Sure 19 · Mekki
Meryem Sûresi
97
/ 98
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Meryem 97 | فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًۭا لُّدًّۭا | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Biz Kuran'ı Allah'a karşı gelmekten sakınanları müjdelemen ve inatçı milleti uyarman için senin dilinde indirerek kolaylaştırdık |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | (Resulüm!) Biz Kur'an'ı, sadece, onunla Allah'tan sakınanları müjdeleyesin ve şiddetle karşı çıkan bir topluluğu uyarasın diye senin dilinle (indirilip okutarak) kolaylaştırdık |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | (Ey Muhammed!) Biz Kur'ân'ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah'tan korkup sakınanları müjdeleyesin, inat edenleri de korkutasın |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Biz, o Kur´an´ı sadece onunla takva sahiplerini müjdelemen ve inat edenleri de korkutman için senin dilinle kolaylaştırdık |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | İşte onu, (Kur´an´ı) senin lisanın ile kolayca kıldık ki, onunla muttakîleri müjdeleyesin ve inat eden bir kavmi de korkutasın. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | İşte Biz; bunu muttakilere müjdeleyesin ve inatçı bir kavmi uyarasın diye senin dilinde indirerek kolaylaştırdık |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | İşte biz, Kur’an’ı senin dilin üzere kolaylaştırdık ki, onunla Allah’dan korkup sakınanları müjdeliyesin, inad edenleri de onunla korkutasın. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | İşte biz onu (Kur´ânı) ancak onunla takva saahiblerini müjdeleyesin, (baatılda) mücâdele ve inâd edenleri korkutasın diye senin dilinle (indirerek) kolaylaşdırdık |
| 9 | Yusuf Ali (English) | So have We made the (Qur'an) easy in thine own tongue, that with it thou mayest give Glad Tidings to the righteous, and warnings to people given to contention. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Мы облегчили его (Коран) на твоем языке для того, чтобы ты обрадовал им богобоязненных людей и предостерег им злостных спорщиков. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | (あなたに下った啓示を伝えよ、)というのもわれら*は、あなたがそれ(クルアーン*)によって敬虔*な者たちに吉報を伝え、それによって激しい反論の民に警告するべく、それをあなたの言葉(アラビア語)によって容易なものとしたに外ならないのだから。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →