Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.
(Yusuf'u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Onlar ağlayarak yüzüstü yere kapanırlar. Bu da onların derin saygısını artırır.
İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un ve doğru yola iletip seçtiklerimizin soyundan kendilerine nimet verdiğimiz nebilerdir. Kendilerine Rahman'ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Gök ve yer onların ardından ağlamadı; onlara mühlet de verilmedi.
Şüphesiz O, güldürür ve ağlatır.
(59-61) Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
