük korku mahzun etmez ve onları melekler istikbal ederler. (Ve onlara derler ki:) «İşte bu, sizin vaadolunur olduğunuz gününüzdür.» |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | O en büyük korku bile onları tasalandırmaz. Melekler onları: Size söz verilen gün, işte bu gündür, diye karşılarlar |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | O en büyük korku (Sûr’a son üfürülüş anı), bunları mahzun etmiyecek ve kendilerini melekler şöyle (demekle) karşılayacaklar: “- İşte bu, size dünyada vaad olunan (mutlu) gününüzdür!...” |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | O en büyük korku bunları asla tasaya düşürmez. Bunları melekler karşılayarak: «Bu, size (dünyâda) va´d olunan (mutlu) gününüzdür» (diye cennet kapıları önünde tebrik ederler) |
| 9 | Yusuf Ali (English) | The Great Terror will bring them no grief: but the angels will meet them (with mutual greetings): "This is your Day,- (the Day) that ye were promised." |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Их не опечалит величайший испуг, а ангелы встретят их словами: «Вот ваш день, который был вам обещан!». |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | (復活の日*、業火が不信仰者*に押し寄せる時の)最大の戦慄が、彼らを悲しませることはない。そして天使*たちは(こう言いつつ)、彼らを迎え入れる。「これが、あなた方が(大いなる褒美を)約束されていた、あなた方の日ですよ」。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →