Sure 21 · Mekki
Enbiyâ Sûresi
81
/ 112
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Enbiyâ 81 | وَلِسُلَيْمَٰنَ ٱلرِّيحَ عَاصِفَةًۭ تَجْرِى بِأَمْرِهِۦٓ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلَّتِى بَٰرَكْنَا فِيهَا ۚ وَكُنَّا بِكُلِّ شَىْءٍ عَٰلِمِينَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Bereketli kıldığımız yere doğru, Süleyman'ın emriyle yürüyen şiddetli rüzgarı, onun buyruğuna verdik. Biz herşeyi biliyorduk |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Süleyman'ın emrine de kasırga (gibi esen) rüzgarı verdik; onun emriyle içinde bereketler yarattığımız yere doğru eserdi. Biz herşeyi biliriz |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Bereketli kıldığımız yere doğru, Süleyman'ın emriyle yürüyen şiddetli rüzgarı, onun buyruğuna verdik. Biz her şeyi biliyorduk |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Süleyman için de, bereketli kıldığımız yere doğru emriyle esip giden şiddetli rüzgarı verdik; Biz herşeyi biliriz |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve Süleyman´a da şiddetli esen rüzgarı (musahhar kıldık) ki, içinde bereketler vücuda getirmiş olduğumuz yere O´nun emriyle cereyan ederdi. Ve Biz her şeye âlimleriz. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Süleyman´a da şiddetli esen rüzgarı müsahhar kıldık. Rüzgar, onun emri ile mübarek kıldığımız yere doğru eserdi. Ve Biz, her şeyi bilenleriz |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Süleyman’ın emrine de şiddetli rüzgârı bağlı kıldık ki, bu rüzgâr onun emriyle, kendisini içine bereketler verdiğimiz yere (Şam’a, civar yerlerden) götürürdü. Biz her şeyi bilenleriz. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Süleymana da şiddetli esen rüzgârı (müsehhar kıldık ki) bu kendisini içerisine (feyz-ü) bereket verdiğimiz yere onun emriyle akar götürürdü. Biz her şey´i bilenleriz |
| 9 | Yusuf Ali (English) | (It was Our power that made) the violent (unruly) wind flow (tamely) for Solomon, to his order, to the land which We had blessed: for We do know all things. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Мы подчинили Сулейману (Соломону) сильный ветер, который дул по его повелению на землю, которую Мы благословили. Мы знаем о всякой вещи. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | またスライマーン*には、彼の命令のもと、われら*が祝福した地¹まで吹いて行く強い風を(仕えさせた)²。われら*はもとより、全ての物事を知っていたのである。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →