Sure 68 · Mekki
Kalem Sûresi
44
/ 52
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Kalem 44 | فَذَرْنِى وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ ۖ سَنَسْتَدْرِجُهُم مِّنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Kuran'ı yalanlayanları Bana bırak; Biz onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş azaba yaklaştıracağız |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | (Resulüm!) Sen bu sözü (Kur'an'ı) yalan sayanı bana bırak (kendini üzme). Biz onları, bilmedikleri bir yönden yavaş yavaş azaba yaklaştırıyoruz |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Bu sözü yalanlayanı bana bırak. Onları bilmedikleri yönden derece derece azaba yaklaştıracağız |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | O halde Bana bırak bu sözü yalanlayanları! Biz onları bilmeyecekleri yönden derece derece azap uçurumuna yuvarlarız |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Artık bu kelâmı tekzîp edenleri bana bırak. Onları bilmedikleri bir taraftan derece derece (azaba) yaklaştıracağız. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Bu sözü yalanlayanları Bana bırak. Biz; onları, kendilerinin bilmeyecekleri bir yönden derece derece azaba yaklaştıracağız |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | O halde (Ey Rasûlüm), bu Kur’an’ı yalan sayanları bana bırak, (sen kalbini onlarla meşgul etme. Ben onların hakkından gelirim). Biz, onları, bilemiyecekleri yönden derece derece azaba yaklaştırırız; (Onlara sıhhat ve bol nimet veririz de, onu haklarında iyi zannederler. Halbuki o kâfirlere verdiğimiz bu mühletin sonu fecidir). |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Artık bu sözü yalan sayanları bana bırak. Biz onları, kendilerinin bilmeyecekleri bir cihetden, derece derece azaba yaklaşdırıyoruz |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Then leave Me alone with such as reject this Message: by degrees shall We punish them from directions they perceive not. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Оставь же Меня с теми, кто считает ложью это повествование. Мы завлечем их так, что они даже не осознают этого. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | ならば(使徒*よ)、(クルアーン*の)この話を噓呼ばわりする者を、われに(任せて)放っておけ。われら*は彼らを、彼らが知らない所から徐々に(破滅へと)導いて行こう。¹ |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →