Sure 9 · Medeni
Tevbe Sûresi
75
/ 129
| # | Meal | Ayet |
|---|---|---|
| Tevbe 75 | ۞ وَمِنْهُم مَّنْ عَٰهَدَ ٱللَّهَ لَئِنْ ءَاتَىٰنَا مِن فَضْلِهِۦ لَنَصَّدَّقَنَّ وَلَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ | |
| 1 | Diyanet İşleri BaşkanlığıResmi Meal · 2011 | Aralarında: "Allah bize bol nimetinden verecek olursa, and olsun ki sadaka vereceğiz ve iyilerden olacağız" diye O'na and verenler vardır |
| 2 | Diyanet VakfıHeyet Çevirisi · 1997 | Onlardan kimi de, Eğer Allah lütuf ve kereminden bize verirse, mutlaka sadaka vereceğiz ve elbette biz salihlerden olacağız! diye Allah'a and içti |
| 3 | Elmalılı Hamdi YazırHak Dini · 1935 | Yine onlardan kimi de Allah'a şöyle ahdetmişlerdi: "Eğer bize lütuf ve kereminden ihsan ederse biz de elbette zekâtı veririz ve kesinlikle salihlerden oluruz." diye söz vermişlerdi |
| 4 | Elmalılı (Sadeleştirilmiş)Sadeleştirilmiş | Yine onlardan bir takımı «Allah bize bol lütufta bulunursa mutlaka zekatını veririz ve dürüstlerden oluruz!» diye söz vermişlerdi |
| 5 | Ömer Nasuhi BilmenHukukçu · 1965 | Ve onlardan bazıları da Allah Teâlâ´ya ahdetmişti ki: «Eğer fazlından bize verir ise elbette tasaddukta bulunacağız ve elbette sâlih kimselerden olacağız.» |
| 6 | İbni KesirTefsirden · 14. yy | İçlerinden kimi de: Eğer bize lütuf ve kereminden ihsan ederse; andolsun ki, muhakkak tasadduk edeceğiz ve muhakkak salihlerden olacağız, diye Allah´a ahdetmişlerdi |
| 7 | Ali Fikri YavuzSade Türkçe · 1968 | Onlardan kimi de Allah’a şöyle kesin söz (ahd) vermişti: Eğer (Allah) bize lütuf ve kereminden ihsan ederse, muhakkak zekâtını vereceğiz, gerçekten sâlihlerden olacağız. |
| 8 | Hasan Basri ÇantayKlasik · 1953 | İçlerinden kimi de Allaha (şöyle) ahdetmişdi: «eğer bize lütf-ü, kereminden ihsan ederse, andolsun, zekâtını vereceğiz, muhakkak saalihlerden olacağız» |
| 9 | Yusuf Ali (English) | Amongst them are men who made a covenant with Allah, that if He bestowed on them of His bounty, they would give (largely) in charity, and be truly amongst those who are righteous. |
| 10 | Rusça - Elmir Kuliev | Среди них есть такие, которые обещали Аллаху: «Если Он одарит нас из Своих щедрот, то мы непременно станем раздавать милостыню и будем одними из праведников». |
| 11 | Japonca - Saeed Sato | 彼ら(偽信者*たち)の中には、アッラー*に対して(このように誓って)約束した者がある。「もしも、かれ(アッラー*)がそのご恩寵から私たちに授けて下さったら、私たちは必ずや(そこから)施し、必ずや正しい者*たちの仲間入りをしましょう」。 |
Sadece meal okumak ile âyetin tam mânâsı her zaman anlaşılmayabilir. Ayetlerin izahı için tefsire başvurmanızı öneririz.
Bu ayetin tefsirine git →