Sure 9 · Medeni
Tevbe Sûresi
112
/ 129
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Tevbe 112 | ٱلتَّٰٓئِبُونَ ٱلْعَٰبِدُونَ ٱلْحَٰمِدُونَ ٱلسَّٰٓئِحُونَ ٱلرَّٰكِعُونَ ٱلسَّٰجِدُونَ ٱلْءَامِرُونَ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱلنَّاهُونَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱلْحَٰفِظُونَ لِحُدُودِ ٱللَّهِ ۗ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Allah'a tevbe eden, kullukta bulunan, O'nu öven, O'nun uğrunda gezen, rüku ve secde eden, uygun olanı buyurup fenalığı yasak eden ve Allah'ın yasalarını koruyan müminlere de müjdele |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | (Bu alış verişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | (Bunlar), O tevbekâr olanlar, o ibadet edenler, o hamd edenler, o oruçlular, o rükua varanlar, o secdeye kapananlar, iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirenler, Allah'ın hududunu koruyanlar (emirleriyle yasaklarının ölçülerine riayet edenler)dır. Müjde ver o müminlere, müjde |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | O tevbe edenler, o ibadet edenler, o hamdedenler, o oruç tutanlar, o rukua varanlar, o secdeye kapananlar, o iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah´ın koyduğu sınırı koruyanlar... Müjdele o mü´minleri |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | (Onlar) Tevbe edenlerdir, ibadette bulunanlardır, hamd edenlerdir, oruç tutanlardır, rükûa, secdeye varanlardır, mâruf ile emir ve münkerden nehyeyleyenlerdir ve Allah Teâlâ´nın hududunu muhafazada bulunanlardır. İşte (o) mü´minleri müjdele. |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | Tevbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, seyahat edenler, rüku´ edenler, secde edenler, ma´rufu emredenler, münkeri nehyedenler, Allah´ın hududunu koruyanlardır. Mü´minleri müjdele |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Şirk ve nifaktan tevbe edenler, Allah’a ihlâsla ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar rükû ve secde yapanlar (Namaz kılanlar), iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın şeriat hükümlerini koruyanlar (onları yerine getirenler var ya)! İşte böyle müminleri cennet ile müjdele... |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | Tevbe edenler, ibâdet edenler, Hamd edenler, seyaahat edenler, rükû´ edenler, secde edenler, (insanlara) iyiliği emredenler ve (onları) kötülükden vaz geçirmiye çalışanlar ve Allahın sınırlarını koruyanlar (yok mu? İşte onlar da cennet ehlidirler. Habîbim) sen o mü´minlere dahi (cenneti) müjdele |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Those that turn (to Allah) in repentance; that serve Him, and praise Him; that wander in devotion to the cause of Allah,: that bow down and prostrate themselves in prayer; that enjoin good and forbid evil; and observe the limit set by Allah;- (These do rejoice). So proclaim the glad tidings to the Believers. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Обрадуй верующих, которые каются и поклоняются, восхваляют и постятся (или путешествуют), кланяются и падают ниц, повелевают совершать одобряемое и запрещают предосудительное, и соблюдают ограничения Аллаха. |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | (彼ら信仰者たちとは、)悔悟する者たち、崇拝*行為に専念する者たち、(アッラー*を)称賛*する者たち、斎戒*する¹者たち、ルクーゥ*する者たち、サジダ*する者たち、善事を命じる者たち、悪事を禁じる²者たち、アッラー*の決まりを守る³者たち。(預言者*よ、これらの)信仰者たちに吉報を伝えよ。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →