Sure 71 · Mekki
Nûh Sûresi
04
/ 28
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Nûh 4 | يَغْفِرْ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرْكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍۢ مُّسَمًّى ۚ إِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ إِذَا جَآءَ لَا يُؤَخَّرُ ۖ لَوْ كُنتُمْ تَعْلَمُونَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Allah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Ki Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vadeye kadar tehir etsin (muahaze etmeden yaşatsın)" Bilinmeli ki Allah'ın tayin ettiği vade gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin. Kuşkusuz Allah'ın takdir ettiği süre gelince ertelenmez. Eğer bilseydiniz.." (inanırdınız) |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Günahlarınızı bağışlasın ve sizi belirli bir vakte kadar ertelesin. Kuşkusuz, Allah´ın takdir ettiği vakit gelince ertelenmez, eğer bilseydiniz!» |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | «Sizin için günahlarınızı bağışlasın ve sizi mukadder müddete kadar tehir etsin. Muhakkak ki, Allah´ın takdir ettiği vakit gelince sonraya bırakılamaz, eğer bilir kimseler oldu iseniz.» |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Ta ki, günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar geciktirsin. Muhakkak ki Allah´ın süresi gelince geri bırakılmaz. Keşki bilseydiniz |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | (Bu takdirde Allah) günahlarınızdan size bağışlar ve sizi muayyen bir vakte kadar (azab çektirmeksizin ölüm anına dek) geri bırakır. Şüphe yok ki, Allah’ın takdir ettiği ecel (ölüm) gelince geri bırakılmaz; eğer bilseydiniz, (iman eder de azabdan kurtulurdunuz.) |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | «Tâki (Allah) sizin günâhlarınızdan bir kısmını yarlığasın, sizi (azâbsız olarak) mukadder bir müddete kadar gecikdirsin. Şübhe yok ki Allahın (ta´yîn etdiği) müddet gelince geri bırakılmaz. Eğer bilseydiniz..» |
| 9 | Yusuf Ali (English) | "So He may forgive you your sins and give you respite for a stated Term: for when the Term given by Allah is accomplished, it cannot be put forward: if ye only knew." |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Он простит вам ваши грехи и предоставит вам отсрочку до назначенного срока. Воистину, когда срок Аллаха наступает, он уже не откладывается. Если бы вы только знали!». |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | (そうすれば、)かれはあなた方に、あなた方の罪をお赦し下さり、(罰することなく、)あなた方に定められた期限¹までの猶予を与えて下さろう。本当に、アッラー*の期限が到来したら、それは(絶対に)猶予されることがないのだ。あなた方が(そのことを)知っていたのなら(、かれへの信仰と服従へと急いだであろうに)」。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →