Sure 17 · Mekki
İsrâ Sûresi
76
/ 111
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| İsrâ 76 | وَإِن كَادُوا۟ لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ ٱلْأَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا ۖ وَإِذًۭا لَّا يَلْبَثُونَ خِلَٰفَكَ إِلَّا قَلِيلًۭا | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Memleketinden çıkarmak için seni nerdeyse zorlayacaklardı. O takdirde senin ardından onlar da pek az kalabilirlerdi |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Yine onlar, seni yurdundan çıkarmak için nerdeyse dünyayı başına dar getirecekler. O takdirde, senin ardından kendileri de fazla kalamazlar |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | (Ey Muhammed!) Yakında seni yurdundan çıkarmak için, muhakkak ki rahatsız edecekler ve o takdirde onlar da senin ardından pek az kalacaklardır |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Az daha seni bu yerden çıkarmak için rahatsız edeceklerdi ve o takdirde kendileri de senin ardından pek az kalacaklardı |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve az kaldı seni yurttan çıkarmak için rahatsız edeceklerdi. O halde onlar da senden sonra pek az kalacaklardır. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Neredeyse seni memleketten çıkarmak için zorlayacaklardı. O zaman, senin ardından onlar da ancak çok az kalabilirler |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | (Ey Rasûlüm), yakında seni bu Mekke’den çıkarmak için muhakkak ki, seni rahatsız edecekler ve o takdirde kendileri de arkandan pek az kalacaklar (helâk olacaklardır). |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Yakında seni, neredeyse, bu yerden çıkarmak için her halde rahatsız edecekler, (fakat) o takdirde kendileri de arkandan pek az kalacaklardır |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Their purpose was to scare thee off the land, in order to expel thee; but in that case they would not have stayed (therein) after thee, except for a little while. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Они чуть не изгнали тебя с земли, вытесняя тебя оттуда. Но ведь после твоего изгнания они сами оставались бы там лишь недолго. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | また、本当に彼ら(不信仰者*ら)はあなたを追放するべく、あなたを実に煩わせて、その地(マッカ*)から出て行かせるところであった。そして、そうしたとしても彼らは、あなたの(出て行った)後、僅かばかり(の間)しか(そこに)留まることがないのである¹。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →