Sure 16 · Mekki
Nahl Sûresi
101
/ 128
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Nahl 101 | وَإِذَا بَدَّلْنَآ ءَايَةًۭ مَّكَانَ ءَايَةٍۢ ۙ وَٱللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُوٓا۟ إِنَّمَآ أَنتَ مُفْتَرٍۭ ۚ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Bir ayetin yerini başka bir ayetle değiştirdiğimizde, ki Allah ne indirdiğini gayet iyi bilir onlar, "Sen sadece uyduruyorsun" derler. Hayır, öyle değildir, ama onların çoğu bunu bilmezler |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir- "Sen ancak bir iftiracısın" dediler. Hayır; onların çoğu bilmezler |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman Allah ne indirdiğini pek iyi bilmiş iken kâfirler Peygambere: "Sen, ancak bir iftiracısın" dediler. Hayır öyle değil; onların çoğu bilmezler |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Bir ayeti bir ayetin yerine bedel yaptığımız zaman Allah indirdiğini ve indireceğini en iyi bilirken o şeytan dostları: «Sen yalnızca bir iftiracısın!» dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve Biz bir âyeti bir âyetin yerine tebdîl edince, Allah ise indirdiğine pek ziyâde alîmdir. Dediler ki: «Sen şüphesiz bir iftiracısın.» Hayır. Onların ekserisi bilmezler. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Biz, bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman; Allah ne indirdiğini gayet iyi bilirken, onlar: Sen sadece uyduruyorsun, derler. Hayır onların çoğu bunu bilmezler |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Biz, bir âyetin yerine, bir âyeti değiştirip getirdiğimiz zaman (önceki âyetin hükmünü kaldırdığımız vakit) Allah ne indirdiğini pek iyi bilmişken, kâfirler dediler ki: “- Sen, ancak bir iftiracısın.” Hayır, onların çoğu Kur’ân’ın hakikatını ve hüküm değiştirmenin faydasını bilmezler. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Biz bir âyeti diğer bir âyetin yerine (bunu nesh ederek) getirdiğimiz vakit — ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilendir — dediler ki: «Sen ancak bir iftiracısın». Hayır, onların pek çoğu bilmezler |
| 9 | Yusuf Ali (English) | When We substitute one revelation for another,- and Allah knows best what He reveals (in stages),- they say, "Thou art but a forger": but most of them understand not. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Когда Мы заменяем один аят другим, они говорят: «Воистину, ты - лжец». Аллаху лучше знать то, что Он ниспосылает. Но большая часть их не знает этого. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | また、われら*があるアーヤ*の場所に(別の)アーヤ*を(あてがって)取り替えた¹時ーーアッラー*はご自身が下されるものを、最もよくご存知である²--、彼ら(不信仰者*)は(こう)言った。「(ムハンマド*よ、)あなたは、(アッラー*に対する嘘の)捏造者に外ならない」。いや、彼らの大半は(そこに含まれる英知を)知らないのだ。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →