Ana içeriğe geç
İmsak--:--
Güneş--:--
Öğle--:--
İkindi--:--
Akşam--:--
Yatsı--:--
Sonraki--:--:--
Ana içeriğe geç
Sure 9 · Medeni

Tevbe Sûresi

43. Ayet · 129 ayet · Cüz · Sayfa
43
/ 129
Ana Sayfa Kur'an Meali Tevbe Sûresi 43. Ayet
# Meal Ayet
Tevbe 43 عَفَا ٱللَّهُ عَنكَ لِمَ أَذِنتَ لَهُمْ حَتَّىٰ يَتَبَيَّنَ لَكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُوا۟ وَتَعْلَمَ ٱلْكَٰذِبِينَ
1 Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 Allah seni affetsin; doğrular sana belli olup, yalancıları bilmeden önce, niçin onlara izin verdin
2 Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 Allah seni affetti. Fakat doğru söyleyenler sana iyice belli olup, sen yalancıları bilinceye kadar onlara niçin izin verdin
3 Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler kimler, gerçekten yalancılar kimlerdir, bunların iyice belli olmasını beklemeden niçin onlara izin verdin
4 Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş Allah seni affetti ya! Neden doğru söyleyenler sence belli oluncaya ve yalancıları öğreninceye kadar beklemedin de onlara izin verdin
5 Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 Allah Teâlâ seni affetsin, ne için sadâkatte bulunanlar sence tayin edinceye ve sen yalancıları bilinceye kadar (beklemeden) onlara izin verdin.
6 İbni KesirTefsirden · 14. yy Allah seni affetsin. Doğrular sana besbelli olup yalancıları bilmeden önce neden onlara izin verdin
7 Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 Ey Yüce Peygamber! Allah senden hüznü gidersin; şu doğru söyleyenler sana belli oluncaya ve sen yalancıları bilinceye kadar, neden beklemeyip onlara izin verdin? (bekleyip de, özründe sadık olanlarla yalancı bulunanları bileydin).
8 Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 Hay Allah aafiyet veresice, şu (özründe) saadık olanlar sana besbelli oluncaya ve sen o yalancıları bilinceye kadar, neden izin verdin onlara
9 Yusuf Ali (English) Allah give thee grace! why didst thou grant them until those who told the truth were seen by thee in a clear light, and thou hadst proved the liars?
10 Rusça - Elmir Kuliev Да простит тебя Аллах! Почему ты разрешил им остаться дома, пока тебе не стало ясно, кто говорит правду, а кто является лжецом?
11 Japonca - Saeed Sato (預言者*よ、)アッラー*はあなたを大目に見られた。(言い訳をして出征しなかった者の内、その言い訳において)正直だった者たちがあなたに明らかになり、あなたが(彼らの内の)嘘つきどもを知る前に、彼らに(出征の免除を)許可するとはどういうことか?¹
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz. Bu ayetin tefsirine git →