Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--
Ana içeriğe geç
Sure 22 · Medeni

Hac Sûresi

48. Ayet · 78 ayet · Cüz · Sayfa
48
/ 78
Ana Sayfa Kur'an Meali Hac Sûresi 48. Ayet
# Meal Ayet
Hac 48 وَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَمْلَيْتُ لَهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌۭ ثُمَّ أَخَذْتُهَا وَإِلَىَّ ٱلْمَصِيرُ
1 Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 Nice kasabalara, haksız oldukları halde, mehil vermiştim; sonunda onları yakalayıverdim. Dönüş ancak Bana'dır
2 Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 Nice ülkeler var ki, zulmedip dururlarken onlara mühlet verdim. Sonunda onları yakaladım. Dönüş yalnız banadır
3 Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 Zulmedip dururlarken kendilerine mühlet verdiğim nice memleket halkı vardı ki, sonunda onları yakalayıvermiştim. Dönüş ancak banadır
4 Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş Zulmedip dururlarken kendilerine mühlet verdiğim nice memleket (halkı) vardı ki, Ben onu tutmuş alıvermişimdir. Bütün dönüş (ler) sonunda Banadır
5 Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 Ve nice belde vardır ki, o zalim olduğu halde ona mühlet verdim. Sonra da onu yakaladım. Ve bütün dönüş de Bana´dır.
6 İbni KesirTefsirden · 14. yy Nice kasabalar var ki; zalim oldukları halde onlara mühlet vermiştim. Sonunda onları yakalayıverdim. Dönüş yalnız Banadır
7 Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 Zulmedib dururlarken kendilerine mühlet verdiğim nice memleket halkı vardı ki, ben onları azabımla yakalayıvermiştim. Sonunda muhakkak dönüş banadır.
8 Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 (Halkı sizin gibi) zulümde devam edib dururken kendisine mühlet verdiğim nice memleket vardır ki ben onları nihayet (azabımla) yakalayıverdim. Dönüş ancak banadır
9 Yusuf Ali (English) And to how many populations did I give respite, which were given to wrong-doing? in the end I punished them. To me is the destination (of all).
10 Rusça - Elmir Kuliev Скольким селениям, которые были несправедливы, Я предоставил отсрочку! Впоследствии Я схватил их, и ко Мне предстоит прибытие.
11 Japonca - Saeed Sato 一体われら*は、どれだけ多くの不正*な町(の民)に猶予を与え、それからそれらを(懲罰で)捕らえたのか。われにこそ、(来世での)行き先があ(り、そこでわれは彼らに更なる懲罰を加え)るのだ。
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz. Bu ayetin tefsirine git →