Sure 27 · Mekki
Neml Sûresi
14
/ 93
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Neml 14 | وَجَحَدُوا۟ بِهَا وَٱسْتَيْقَنَتْهَآ أَنفُسُهُمْ ظُلْمًۭا وَعُلُوًّۭا ۚ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Gönülleri kesin olarak kabul ettiği halde, haksızlık ve büyüklenmelerinden ötürü onları bile bile inkar ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Kendileri de bunlara yakinen inandıkları halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onları inkar ettiler. Bozguncuların sonunun nice olduğuna bir bak |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Ve vicdanları bunlar(ın doğruluğun)a tam bir kanaat getirdiği halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onları bile bile inkâr ettiler. Bozguncuların sonunun nice olduğuna bir bak |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Ve vicdanları bunlar(ın doğruluğun)a kesin bir kanaat getirdiği halde sırf zulüm ve kendilerini büyük görme yüzünden onları inkar ettiler; fakat, bak o bozguncuların akibeti nasıl oldu |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve bu âyetleri, vicdanları da tam bir kanaat getirdiği halde bir zulm ve kibirden dolayı inkar ettiler. Artık bak, o müfsidlerin akibeti nasıl oldu? |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Gönülleri kesin olarak kabul ettiği halde, zulüm ve kibirle bunları bile bile inkar ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | (Mucizelerin Allah tarafından olduğunu) kalbleriyle yakînen bildikleri halde, nefislerine zulüm yaparak ve kibrederek bütün mucizeleri (açıktan) inkâr ettiler. Ey Rasûlüm, bak ki müfsidlerin (kâfirlerin) akıbeti nasıl oldu! (Nasıl boğulup gittiler!...) |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Vicdanları da bunlara tam bir kanâat haasıl etdiği halde zulm ve kibr ile yine bunları (inâdlarından) inkâr etdiler. (Habîbim) fesâdcıların encamı bak nice oldu |
| 9 | Yusuf Ali (English) | And they rejected those Signs in iniquity and arrogance, though their souls were convinced thereof: so see what was the end of those who acted corruptly! |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Они отвергли их несправедливо и надменно, хотя в душе они были убеждены в их правдивости. Посмотри же, каким был конец распространявших нечестие! |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | そして彼らの心はそれ(奇跡の真実性)を確信しつつも、不正*と傲慢さによって、それを(言葉で)否定した。ならば見よ、腐敗*を働く者たちの結末がいかなるものであったかを? |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →