Sure 34 · Mekki
Sebe' Sûresi
52
/ 54
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Sebe' 52 | وَقَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِهِۦ وَأَنَّىٰ لَهُمُ ٱلتَّنَاوُشُ مِن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍۢ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Onları korktukları zaman bir görsen; artık kurtuluş yoktur, cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır. O zaman, "Allah'a inandık" derler ama, ahiret gibi uzak bir yerden imana nasıl kolayca ulaşırlar |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | (İş işten geçtikten sonra:) "Ona inandık" demişlerdir, ama uzak yerden (dünya hayatı gelip geçtikten sonra) imana kavuşmak onlar için nasıl mümkün olur |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Ve: "O'na iman ettik" demektedirler. Fakat onlar için (âhiret gibi) uzak bir yerden (imana) el sunmak (ulaşabilmek) nerede |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Ve: «O´na iman ettik!» demektedirler, fakat onlara uzak yerden el sunmak nerede |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve demiş olurlar ki, ona imân ettik. Fakat onlara uzak bir yerden el sunmak nerede? |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | O´na inandık demişlerdir. Ama uzak bir yerden nasıl kolayca imana ulaşılır |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | (Ve azabı gördükleri zaman): “-Biz O’na= Hz. Muhammed’e (s.a.v.) iman ettik.” demektedirler; fakat uzak bir yerden (ahiretten) tevbe etmek nerede? |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | «Ona îman etdik» demişlerdir. Fakat onlar için (dünyâye) uzak (kalmış) bir yerden (tevbeye) el sunmak nerede |
| 9 | Yusuf Ali (English) | And they will say, "We do believe (now) in the (Truth)"; but how could they receive (Faith) from a position (so far off,- |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Они скажут: «Мы уверовали в это!». Но как им обрести веру или заслужить прощение в таком далеком месте! |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | そして彼らは(、その時になって)言う。「私たちはそれ¹を信じた」。どうして遠い場所から、易々と(信仰を)手に入れられるというのか?² |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →