Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--
Ana içeriğe geç
Sure 30 · Mekki

Rûm Sûresi

60. Ayet · 60 ayet · Cüz · Sayfa
60
/ 60
Ana Sayfa Kur'an Meali Rûm Sûresi 60. Ayet
# Meal Ayet
Rûm 60 فَٱصْبِرْ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّۭ ۖ وَلَا يَسْتَخِفَّنَّكَ ٱلَّذِينَ لَا يُوقِنُونَ
1 Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 Sabret ki, Allah'ın sözü şüphesiz gerçektir. Kesin olarak inanmayanlar seni hafife almasınlar
2 Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 (Resulüm!) Sen şimdi sabret. Bil ki Allah'ın vadi gerçektir. (Buna) iyice inanmamış olanlar, sakın seni gevşekliğe sevketmesin
3 Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 Şimdi sen sabret. Çünkü Allah'ın vaadi mutlaka haktır. Sakın imanı sağlam olmayanlar seni hafifliğe sevketmesinler
4 Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş Şimdi sen sabret. Çünkü Allah´ın va´di mutlaka haktır. Ve sakın kesin imanı olmayanlar seni hafifliğe sevketmesin
5 Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 Sen sabret. Şüphe yok ki, Allah´ın vaadi haktır ve kat´i sûrette imânı olmayanlar, seni hafif görecek olmasınlar.
6 İbni KesirTefsirden · 14. yy Sabret, şüphesiz ki Allah´ın vaadi haktır. Yakınen inanmayanlar seni hafifliğe itmesinler
7 Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 (Ey Rasûlüm, o kâfirlerin eziyetlerine ve düşmanlıklarına karşı) şimdi sen sabret, zira Allah’ın (zafer) vaadi muhakkak tahakkuk edecektir. Sakın ahirete imanları olmıyanlar, (sabrı terk etmek suretiyle) seni hafifliğe götürmesinler.
8 Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 Sen (habîbim) şimdi sabret. Şübhe yok ki Allahın va´di hakdır. (Buna) kat´î inan beslememekde olanlar zinhar seni (sabırsızlıkla) hafifliğe götürmesin (ler)
9 Yusuf Ali (English) So patiently persevere: for verily the promise of Allah is true: nor let those shake thy firmness, who have (themselves) no certainty of faith.
10 Rusça - Elmir Kuliev Будь же терпелив, ведь обещание Аллаха истинно. И пусть те, которые лишены убежденности, не находят тебя легковесным (не отвращают тебя от религии).
11 Japonca - Saeed Sato ならば(使徒*よ)、あなたは忍耐*せよ。本当にアッラー*のお約束は、真実なのだから。そして(復活とその日の報いを)確信しない者たちが、あなたを動揺させるようなことがあっては、断じてならない。
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz. Bu ayetin tefsirine git →