Sure 38 · Mekki
Sâd Sûresi
25
/ 88
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Sâd 25 | فَغَفَرْنَا لَهُۥ ذَٰلِكَ ۖ وَإِنَّ لَهُۥ عِندَنَا لَزُلْفَىٰ وَحُسْنَ مَـَٔابٍۢ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Böylece onu bağışlamıştık. Katımızda onun yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Sonra bu tutumundan dolayı onu bağışladık. Kuşkusuz yanımızda onun yüksek bir makamı ve güzel bir geleceği vardır |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Biz de o zannettiği şeyi kendisine bağışladık. Şüphesiz yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri vardır |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Biz de bu hatasını kendisine bağışladık. Gerçekten ona, yanımızda bir yakınlık ve akibet (dönüş) güzelliği vardır |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | (25-26) Artık bunun için O´nu yarlığadık ve şüphe yok ki, O´nun için Bizim katımızda elbette bir yakınlık vardır ve bir akıbet güzelliği vardır. Ey Dâvûd! Şüphe yok ki, Biz seni yeryüzünde halife kıldık. Artık nâs arasında hak ile hükmet ve hevâya tâbi olma, sonra seni Allah´ın yolundan şaşırtır. Muhakkak o kimseler ki, Allah yolundan saparlar, onlar için hesap gününü unutmuş oldukları için bir şiddetli azap vardır. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Bunun üzerine Biz de onu bağışladık. Onun için şüphesiz ki katımızda yüksek bir makam ve güzel bir sonuç vardır |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Biz de onun bu hatasını bağışladık. Gerçekten onun, bizim katımızda bir yakınlığı ve güzel bir akıbeti (cenneti) vardır. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Biz de onu saalih (bir zât olarak) intihab etdik. Nezdimizde onun muhakkak bir yakınlığı ve bir akıbet güzelliği vardır |
| 9 | Yusuf Ali (English) | So We forgave him this (lapse): he enjoyed, indeed, a Near Approach to Us, and a beautiful place of (Final) Return. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Мы простили ему это. Воистину, он приближен к Нам, и ему уготовано прекрасное место возвращения. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | それでわれら*は彼(ダーウード*)に、そのこと¹を赦した。そして本当に彼にはまさしく、われら*のもとにおけるお近づきと、(来世における)善き戻り場所があるのだ。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →