Sure 16 · Mekki
Nahl Sûresi
103
/ 128
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Nahl 103 | وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّهُمْ يَقُولُونَ إِنَّمَا يُعَلِّمُهُۥ بَشَرٌۭ ۗ لِّسَانُ ٱلَّذِى يُلْحِدُونَ إِلَيْهِ أَعْجَمِىٌّۭ وَهَٰذَا لِسَانٌ عَرَبِىٌّۭ مُّبِينٌ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | And olsun ki: "Ona elbette bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. Kast ettikleri kimsenin dili yabancıdır, Kuran ise fasih Arapça'dır |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Şüphesiz biz onların: "Kur'an'ı ona ancak bir insan öğretiyor" dediklerini biliyoruz. Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Halbuki bu (Kur'an) apaçık bir Arapçadır |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Muhakkak biliyoruz ki kâfirler: "Kur'ân'ı Muhammed'e bir insan öğretiyor" diyorlar. Peygambere öğretiyor zannında bulundukları kimsenin dili yabancıdır. Bu Kur'ân ise apaçık bir Arapçadır |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Muhakkak biliyoruz ki onlar: «Mutlaka onu bir insan öğretiyor!» da diyorlar. Haktan saparak isnatta bulunmak istedikleri kimsenin dili yabancıdır; bu Kur´an ise gayet açık bir Arapça´dır |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve muhakkak biliyoruz, onlar derler ki, «O´nu şüphe yok bir beşer öğretiyor.» Kendisine nisbet ettikleri şahsın lisanı Acemidir, bu ise pek açık bildiren bir lisan-ı Arabîdir. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Andolsun ki; ona mutlaka bir insan öğretiyor, dediklerini biliyoruz. Kasdettikleri kişinin dili yabancıdır. Kur´an ise apaçık arapçadır |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Gerçekten biliyoruz ki, kâfirler: “- Kur’an’ı muhakkak surette (Peygambere, ara sıra görüşüp konuştuğu Rûm’lardan hristiyan) bir insan öğretiyor.” diyorlar. Peygambere öğretiyor zannında bulundukları kimsenin dili yabancıdır; bu Kur’an ise, açık Arapçadır. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Andolsun ki biz onların: «Bunu mutlakaa bir beşer öğretiyor» diyeceklerini biliyoruz. Hakdan sapmak suretiyle kendisine nisbet edecekleri (o mefruz kimse) nin lisânı (olsa olsa) a´cemî (olabilir. Arabî değil). Bu (Kur´anın dili) ise (bütün fesaahat ve belâğati ile) apaçık Arabca bir dildir |
| 9 | Yusuf Ali (English) | We know indeed that they say, "It is a man that teaches him." The tongue of him they wickedly point to is notably foreign, while this is Arabic, pure and clear. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Мы знаем, что они говорят: «Воистину, его обучает человек». Язык того, на кого они указывают, является иноземным, тогда как это - ясный арабский язык. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | われら*は、彼ら(シルク*の徒)が、「彼に(クルアーン*を)教えているのは、人間に外ならない¹」と言うのを、確かに知っている。(彼らは嘘をついているのだ、というのも、)彼らが(預言者*が学んでいる言葉として)誤って指摘している男の言葉は異国語であり、これは明白なるアラビア語なのだから。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →